puslu kitalar atlasi 


/ 2
kapat
  1. Yeniçeriler kapıyı zorlarken düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun ihsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır.
    (farabi, 03.02.2006 21:19 ~ 21:20)
  2. (#33881)
    rendekar ne demis?
    dusunen bir adam dusunuyorum. onun beni dusundugunu dusunuyorum. dusunen adam var, cunku dusunuyor. bense yokum cunku dusunmuyorum, yalnizca dusunuluyorum.

    tadinda bir pasaj gecer kitapta.**
    descartes'in deli sacmasi onermesinin tam da ego-centric* bir bos cumle oldugunu cok iyi okumus ve oznelligin* hicbir turlusunun sabit hakikate ulasan yolda emin bir yoldas olamayacagini cok iyi vurgulamis ihsan hoca.. takdire sayan..

    ekleme: bi de burda düşünülmenin düşünmeye rağmen varoluşu engellemesi ilginç. halbuki son dönem liberal düşünürler insanın hem nesne hem özne olarak var olabileceğini, bir açıdan nesne olmasının özneliğe dayanan varoluş isbatını iptal etmediğini savunur gibiler. neyse..
    (child, 03.02.2006 21:39 ~ 10.09.2006 10:19)
  3. asmis bir kurgu ve akicilik. hayatimda okudugum en guzel eserlerden birisi. keske filmi cekilse karakoy'un acayip sokaklarinda.
    (laz pacino, 02.03.2006 12:14)
  4. "rendekar doğru mu söylüyor ? 'düşünüyorum öyleyse varım' oldukça makul.
    fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da
    çıkar. düşünen bir adamı düşlüyorum. düşündüğümü bildiğim için ben varım.
    düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. böylece o da benim kadar gerçek oluyor. bundan sonrası çok daha hüzünlü
    bir sonuca varıyor. düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise
    bir düş oluyorum."
    (dramtatatam, 02.03.2006 12:35)
  5. ihsan oktay anar'ın muhteşem kitabıdır, hele ki kitapda venedikli katip kubelik'in zagon uzerine otturmeleritercüme yapmaya çalıştığı bölüm ve kağıt parçasının akbetinin anlatımı takdire şayandır.kubelik bi kağıt parçasını karalama kağıdı olarak kullanır, ve kağıt unutulup orda bırakılır. önce mutfakda bulunur ne yazdığı bilinmeden kutsal sözler olabileceği düşünülüp duvara asılır yıllar sonra duvardan hatıra olarak alınıp bir kitabın arasında bambaşka bir ülkeye gider, kitap mezatta satılır, yine uzun yıllar bir rafta bekler , daha sonra kitap birine doğum günü hediyesi olarak verilir, kağıt parçası nihayet farkedilir ancak sırrını çözmek isteyen genç adam intihar eder şeklinde gider,
    kitap sırrı çözülmek üzere çoook yıllar sonra bir dev bir plazanın önünde bir başkasının eline geçer .....
    (olric, 02.03.2006 12:38)
  6. zamanı durdurmanın ve hatta geriye doğru ilerlemesini sağlamanın yolunu anlatan kitapdır, sonsuz hız bir an içinde yer değiştirmeyi mümkün kılarak nesnenin bir çok yerde aynı anda bulunmasını sağlıyor zamanı durduruyor, sonsuzun üstündeki hızda ise karşı hareket oluşuyor ve duran zaman ters yönde akmaya başlıyor böylede zamanda geriye dönmek ve geçmişe yolculuk yapmak mümkün oluyor, aşılması gereken tek engel sonsuz hıza ulaşmak için gerekli olan boşluğu yaratmak çünkü boşluk haricindeki ortamlar oluşturdukları sürtünme kuvveti ile nesnelerin sonsuz hıza ulaşmasını engelliyorlar.
    (kenan evren, 26.08.2006 16:11)
  7. yıllar önce taksim'deki bir kitapçıdan * rachid taha'nın şarkılarından biri çalarken yalnızca ismine ve kapağındaki çizimlere ilgi duyarak aldığım ama hayatta en çok beğenerek okuduğum kitaptır.
    aslında izmir'de yaşayan uzun ihsan'ın* nasıl eski istanbul'u bu kadar iyi bir şekilde tanır, bilir ve osmanlı türkçesiyle kurulmuş bu denli vurucu cümlelerle bu kitabı tek tek bezer? takdire şayandır.

    hakiki nobelimizi bu kitapla almalıyız derim ben.
    (azorka, 25.10.2006 01:21)
  8. ihsan oktay anar'ın ilk kitabıdır. çoğu kişinin ortak görüşüne göre de en iyi kitabıdır. zamanın istanbul'unu (ki 1600'lü yıllar) gerçeğe yakın tasvirlerle çok iyi yansıtmış, ayrıca müthüş bir bütünsellik içinde hikayeyi aktarabilmiştir. okuduğum en iyi birkaç kitaptan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

    ihsan oktay anar'ın diğer kitapları için;

    (bkz: kitab-ül hiyel)
    (bkz: efrasiyab'ın hikayeleri)
    (bkz: amat)
    (kasimpasa canavari, 04.11.2006 10:31)
  9. (bkz: ziyan edilmis sevgililer atlasi)
    (c2d, 04.11.2006 10:38)
  10. bunu aklımda tutmalıyım,bunuda tutmalıyım diyerek butun sayfaları bir çırpıda okunup biten olağanüstü türk romanı yada romandan üstün olan bişeysi edebiyat harikası. *
    (pasifagresif, 27.11.2006 22:00)
  11. okuduktan sonra bazi yerlerini unutmamak icin altini cizdigim kitap bi insan bu kadar olaganustu guzellikte bisi yazamaz herhalde esracengiz olupta icine akilmak orada yasanmak istenen kitap...
    (melezmacir, 19.12.2006 21:12)
  12. okurken kişiyi daldan dala götüren(evet. yanlış okumadın. daldan dala) kitap bittiğinde ise çok çok ilginç bir tadı dimagda bırakan eserdir.

    -bitirdin nihayet.
    +evet.
    -ne anladın?
    +hiçbir şey.

    (bkz: hiç aslında her şeydir)
    (cennetten kovulan, 14.01.2007 16:13)
  13. bittiği zaman "iyi ki bitti" diyebileceğiniz kadar muazzam bir kitaptır. çünkü eğer bitmeseydi, siz biterdiniz muhtemelen.
    (zaknafien, 14.01.2007 16:20)
  14. bir insanın oturduğu evin odasında, dünya nın haritasını yani yaşadığı yeri saymazssak hiç görmediği yerlerin haritasını çizmeye çalışması. ne kadar trajik.
    kanaatimce türk roman tarihinin en iyi üç beş romanının içinde yer alan, iyi bir kurguya sahip ve ilgi çekici tarih bilgileriyle bezeli fantastik roman.
    (bkz: okunması gereken 101 temel eser.)
    (pygmalion, 14.01.2007 16:20)
  15. yasamin sirlarini aciklayan basucu kitabi.
    kuranin kendisi peygamberin dunyayi nasil okuduguna bir ornekti ve onun ardinda giden herkes,dunyayi onun gibi okuyup sehadetlerini yazmali ve bunlari baskalarina aktarmaliydi.dunyaya sahit olmanin yolu ise maceranin kendisinden baska bir sey degildi.yasanilanlar,gorulenler ve ogrenilenler ne kadar aci olursa olsun,macera insanoglu icin buyuk bir nimetti.cunku dunyadaki en buyuk mutluluk,bu dunyanin sahidi olmakti.
    *
    (melezmacir, 14.01.2007 23:34 ~ 09.03.2007 16:10)
  16. fransızcaya atlas des continents brumeux olarak çevrilmiş kitap.
    (aurore dupin, 24.01.2007 16:27)
  17. gerçek okurun, hayatı boyunca sahaflarda deli gibi saatlerce aradığı, asıl okuma zevkini sonuna kadar yaşatan kitaplardan biri.
    (zargana, 29.01.2007 18:02)
  18. --spoiler--
    elden ele dolasan kagıt uc gun sonra mutfakta bulunacak ve bir dua oldugu sanılıp duvara asılacaktı. bu duvarda yarım asır bekleyip sararıp solduktan sonra, kefeli'nin ispanya'ya hicret eden torunu tarafından yadigar olarak alınıp bir kitabın arasına konacaktı. heyecanlı bir sovalye romanı olan bu eser sevilla'da, topraklarını kaybetmis bir derebeyinin kutuphanesinde okunmadan on yıllarca bekleyecek, bir mirasyedi tarafından getirildigi ingiliz ilindeki bir mezatta otuz uc somurge altınına musteri bulacaktı. basit bir sovalye romanı icin bunca parayı kıyan kisi, kitabı on yedinci yas gununu kutlayan kuzenine hediye ettiginde, hayatın anlamını arayan delikanlı bu romanın en heyecanlı yerinde, vaktiyle kubelik adında biri tarafından karalanan o kagıdı bulacak ve bu yazıların sırrını cozmek icin okuz gecidi'nde sarkiyyat tahsil etmeye karar vercekti. gel gor ki otuz ucuncu yas gununde bir ask icin intihar eden bu sarkiyatcının odasına giren yetkililer, olumunden kimsenin sorumlu olmadıgını belirten ve merhumun imzasını tasıyan sararmıs kagıdın arkasını cevirdiklerinde arap ve fars harfleri kullanılarak yazılmıs o malum yazılara rastlayacaklardı. esrarı aydınlatmak icin, bilgeligin yedi sutunu adıyla nam salan bir eserin yazarına bu kagıdı goturduklerinde ise, bu zatın, ona altı yıl onceki dogumgunu partisine, yası sekseni asmıs mezatcılara, olum dosegindeki mirasyediye, ve kefeli ailesinin ince hastalıga tutulmus son erkek ferdine ulasması kolay olmayacaktı. uzun bir deniz yolculugundan sonra gemisi galata onunde demirleyecek ve o gece kubelik'in bu garip seyleri yazdıgı meyhanenin yerine dikilen devasa binanın onunde, uzun boylu, cekik gozlu, koltugunun altında bir kitapla kendisini bekledigini gorecekti.
    --spoiler--
    (kabaktadi, 05.03.2007 04:25)
  19. (bkz: ölmeden önce okunması gereken kitaplar)
    (africa, 05.03.2007 04:38)
  20. ...
    Kapı kırıldığında Uzun ihsan Efendi kitabı kapadı. Az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi: "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır.
    (havada panik, 05.03.2007 04:40)
  21. aslen felsefe hocası olan ihsan oktay klasiğidir,ilk kitabıdır..aslında felsefeyle birlikte bir casusluk,derin devlet hikayesini anlatır..felsefe okumuş biri olmasına rağmen kuantum fiziği ve izafiyet teorisine de merak duyduğunu hissettiğim kitabıdır..tek kelimeyle mükemmeldir
    (d@nte, 29.06.2007 20:31)
  22. kurgusu takdire şayandır.

    lakin yaratılan ürünün malzemesi de çok sağlamdır. kitabın estirdiği efsanevi iklimin oluşmasında nice seyyahların (ki basit bir örnek evliya çelebi) nice mitlerin kurgusundan beslenmek gibi bir durum sözkonusudur. yani "hoppa adam nasıl tasarlamış lan!!" diye tutturduğumuz şaşkın halin ardından insanın "bir evliya celebi okuyun" diyesi geliyor.

    gelgelelim kitabı okuyup "ulan istanbul neymiş be!!, diye bir tribe giren yoktur inş." diyesi de geliyor, insanın. neme lazım çıkar mıkar böyle zevat yazmış bulunalım.

    alın masal diye okuyun.

    hatta sloganı şöyle olsun "yetişkin masalı" ya da "develere masal".

    ama çok renkli be... içimizde girişimci olanlar varsa alsın senaryolaştırsın satsın derim hollywood'a.
    (aynalı baba tutkunu, 29.06.2007 20:48)
  23. ihsan oktay anar'ın ilk ve en güzel kitabı.yaratıcılığın en üst düzeyde olduğu nefis roman.''ah!evet,dünya bir masaldır..''
    --spoiler--
    çünkü her taraf karanlıktı.zaten görülen ve görülmeyen bütün düşler,bu karanlığın ta kendisi değil miydi?
    --spoiler--
    (duru, 14.07.2007 01:39)
  24. bir kaç yıl önce okumuş olduğum ihsan oktay anar kitabıdır.
    bir kitap okudum hayatim degisti dedirten kitaptır.
    bir sonraki aşama için kitab ul hiyel ve efrasiyab in hikayeleri okunabilir zannımca.*
    (muhterem fil, 14.07.2007 15:31)
  25. ihsan oktay anar'ın kendi hayalgücüyle biz okuyucularının hayalgücünü zorladığı kitap.. yazarın felsefeci olmasından dolayı kitabın felsefe üstüne kurulu olmasından doğal bir şey yok... *
    --spoiler--
    düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise
    bir düş oluyorum.
    --spoiler--
    (derin, 16.07.2007 06:32)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» abel » izmir kizi vs istanbul kizi » ling xiaoyu » cek cumhuriyeti milli futbol takimi » istedigimiz sorudan baslayabilir miyiz » ay coregi » birini kaybetmek » ali sami yen e getirilen aslan » ii beyazid kulliyesi » 4x4 » yakisikli ama salak erkek » sidisidisidisidisidisidisidisidisidisidisidisidi » zayi » 2008 avrupa futbol sampiyonasi » xvideos » uc aynali kirk oda » severken terk etmek » az cok » evlilik » arkadas kalalim » tehlikenin farkinda misiniz » cemil meric » ay » bertaraf et » jolenin sadece ortadogulu genclere ozgu olmasi » cristiano ronaldo » ntv » sirat koprusu diyaloglari » selamunhello a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa