paranoid şizofreni

  1. 5 5
    Paranoyaklığın ve şizofreninin beraber bulunduğu psikolojik rahatsızlık. Genelde 40 yaşlarında görülür. Hastalar halüsünasyonlar görür ve hayali bir dünyada düşmanlarıyla savaşırlar. Bir çok bilim adamında topluma yön veren insanlarda görülmüştür.
    #184882
  2. 1 1
    kucuk yaslarda da zuhur edebilir. kisinin etrafindaki insanlarin ona kotuluk yapacagini; zehirleyecegini, öldürecegini.. vs dusunur. cogu takip edildigini zanneder.
    #581452
  3. 4 4
    validemin 22 senedir tutulduğu illet. tedavisi mümkün değildir. ancak ilaçlarla (akineton, largactil, vs) beyin de ki nöronları uyuşturarak ve/veya bir kısmını yok ederek, beynin sağlıklı nöronlar üretmesini sağlayarak geçici olarak tedavisi mümkündür, ama salgılanan nöronların da bir süre sonra hastalanacağı kesindir. hastalık belirtileri halisünasyon, olmayan sesleri duymak, olaylara karşı aşırı hassasiyet, hastalığın sebebi herşey olabilir, misal karı kocanın boşanması durumunda, kadının şoktan kurtulamaması sonucu oluşabilir. hastalığın ilerlemiş halinde ve son aşamasında, şahıs kendini veya yanında ki sevdiği kişi öldürür. bu aşamaya gelmemek için düzgün ilaç kullanımı, periyodik olarak doktor kontrolu ve sosyalleşme çabası içinde olunmalıdır. para ve yaşam tarzı çok önemlidir hastanın sağlığı açısından, dar gelirli bir aileye bulaşmışsa, ülkemizde bir çok şizofren dernekleri vardır ve bunlar terapi seansları, geziler gibi sosyal etkinlikleri cüzzi bir para karşılığı verebilirler. durumu iyi olan aileler için, birebir psikolog yardımı almak, mümkünse hastanın isteklerini yerine getirmek, tatillere çıkarmak (haftasonu 1 gün bile olsa) hastalığın son aşamaya gelmesini engellemeye yardımcı olur. uğraşmak zordur bu hastalıkla, aile fertlerine çok iş düşer, sabırlı olmak, her ne söylerse söylesin dışlamamak gerekir, meşekkatli bir iştir. allah hastaya da, yakınlarına da sabır versin.
    #1632174
  4. 5 4
    paranoid şizofrenide şüphecilikle ilgili belirtiler baskındır. Paranoid şizofrenlerde sık görülen temalardan bazıları şunlardır: kendisine kötülük yapmak isteyen kişiler veya güçler vardır, bununla ilgili sesler işitmektedir, bu nedenle evde perdeleri kapatıp oturmakta, yemek yerken zehirlenme riski olduğunu düşünerek yemeği kendi
    önünde hazırlatmakta veya kendi yaptığı yemeği yemektedir. Odasına dinleme cihazları yerleştirilmiştir, bu nedenle odasında temkinli konuşmaktadır, eşi kendisini aldatmaktadır, v.b. Basit şizofrenide ise toplumsal çekilme, içine kapanma, sosyal aktivitelerde azalma, kendine bakımın düşmesi gibi belirtiler dışında fazla bulgu olmayabilir. Pozitif belirtilerde; şüphecilik, işitme varsanılar ve garip davranışlar sıktır.Hastalarda düşünce ve konuşmada kopukluk görülebilir. Konuşurken konudan konuya atlama, içerik olarak bir anlam ifade etmeyen sözcükleri birbiri ardına sıralama sonucu dinleyenler tarafından bir anlam ifade etmeyen sözcük salatası dediğimiz içeriği boş, anlamsız ve karmaşık konuşma biçimi görülebilir. Bazende hastalar kendileri kelime uydururlar, bu kelimeler kendilerince bir anlam ifade etmektedir.Aslında anlamsız gibi görülen konuşmaya dikkat edilirse çokta anlamsız olmadığı içeriğinin olduğu görülebilir. Bu konuşma biçimi kişinin çağrişimlarının hızlanması ile ilgilidir. Düşüncede bu hızlanmanın yanında duraklamalar da görülebilir.

    paranoid hastalar tehlikeli hasta grubu olarak kabul edilebilir. eger siz kendinizi bir an hastanın yerine koyarsanız ne kadar rahatsızlık verici tehdit edici bir dış dünyaya karşı, ne kadar gergin bir iç dünyanız olabilecegini farkedebilirsiniz. bu nedenle bu hasta grubu ani ve ciddi saldırılarda bulunabilir.

    bu hastalıgın en önemli özelligi, hastaya mantıklı ve geçerli kanıtlar gösterilse bile hasta sabit ve gerçek dışı düşünceleri olduguna ikna edilemez. hatta çogu kez ikna etme girişimleri ters teperek hastanın size kızgınlık ve düşmanlık duyguları geliştirmesine neden olur.

