saraydan kiz kacirma 


  1. mozart'a ait bir opera.

    (bkz: hamamdan kiz kacirma) * * *
    (july4th, 11.02.2006 14:55)
  2. Saraydan Kız Kaçırma, 1782

    (Die Entführung aus dem Serail)
    Prof. h.c. Cevad Memduh Altar

    W .A. Mozart'ın üç perdelik bir şarkılı-oyun (Singspiel: komik opera) olarak yazmış olduğu Saraydan Kız Kaçırma Operası'nın ilk oyunu, 16 Temmuz 1782 yılında Viyana'da yapılmıştır. Bu operanın librettosu, Christoph Friedrich Bretzner'in (1748-1807) besteci Johann Andre (1741-1799) için 1781 yılında şarkılı-oyun metni olarak yazmış olduğu Saraydan Kız Kaçırma adlı librettodan esinlenerek Gottlieb Stephanie (1741-1800) tarafından yazılmıştır. Stephanie'ye besteci de yardım etmiş, özellikle esere bazı yeni müzik bölümlerinin eklenmesini sağlayabilme açısından Mozart, Stephanie'ye ilginç fikirler vermiştir.

    Saraydan Kız Kaçırma Operası Mozart'ın Türkiye ve Türk müziği ile ilgili olarak yazmış olduğu eserlerin en başında gelmektedir. Gerçek olan bir şey varsa o da Mozart'ın komik-opera, daha doğrusu komik-şarkılı-oyun alanında yarattığı sahne eserleri arasında bir bale ve üç opera ile geniş ölçüde Türk adet ve geleneklerine yer vermiş olmasıdır. Bu eserler de sıra ile Sarayda Kıskançlık Balesi ile Zaide, Saraydan Kız Kaçırma ve Kahire Kızı operalarıdır. Fakat bu dört eser arasında en önemlisi Saraydan Kız Kaçırma Operası, Türkiye ile ilgili eserlerin şüphesiz en değerlisi olarak tanınmakta ve dünya opera repertuarında özellikle yer almaktadır.

    Mozart'ın bütün bu eserlerde, Türk müziği olarak meydana getirdiği bölümler, gerçek Türk müziği ile hiç ilgisi olmayan yaratma esprileri niteliğini taşımaktadır. Bu duruma göre, Mozart'ın, Türk elçileri maiyetinde vakit vakit Viyana'ya gelen Türk mehter birliklerini dinleyerek etkilenmiş olduğu bir gerçektir. Sanatında, doğu dünyasının sihirli masallarına da yer vermiş olan Mozart, Osmanlı Mehterhanesinin etkisiyle, bu türlü eserlerde daha çok vurgulu sazları kullanmış, entervallerde özellikler göstererek, kendi anlayışına göre bir Türk Müziği meydana getirmiştir. Bütün bu eserlerde Mozart, dikkati çeken bir önemle, doğunun sihirli havasını sanatında şahsi bir anlayışa dayanarak dile getirmekte, böylece dinleyenleri, eserin yarattığı egzotik atmosfere kolayca çekip götürebilmektedir.

    insan sevgisine, kişi yararını zedeleyen en ağır bir suçun da bağışlanması motifi ile yönelen Mozart, insan severlik ilkesini, Türk bağışlayıcılığım ele alarak gerçekleştirmiştir.

    Mozart'ın, asil bir alçak gönüllülükle sadece şarkılı-oyun (vaudeville) olarak adlandırmış olduğu bu büyük operanın librettosu, Alman imparatoru II. Joseph tarafından, büyük sanatçının, Konstanze Weber ile evlenme hazırlığı yaptığı sıralarda temin edilmiştir. Bu eserde dikkati çeken aryaların en önemlileri, Konstanze'ye ait olan iki bravur aryadır. Bu aryalar ince ve içli bir duygunun ifadesi olarak, dinleyenlerde derin izlenimler yaratır. Öte yandan esere hakim olan incelik, Belmonte'nin partileri ile büsbütün asilleşmektedir. Bu operada Osmin tipinin yarattığı komik unsur, yalnız bu tipe mahsus karakter özelliği içinde rolün kompozisyonunu, buffa janrınm zirvesine yükseltmiştir. Mozart, başlangıçta müzikal tip olarak yaratmak istediği Selim Paşa'nın, sonradan eserde konuşma rolü olarak kalmasını uygun görmüştür.

    Bu operaya mahsus masalın havasına insanı daha başlangıçta çekip götüren etken, yalnız uvertürdeki poelik kuruluş değildir. Aynı zamanda Mozart in tasarladığı Türk tarzındaki anlatış bile beklenen hayali sağlayacak ve lokal renkler yaratacak kadar güçlüdür. Belmonte'nin başlangıçta okuduğu lied şeklindeki sanat şarkıları, olağanüstü değer taşır. Belmonte'nin ikinci perdedeki iki kısımlı aryasının başlangıç adagiosu, rondo şeklinde meydana getirilmiş olduğu halde, Mozart tarafından sonradan kısaltılmıştır. Osmin'in fa-majör aryası ile la minör'de yazılmış Türk tarzında bir müzik ile sona ermektedir. Osmin'in sciliano'su ile (variyasyonlu) Pedrillonun romansları da, kıt'alı şarkılar halinde yazılmıştır.

    Ne gariptir ki, Mozart'ın, Türk mizacının etkisi altında yazılmış en büyük eseri olan Saraydan Kız Kaçırma Operası, Alman Imparatoriçesi Marie Theres'in öldüğü ve bu dikkate değer kadının sağladığı Türkiye-Reich dostluğunun iki yıldır tarihe karıştığı bir devirde meydana gelmiştir. Nitekim Mozart, Marie Therese m yardım ve ilgisinden yoksun geçen son dokuz yıllık hayatı süresince, Türkiye ile ilgili hiçbir eser yazamamıştır.

    Alman imparatoru II. Joseph devrinin siyasi havası içinde bestelenen Saraydan Kız Kaçırma Operası, Türk ve Alman ilişkilerinin en buhranlı bir devrinde yazılmıştır. Hatta imparatoriçe Marie Therese'in yönetimi altındaki Reich'ın Türklerle barış esprisine alışık olan Mozart, imparatoriçe den sonra Orta ve Güney-Doğu Avrupa'yı saran kara bulutlarla hiç ilgilenmeden meydana getirdiği bu eserde, Türk bağışlayıcı lığı ile ilgili bir konuyu işleyip geliştirmekten çekinmemiştir. Hele bütün eserlerinde, aşkın ve hürriyetin zaferini, ana motif olarak kullanan Mozart'ın, Saraydan Kız Kaçırma Operasının orijinal librettosundaki ispanyol Belmonte'nin tipini, sırf kendi isteği ile, Selim Paşa'nı en büyük düşmanı olup, vaktiyle kendisini harpte yenmiş olan Hıristiyan rakibinin oğlu olarak değiştirmesi, böylelikle bu yeni tipi, paşaya aşkta rakip yapması ve paşanın böylesine bir suçluyu bağışlayıp affetmesi, eserin moral yapısını meydana getirmektedir. Ünlü Mozart bilgini Prof. Baumgartner'e göre, Mozart'ın insan sevgisi ile dolup taşan ruhundan doğan bu af motifi herşeyden önce eserdeki moral eğilimin müjdecisidir. Hatta gene Baumgartner'e göre, Mozart'ın hayatının son yıllarda büsbütün insanseverlik idealine ulaşması, ancak hümanizma yolunda gerçekleşmesi mümkün olan bir kardeşlik duygusuna bağlanması demektir ki, Mozart, sanatında bu ideale ilk olarak Saraydan Kız Kaçırma Operasındaki Selim Paşa tipinde yönelmiştir.

    Eserini oynanmasını, herhalde siyasi sebepler yüzünden hayli geciktirmiş olan imparator II. Joseph, nihayet ilk temsilin 16 Temmuz 1782'de Saray Tiyatrosu'nda yapılmasına izin vermiş, böylece Mozart, uzun zamandır beklemenin yarattığı büyük sıkıntıdan kurtulmuştur.

    imparatorun huzurunda yapılan ilk temsilde bile büyük başarıya yol açan Saraydan Kız Kaçırma Operası, Türkiye-Reich ilişkilerindeki gerginliğe rağmen, 1783 yılında Prag'da 1784'te Salzburg'da oynanmış ve Viyana Saray Tiyatrosu'nun müteakip yıllardaki repertuvarmda sürekli olarak yer almıştır.

    (Kaynak: Proj.h.c. Cevad Memduh Ahar, Opera Tarihi, Cilt 1)
    (panstar, 21.02.2006 01:34)
  3. bütün askeri güçleri (humbaracı,lağımcı, yeniçeri, muhafız alayı vb.)peşinize takacak, cahil cesareti gerektiren hadise.
    gidilip babasından istenir. daha etiktir.
    (pilotmont, 28.02.2006 16:39 ~ 09.12.2007 23:28)
  4. 34. uluslararası istanbul müzik festivali kapsamında 22 ve 24 haziran saat 21.30'da topkapı sarayı'da sahnelenecek, 22 haziranda izleme şansı bulacağım, dünyanın erken kaybedilmişlerinden biri olan mozart'ın ünlü eseri. http://www.iksv.org/muzik/?EID=19
    (sally, 25.05.2006 09:53)
  5. henüz izlemiş olduğum ve eve girer girmez bunu size haber vereyim dediğim müthiş operadır. efendim gözlemlerim şöyledir ki; topkapı sarayı gibi tarih dolu, büyüleyici bir mekanda bire bir sergilenebilmesi bir harika, keza opera kadrosu ve orkestra da. olayın baş kahramanlarından konstanze'yi oynayan eva mei arkadaşımız ses konusunda süper bir yetenek olmakla beraber * büyük aşkı belmonte'yi canlandıran taş gibi oğlan daniel kirch'nin * yanında kart mı kart kalmış *, ha bu arada yekta kara yaşlanmış ve şişmanlamış ve kostümler süper. çok çok iyi sahnelenmiş, cumartesi akşamı saat 21.30'daki gösteriye hala bilet bulunabildiğini duyduğum, ilgililere şiddetle tavsiye ettiğim opera. gidiniz güzel mi güzel bir gece geçiriniz efeem.
    (sally, 23.06.2006 01:29)
  6. (bkz: opera)
    (bkz: operet)
    (pilotmont, 02.01.2007 17:46)
  7. yer: tobb etu

    sinav: iktisata giris finali

    soru: saraydan kız kaçırma operası kime aittir?

    *

    *
    (beholderr, 13.02.2007 04:39)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» hazarlar » when i fall in love » bas gaza » bezgin » recep tayyip erdogan » en yakin arkadasinin arkandan konusmasi » ben aslinda cok sevmistim ikimizi » hop osurup hop kalkmak » lavaboda sac yikamak » park » talat pasa » fatal » namik kemal » hakettiginden fazla deger goren sarkilar » bizzat » wulfgar » karma » tayfa » 34 du 0245 plakali metalik gri fiat palio » alttakiler tepeye » dil hapishanesi » hepsi hepsi hayat nasil olsa » emzigi birakmasi icin emzigine biber surulen cocuk » hic bu kadar guldugumu hatirlamiyorum » marabam var » ucaktayken musayit bir yerde inebilir miyim demek » cum partisi sex partisi hani bunun fuck partisi » kralice ikinci elizabeth » acik kalmis fermuar a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa