sekülerizm

  1. 1 1
    doğru yazılışı sekularizm dir...
    #36103
  2. 2 2
    türkçesi dünyevilik.
    #36132
  3. 4 0
    google'da arattığınızda ki sonuçlar.
    sekülerizm=517 sonuç
    sakülarizm=715 sonuç ...veren kullanım sorunu

    googel'a göre cartman'a 12 de 7 sen...12 de 5 ben haklıyım dediğim başlık. *
    tdk 'ya görede cartman %100 haklıdır !
    #36136
  4. 1 1
    dini olanin dunyevi olana tabi olmasi durumu.diger bir deyisle; din araciligi ile aciklanan dunyanin, akil ile yorumlanmasi.

    (bkz: feodal düzen)
    #229188
  5. 2 -2
    son yüzyılda çıkartılan en ucube fikirlerin başında gelen zihniyet akımı.
    dünyevileşme adına her türlü uhrevi düşünceleri toptan reddeden ve insanların birer homoekonomikus olmasını sonuç olarak sunan bu akım, insanı insanın kurdu gören zihnieytin geldiği nirvana noktasıdır.
    #6865525
  6. 2 0
    laikliğin ingilizcesinin yanlış yazılmış formu.
    #11114129
  7. 2 0
    ya sekularizmdir ya sekülerizm. fransızca'dan sözcük ithal ederken u'yu ü yapmakta sorun yoksa a'nın da e olmasında sorun yoktur. yok, sorunsa bu kez ikisi de sorundur.

    bana sorarsanız** doğrusu sekülerizmdir.

    wikipedia'ya sordum sekülerizm dedi.
    tdk'ya sordum sekülarizm dedi.

    tdk'nın bu yaptığının benzerlerini yapacak olsak; futbol yerine football falan da yazarak saçmalamamız gerekir.
    #13398711
  8. 10 3
    kahveci mahmut dayıya sordum "sokularizim ulan" dedi. kısacası tdk, wikipedia'nın anlattıkları hikaye önemli olan mahmut dayının yani halkın ne anladığıdır. ve halkımız için sonu -izm ile biten her kavram tehlikelidir.
    #21776945
  9. 12 8
    (bkz: sektür git lan)
    #21776951
  10. 6 0
    Şafak pavey'in türkiye'nin geleceği ile endişeleri olduğunu belirttiği -izm. Sen giderken biz dönüyorduk.
    #21776981
  11. 0 0
    kavramın yaratıcısı olan George Jacob Holyoake'ye göre;

    "insanların özgürlük ve eşitlik ideallerinin yasa ile korunduğu bir siyasi sistemin, kralın veya ruhban sınıfının dini dogma, istek ve kuralları merkez alan ilahi hak ve yargılarından oluşan bir siyasi sistemden daha üstün olduğunu savlar."
    #21850924
  12. 3 3
    Amerikan ekolünde sekülarizm olarak kendisine yer bulmuş kavramı, Avrupalılar bilhassa Fransızlar laiklik olarak karşılamış, amerikadaki ihtilali takiben yaklaşık 10 yıl sonra, pratize edilme imkanı bulmuşlardır.

    Ülkemizdeki genel kanı, sekülarizmin doğrudan din karşıtlığı, ateizm ve ya dinden arınma olarak algılandığı yönündedir. Buna karşın sekülarizm, dinin etkisinin kırılması, dinsel sembollere olan kopukluk ve zamanla oturacak zihinsel kırılmaların tekelinde, bir tür aydınlanmacı düşüncedir. Lakin ülkemizde; izmirli, sarıklı, Kemalizm, türban, mini etek gibi sike sürülmeyecek yavan kavramlarla bağdaştırılıp irdelendiğinden, kimseye bir şey ifade etmeksizin; resmi tarih anlayışıyla büyütülmüş aydınlanmacı kesim ile, laikliği din karşıtı olarak algılayan kara propaganda mağduru, ikisi de birbirinden doğmatik ihtisasları doğurmuştur. Bunu, her tarihi devirde kendisine yer bulmuş, karşıt görüşlerin çarpışması veya birbirlerine rağmen varolmaları şeklinde de açımlayabiliriz.. bu, insan yaşamının en naturel diyalektiğidir.

    Ben bu upuzun meseleyi irdelerken, türk tipi aydınlanmacı laiklikten öte, (zira sağlıklı bir analiz ortamı yok) püriten ahlakın doğurduğu Protestan hareketi kökenli Anglosakson laikliği, Jefferson tipi Amerikan laikliği ve robespierre dayatmalı Fransız aydınlanması olarak bakıcam. Türkiyede bu işler; “Atatürk olmasa hepiniz sarıklı olurdunuz” yada; “laiklik geldi genelevler açıldı, ahlakımız bozuldu” gibi neresinden tutarsanız tutun elinizde kalan, dikkate değmeyen franksiyonlarca icra ediliyor.

    Doğrusu, iç savaşta güneylilerin kullandığı amblemi, fazla dinsel bulduğu için kabul etmeyen kuzey meclislerinin benimsediği seküler anlayışın hüküm sürdüğü amerikayla, başlangıcını Hıristiyanlığı özüne döndürmek amacıyla girişilen reformist aktivistlerin oluşturduğu Britanya içtihatlarının oluşturduğu laiklik kavramları, kağıt üzerinde, en azından, ilk kuramcılarının özlemini çektiği şekliyle laik sayılamazlar. Jefferson’un; wall of separation isimli adlı mektubunda ele aldığı, Benjamin Franklin, George Washington, gibi isimlerin hülyasını kurduğu, kiliseden bağımsız Amerikanın, bugün çalışanların maaşlarının %13’ünün kiliseye yardım amacıyla kesildiği bir amerikaya dönüşmüş olması, yukarıda yazdığım “laik sayılamazlar” ibaresiyle örtüşüyor sanki. Amerikada din ve devlet işleri birbirinden tümüyle ayrıdır, evet.. ama dinin çok ciddi bir ağırlığı vardır. Dini kurumlar özellikle evanjelikler, feci bir serbesti içindedirler. Belki kurucu entelektüel zümrenin beklentilerin karşılayamayacak olsa da, Amerikan tipi sekülarizm, amerikanın multikültürel özelliği içinde yoğrulmuş ve nispeten ılımlı bir laiklik modeli ortaya koymuştur. ingiltere ve Fransa gibi laikliğin beşiği ülkelerde, kamusal alanda dini ritüeller (sabah okula duayla başlamak) aşırı radikal sağ gruplarca hasretle beklenirken, doğrudan bu yapılanmayı dinsiz dünya eklemine bağlayanlar karşı çıkıyorlar. Bence amerikayı türk aydınlanmasından ayıran da budur.
    Türkiyedeki seküler hareket, islam realitesini reddetmeye kadar varmış durumda. Kur’an ayeti barındıran çıkartmaları görünce iran’a dönüyoruz diyen paranoyak kesim, bugünün yükselen hınç alan iktidarının dönüm noktasıdır. Artk kabul edilmesi gereken bir nokta varsa, o da değerlerin ve düşün dünyalarının revize edilmesi noktasıdır. Atatürk’ün askeri düşüncesine etki etmese de, siyasi düşün yapısına etki eden nispeten katı Fransız aydınlamacı hareketi bugünün postmodern türkiyesine ağır geliyor. Tabi, 1920 ve 30’lar için biçilmiş kaftandı.
    Bugün, dinin ve dini yapılanmanların rahatça bildiri yayınlamalarından tutun da, pankart açma haklarına değin gelip geçici iktidarların yaptığı yüzeysel özgürleşmeden ziyade, bir devlet gereği olmalıdır. Elbette bunu yaparken, adı ve kaşesi ne olursa olsun herhangi bir dini oligarşinin ve dinsel uygulamanın, devlet ve kültür kavramının üzerine çıkmaması, karıştırılmaması elzemdir. Bu denge çok hassas bir dengedir. Başarabilene aşk olsun…
    #22733804