pablo neruda 


/ 3
kapat
  1. şili'li ünlü şair.
    #28324 (sıçtırtma lamasına, 20.01.2006 02:59)
  2. 1904 - 1973 yılları arasında yaşamış sosyalist şair...

    asıl adı neftali ricardo reyes basoalto olan şair, çekoslovakya'lı şair jan neruda'ya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını aldı...

    1971 yılında ise, nobel edebiyat ödülünü almıştır...
    #38132 (ferrole, 25.01.2006 23:17 ~ 23:18)
  3. (bkz: bizler susuyorduk)
    #54667 (beyazyelkenli, 05.02.2006 21:27)
  4. (bkz: bir sürü ad)
    (bkz: bu akşam en hüzünlü şiir)
    #54668 (beyazyelkenli, 05.02.2006 21:28 ~ 21:30)
  5. (bkz: FEDERiCO GARCiA LORCAYA YANIK ŞiiR)
    (bkz: gemi)

    nazım hikmet için şöyle bir şiir yazmıştır
    (bkz: güz çiçeklerinden çelenk)
    #54680 (beyazyelkenli, 05.02.2006 21:33 ~ 21:51)
  6. (bkz: helene yeni sone)
    (bkz: inandım öleceğime)
    #54718 (beyazyelkenli, 05.02.2006 21:56 ~ 21:58)
  7. KIZIL ÇiZGi

    Daha sonra, kral
    Yorgun ellerini kaldırdı
    Ve haydutların
    Yüzleri üstünden
    Dokundu duvarlara
    Kırmızı çizgi
    Çektiler buraya
    Altın ve gümüşle
    Doldurmak gerekiyordu
    Üç odayı
    Kanlarının çizgisine dek
    Doldurmak gerekiyordu
    Altının çarkı geceler boyu döndü,
    Ve şehitler çarkı hiç durmamacasına.
    Toprağı pençelediler
    Köpük ve sevgi mücevherlerini ipliğe
    Geçirdiler
    Nişanlının bileziklerini kopardılar
    Tanrılarını bıraktılar
    Çiftçi eski antika paralarını teslim etti
    Balıkçı altın damlasını
    Demir parmaklıklarda bir yankı titredi
    Ve yüceliklerde cevap verirken mesaj ve ses
    Altının çarkı dönmeye devam ediyordu
    O zaman kaplanlar toplandılar
    Kan ve gözyaşını paylaştırdılar
    Atahualpa biraz kederliydi
    Ve Andların sarp yönünde bekliyordu
    Kapılar açılmadılar
    Akbabalar her şeyi bölüştüler
    Mücevherlerin en son kertesine dek
    Dinsel firuzeleri
    Ve kana bulanmış
    Ve gümüş dokunmuş elbiseler
    Ve haydutların tırnakları
    Her şeyi ölçüyordu
    Ve keşişin gülüşleri arasında
    Haydutlar arasında
    Kral onu kederle dinliyordu.

    Yüreği bir vazo gibiydi
    Kininin acı özü gibi
    Bir sancıyla dopdolu
    Cephelerini düşündü
    Cuzconun yücesinde
    Kendi çağında
    Prenseslerini
    Egemenliğinde bir ürperme oldu
    içindeki olgunluğu hissetti ama
    Umutsuz barışı bir hüzündü
    Huascarı düşündü.
    Yabancılar, burdan mı geçecekler
    Her şey bir bilmece, her şey bıçaktı
    Her şey sessizlikti
    Yalnız kızıl çizgi canlı, çırpınıyordu:
    Ölen dilsiz krallığın
    Sarı bağırlarını yutan
    O zaman Valvarde ölümle girdi
    Senin adın Juan bundan böyle dedi
    Tam hazırlandığı sırada
    Odun yığını
    Ağırbaşlılıkla cevap verdi: Juan
    Öyleyse benim ölüm adım olacak Juan
    Artık, ölümün ne anlama geldiğini hesaba katmayarak

    Boynuna ip geçirdiler: bir çelik kanca

    Perunun ruhuna girdi.

    yazan: pablo neruda
    #260707 (LocK, 19.05.2006 12:04 ~ 11.10.2006 12:37)
  8. Nazım Hikmet arkadaşı.
    #605508 (P.stranger, 04.09.2006 05:42)
  9. asıl adı ricardo eliecer neftali reyes y basualto olan şili'li şair. son yüzyılın en önemli şarilerindendir. 1971 yılında nobel edebiyat ödülünü almıştır. aynı zamanda nazım hikmet'in dostudur.
    #852321 (sekizgen, 13.11.2006 13:00)
  10. dünya edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden biri olan şili'li şairdir. şiirlerinde eşsiz bir bütünlük yakalamayı başarmıştır. aynı zamanda, büyük türk şairi nazım hikmet'in en yakın dostlarındandır.

    salvador allende'nin abd güdümlü bir darbe ile devrilmesinden hemen sonra * ölmüştür.
    #852370 (InsomniaC, 13.11.2006 13:11)
  11. BAZI ŞEYLERi AÇIKLIYORUM

    Soracaksınız: Leylaklar nerede hani?
    Gelincik yapraklı metafizik nerede?
    Sözcüklerine incecik delikler açıp
    onları saçan yağmur nerede?
    Kuşlar nerede hani?

    Her şeyi anlatayım.

    Kent dışında yaşardım,
    Madrid dışında, çanlarla,
    saatlerle, ağaçlarla.

    Görülürdü oradan
    kurumuş yüzü Kastilya'nın
    meşin bir okyanus gibi.
    Evime
    çiçek-evi derlerdi, sardunyalar fışkırırdı
    duvarlarından çünkü:
    güzel bir evdi
    köpekleriyle, çocuklarıyla.
    Hatırladın mı, Raul?
    Rafael, hatırladın mı?
    Hatırladın mı, Federico?
    yerin altında,
    hatırladın mı, balkonlarında o evin
    Haziran ışığı çiçekler doldururdu ağzına.
    Kardeşim, kardeşim!

    Her şey
    o kalın sesler, tezgâhların tuzu,
    kabarmış ekmekler çıkaran fırın
    ve heykelleriyle Argüelles pazarı
    kurumuş bir mürekkep hokkasıydı sanki aldatmalar içinde:
    yağ akardı kaşıklara,
    ayakların, ellerin derin çarpıntısı
    sokaklarda büyürdü,
    metreler, litreler, temel
    ölçüsü yaşamın,
    balık yığınları,
    rüzgâr gülünü bile şaşırtan
    soğuk güneşiyle kiremitler,
    patateslerin ince, çıldırmış beyazlığı,
    domatesler yuvalanırdı denize dalga dalga.

    Bir sabah tutuştu bunların hepsi,
    bütün canlıları yutmak için bir sabah
    fışkırdı topraktan
    şenlik ateşleri,
    silah vardı artık,
    barut vardı artık,
    artık kan vardı.
    Haydutlar geldi uçaklarıyla,
    yüzükleriyle, düşesleriyle haydutlar,
    takdisler dağıtan kara keşişleriyle
    haydutlar geldi gökyüzünden
    çocukları öldürmek için,
    çocuk kanı aktı sokaklarda
    düpedüz çocukların kanı aktı.

    Çakalların bile tiksindiği çakallar,
    kuru çalıların bile tükürdüğü taşlar,
    yılanları bile iğrendiren yılanlar!
    Yüzyüze gelince bunlarla
    kanını gördüm ispanya'nın,
    kabarıyordu
    bir onur ve bıçaklar dalgasında boğmak için sizleri!

    Hain
    generaller:
    ölü evimi görün,
    bakın paramparça ispanya'ya:
    erimiş maden akıyor her evden
    çiçek yerine,
    her çukurundan ispanya'nın
    ispanya yükseliyor,
    her ölü çocuktan bir tüfek fışkırıyor,
    gören bir tüfek,
    kurşunlar doğuyor her cinayetten,
    o kurşunlar günün birinde
    on ikisinden vuracak yüreğinizi.

    Soracaksınız: Şiiri neden
    düşleri anlatmıyor, yaprakları
    ve büyük yanardağlarını anayurdunun?

    Gelin görün kanı sokaklardaki.
    Gelin görün
    kanı sokaklardaki.
    Gelin görün kanı
    sokaklardaki.
    #937582 (sayid jarrah, 02.12.2006 01:44)
  12. "Biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız."

    http://tr.wikiquote.org/wiki/Pablo_Neruda
    #977919 (thedewil, 10.12.2006 20:24)
  13. (bkz: unutmak yok)
    #1279798 (yasak merve, 09.02.2007 10:57)
  14. bana da mektup yazsın diye kıvranıp duracak kadar çok sevdiğim değerli bir yazar.
    #1279961 (leggare, 09.02.2007 11:44)
  15. i love you without knowing
    how, or when, or from where,
    i love you simply,
    without problems or pride;
    i love you in this way
    because i don't know any other way of loving but this,
    in which there is no you or i,
    so intimate that your hand upon my chest
    is my hand,
    so intimate that when i fall asleep
    it is your eyes that close.

