sadrazam 


kapat
  1. veziri azam...Osmanlı devlet teşkilâtında pâdişâhtan sonra devletin en yüksek rütbeli idârecisi...
    #181417 (dr.SN, 19.04.2006 14:49)
  2. şimdiki başbakan kıdeminde olan devlet yöneticisi.en büyük sadrazam (bkz: sokullu mehmet pasa)
    #181426 (hasnicktir, 19.04.2006 14:51)
  3. genital bölgesinde sol tarafı ile dil literatürümüzde yer bulan devletlü şahıs... bunların damat olanları sevilmez... örnek: damat ferit paşa
    #181494 (myway, 19.04.2006 15:12)
  4. padişahtan sonra en yetkılı kişi olmasından dolayı padişah adına devleti yurutür, padişahın kendisine verdigi gorevleri dıvan uyeleri arasında paylastırır.
    #301764 (insensible, 01.06.2006 20:57)
  5. fatih kanunnamesi'nde şu şekilde tanımlanan divan üyesi, vezir-i azam.

    "Bilgil ki vüzerâ (vezirler) ve ümerânın (emirler), vezir-i âzam, başıdır, cümlenin ulusudur, cümle umûrun vekîl-i mutlakıdır ve malımun vekîl-i defterdârıdır ve ol vezir-i âzam nâzırıdır ve oturmada ve durmada ve mertebede vezir-i âzam cümleden mukaddemdir (önce gelir)."*
    #1005858 (unusual suspect, 16.12.2006 10:59)
  6. (bkz: vezir-i azam)
    #1005863 (venividivici, 16.12.2006 11:01)
  7. kellesinin kesilmesi çok sıradan bir olay olan, kellesi kesilmemişi çok nadir bulunan osmanlı devlet adamı.
    #1005885 (Cavit, 16.12.2006 11:12)
  8. bizde sadrazamlar tanzimat'a gelinceye dek kölelerden seçilmiştir, genellikle. düşünün, en büyük osmanli sadrazamlarından biri, sokullu mehmet pasa, bir sırp devşirme çocuğu idi. lalalıktan gelme sadrazamlar kendilerini ancak efendilerine beğendirmek için çabalarlardı; o zaman için, böyle bir durumda, bundan doğal ne olabilirdi ki! oysa özgür bir yukarı kat yöneticiler sınıfı yetişseydi, bunlar birbirleriyle yarışarak toplumda başarıyı arayacaklardı, aristokratça da olsa bir toplum anlayışı yerleşecekti yavaş yavaş. daha başka bir deyişle, başa geçenlerde bir "bireylik" oluşacaktı. oysa padişah kafasını kestirdi mi, bir sadrazamın ölümü, bir tavuğun ölümünden farksız olur nerdeyse... önce "makbul", sonra "maktul" olan ibrahim paşanın sarayında tutsak olarak bulunmuş bir ispanyolun anlattıklarını okursanız görürsünüz ki, koca kanuni sultan suleyman'ın sadrazamı, sadece yemek yiyen, bir de hareme kapanan bir adamdan başka bir şey değildir, hiçbir ilginç yanı yoktur. onun için de bizde sadrazamların yaşam öyküleri yazılmamıştır, çünkü yoktur.

    bakın tanzimat'tan sonra durum değişiyor; tanzimat'tan sonraki sadrazamların yaşam öyküleri var, ilginç de. neden? çünkü bir yönetici sınıf, batı anlamında "aristokrat" diyemesek de, ona yakın bir paşalar sınıfı kurulmuştur artık. gerçi nerdeyse tümü padişahla konuşurken kendileri için "kölesiz" sıfatını kullanır ama bu sözcüğün eskiden kalma bir alışkanlıkla söylendiği anlaşılır. yoksa bu paşalar içinde padişaha kafa tutanlar da yetişmiştir. ama bence önemli olan padişaha kafa tutma değil.

    tanzimat sonrası vezirler arasında batı'dakine benzer boy ölçüşme olayları, kıskançlıklar bulunduğunu görüyoruz. artık bizde de devlet, siyaset adamlarının yaşam öyküleri balşamış demektir. nitekim onları anlatan kitapların bulunması bundandır.

    daha önemlisi, aydın sınıfını hak eden vezirlerin yetişmiş olmasıdır tanzimat'tan sonra. sadrazamlık ya da herhangi bir vezirlikten düşünce, evine kapanıp kitap yazanlar, çeviri, şerh yapanlar vardır artık. demek ünlerinin tek kaynağı olarak devlet, siyaset adamlığını yeterli görmemeye başlamışlardır. sadece padişahın gözüne girmek değildir önemli önemli sayılan, ülkenin okur-yazar tabakası arasında saygınlık kazanmak da hesaba katılmaktadır. giderek halkın sevdiği olmak, padişaha yaranmaktan daha bile değerlidir. padişahlık kurumu gitgide zayıfladığı için mi böyle olmuştur, yoksa padişahlığın zayıflaması mı bu yüzdendir, bunu ayrı bir tartışma konusu olarak ele almalı. burada şunu söyleyebilirim ki, demek artık bizde, bati'da olduğu gibi, aydın devlet adamları yetişmeye başlamıştır, bunlar sadece savaşlardaki kahramanlıkları ile değil, giderek hiç değil, bıraktıkları kitaplarla, yazıp çizdikleri ile tarihe kalmaktadırlar.
    #1065785 (vernon sullivan, 27.12.2006 17:45)
  9. divan üyeleri yer alan, padisah olmadığı zaman divan i humayun toplantılarına başkanlık eden, ordunun başında sefere çıkan ve padişahın mühürünü kullanma yetkisine sahip kişiymiş vakti zamanında..

    ayrıca;

    (bkz: sadrazamın sol taşağı)
    #1955009 (celebi, 17.07.2007 20:12)

© 2008 - uludağ sözlük

sadrazam başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. sadrazam ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu sadrazam nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» dead memories » seovi yi tek kisi sanmak » akp nin basarilarini bir turlu hazmedemeyen insan » mr » kuzey kore » kadin » hunting song » sabri sarioglu » street kings » aysun kayaci a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games