sevgiliye mektup 


kapat
  1. TRAKYALININ AŞK MEKTUBU

    Sevgilim Asibe

    Te bu aşam zamanlarıda epten akılcımı alır, gözümü
    göğnümü bi oş edersin beyav.abe Allah belacımı versin
    seni cuk severim. Ne derim sana bu aşk beni canımdan
    etmezse gene iyi. Yatmazmıyım yatacıma abe bi direm
    uyku girmez güzlerime. Dün o yanı dün bu yanı ep gene
    silinmez senin ayalin beya. Günlerdir ekimekten sudan
    kesildim artıkım. Tarlada elim çapa tutmaz, gayfide
    desen ne bi laf iderim akıdeşleynen ne 66 uynarım.
    Düşün bubam düşün. Recep ağanın sıpası gibi önüme baka
    baka solurum. Aşamları sizin maallede sülerim "yârim
    sende vifa yokmu" şarkısını. Duyarsın elbet, elmiş
    ninem bilem diğner. Anlarım kızanım seni anlarım der.
    Ama üzmeyesin boşuna datlı canını unda u buba varken
    vermez asibeyi sana der ep. işte u zaman çeltik
    tarlasına döner galbim ehpten gene vıcık vıcık. Şu
    buban olucak gapçık ağızlıyı yola getiremezmisin beya.
    Âşıklık çekeriz bilirsin işte. Eriye eriye gündöndü
    sapına döndük anacını satımının. Az çok zanatimiz de
    var. Yaparız fıtımış'ın baçade bi düğün. Daktırırım
    beş dane cumuriyet, alırım uzun tülü mantu, alırım kul
    çantası, alırım içine allık bilem. Süle anana aşama
    bunları çıtlatsın bubana. Yoğsam atar em vallahi em
    billahi damarları beğnimin. Buzmayasın adamın aklini.
    Yarın gecem alil'le rasim'i yanıma gatıp senide
    ısmayılın cibe atıp, çıktıkmı çulu yoluna bokumu
    yetişirler arkamıza. Te ben adama buguda sülerim kal
    sağlıcakla.

    Seni seven sevgilin;
    Yolsuzların Sarı Mümin
    #2713900 (trypanasoma, 19.12.2007 00:09)
  2. Sana mektup yazmak istiyorum sevgili ama hiçbir sözcükle anlatamam ki sevgimi diyerek sevgiliye mektup yazmaktan kurtulmak.
    #2837426 (camelia, 14.01.2008 17:12)
  3. Bütün çiçeklerin,renklerin güzelliklerini,kokularını ve özelliklerini üzerinde taşıyacak,iklimleri barındıran,dünyamı bakışları ile kuşatan,güneşim,ayım,yıldızlarım,havam ve suyum,toprağım olan,bir tebesümünde yüregimi yatıştıran diğer parçamı arıyordum O,sendin...

    Yoklugunda hersey olumsuz...Bir efsunlu bakısın destanını yazan yüregim,silinmeyecek gibi kazıdı ismini beynime ...Bu aşk olmalı gönlümün aşılmaz duvarlarla örülen mahzenlerini delen,o emsalsiz bakışlarının tutsağıyım artık...Hayatımın manasını buldugumu fısıldayan yüregim,seni arzulamakta...ömrün yollarını birlikte yürümek,acıları,sevinçleri ve sevdaları benimle birlikte yaşamak istermisin?...

    Dilersen cevapsız kalabilir satırlarım...Yüreğini okumak için duygularının satırlara dökülmesini istemem..."YOK" diyorsan,hüzünle ama,yinede saygıyla karşılarım kararını.istemiyorsan,tek kelime bile olsa bu satırların altına eklemeni arzularım."YOK" desen bile o en kısa kelimeyi yazmalısın en azından.Yüreğine kazımaya gücüm yetmemişse sevdalarımı,bir kagıt üzerinde iz bırakan,en azından senin şekillendirdigin harfleri hatıra olarak saklamak isterim "....".

    malikejder
    #3794819 (malikejder, 09.08.2008 20:45)
  4. Çocukken tuttuğum dileklerden biri olsa gerek şuanda yaşadığım.. hani beyazın anlamı kadar yalansız dolansız ,masum zamanlardan kalma..

    Geldin.. gelişin öyle kendiliğinden ki, hala mucizeler var dedirtir gibi... Zorlukların, nerede basladıgını unutturdugu hayatıma ,kendi hikayelerinden başka bir zaman dilimi verdin, başlangıc ve bitişlere aldırmadan içinde bulundugum o ana odaklanmayı basardıgım yeni bir boyutta hissediyorum artık kendimi. Biri zamanın oylece gectiginden umutsuzca bahsederken ,gulumsuyorum ben, kalbimde biriktirdiğim gusel anılara seninle birlikte yasadıgım bir yenisi daha eklendiği için.

    Asla üstesinden gelemeyeceğim dediğim hayal kırıklıklarım vardı, baktıgımda görmekten nefret ettiğim izler üzerimde, butun aynaları boyamak istediğim ,yüzüme bakmaya cesaret edemediğim zamanlar geçirdim, her dokunusun yeni bir anlam yükledi ,bir yarayı daha kapattı sanki, artık aynalara baktığımda sadece kendimi görüyorum ve arınabilmeyi başaran ruhumu, hayatın olanca pisliğinden...

    Ben sanmıstım ki, tamamını göremezsem gökkuşağının bakmanın bir anlamı yok, eğer yarım yamalaksa güneş dışarı çıkmanın bir anlamı yok, şimdi gördüğüm en ufak bir renge bir şiir yazabilir, minicik bir ışık için kocaman resimler yapabilirim...

    Şimdi sen bunları okurken diyorsun ki ne gerek var söz etmeye geçmişten ve biz çok konusmuyoruz bunları ben incinirim belki diye... Ama ihticayım var yazmaya, ihtiyacım var cunku konusulmayanlar büyür arada.. Yazılsın ve yazılanlar kalsın biyerlerde, bilelim varlığını da dönüpte okumayız.. tekrarlamayız..

    ...ve ben hissettikçe varlığını koşullar ne olursa olsun,düşersem tutunabılecegımı bildikçe sana ,bastığım yeri hissetmeye başladım.

    *
    #4148678 (lekesiZZihin, 27.10.2008 21:14 ~ 21:20)
  5. ozel yazilan mektuptur.
    #4148700 (menekse7, 27.10.2008 21:17)
  6. Biten bir ilişkinin ardından..

    Biliyor musun sevgilim aslında bütün bunlar gözyaşları ve hüzün eşliğinde sana yazdığım sitem mektubumun cümleleri değil aslında hepsi senin göremediğin ve benim damağımda kalan duyguların minik parçaları ve sen gene göremeyeceksin seni neden ve nasıl bu denli sevebildiğimi çünkü inan bunu ben de henüz anlayamadım...

    Ellerini çok seviyordum, narin, yumuşak ve damarsız ellerin vardı.

    Şiddetle yumruğunu sıktığın vakit bile narinliğinden çıkamayan ellerinden bahsediyorum.Yoksa şaşırıyor musun el gibi garip bir detayını böyle anlattığım için ?

    Gözlerine neden bakamıyordu gözlerim biliyor musun?

    Utana sıkıla cümleler kurmamın sebebi karşımda duran gök mavisi gözlerindi ve sen aynada sadece kusurlarına baktığın ve sadece onları görebildiğin için o gök mavisi gözlerini fark edemiyordun.

    Öyle şaşırıyorumki sen yanımda yokken hala güneşin doğup batabilmesine ve hala nefesler alıp verebilmeme.

    Meğer senden önce yaşadığım hayat sadece terimlerde bir hayatmış ve sen bana terimleri aşan bir yaşam yaşatmışsınki doğan güneşe doğabildiği için şaşırır hale gelebilmişim.

    Ve aynı sen bilinçaltımın ve duygularımın ırzına geçmiş olmalısınki her şey bu kadar anlamsızlaşabilmiş.

    Her şeyin anlamsızlaşmasının yanında doğan güneşlere, açan çiçeklere şaşırmalar da başlamış zihnimde.

    Tanrım nasıl bir çelişkidir bu!

    Hayal et, en güzel şarkıların en güzel nakaratlarında yağmur altında dans ettiğimizi.

    Düşün, senden ve benden başka kimsenin olmadığı bir Dünya'da umarsızca var olduğumuzu.

    Hisset, bedenlerimizin birbirine çarparak yarını düşünmeden seviştiğimizi.

    Dularımız, yakarışlarımız ah o hormonlarımıza ve nefsimize yenik düşüp de yaptıklarımız, ya şarkılarımız ?

    Unut hepsini ve kendini sonsuza kadar uzak tut bedenimden, varlığımdan.

    Ben var oldukça kendini uzaklaştır ve bunu seni bana özletmeden yap ki ben de var olabileyim sanki sen hiç yokmuşcasına...

    alıntı http://aytugakdogan.blogspot.com/
    #4210083 (aytug, 10.11.2008 04:12)
  7. Canım sıkılıyor

    can sıkıntımın klavyeye carpmıs halı okudugun su an. bılmıyorum ve bılemıyorum cogu seyı. bılmek de ıstemıyorum aslına bakarsan.

    sıyahı bır renk olarak hayatıma katabılır mıyım dusunuyorum. pekı ben ne kadar beyazım sorusu anlam kazanıyor bırdenbıre.

    bılmıyor bılemıyorum.

    kendımı ıfade etmek ıcın sececegım renk sıyah mıdır? ben ne kdar beyazım sıyahı grılere donusterecek kadar mı?

    ve buradan yanlızlıga son otobus ne zaman kalktı.

    ben bu ucsuz bucaksız tarlada neden bır yonca mısalı kalakaldım.

    bılmıyorum

    ben kendı sahnemde seyırcısız oynuyorum pıyesımı.

    baskasının sahnesınde kalabalıklara rol yapmaktan daha ıyıdır herhalde.

    kendı ellerımden kendım tutuyorum. dekoru da benım hayatımın jon'u de.

    yoruluyor muyum evet kesınlıkle

    ama dınc bır sekılde kansere yakalanmaktan daha ıyı bır secım yapmıs gorunuyorum

    kendı adımı haykırıyorum daglar boyunca

    yankısına ısımler katılıyor

    yankısında dostlar

    anlıyorum kı ben dostlarımla var olabılıyorum sadece

    anlıyorum kı ben ruzgara karsı yururken arkamdan sırtımı ıten eller var.

    huzur....

    bılmıyorum daha fazlasını

    bılmek de ıstemıyorum.
    #4251111 (esina, 19.11.2008 12:52)
  8. varlığın bir arkadaş sıcaklığıydı önceleri. kim derdi ki bugünlere geleceğiz. mor gömleğin ve siyah takım elbisenle ellerin kolların daimi bir hareket halinde sürekli birşeyler anlatırken hatırlıyorum seni ilk. bir de hep şikayet ederdin yorgunluktan. ama tatlıydı şikayetlerin. zaten hiç can sıkıcı olmadın. aradığımda hep yanımdaydın. bende senin yanında olmaya çalıştım hep. özeldi yaşananlar. çünkü benzerdi hayatlar. sensiz ben, bensiz sen olmazdı. ama biraz geç farkettik galiba bunu. şükür ki sen benden daha erken farkettin ve cesaret gösterdin. arkadaşlığımızın bitmesini bile göze alarak her şeyi, içindeki her şeyi söyledin. ben senin kadar cesaretli olamazdım. zaten hiçbirşeyi tutamazsın içinde. için neyse dışında o. sarsıldım. toparlayamadım önceleri. ama seni kaybetmekten çok korktum. sonra sevdim seni çok sevdim. şimdi ise içimdekileri anlatamıyorum. kelimeler tuhaf yaratıklar gibi geliyor şu an. ne söylesem olmayacak tarif edemeyecekmişim gibi.

    gözlerimi bağlasan, bırak kendini desen sorgusuz sualsiz yapabilirim bunu. gel desen düşünmeden gelirim. sorma desen sormam, merak etmem çünkü bilirim vardır ikimizin iyiliğini düşünerek yaptığın bişey. tuhaf bir şey işte. sevgilinin ötesindesin şu an. aslında hayatta hep istediğim şey başıma geldi galiba. dostsun, arkadaşsın, sevgilisin, en değerli varlığımsın, yanımdasın, özlediğimsin, ertesi güne beraber uyanmak istediğimsin, kuzumsun.
    #4468806 (laves, 04.01.2009 20:54 ~ 20:57)
  9. seninle geçen bir geceden sonra, sabaha yalnız uyanmak var ya.. insanı öldürüyor. gözlerimi açtığım andan itibaren telaşla seni düşünüyor oluyorum o an. bedenin yanımda yok evet, ama ruhun yanımda mı?

    fransız şarkıları eşliğinde aklıma en güzel fransız filmleri gelirken günün devamını getirmeye yola koyuluyorum.. eller, yüz, dişler temizlendikten sonra, temiz bir gün başlıyor. güneşli bi' hava.. ardından gazeteni almışsın, sahilde o en çok sevdiğin sinemanın üstündeki o kafeye oturuyorsun. o içten sıcak gülümsemesiyle yanıbaşına gelen garsonlar, "hoş geldiniz, ne alırsınız?" diyorlar.. evet tek kişi sorma o soruyu, her zaman bir ikinci kişi vardır sual sırasında; sıcaklık ve mekanımıza hoş gelmişsiniz ifadesi yaratmak için. güzel bi' kahvaltı edesim geliyor. ardından güzel bi' türk kahvesi -fransız edasına bürünerek-. sonra gazetem de o sırada okunmuş bitmiş oluyor. güzel bir keyif evet. hepsinin harmarlaması senin üzerine yine sevgilim.

    çok kibar olmak istediğim ama yine samimiyetin verdiği o coşkuyla, hastası olduğum o ciddiyetimi bozarak tüm gün ne yapacağımı içimde mırıldanırken..

    finaller de bitmiş, kafa da rahat. bugün ne yapsam diye sokaklara avam avam bakınırken, en yakın arkadaşımı aramak aklıma geliyor. "bugün programınız ne" sorusunu sormak için. sonra onlarla takılıyorum. sonra onlara yine senden bahsediyorum, onları "sen" muhabbetiyle bunaltmayacak kadar. biraz seni çekiştirdikten sonra, yine seni sevmenin ne kadar eşsiz güzellikte olduğunu kafamdan geçiriyorum. bilirim sen yine işkolik, sen yine duyarlı vatandaş, sen yine sosyal... ve sen yine sen.. var evet. neyse.. satırlarımı sonlandırmadan şimdi son sözüme geçiyorum.

    gel artık demek istiyorum sana. özledim demek istiyorum sana. özledim nefesini hayal ettiğim kişiyi. özledim yüreğine dokunabildiğim kişiyi. özledim hiç görmediğim o yüzü, ve özledim ben özledim sevgilimi. bu mektubu da görmen için sana yazdım. umarım açıp bakarsın. ha ilk paragrafı sorarsan, yarı hayal, yarı gerçek şekilde oluşumunu yazılarla tamamlatmıştım sadece. olası güzel kısımlarını hayalden öteye geçirmek benim en büyük arzum. ve seni ömrüm yettiğince sevmek en büyük tutkum. sözümü gittiğim bir operadan sözlerle tamamlamak istiyorum. "ah aşk, titrer durur yüreğimde, ne esrarlı ne mağrurdur."

    şimdi bitti deyip bitirdim mi sanıyorsun? hayır bitmedi, bitmez ki sana yazacaklarım. sana yazmaya doyamıyorum; ama seni yaşamaya hiç doyamayacağım galiba. sen güzel bir rüyasın benim için. gerçek olma umudumla sarıldığım.
    #4540537 (gossip girl, 18.01.2009 03:27)
  10. Sana bakmak, başkalarından fazlasını görmektir; gözlerindeki ışığı, sevgiyi, duyguyu görmek, aşkı anlamaktır.

    Sana dokunmak, başkalarından fazlasını hissetmektir; dokunuşundaki yumuşaklığı, sıcaklığı, sevecenliği yaşamak, sevgiyi bilmektir.

    Seni dinlemek, başkalarından fazlasını duymaktır; sesindeki heyecanı, çocuksuluğu, okşayıcılığı olgunluğu tanımaktır.

    Seninle uyumak, başkalarından fazlasını tatmaktır; nefesini nefesine çekmek, dalışını seyretmek, uyanmanı sabırsızlıkla beklemektir.

    Seni üzmek, başkalarından fazlasını çekmektir; canımı yakmak, gözümü yaşartmaktır. bile bile pişmanlıktır. bile bile hüzündür bile bile çaresizliğimdir her saniye.

    Seni sevmek, başkalarından fazlasını hak etmektir; yaşamaktır tüm bunları, hem de herkesten derin. Bir armağan, bir ayrıcalıktır .bir umut, bir neşedir. Bir tat, bir hayattır. öyle bir hayat ki beraberken yaşanılası ayrıyken yası tutulası.
    #5052205 (ben anlamam, 16.04.2009 23:02)
  11. Sevgilim ''sen bu satırları okuduğunda''' ile başlayan her şey beni güldürür. Sen bu satırları okumayacaksın inşallah. Şayet okursan neler çektim nasıl pısırık oldum, nelere katlanabiliyorum hepsini bir bir anlayacak ve bana seve seve işkence çektireceksin. Bu sebeptendir ki bu rahatlığa ulaşmanı engellemek için elimden gelen herşeyi (bir çok şeyi) yapabilirim.

    Vallahi de billahi de sadakat timsaliyim.

    Ne rezillik ararsan var bende. Eş(ş)ek kadar oldum da sillesini yiyene kadar pes etmedim kimseden bilesin. Demek ki benden yana bir dert olmayacak. Beni aldatabilirsin.

    Dostlar biriktirdim bir sürü.

    Hani olurda başımız sıkışırsa, dara düşersek, paraya sıkışırsak ya da rahat batarsa dahi kapısını çalacak çok dostumuz var. Benim dostlarım senin de dostların sevgilim. Arada sırada biraz da kıskanırsın beni, demeyin keyfime ozaman. En doğusundan en batısına kadar memleketimin, canımı canına katacak kadar çok benimle olan kardeşlerimiz, arkadaşlarımız var. Ve bizimle olmaya devam edecekler.

    Boş durmadım öğrendim inan!

    Yan gelip yatmadım yıllarca. En azından sürekli yatmadım . Çok okudum çok yazdım, herkesi dinledim. En çok da dinledim. Hayatın kendi hatalarımızdan ders çıkararak öğrenilecek kadar uzun olmadığını, etrafımdakilerin hayatlarından da ders çıkarmayı öğrendim. Yerinde konuşabilmeyi de öğrendim elbette, ezilmemeyi ve emeğin üstünde hiç bir güç olmadığını.

    Sevmek nedir biliyorum emin ol.

    O kadar çok sevdim ki aklın durur. En sevmediğim malım kadar değer verdim kalbime. Satabileceğim herkese sattım, terkedebileceğim her yerde bıraktım onu. Sevilmeyi şart koşmadan gülümseyebildim insanlara, toprağa, doğaya. Dünyayı sevdim sevgilim, yaşıyor olmayı, yaşamanın gerekliliğinin bir tercih değil bir hediye olmasını sevdim. Senin gelişinin ya da gelmeyişinin benim hayatım için hiç de önemli olmayışını ya da oluşunu sevdim.

    Yetindim...

    Annemden babamdan o kadar çok aldım ki alacaklarımı, en güzel niyetlerin bile cümleye dönüşesi gelmiyor elimde, biliyorum ki yetmeyecek anlatmaya. Gözüm doydu dünya kelimelerine. Şevkatinde, kıymetinde en fazlasını aldım sakladım içime. ''Ben tokum demeyi öğrendim sevgilim ve sen oldukça acıkmayacağım''.
    #5267314 (queenofthenight, 25.05.2009 09:41 ~ 09:52)
  12. Çok şey yasadık ama Çok şey yasamadik henüz sevgilim...

    Biz hiÇ dans etmedik baş başa, oturup yemek yemedik yalniz sen ve ben, bir film izlemedik, hiÇ yalniz kalmadik, hiÇ bilmedigimiz bir sehire gitmedik henüz, tanimadigimiz insanlarla sohbet etmedik, kaybolmadik o sokaklarda ellerini hiÇ birakmadan yürüyemedim, balonlar uÇurmadik bir teknede o en sevdigin denizin keyfini Çikaramadik biz, hiÇ agaÇ dikmedik ve ÇiÇek sulamadik, bir insana birlikte yardim etmedik onun huzurunu tadamadik birlikte, hiÇ Çocuk sevmedik kar topu oynamadik hiÇ düsmedim ki yaninda kahkahalarla ayaga kalkmadim ben sana sarilmanin dahi tadina varamadim henüz biz hiÇ birlikte uyumadik, hiÇ galatasaray maÇina beraber gidemedik, en sevdigin o sehirde sevgilinle el ele olamadin, biz hiÇ sarhos olmadik o sehiri talan edemedik henüz inan ki bitmez...

    hiÇ birinden vazgeÇmiyorum bunlari yasamak istedigim tek insan sensin bütün hayallerimin tek sahibi ve daha nicelerinin...biz Çok mutlu olacaz o kadar Çok hayalim var ki hepsi sana ait seninle deger kazanan, sana özel ve hepsini yasicaz seninle...
    her dakikanin hesabini yapiyorum, her dakikayi senelerce bile yasanmayacak anlara Çevircez. seni hiÇ bir seyi sevmedigim kadar Çok seviyorum her birini yazarken tanelerce döküldü göz yaslarim ama hepsi bizim olacak hepsi...

    seninle yasamak istediklerimin sonu yok o yüzden Çok zamana ihtiyacimiz var bir ömür kadar zamana...
    benimle bir ömür beraber olmaya rengarenk uÇurtmalar yapip uÇurmaya, kuslara yem atmaya huzur evleri ziyaret etmeye, tek tek kimsesiz Çocuklarin herseyi olmaya, insani yutan insana insan oldugu iÇin deger vermeyen bu düzene karsi durmaya, halaylar Çekmeye bütün dillerden sarkilar dinlemeye, olmaz denileni yapmaya hep el ele kalmaya...

    razi misin?
    #5307908 (barva, 01.06.2009 00:02)
  13. Sevgilim, bir günün ortası şimdi
    Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
    Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
    Uzat bana uzat ellerini
    izinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
    istanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
    Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

    Ben seni düşünüyorum seni
    Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
    Kalbim diyorum kalbim
    Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
    Aşkı anılar besliyor düşler kadar
    Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
    Sevgi eskidikçe sevgi.

    Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
    Çoluğumuz çocuğumuz
    Binalar yan yana yükselip gidiyor
    Vapurların ağzı köpük içinde
    Uzaklarda ne kapılar açılıyor
    Tirenin biri bir istasyona varıyor
    Ordan çıkıyor biri.

    Her şey biliyor her şey
    Sen biliyor musun bakalım
    Seni nice sevdiğimi?
    Üstüne titrrediğimi?

    Geldiğimi?
    Gittiğimi

    Hadi!

    sevgilim bir günün / cemal süreya
    #5307996 (yirmi besinci kisim, 01.06.2009 00:14)
  14. 07.02.2009 03:18:54

    Oysa sımsıcaktı kolların şimdi üşüyorum bu şehirde. Sana kadar daha ne çok var. Sayılarım tükenmeden geleceksin de yine yetmeyecek. Değil mi uzaksın bana yanımdayken bile, şimdi olsan yine özlerim seni. Yine yine... Çocukça sözler sarfederim masumdur özlemim. Bir takvim görür bunu bir de şimdi sana söylerim. Varlığından nasıl da habersizmişim o ana kadar, nerelerdeymişsin, nerelerdeymişim, nasılmış yaşam? Şimdi tek sensen fikrim, öncem neydi, neydi benim fikrim? Neydi gülüşüm, gülümsediğim neydi? Neydi bakışım, neyeydi? Bu kadar mı uzak o günler yoksa senden mi bu etki? Fark eder mi, mutluysam şimdi?
    #5309699 (nedemekbilmem, 01.06.2009 12:44)
  15. bu sanırım 5. silişim giriş cümlesini. sana yakışır, adına yaraşır bir giriş cümlesi yok be sevgilim. zamansız girdin hayatıma, zamansız çıktın karşıma. yarınlara veda etmiştim senden önce, şimdi yarınlar yapıyorum bize. elimin hamuruyla karışıyorum bu işlere "ama olsun sen varsın ya" diye başlatıyorum cümlelerimi. bu yazdığım birinci tekil ağzından yazılan ender yazılardan biri. karmaşık cümleler artık yetmiyor içimdekileri buraya anlatmaya. en kısasını seçiyorum içinde en uzun anlamı barındıranlardan. bizim şarkımız çalıyor şimdi, hani geçen gün serenat yapmıştık birbirimize heh işte o. herşeye bir anlam yükledim seninle birlikte, yürümeye, koşmaya, nefes almaya hatta yokluğuna bile.. isminin, kokunun ve silüetinin geçtiği herşeyin artık bir anlamı var. durdum ve baktım bir an yazdıklarıma, şaşırmadım bu kez kendime. gözlerine bakarken kilitleniyorum be sevgilim, anlatamıyorum ki içimdekini. sana, senin olana, bizim olana ihanetmiş gibi geliyor, gözkapaklarım ağırlaşıyor yazarken.. hayalin bile güzeldi sen yokken, "işte bu" diyebilmeliydim birisi için demiştim kendime defalarca dedim "işte bu" diye. sen "o"sun sevgilim, sen kahramanımsın, kurtarıcımsın. öyle kal, meleğim kal, benim kal. her sabah senin için uyanayım, her gün senin için nefes alayım ve her an sen geç aklımdan.. sen, sen ol benim ol. ben ben olayım, senin olayım. biz olalım hep, herkes imrenen bakışlar atsın, aldırmayalım. doğmamış çocuklarımıza isim verelim şimdiki gibi, sonra hayallerimiz gerçek olduğunda biz sizi ilk baştan beri yaşamıştık diyelim onlara. hayır, kör kütük aşık değilim ben sana. ama sen, sen beni benden alıp içimdeki gömülü olana dönüştürdün. iyiki geldin, iyiki varsın ve senin adının geçtiği "iyiki" ile başlayan tüm cümlelerden gönderiyorum kucak dolusu sana. "sen" adı altında satırlarca yazı yazabilirim ama biliyorumki sen bunları okuduğunda gerek kalmayacak. seni olmayan ve olmamışlar kadar çok seviyorum. seni geleceğimiz kadar, seni dokunabildiğim ve hissedebildiğim şeyler kadar çok seviyorum. seni sayısız kez aşık olacak kadar çok seviyorum. benimle kal, benimle ol. başka birşey istemiyorum..
    02.06.2009 22:09
    linsha
    #5319528 (Linsha, 02.06.2009 22:09)
  16. öylesine bir mektup

    Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.

    Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?

    Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.

    Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.

    Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Yapış yapış, vıcık vıcık bir yalnızlık bu. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

    Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.

    Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.

    "Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da.

    Neler yazmışım diye merakımdan.

    Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

    Can DÜNDar
    * *
    #5360399 (s3ssiz, 09.06.2009 14:47)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

sevgiliye mektup başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. sevgiliye mektup ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu sevgiliye mektup nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about sevgiliye mektup. Copyrights of the articles are belong to their authors.