    (populer medikal)

    uludag sozluk arkamdan konusuyor/ buna gülüyorsunuz biliyorum
    uludag sozluk bana birseyler yapmaya calisiyor / bunu hissediyorum
    uludag sozluk birseyler ima etmeye calisiyor / bunu da hissediyorum
    uludag sozluk hic birseydir / ben daha mantikliyimdir
    uludag sozluk birsey yapamaz / davami actim, sigarami tüttürüyorum *
    #1758120
  5. 1 1
    Sanrılar, kabus şeklinde hayaller, saçma düşünceler ve korkunç hezeyanlar içinde yaşar.

    Casusların kendini öldürmek istediğini iddia eder.

    Dün söylediğini ertesi gün unutmuş gibi görülür.
    #2261026
  6. 0 0
    antipsikotik tedaviye oldukça iyi cevap veren bir şizofreni tipidir.
    #2829569
  7. 2 2
    "çocuklara babalarınıza haber verin, arka kapıda beni öldürmek isteyen mafya bekliyor kıracaklar kapıyı, koşun koşun" şeklinde ilk anda bizi güldürmüş olsa da sonra şoka sokan bir komşumuzun durumunu anlatan hastalık.
    #2829712
  8. 0 0
    çok fazla uyuşturucu kullanıldığında yakalanılması muhtemel hastalık.
    #4104462
  9. 2 2
    kendi kendilerine aslında yetebilirler. lakin sizin onun için var olduğu hayaline kapıldığı zaman işler sarpa sarar. başından ayrıldığınızda intihar etmeye kalkar, tane tane içsin diye verdiğiniz hapları lup diye yutuverir toptan, sırf sizin ilginizi çekmek için. veya kafasını duvarlara duvarlara vurmaya başlar, siz sanırsınız ki cidden vuruyor lakin yavaşça vurmaktadır. o derece de rol yapabilir. şizofren deyip geçmemekte fayda var. kısacası bir şizofren sizin hakkınzıda şunu bilmeli: sizin de kendinize ait bir hayatınız olduğunu ve ve sizin onunla her dakika ilgilenemeyeceğinizi bilmelidir dostum. bu kadar bilgiyi nerden mi öğrendim bu genç yaşımda? dünkü psikoloji dersinden.
    #8005183
  10. 4 2
    en bilindik örneği aynı bedende yaşayan adnan oktar ve harun yahya'dır.

    kimse "yasal sorun çıkabilir" demesin. adam(lar) raporlu(lar) ve bu rahatsızlık nedeniyle hastanede yatmışlığı/yatmışlıkları var.
    #8537405
  11. 1 1
    şizofreninin alt tiplerinden bir tür hastalık. dsm bu konuda birkaç tanı kriteri koymuştur. bu kriterler ile beraber hocamızın derste anlattığı bir hikayeyi de buraya yazıyorum çok ilginç gelmişti bana da...

    şizofreni (dsm IV)

    Paranoid Tip:

    *Perseküsyon ya da büyüklük hezeyanları sıklıkla görülür (kıskançlık, dinsel ve somatizasyon hezeyanları da görülebilir).
    *Hezeyanlar tutarlı bir tema çevresinde toplanır.
    *Halüsünasyonlar da sanrısal temanın içeriği ile uygundur.
    *Kaygı, öfke, uzak durma, tartışmacı olma.
    *Perseküsyon ve büyüklük hezeyanları öfke ile birleştiğinde kişi şiddete başvurabilir.
    *Genellikle 20'li yaşların sonlarında 30'lu yıllarda.
    *O yaşa kadar önemli bir sorunu olmamış olanlar toplumda bir yer ve kimlik edinmişlerdir.
    *Diğer şizofrenik hastalara göre daha az regresyon gösterirler; duygusal ve davranışsal tepkileri daha uygundur.
    *Bilişsel işlevsellik ve duygulanım görece korunmuştur.
    *Nöropsikolojik ya da bilişsel testlerde çok az bozukluk gösterir ya da bozukluk göstermezler.

    hikaye kısmı da çok değişik ve ilgi çekici, paranoid şizofreni olan bir hastanın ne dereceye varan delüzyon dünyasını anlamaya davet ediyorum sizi:

