sevgilinin olmesi 


/ 4
kapat
  1. canınızın, birtanenizin artık hayatta olmaması, sizi ebedi tarafta beklemeye geçmesi durumudur.hayatınızın anlamının bir anda yokolması, gündüzlerinizin gece olması, gözleriniz açık olsa bile bilincinizin kapalı olması gibi birşeydir.nefesini bir daha teninizde hissedememek, ''seni seviyorum'' demesini bir daha duyamamak, sarılıp bir daha uyuyamamak demektir sevgilinin ölmesi.
    #31830 (gamzelinda, 22.01.2006 03:03)
  2. bana kalbinin son hediyesini ver sevgili...
    #31833 (junky, 22.01.2006 03:06)
  3. sevgili eger 90 yas ve uzerindeyse normal karsilanmasi gereken durumdur.
    #31861 (painkiller, 22.01.2006 12:12)
  4. (bkz: hayata yedek kulübesinden devam etmek)
    #58728 (montajelemani, 09.02.2006 00:08 ~ 07.07.2006 02:01)
  5. üzülmek doğaldır ancak metanet korunmalıdır. ölmek bir yokoluş değil, boyut değiştirmedir. zaman hızla akmaktadır. her nefs ölümü tadacaktır. hasretin vuslatı mutlaka olacaktır.
    #58742 (delikanlımühendis, 09.02.2006 00:14)
  6. (bkz: allah korusun).
    #93181 (hendrix, 28.02.2006 23:23)
  7. Düşüncesi bile sizi ağlatmaya yeten,anında arkasından gitmeyi düşündürten tahtalara vurulası durum.
    #93189 (endless, 28.02.2006 23:26)
  8. (bkz: allah kimsenin başına vermesin)
    #93759 (alligator, 01.03.2006 09:31)
  9. dusunmesi bile insanı kotu eden, 'ayrılınca da ölmüyor mu senin' için diyenlerin olayın ciddiyetini iyi anlamadıklarını ortaya koyan, en son isteyecegınız sey.
    #128842 (hendrix, 24.03.2006 08:21)
  10. bu olaydan sonra kimseye güvenemezsiniz çünkü inandığınız, güvendiğiniz varlık sizi bırakıp gitmiştir. kalmayı ya da gitmeyi seçmek onu elinde değildir ama geride kalan buna inanmak istemez. şarkılarınızı dinleyemezsiniz. dinlerken kalbinize hançer darbeleri alarak bin kere ölürsünüz. kısacası kalanlar ölmeden mezara girer. allah korusun düşünmesi bile kötüdür...
    #128976 (gonulcelen, 24.03.2006 10:40 ~ 10:43)
  11. seni kötülüklere karşı koruyacak olan kalkan artık yoktur.kendini zavallı,biçare ve bir o kadar da kırılgan hissedersin.devamlı içersin ve yaşadığın her gün için de tanrıya lanet edersin...
    #403366 (gothic evil, 07.07.2006 01:54 ~ 09.07.2006 01:56)
  12. düşünmesinin bile şuanda ağlamama sebep olduğu durum.
    #403380 (dokuzhanim, 07.07.2006 02:00 ~ 07.09.2007 13:38)
  13. (#403395)
    #403398 (kaiserstuhl, 07.07.2006 02:06)
  14. yaşamanın anlamını yitirmesi, geleceginin ve hayallerinin yok olup çok büyük bir pisikolojik baskı içine girmektir olsa gerek.
    #403405 (pink_floyd, 07.07.2006 02:09)
  15. ölümdür.yokluktur.ona dokunma, onu duyma, onu hissetme, onu sevme özgürlüğünüzün elinizden alınmasıdır.yokluğun bir kaç avuç toprakla bütünleşmesidir.yeniden doğmaya gücün yetmemesidir.kısaca yaşarken ölmek, bir daha dirilememektir.
    #499646 (yesimimbenim, 05.08.2006 03:50)
  16. (bkz: die die my darling) *
    #499706 (halit ayarcı, 05.08.2006 04:26)
  17. garip bir $ey.
    önce aklınıza yine garip $eyler geliyor: o gidenin yerini hiçbir dolgunun alamaması.. bazen sadece yüzünü hatırlamak.. titreyen konu$masını, sesini bazen. onunla gidilen yerlere tekrardan gidilmesi ama yalnız. bir bira söyleyip $arkılara e$lik edememek. ölümün, kanayan değil ama kanatmayı da durduramayan bir$ey olduğunun gürpedek hatırlanması ânında ardı ardına içten edilen küfürler; deli bir külfet yoğunluğu, mütemadî ba$ağrıları ardından, sessizce solmak. bir çiçek olunmasa da solmak..

    gerisi safî bo$luk; o me$ru tepkisizlik.
    #1009528 (ceviz agaci, 17.12.2006 01:53)
  18. Derin bir boşluk yaratan cinstendir. Hayat akmaz, durur bir anda. Bulunduğun yerden kaçma isteğini tavan yapar. Herkesin size dediği tek şey vardır. 'hayat ondan önce de devam ediyordu, ondan sonra da devam edecek, dua et'; evet, hayat vardır ondan önce, peki ondan sonra aynı tatta nasıl devam etmesi beklenebilir ki? Sabah uyandığında kim senin saçlarını okşayacak, kim sabah uyandığında açlıktan kokmuş dudaklarıyla seni öpecek, ya da sen kimi arayacaksın, kime sarılıp uyuyacaksın. Kısaca atlatılması cok zor bir durumdur.
    #1009625 (lindadayda, 17.12.2006 02:07 ~ 02:10)
  19. (bkz: my dying bride)
    (bkz: duman)
    (bkz: bal)
    #1009699 (koko, 17.12.2006 02:22)
  20. bir günlükten...........

    pazartesi
    --------------
    hala yoğun bakımda bebeğim.. suratında o kadar hortum var ama hala o kadar güzel ki.. bugün doktordan gizli girdim yoğun bakım odasına.. gözlerinin altı morarmıştı, yandaki aynadan baktım suratıma, benim de gözaltlarım morarmıştı.. hala birbirimize benziyoruz diye düşündüm.. oturdum yanındaki sandalyeye, suratına bakmaya başladım.. yüzü de tıpkı saçları gibi sapsarı olmuştu.. yoğun bakımdaki 4. günüydü, 4 günden beri artık ağlamaktan gözlerimde yaş kalmamıştı adeta.. boğazıma yumruk gibi bir şey tıkanıyor ama ağlayamıyorum, kendimi ağlamak için zorluyorum rahatlamak için ama olmuyor..
    doktor gelince çıktım yoğun bakım odasından.. yasak olduğu halde kızmamıştı bana, sadece acır gibi baktı suratıma.. kapının önündeki sandalyeye oturdum, karşımda sevgilimin annesi ve babası vardı.. kazadan sonra hastanede tanışmıştım hepsiyle.. daha önce tanışmak bir türlü nasip olmamıştı, kısmette burada tanışmak varmış işte.. doktor odadan çıkınca hepimiz yanına fırladık.. doktor hepimizin suratına şöyle bir baktı ve "pek umut yok" diyebildi güçlükle.. "hayati tehlikesi hala devam ediyor, elimizden geleni yapıyoruz ama siz yine de her şeye hazırlıklı olun"
    annesi oturduğu sandalyede sessizce ağlamaya başladı, babası onu sakinleştirmeye çalışıyordu.. ben ise koridorda yürüyen doktorun ardından aptal gibi bakıyordum.. duyularımı kaybediyorum galiba..
    şu an saat 03:30 ve çok uykum var, ama uyumak da istemiyorum..

    salı
    -----------
    birazcık uyuyabildim ve iyi ki de uyumuşum dedim kendime uyandıktan sonra.. çünkü rüyamda gördüm aşkımı.. uçsuz bucaksız bir sahilde elele dolaşıyorduk, ayağımızın altındaki kumlara dalgalar vurdukça ayaklarımız ıslanıyordu.. sevgilimin sarı saçları ıslanmıştı ve alnına yapışmıştı.. gözlerinin maviliği daha bir belirginleşmişti nedense ve altları mor değildi.. yüzü de kanlı canlıydı.. birden elimi bıraktı ve sırtını bana döndü, ufka doğru bakmaya başladı.. "ne oldu?" diye sordum.. "bitti" dedi kısık sesle.. "neden? ne yaptım da sana beni sevmekten vazgeçtin?" dedim.. bana döndü yeniden, gülümsüyordu hafiften, ama zorla gülümsediği çok belliydi.. "seni sevmekten hiç vazgeçmedim ve ne olursa olsun vazgeçmeyeceğim, yollarımız ve dünyalarımız ayrılsa da".. tam sarılacakken uyandım.. gözlerimi sıkı sıkı kapatıp yeniden uyumak ve rüyama kaldığım yerden devam etmek istedim, olmadı.. ama yine de sevgilimi öyle güzel gördüğüm için çok mutlu olmuştum..
    iki sandalyeyi birleştirip öyle yatmıştım.. kafamı kaldırıp baktım.. karşımda annesi ve babası oturuyordu.. annesi oturduğu sandalyede uyuyakalmıştı ama babası beni izliyordu.. "kızımı ve seni hiç yanyana görmedim, ama gözümde canlandırıyorum ve birbirinize çok yakıştığınızı görüyorum" dedi.. kafamı yeniden sandalyenin kenarına koydum ve ağladım..

    çarşamba
    ----------------
    ve gülbebeğim uçtu cennete.. doktor yoğun bakım odasından çıkıp ilk benim yüzüme baktığında anlamıştım her şeyi.. daha hiçbir şey demeden duvara yaslandım ve çöktüm.. gözlerimden yavaşça yaşların süzüldüğünü farkettim.. acı acı akıyordu gözlerimden yaşlar sanki..
    annesi ve babası doktorla konuşurlarken ben hiçbir şey duyamıyordum.. annesi oturduğu sandalyede ellerini kafasına vurarak ağlarken ve babası da ağlayarak onu sakinleştirmeye çalışırken ben hiçbir şey duyamıyordum.. kulaklarımda bir uğultu vardı sadece..
    sevgilim yoktu artık hayatımda.. birbirimizi severken ayrılmıştık.. aramızda hiçbir anlaşmazlık yokken ayrılmıştık.. ama sadece ayrılık değildi bu, ölümdü..ben onun tırnağına zarar gelmesin diye her gece dua ederken ölmüştü benim bebeğim.. o anda kendi hayatımı sorgulamaya başladım.. yaşama sebebim yokken ben neden hala buradayım diye düşündüm kendi kendime.. öyle ya, birbirimizin varlığı için yaşıyorduk sadece.. o benim hayatımda olmadıktan sonra ne manası vardı bu dünyada olmamın? başka birini de sevemezdim ki.. zaman en büyük acıları da unutturur derler ama bu o kadar büyük bir acı ki anlatamıyorum, kelimelerle ifade edemiyorum..
    şimdi ne yapacağımı bilmiyorum, yaşamımı nasıl sürdüreceğimi bilmiyorum.. tüm planlarımı sevgilim üzerine kurmuştum ben.. bunu hiç hesaba katmamıştım, kandırdı beni.. intihar bana saçma gelirdi önceleri ama artık gelmiyor.. son çarem bu olur herhalde..
    seni sevmekten hiç vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim..

    dipnot: sadece bir hikayedir. şahsımın başından geçmiş bir olay değildir çok şükür.
    #1110095 (madviper, 05.01.2007 16:28)
  21. insanı yeni arayışlara iten hadise.
    *
    #1110116 (LocK, 05.01.2007 16:31)
  22. sevgilinin olmesi

    16 agustos 1999'u 17 ağustos 1999'a bağlayan gecedir. sevgilinizle adapazarı'nın eşsiz bir sokağında sevgilinizle elele tutuşmuş dolaşıyorsunuzdur. sevgilinizi saat 00:00 da evine bırakmışsınızdır. siz de ailenizle askeri lojmanlara doğru gidersiniz. eve 01:00 gibi gidersiniz acayip bir sıcak vardır. içini sıkar adamın. sevgilini ararsın. oda uyumuştur. açmıyordur telefonunu. neyse arkanı dönersin uyumaya çekilirsin. tam böyle dalmakla dalmamak arasında gidip gelirken bir ses gelir ve uyanırsın sonra devam eder. sonra annenin çığlığı ortalıkta dolaşır. gözlerin bulanır. kalkarsın annen herkes aşağı der. çıkarsın aşağı lojmanlarda herkes dışardadır. ama dışarıda adam gibi apartman kalmamıştır ayakta. sonra kardeşini teselli ederken bir anda sevgilin takılır aklına hiç düşünmezsin evin yıkılmış olabileceğini. sonra askerlerden biri babana durum değerlendirmesi verir. sen de dinlersin ve asker o acı sözleri söyler, "bütün evler yıkılmış komutanım". sen o haberi duyunca annenle babanla helalleşip aşağı sokağa gidersin. ve gördüğüne inanamazsın. sevgilinin evi çökmüştür. kafayı yiyecek gibi olursun ve askeri helikopter sesleri gelir. kurtarılması için bağırırsın ama askerler başka yere giderler. her yerden bağırışlar yükselir. sen de apartmana bağırırsın sevgilinin adını.ama cevap gelmez. kim onlara zeminde otur demiştir? sabaha kadar orada beklersin. sonra kurtarma ekipleri gelir yapacak bir şey yoktur. ekiplerle o apartmanda kazı yaparsın. yüzlerce kiloluk kolonları kendi başına kaldırmaya çalışırsın. sonra da cesetler bir bir çıkmaya başlar. ama kız arkadaşın yoktur. 2 günün sonunda artık bitirmişlerdir. cesetler üzücüdür ama senin sevgilin hakkında hiçbir kanıt bulunamamıştır. gitmemeleri için yalvarırsın ama gitmelilerdir. başka bir apartmanda bir ailenin sesi gelmektedir. sonra yine beklersin 5 günün sonunda bir kız cesedi çıkarırlar. sonra bir adam ve bir kadın daha bakarsınki suratı paramparça olmuş bir kız. boynunda senin hediye ettiğin kolye var oradan tanırsın. gidip de sarılamazsın. sonra çadıra gidersin 3 gündür uyumuyorsundur. sonra hayat bu ya babanın taini çıkar ve ankara'ya gidersin. ankara'da yaşarsın. ya da yaşama takliti yaparsın. sonra 3 sene okula ve okumaya ara verir psikolojik tedavi alırsın ama aklından bu olay hiç çıkmaz.

    ek not: bu olay markasız'ın çok yakın bir arkadaşının başından geçmiştir.
    #1110370 (markasiz, 05.01.2007 17:14 ~ 16.08.2008 02:51)
  23. anne ve babanın ölümünden daha çok koyar insana. çünkü anne baba ile yıllar geçmiştir ve zaten onların bizlerden önce hayatlarını kaybedeceği gerçeği zaten beynimizin bi rnoktasındadır. ancak sevgili ile yapılan gelecek planları vardır, güzel günlerin hayalleri vardır ve henüz herşey daha yarımdır.
    #1110379 (arude50, 05.01.2007 17:16)
  24. (bkz: kaan tangöze)
    #1110382 (arude50, 05.01.2007 17:16)
  25. bilirsiniz mona roza yı .. ve mona roza yı..sezai karakoç'u , muazzez akkaya'yı ..bu hazin aşkın, ondan daha da hazin sonunu ..

    ben kandan elbise giydim hiç değiştirsinler istemezdim

    kendinden birşeyler kattın
    güzelleştirdin ölümü de
    ellerinin içiyle aydınlattın
    ölüm ne demektir anladım

    yer değiştiren ben değildim
    farklılaşan sendin
    sendin bana gelen aynalarla
    sendin bana gelen sendin

    artık ölebilirdim
    bütün istanbul şahidim
    ben kandan elbiseler giydim
    bundan senin haberin var mı
    #1118602 (missbee, 07.01.2007 12:32)
/ 4
© 2008 - uludağ sözlük

sevgilinin olmesi başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. sevgilinin olmesi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu sevgilinin olmesi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» ilk ayakta yatmak » radyo » bir efsane » romiz mektubu » san marino ulku ocaklari » isci » 3 ay kafa izni almak » gokhan birben » aile bireylerinden gelen komik sms ler » coraplari islanan sevgiliye soylenebilecekler a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games