sems i tebrizi 


kapat
  1. mevlana'nın ilham kaynağı,sohbet dostu,yol göstericisi,aradığı...ilişkilerinin çok iyi anlatıldığı bir kitap var. (bkz: sevginin yolu)
    #306420 (pafküf, 03.06.2006 02:59 ~ 05.10.2006 00:39)
  2. 1185 yılında tebriz de doğmuştur.asıl ismi mevlana muhammettir.
    #470567 (pafküf, 28.07.2006 15:05)
  3. tebrizli sems olarak da geçer. mevalana hazretleri'nin can dostu, pişme ve yanma olarak tanımladığı safhalarının vesilesidir. kuran-ı kerimde iki denizin kavusmasi olarak bilinen ayete, mevlana hazretleri ile mazhar olmuş çok büyük insandır. pek çok kerametleri vardır.

    sems-i tebrizi hazretleri bir gün bir havuzun başında mevlana hazretlerinin okuduğu bir kitabı, seviyesi mevlana'nın çok altında olması ve hazreti mevlana'ya bir şey kazandırmayacağı düşüncesiyle, sayfa sayfa yırtarak havuza atmaktadır. mekana teşrif edip olaya tanık olan mevlana hazretleri çok üzülür ama şems-i tebriz hazretlerini çok sevdiğinden onun kırılmasından korkarak bir şey diyemez. gönül gözüyle mevlana hazretleri'nin hislerini okuyan şems-i tebriz hazretleri sayfaları teker teker havuzdan alır. kupkuru eline gelen sayfaların üzerindeki toz hala durmaktadır.