    Bilal bey, gönülsüz biçimde ruh sağlığı merkezinden ilk randevusunu aldı. 25 yaşında, bekar ve işsizdi. Kızkardeşi onun bir psikiyatrik yardım alması gerektiği konusunda son iki yıldır uğraş vermekteydi. Kız kardeşi, Bilal betin tuhaf davranışları ve sosyal dışlanmışlığı konusunda endişe duyuyordu. Bilal bey zamanının çoğunu evde hayaller kurarak, genellikle kendi kendine konuşarak ve bazen de ipe sapa gelmeyen şeyler söyleyerek geçiriyordu. Bilal bey, zamanını düzenleme yapması ve daha fazla sorumluluk alması gerektiği fikrine katılıyordu; ancak psikolojik bir yardıma ihtiyacı olmadığını düşünüyordu. Kız kardeşini mutlu etmek için sonunda bir randevu alındı.

    ilk görüşmede sessizdi ve ara ara durakladı. Gözlerini kırpıştırıtor ve başını sallıyordu; sanki düşüncelerini gözden geçirmek istiyor ya da konuya odaklanma ihtiyacı duyuyor gibiydi. Bu konuya dikkati çekildiğinde ise özür diledi ve bunun herhangi bir anlamı olmadığını söyledi. Utangaçtı ancak çok rahat değildi. Konu, Bilal beyin günlük yaşamındaki döngüye geldiğinde, eğer gün içinde hayal kurmayı bırakırsa tüm problemlerinin hallolacağını söyledi. Günlük işlerini de daha iyi organize etme isteğini de belirtti.

    ilk görüşmelerde oldukça temkinliydi; daha sonraki görüşmelerde sosyal ilişkilerini tartışmaya açtı ve cinsel yönelimi konusundaki endişelerinden söz etti. Çok yakın arkadaşları olmamasına rağmen, bir kaç cinsel deneyimi olmuştu. Bunlar hem heteroseksüel hem de homeseksüel ilişkilerdi. Diğer erkeklerle birlikteliğinin anlamı konusunda oldukça endişeliydi.

    Gündüz hayalleri de günlük işlevlerini engellediğinden onu endişelendiriyordu. Gündüz hayallerini tanımlamakta güçlük çekiyordu. Dalıcı ve tekrarlayıcı düşünceler aklına giriveriyorsu. Bu düşünceler basit ancak kendi değer sistemine yabancıydı. Birdenbire "allahın belası" düşüncesi aklına geliyor, bunu düzeltmek için de bir dizi ifadeleri kendi kendine tekrarlıyordu. Bu düşüncelere ve düzeltme işlemine "tereddüt" adını veriyordu. Bu kendi kendine tekrarlar neden tüm gün mırıldandığını da açıklıyordu. Göz kırpıştırmaları ve baş sallamalarının nedeninin de bu dalıcı düşünceler olduğunu söyledi.

    Terapinin başlangıcından altı ay sonra, Bilal beyin eniştesi terapiste telefon etti ve onun tuhaf fikirlerine nasıl cevap vermeleri gerektiği konusunda bilgi almak istedi. Terapist de Bilal beyin güvenini sarsmamak için bunların ne olduğunu terapide soracağını söyledi. Ancak o zaman Bilal beyin yoğun delüzyon temelli inanç sistemi açığa çıktı.

    Bilal bey, bir akşam tuhaf bir şeyi fark etti. insanlar ona özel bir ilgi gösteriyor ve onun arkasından konuşuyordu. Bu durum bir kaç hafta kadar sürdü; bu dönemde oldukça kaygılıydı. Sonunda bulmacanın eksik parçaları bir gece TV seyrederken- tamamlandı. Bir grup komlocunun, kendisinin homoseksüel ilişkilerini videoya kaydedip sattıkları fikri aklına giriverdi. Liseden arkadaşları e bazı akrabaları bunu yapmıştı ve müthiş paralar kazanıyorlardı. Bu paralar bir törer örgütüne gönderiliyor, onlar da silah-cephane satın alıyordu. Son aylardaki intihar bombalarının v.b. de bunun bir sonucuydu.

    Bu düşünceler, hem terapiste hem de eniştesine akıl almaz / inanılmaz gelmişti. Ancak Bilal bey buna gönülden inanıyordu. Bu bombaların suçluluk duyguları yarattığını da söyledi. Böyle bir itirafta bulunmasının bedelinin de ağır olacağından korkuyordu. Bilal bey, videolardan haberdar olduğunda, komplocuların kendisini öldüreceğine inanıyordu. Böyle bir tehditten ötürü, bu durumu kimseye anlatamamıştı. Şimdi yaşamı tehlike altındaydı...

    vay anasını...
    #9312378
  12. 0 0
    Benimde iÇinde bulunduğum hastalık . Eğer ilaÇlarınızı doğru şekilde kullanırsanız en ben normalim diyen insandan daha normal olursunuz ama malesef bende ve diğer hastalarda olduğu gibi ilaÇlar halüsünasyonlar,şüphecilik gibi pozitif belirtileri yatıştırırken negatif belirtiler üzerine hiÇbir katkısı olmamaktadır .
    #17206062
  13. 0 0
    Paranoid Schizophrenia (Paranoid Şizofreni)

    Paranoid Şizofreni (PS), Dünya'nın pek çok yerinde, en yaygın olarak görülen şizofreni tipidir. PS sahibi kişileri çoğu zaman saptamak zor olabilmektedir, çünkü bu kişiler oldukça dengeli gibi görünen bir psikolojiye sahiptirler. Duygusal sorunlar, konuşmayla ilgili problemler ve katatonik belirtiler neredeyse hiç göstermezler. Ancak klinik olarak incelendiklerinde çoğunlukla paranoya sahibi, yanılgılara sahip, genellikle halüsinasyonlar gören bireylerdir. Halüsinasyonlar sesli veya görüntülü olabilir.

    PS hastalarında görülen genel semptomlar şu şekildedir:

    1) Takip edildiğine dair hisse kapılma
    2) Özel olduğuna, özel bir görev için Dünya'ya gönderildiğine, kendisine özel bir görev verildiğine, vücudunun aslında doğaüstü olduğuna inanma
    3) Kıskançlık
    4) Emir veren ya da tehdit eden sesler duyma
    5) Aslında olmayan kokuları ve tatları aldığını hissetme
    6) Düşünsel bozukluklar ve bir inanca saplantılı bir şekilde bağlanma, ritüelleştirme
    7) Gerçek olmayan, yanılgısa düşünce ve inançlarını başkalarına yayarak kendisini öne çıkarma, lider konumuna geçmeye çalışma
    8) Kendisine ya da görüşlerine ters çıkan kişilere karşı saldırganlık; genel saldırganlık, öfke hali
    9) Kendi kendine konuşma, kişilik bölünmeleri

    PS, aralıklarla nükseden ya da kronik (uzun süreli) bir hastalık olarak belirebilir.

    PS hastaları, tedavi altına alınmazlarsa psikoza girerek gerçek ile bağlarını tamamen yitirirler. Hastalık farklı kişilerde farklı şekillerde ortaya çıkabilir ama genel olarak iki tipte görülür:

    Kişi, kendi içerisine kapanır. Bu kişiler genellikle kendilerine verildiğine inandıkları görevleri yerine getirememe korkusuyla kendi içlerine kapanırlar ve genellikle depresif bir ruh haline sahip olurlar. Dikkatli analiz edilmezlerse tipik depresyon hali ile karıştırılabilir. Hatta PS genellikle gelip giden türde olduğu için kişilere yersiz yere manik depresif teşhisi de konulabilir. Ancak halüsinasyonlar, yanılgılar ve yukarıda verilen diğer semptomlarla teşhis konulabilir.

    Diğer grup ise kendisindeki bu üstünlük iddiasına bel bağlayarak kendisini ortaya çıkarma, lider konumunda olma, diğer insanları bu özel görevi amacıyla manipüle etme şeklinde davranışlar gösterir. Bu kişilerde, sürekli hayal görme hali, sürekli özel olduğuna inanarak bu "özel" oluşlarını ispatlama ve tatmin etme merakı, kendisi gibi düşünenler bularak ya da etraflarındaki insanları ikna ederek kendilerinin özel oluşunu kabullendirmeye, ispatlamaya çalışırlar. Kendilerine verildiğine inandıkları özel görevleri yerine getirmek için organize olmayı hedeflerler. Kimi durumda kendilerinin "kutsanmış" ya da "özel görevle Dünya'ya gönderilmiş" olduklarını da sandıkları için, yüksek ego durumu da gözlenebilir.

    Kısaca PS, farklı kişilerde farklı etkiler yaratabilen, çok tehlikeli bir zihinsel hastalıktır. Tedavisi ömür boyu ve genellikle akıl hastaneleri içerisinde sürer. Psikoterapi ve ilaç ile tedavi edilir.

    Prof. Dr. John Nash'in hayatını anlatan meşhur "Akıl Oyunları" isimli filmde, güzel bir şekilde işlenmektedir. Orada da görülebileceği gibi, büyük ve doğru yönlendirilmiş akıllarda dehaya yol açabileceği gibi, kontrol altında tutulmayan, cahil kimselerde çok tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden eğitimli de olsa, cahil de olsa her kesimde çok sıkı bir şekilde kontrol altında tutulmalı ve takip edilmelidir.

    kaynak: http://evrimagaci.org/fotograf/46/1117/
    #18305693