persona 


kapat

  1. ıngmar bergman'ın 1966'da çektiği başyapıt. Kişilik bölünmesi, kişilik çatışması, yalnızlık, ingilizcede merging ve uniqueness olarak adlandırılabilecek, türkçede ise karşılıklarını tam olarak bulmanın gereksiz olduğunu düşündüğüm iki kişilik arasındaki bağlantıları analiz eder bergman.

    Başrollerdeki liv ullman ve bibi andersson'un performansları dört dörtlüktür. bergman ise, tarkovski'nin genel sinema anlayışına insan yüzüne odaklanarak yeni ve özgün bir bakış açısı getirir. Senaryodaki muhteşem psikanalitik açılımlar, filmi defalarca izleme isteği uyandırır. Ancak bence en muhteşem an, liv ullman ile bibi andersson'un yüzlerinin tek bir ifade olarak görüntülendiği ve bergman dehasının ortaya çıktığı sahnedir.
    #688615 (louis cyphre, 03.10.2006 09:49 ~ 10.01.2007 02:10)
  2. bergman baş yapıtı olan filmin işlediği tema artık en uyduruk korku filmlerinde bile kullanılarak cırrığı çıkartılmıştır..
    #979986 (innersilence, 11.12.2006 07:56)
  3. psikolojide kelime anlamı olarak insanın kendi özgün kişiliği ile toplumsal kişiliği arası dengenin kurulamaması anlamındadır..filmde de bu tema etrafında yoğunlaşılmış..
    #1390721 (miracle, 09.03.2007 00:26)
  4. cam kırıklarının ele vermesidir.
    #1390739 (calderon de la barca, 09.03.2007 00:30)
  5. david lynch'e verimli bir mecra açan bergman abimizin güzelliği. benlik algısını parçalayan toplumsal doku, yaşanan değil maruz kalınan hayat ve nihai olarak rollerin birbirinden uzaklaşan bütünlüğü bunca güzel anlatılamaz sanırım.

    mekanı göze sokmadan yakalanan enfes kareler, bibi andersson'la liv ullmann'ın başkalığı unutturmayan benzeşimleri, hikayeyi tümleyen konuşmalar-suskunluklar, yumuşak geçişler... velhasıl güzel film.
    #1390896 (zibende, 09.03.2007 01:10)
  6. ispanyolca'da kisi anlamina gelen kelime.
    #1390987 (splinter, 09.03.2007 01:38 ~ 01:39)
  7. jung'un en temel teorilerinden biridir. toplum tarafından yüklenen roller ile bunları yerine getirmeye çalışan bireylerin maske taktığını ve sahip olduğu istekleri, arzuları toplum tarafından tepki görmemek için bilinçaltına attığını iddia eder.
    #1891350 (Moonchild, 09.07.2007 13:44)
  8. Ünlü bir oyuncu olan Elisabeth, sahnelediği oyunda bir anda susar. Hastaneye kaldırılan Elisabeth'le hemşire Alma özel olarak ilgilenir. Hastaneden çıktıktan sonra sanatçının özel bakımından sorumlu olacak kişi yine Alma olacaktır. Persona, Liv Ullman ve Bibi Andersson'un canlandırdığı bu iki kadının, iç içe geçen kişiliklerinin öyküsü. Filmin en çarpıcı sahnelerinden birinde, Bergman, aynı öykü anlatılırken, önce bir kadının yüzünü, daha sonra ötekininkini gösterir. Ona aynı sahneyi neden iki farklı şekilde çektiği sorulunca, şu yanıtı verir: "Anlatılan hikâyeyle, dinlenen hikaye aynı değildir".
    tanım: psikanaliz üzerine yapılan en iyi filmlerden biri.
    #2528324 (mykalkan, 28.10.2007 15:52 ~ 15:53)
  9. --spoiler--
    filmin girişinde bir bebeğin elleri görünür. hemen ardından tabuttan çıkan bir iskelet ve bir vampir uyumaya çalışan ya da uyumaya giden bir adamı korkutur. daha sonra büyük bir örümcek görünür. hemen ardından boğazı kesilmiş bir koyunun kanı aktılırken görünür. koyunu kesen adam koyunun gözüne bastırır. sonra bir kuş gibi bir şey bıçakla doğranır. bir hayvanın iç organları gösterilir. ardından bir adamın elleri çarmıha çakılır.bir duvar gösterilir.
    --spoiler--
    #2528391 (kisa sureli bellek kaybi, 28.10.2007 16:06)
  10. psikanalizmin öncülerinden carl jung'ın psikoloji literatürüne kattığı terimlerdendir. persona, kişinin sosyal maskesidir. toplumda -ve tabi kendine karşı- sergilediğinde olumlu etki yaratacağını düşündüğü davranışların kökenini oluşturur persona.

    tam karşıtı ise shadowdur. jung'ın shadow*u, freud'un bilinçaltı*na çok benzer. kişinin yüzleşmekten kaçındığı, toplumdan sakladığı, hoş karşılanmayan istek ve fikirlerdir.

    jung'a göre persona ve shadowunu dengeleyebilirse kişi, sağlıklı bir psikolojiye sahip olabilir. personanın ağır basması, yani sosyal maskesinin baskın olması, kişinin kendine iç gözlem yapmasının önüne geçer. shadowun baskın olması da uyum problemlerine neden olur.
    #2534943 (peride3, 30.10.2007 02:13)
  11. (bkz: persona non grata)
    #3081595 (oxygene, 02.03.2008 00:10)
  12. 1966 da yapılmış film muhtemelen, günümüzde dahi,bir çok yönetmene esin kaynağı olmuştur.*
    diğer eski ve esin kaynaklı yönetmen : charlıe chaplın
    #3081725 (suvarin, 02.03.2008 00:33 ~ 00:34)
  13. ''bütün endişelerimiz ihanete uğramış.. düşlerimiz, bu anlaşılmaz vahşet, kaybolan şeyler için duyduğumuz korku ve dünyavi koşullarımızın acı dolu ağırlığı yavaş yavaş dünya dışı bir umudu olarak kristalize oluyor. inanç ve şüphelerimiz karanlığa karşı sesiz bir çığlık ve sessizlik, farkedilmişliğimizin en müthiş kanıtı.''

    başkalarının huzurundaki varlık ile kendi içindeki varlık arasındaki yarılmayı, ayrılmayı anlatan bergman filmi.
    #4347540 (azil, 11.12.2008 23:26)
  14. enteresan bir şey. gerek senaryosu gerekse sunduğu sahneler ile bambaşka bir yere koymak gerekir persona'yı.

    -----------------------------------------------

    Duvar yalnızlığı, ağaçlar ise insanları/toplumu ifade eder. Zindan filminde, rüya sahnesinde ağaçları insanlar olan orman tasviri vardı mesela. Ayrıca parça parça gösterilen sessiz film de, Zindan'da izleniyor.
    Çocuk annesi tarafından izleniyor, burada filmin sonuyla alâkalı ipucu da var!

    Filmi tekrar izlemeye kurulduğumda notlar tutayım dedim, ilk kez. Yukarıdaki son not, filmin giriş kısmının da sonunu belirtiyordu sanırım. Zaten esas hikâyeye yapılan girişle ben de kendimi kaptırmış bulunuyordum o şiirselliğe.

    Persona'yı anlatırken yabancılaşmaya, iletişimsizliğe, iki yüzlülüğe değinebilirim. "Yaşamak istenen hayat" ile "yaşanması dayatılan hayat" farkı üzerine de değinilebilirim...

    Ben naçizane, Persona'nın içerdiği müthiş estetiğe ışık tutmak istiyorum; sven nykvist'in elinin değdiği belli olan görüntülere... iki kadın ve bu iki münzeviyi barındıran bir ada-yaban çileği bahçesi smile.gif- var elimizde. Bir düşünelim; adanın tabii güzellikleri ile izleyiciye hoş bir görsellik sunulabilir mesela. Tamam buna basit diyelim, amenna. Peki evin içinde ve sadece aynı masada oturan iki kadını içeren sahnelerde nasıl bir vurgu yapılabilir izleyiciye? ilerletelim; bir rüya, bir fısıldayış ya da bir kavga, bundan daha estetik bir şekilde sunulabilir miydi acaba? Renksizlik, bir filme bu kadar mı yakışır? Filmin içerdiği estetik -ve daha da ileri gidersek erotizm- yazıya dökülebilecek bir mahiyette değil, ya da ben beceremiyorum bunu.

    http://img338.imageshack....na1966dvdripxvidaczk2.jpg +

    iki kadın ve bir ada diyorduk, gelelim o iki kadına... Siyah-beyaz bir filmde, gözlerindeki parıltıyı ya da solgunluğu bu kadar iyi ifade edebilen oyuncular çok yoktur ortalıkta sanırım. liv ullmann bir pandomim sanatçısı gibi, eğer sessiz sinema döneminde yaşasaydı yine ne kadar büyük bir oyuncu olabileceğini kanıtlarcasına enfes. Ürkeklik, kabullenme, kızma, sevinme, korkma ve daha nice hâli gözünü kırpmadan -evet, kırpmıyor- bize iletiyor. bibi andersson ise, yaşama sevincini yitirmek üzere bir hâlde, özlemleri ve pişmanlıkları olan, ve bunlardan da mühimi müthiş bir kıskançlık -gıpta etmek mi demeliydim?- içeren rolüyle inanılmaz başarılı.

    Maskeler düşüyor, sonrasında ise yeni maskelere yönelmek kalıyor herkese...

    http://img338.imageshack....na1966dvdripxvidacqb0.jpg +

    --------------------------------------

    şurada güzel bir incelemesi var;

    http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=124120
    #4364569 (paradigma, 15.12.2008 16:42)
  15. persona bergman'ı bile aşan bir eserdir. 21. yüzylın başyapıtlarından biridir.
    #4862117 (pickle, 15.03.2009 04:52)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

persona başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. persona ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu persona nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about persona. Copyrights of the articles are belong to their authors.