    bir diğer ilginç hadise ise zamanın inanmayanlarından birinin şems-i tebriz hazretlerine gelip ukalaca "sana üç sorum var şems efendi" diye konuya girmesiyle başlar. şems hazretleri bu esnada topraktan çömlek yapmaktadır. "buyur" der. adam başlar "ilk sorum şudur, şeytan ateşten yaratıldıysa cehennemde nasıl yanacak? hiç ateş ateşi yakar mı???" şems hazretleri dinlemeye devam eder. " ikinci soruma gelince, bana Allah var diyorsun... peki nerede? göster de inanayım ben de. ben görmediğim şeye inanmam efendi..." şems hazretleri çömleği yoğurmaktadır. "...ve son sorum, madem Allah bizi yarattı, peki neden bırakmadı şarap içelim zina yapalım??? ne diye kısıtlamalar getirdi??? ne gerek var??? bıraksın istediğimiz gibi yaşayalım, neden bizi yargılayacak???" der. Adamın lafının bitmesiyle şems hazretleri toprak testiyi alır ve adamın kafasında kırar. adam şaşkınlıktan şok olmuş bir şekilde şems hazretlerine bakar ve hemen söylenerek kadıya koşar. kadı efendiye olayı anlatır, kadı efendi de şaşırmıştır. hemen çağırttırır şems hazretlerini. şems hazretleri gelir. kadı söylenir "şems hazretleri yakışır mı bu senin gibi adama? ne diye hırpaladın adamı?". şems hazretleri şöyle der "o bana soru sordu ben de cevapladım". Herkes şaşkındır ve şems hazretleri başlar açıklamaya... "Bana şeytanın ateşten yaratıldığını ve nasıl ateşte yanacağını sordu, söylesin bana. toprak testi nasıl olurda topraktan yaratılmış insanın canını yakar? ikinci olarak benden ona Allah'ı göstermemi istedi, görmediğim şeye inanmam dedi. peki o bana kafasındaki acıyı gösterebilir mi? son olarak da Allah'ın neden insanları yargılayacağını sordu, neden onları başıboş bırakmadığını sordu. Peki o zaman beni buraya niye çağırdınız?"
    #470700 (koko, 28.07.2006 15:41)
  4. mevlana ile ters fitrata sahiptir.asabi bir yapısı olduğu rivayet edilir.
    #499890 (prestij muzik ailesi, 05.08.2006 08:09 ~ 08:15)
  5. yaşadığı net olarak belli olmayan kişidir.
    #521112 (darwen, 10.08.2006 12:51)
  6. mevlana celaleddin rumi hazretlerinin yavuklusu. bu iki kişinin aşkını kıskanan mevlanaya yakın isimler, tebrizi'yi öldürüp bir kuyuya atmıştır. mevlananın bu duruma nasıl tepki verdiği bilinmiyor ama ,ipin ucundan, günübirlik aşklarla kendini teselli etmeye çalıştığı rivayet ediliyor.
    kara kitap'ta bu ilişkiyi; söylentileri ve gerçekleri ile irdeleyen bir bölüm vardır.
    #521420 (zinani, 10.08.2006 14:07 ~ 14:09)
  7. mevlana nın sevdiği kadın..ama mevlana kendini tanrıya o kadar adamıştır ki,ona ulaşmayı şems ile yapacağını düşünmüş ve şems i tebrizi yi bi peygamber ya da ilahi bi varlık olarak görmüştür..bunu gören şems de mevlanayı terketmiştir..
    #521505 (FeaR, 10.08.2006 14:25)
  8. mevlana şems'in hasretinden yıllar boyunca kendi içine kapanmak zorunda kalmıştır.
    #883556 (diyonsos, 20.11.2006 02:10)
  9. mevlana ile ilk olarak şam'da karşılaştıkları söylenir, şems mevlana halkın arasındayken yanına gelir elini öper ve ona " dünyanın sarrafı beni anla" der ve ortadan kaybolur. şems yıllar yılı kendisi gibi bir allah dostu aramıştır, sohbetlerine dayanabilecek birinin özlemini duymuştur ve allah'a kendisine buyuk bir allah dostunu gostermesini istemiştir hep ve allah tarafından mevlana kendisine gösterilmiştir. mevlana şems de allah cemalinin tecellilerini görmüştür, şems mevlanaya bir ayna olmuştur ve mevlana aslında kendi allah aşkına aşık olmuştur. ayrıca şems sayesinde maşuk luk seviyesine çıktığı söylenir. fakat belirli sebeplerden şems ile mevlana ayrı düşmek zorunda kalmıştır. bu ayrılık esnasında mevlana şems in hasretiyle yaşamıştır hep, bir gün bir adam yanına gelerek şems i şam da gördüğünü soyler ve mevlana adama üstünde başında ne varsa verir, yanındakiler "mevlana bu adam yalan soyler niçin verdin bütün üstünü başını" derler, mevlana da " yalan haber olduğu için üstümde başımda ne varsa verdim, doğru haber verseydi canımı verecektim" der.
    #978781 (vincentvega, 10.12.2006 22:59)
  10. mevlana'nın oğlu alaaddin tarafından öldürülmüş bilgin. şems'in konya'dan ayrılacağı gece pusu kurulur ve alaaddin ile birlikte yedi kişi tarafından hançerlenir ve öldürülür. ardından kuyuya atılır. şems'den uzun süre haber alınamaz. bir gün mevlana'nın oğlu sultan veled, terler içinde yatağında uyanır. rüyasında şems'in cesedini bir kuyuda görmüştür. gidip kuyuya bakar ve şems'in şişmiş ve morarmış cesediyle karşılaşırlar. veled bunu babasına söyleyemez. o gece adamlarıyla birlikte şems'i gömer. ardından şems'e ne olduğu ancak elli yıl sonra ortaya çıkacak, şems'in mezarı ise ancak ondokuzuncu yüzyılın ortasında keşfedilecektir.
    #1478696 (diyonsos, 01.04.2007 12:15)
  11. mevlana'nın uğruya nice beyitler yazdığı önemli zat.şems'i yitiren mevlana uzun yıllar hayata küsüp, kimseyle konuşmamış ve vaaz vermemiştir.
    #1478701 (diyonsos, 01.04.2007 12:16)
  12. Mevlana'nın en yakın dostu, manevi ışığı. Konya'yı saran çirkin dedikodulardan sonra ortadan kaybolmasıyla birlikte dünyaya küsen Mevlana, kendisine Şems'in geleceğinin haberini getirdiğini söyleyen bir yahudiye bir kese altın vermiştir. Bunun yalan olduğunu söyleyen dostlarına ise, yalan olduğunu bildiğini, eğer doğru haber olsa canını vermesi gerektiğini söylemiştir. Dünyada böyle bir dostluk hikayesi çok azdır.
    #1478814 (alavan, 01.04.2007 12:45)
  13. mevlana, kendisini hasta yatağında düşünüp dururken ve yokluğundan dolayı acı çekerken o, başka bir ilde satranç oynayan kişidir.
    ya maşuktur iplemez ya aşmıştır dinlemez!
    (bkz: aşkta ya mevlana misyonu vardır ya da şems)
    #2141488 (nest, 16.08.2007 02:41)
  14. mevlana Şems'i çok sevdiği ve onu kutup kabul ederek kendisine bağlandığı için kitabına "Divan-ı Şems" adı vermiştir. Mesnevi'sinde de Şems'ten sık sık söz eder;

    Bülbül gülden öğrendi tatlı konuşmasını
    Yoksa gagasında ne gezerdi bunca söz, bunca gazel?
    #2508313 (balyancho, 23.10.2007 14:22)
  15. mevlana müzesinden sonra, türbesi en fazla ziyaret edilen mübarek şahıs. aynı zamanda ibn i arabi' nin manevi babasıdır.
    #2508318 (dalton ana, 23.10.2007 14:24)
  16. din güneşimizle ilgili tasavvufi bir metin için:
    http://sufizmveinsan.com/konuk/semsm.html
    #2610226 (hallacicelaleddin, 20.11.2007 15:47)
  17. mevlana ile girdigi halvet alemlerinin manasi henuz bir acikliga kavusturulamamis olan sahis. ayrica mevlana bu zevata ancak bir kadina yazilabilecek olan ahlaksiz siirler yazmistir.
    #2610243 (migfer, 20.11.2007 15:53)
  18. sırlar sultanı
    hak aşkı dendi mi üstüne yok
    bir ateş bir kor
    zor tanımıyor
    zorluk bilmiyor
    gerçeğe ulaşma konusunda.
    bir adı şems-i perende,
    uçan şems.
    aşk ikliminde
    sevda kürsüsünde
    ben de varım diyen herkesin peşinde
    herkesin ayakları dibinde.
    ama kalp'le hâlisi
    gerçekle sahteyi
    bir bakışta anlıyor
    bir soruyla çözüyor
    yer bilmiyor, makam tanımıyor
    âşık ve hayran
    daha diyor
    daha var mı
    aşk göklerinde kanat çırpan?
    gidiyor... buluyor... dinliyor...
    ve şöyle yakınıyor sahte şeyhlerden
    daha dün anasının karnından çıkmış
    bugün allahlık taslıyor."
    ama şimdi hedefi başka:
    aşka sultan,
    sevdâya rehber,
    gönüller sultânı mevlânâ hedef.
    gel gelelim
    onun da denenip sınanması gerek.
    yıl
    bin iki yüz kırk dört
    ekimin yirmi üçü
    cumartesi
    öğle sonrası.
    altun aba medresesi önüne pusu kurmuş
    avını bekleyen bir doğan gibi
    ezel âşığını bekliyor şems.
    yıl
    bin iki yüz kırk dört
    ekimin yirmi üçü
    cumartesi
    öğle sonrası
    görünüyor mevlânâ
    ak bir katıra binmiş
    çevresi sevgi yumağı
    câhil, bilgin, genç, ihtiyâr
    tek yürek olmuş
    onu izliyor.
    kararlı adımlarla yürüyor şems
    selam sabah demeden
    kavrayıp katırın dizginlerini
    gözleri gözlerinde
    iki şimşek, iki kor
    soruyor:
    ey madde ve mânâ çarşısının sarrafı
    bir müşkülüm var
    cevap isterim.
    bayezit mi büyük
    muhammed mustafa mı?...
    nasıl bir soruydu bu
    nasıl bir tuzak?
    ak bir çatışmayı görür gibiydi mevlânâ.
    gene de tek cümleyle cevaplıyor soruyu
    elbette muhammed büyük
    evet ama
    muhammed her yakarışında
    biz seni gereği gibi bilemedik
    diye niyâz ediyor
    oysa bayezit
    ben kendimi yüceltir, överim ki
    cübbemin içinde
    allah'dan başka varlık yok, diyor.
    menem ol hazreti allah
    göründüm suretâ insan.
    nasıl bir hesap bu, cevap isterim.
    derin bir sessizlik oldu
    sanki kıyamet günü gelip çatmıştı
    hani bir kelebek uçsa
    kanat sesi duyulacak
    soluklar tutulmuş
    kulaklar verilecek cevabı bekliyor.
    gülümseyerek cevaplıyor mevlânâ
    yüzünde güller.
    bayezit bir mertebeye varınca
    kendini tanrı gördü
    oysa muhammed
    günde yetmiş bin mertebe aşıyor
    vardığı her yücelikte tövbe ediyor
    biz seni gereği gibi bilemedik diyerek
    yüceliyor yüceliyordu.
    işte beklediği cevap
    sırlar sultanı şems'in
    bir yangın düşüyor gönlüne
    yanıyor,
    kavruluyor
    kıvranıyor güçlü bedeni.
    ağzı kan köpük
    düşüyor katırının ayakları dibine
    mollayı rûm'un
    yıl
    bin iki yüz kırk dört
    aylardan ekim
    ekimin yirmi üçü
    işte bu yere
    iki denizin kavuştuğu yer
    "marecel bahreyn" diyor gönül erbâbı
    iki denizin kavuşması.
    #2727186 (kitapkurdu, 21.12.2007 21:40 ~ 21:41)
  19. mevlana'nın büyük aşkı, bir kadına yazılacak şiirleri yazdığı kişidir;

    ne güzel geceydi dün gece,

    ne güzel geceydi.

    onunla sarmaşdolaş,

    dudak dudağa.

    talih kapısı ardına kadar açık,

    güneş kucağımızda.

    ne güzel geceydi dün gece,

    ne güzel geceydi,

    şarap tasını her sunuşta,

    diyordu ''aklını başına al''

    heni dün gece,

    aklın tam sırasıydı ya...

    mevlana celaleddin rumi.
    #2790475 (annabell lee, 04.01.2008 21:25 ~ 21:27)
  20. mevlananın mevlana olmasını sağlayan güneş..onu tanıdıktan sonra bütün kitaplarını suya atmış, bütün bildiklerini unutmuştur." eyy tebrizli şems! dinim asktir benim seni gordum goreli " demiştir zira.
    #3152800 (kalliope, 17.03.2008 12:16 ~ 12:19)
  21. mevlana'' eğer şems-i tebrizi olmasaydı mevlana celaleddin rumi (rum diyarının efendisi)olmazdı diye meth ettiği mürşidi..
    #3152978 (solakzade, 17.03.2008 13:29)
  22. mevlana'nın büyük aşkı.
    aşağıdaki şiirleri ona atfen yazmıştır:

    ne güzel geceydi dün gece,

    ne güzel geceydi.

    onunla sarmaş dolaş,

    dudak, dudağa,

    talih kapısı ardına kadar açık,

    güneş kucağımızda....

    -----

    ey tebrizi şems,

    dinim aşktır benim,

    senin yüzünü gördüm göreli,

    benim dinim senin yüzünle övünür ey sevgili.

    bunu unutma hatırla ama!

    ------

    ''demek ki sen böyle,

    salına salına bensiz gidiyorsun

    ey canımın canı,

    ey dostların canına can katanı,

    gül bahçesine böyle bensiz gitme,

    istemem...

    .....

    sen her gece ay değil misin?

    başına yastık edince yollarda,

    dizime yattığın geceleri,

    hatırla ama!

    sen ey,

    hüsrev'i kendine kul

    şirin gibi bir nice güzeli esir eden

    aşkının ateşiyle tıpkı ferhat gibi benim.

    ayrılık dağını delmekte olduğumu,

    hatırla ama....

    ------

    ...bizim dudaklarımızı,

    emdiğin günden bu yana,

    aklımda hep senin dudakların, ağzın...

    nerde senden bir söz açan görsem,

    hep onun ağzına bakar...biterim!

    ------

    ey aşıklar gelin bakın

    gelin bakın ey iş erleri

    gelin de bizi görün işte

    bakın nasıl yıldızlar gibi ateş kesilmişiz

    ayın yöresinde bütün gece

    nasıl oynayıp, dönmeye koyulmuşuz...

    (çeviren: A.Kadir)
    #3202505 (annabell lee, 28.03.2008 21:09 ~ 21:21)
  23. mevlana'nın '' can bahşeden güneşim , ruhumun ayrılmaz bir parçası ve arzularımın kıblesi '' dediği dostu , arkadaşı .....
    #3898292 (sevdalinka, 31.08.2008 22:53 ~ 23:21)
  24. kendisi ile alakalı bişeler karalamak istediğim adam daha çok batini şeyhi, sufizm pek değil.

    ***
    bir grup dedi ki başlarınızı dizlerinize koyun ve bir süre bekleyin. az sonra, birisi başını kaldırdı, arşı ve kürsü( iki tanrısal kutsal konum, yer, mertebe )yü gördüm; zirvelerine kadar dedi. bir başkası görüşüm, arşı ve kürsüyü de aştı, uzaydan boşluk aleme bakıyorum dedi. bir başkası dedi ki ben, ineğin, balığın sırtını görüyorum ve o melekleri ki ineğe ve balığa müvekkildiler.
    gördüğüm kadarıyla kendi aczimden
    başka
    bir şey görmüyorum.
    ***

    ömrünü araştırmakla geçir. dünyayı araştırmakla ne harcarsın?
    tanrıyı tanımak derindir
    ey aptal!derin olan sensin!eğer bir derin varsa o da sensin!
    ***

    bu yolu nasıl gitmeli?
    bu kadar perde ve örtü, insanoğlunun çevresini sarmış!
    arş, onun kılıfı
    kürsü, onun kılıfı
    yedi gök, onun kılıfı
    gövdesi, onun kılıfı
    hayvani ruh, kılıfı
    kılıf kılıf içinde
    örtü örtü üzerine
    marifetin olduğu yere kadar
    kılıf var, başka hiçbir şey yok!
    ***

    alıntıdır.
    #3941603 (koca haydar, 09.09.2008 22:59 ~ 23:08)

© 2008 - uludağ sözlük

sems i tebrizi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. sems i tebrizi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu sems i tebrizi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» jan jojem » olu evinde seks partisi » dibutil suksinat » vassili zaitsev » salma hayek » yaran ogrenci isleri diyaloglari » respect my authority » turkan soray » yapilan espriyi anlamamasina ragmen gulen insan » kopruyu gecene kadar ayiya yumruk atmak » deniz feneri » avcilar kampusu » john frederick lewis » niccolo paganini » bekliyorum » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » bekaret onemsizdir » mona lisa ya bakip 31 cekmek » turgay bahadir » kravat baglamak » vicortus » anneanneden duyulan atasozleri » penisin var derdin var » hasan kurtulmus » ask acisi ceken birine alinacak son hediye » kazanan baris olacaksa pkk ile yataga girerim » francisco guillermo ochoa magana » bak ne diyor kayahan abi » petrus » yalcin kucuk » yerel radyo reklamlari