    şiirini yazmış, şilinin nazımı..
    #1318388 (lazy pigeon, 18.02.2007 04:03)
  16. "halkız biz, öldükçe çoğalırız."* dzilerinin sahibi sosyalist şair.
    #1340863 (kisil, 24.02.2007 01:46)
  17. tabu oyunu şairi.
    #1340910 (jaxx guenhwyvar, 24.02.2007 01:56)
  18. "... Yalnızca ateşli bir sabırla tüm insanlara ışık, adalet ve onur saçacak mükemmel şehri kazanacağız. Böylece şiir boşuna yazılmış olmayacak."
    pablo neruda
    #1471762 (LocK, 30.03.2007 16:43)
  19. pablo neruda ile postacisinin diyalogu meshurdur..
    neruda siirlerini neden çalip da sevgilisine kendi siirleriymis gibi okudugunu sorar postacisina.

    postaci şöyle cevap verir; "üstad, şiir yazanın değil ihtiyaci olanındır. benim o şiirlere ihtiyacım vardı.."
    #1736160 (beyazyelkenli, 07.06.2007 13:04 ~ 22.01.2008 22:38)
  20. Kuyu şiirinin zaman zaman aklıma gelen dizeleriyle unutamayacağım şair.

    "Sevgili, bulamazsın
    düştüğün kuyunun içinde
    senin için yükseklerde sakladıklarımı:
    bir tutam çiğli yasemin,
    bir öpüş, daha derin düştüğün uçurumdan."

    ayrıca (bkz: gereği yok).
    #1793663 (korokis, 20.06.2007 02:01)
  21. sunay akın dan...
    nazım hikmet'in ölümünün ardından,nazım hikmete ait olan daktilonun bir köşesine iliştirilmiş bir kağıtta neruda'nın adresi bulunur.bunun sebebi olarak da nazım hikmetin alması gereken ödülü,o dönem ceza evinde olması sebebiyle neruda'nın almasıymış.neruda bu konuda şunları söyler...
    büyük usta nazımın daktilosundan çıkan adresin bana ait oluşu bugüne kadar aldığım en güzel hediyedir
    #1843784 (tavushavasi, 30.06.2007 11:58)
  22. Nazim Hikmet`le olan dostlugunu ögrendigimde daha da cok sevdigim sair.

    Ölüm bir tek bana yazilmis bu öyküde,
    Ve asktan olacak ölümüm seni sevmekle,
    Cünkü seviyorum seni askim;
    Kanla, atesle...
    #1849771 (yogurette, 01.07.2007 21:01)
  23. SORU

    Sevgili, bir soru
    yıkmıştır seni.

    geri geldim sana
    dikenli kuşkudan.

    Ama sen
    saklamakta ısrarlısın
    sevmediğim gölgenin kuytu bir köşesini.

    Sevgilim,
    anla beni
    seviyorum seni her şeyinle,
    gözlerden ayaklara tırnaklara dek,
    içinde
    koruduğun tüm aydınlığınla.

    Benim, o, sevgilim,
    kapını çalan.
    Hayalet değil, o biri değil
    ki bir kez durmuştu
    pencerende.
    Deviririm kapıyı:
    Girerim tüm yaşamına:
    Gelirim yaşamaya senin ruhunda:
    başa çıkamazsın benimle.

    Açmalısın kapıyı kapıya,
    uymalısın bana,
    açmalısın gözlerini
    ki araştırabileyim içlerini,
    görmelisin nasıl yürüdüğümü
    ağır adımlarla
    beni kör gözlerle bekleyen
    baştanbaşa bütün yollarda.

    Korkma,
    seninim ben,
    ama ne yolcuyum ne dilenci
    senin efendinim ben,
    o beklediğinim,
    ve şimdi giriyorum
    yaşamına,
    bir daha ayrılmamak
    ve kalmak üzere,
    sevgili, sevgili, sevgili.

    gibi birçok harika şiirin yaratıcısı, yeryüzü coşkusu, aşk ve insan haklarının büyük şairi.
    #1877495 (viceversa, 07.07.2007 15:31 ~ 15:34)
  24. Anımsıyorum Seni Olduğun Gibi

    Anımsıyorum seni olduğun gibi geçen sonbahar.
    Başlığın griydi ve yüreğin sakince.
    Gözlerinde savaşıyordu alacakaranlığın alevleri.
    Ve düştü yapraklar ruhunun sularına.

    Bir boru çiçeği gibi yapışmıştın koluma,
    ikircikli ve sakin sesine korunak olurken yapraklar.
    Arzumun alazlanıp durduğu kötürüm eden bir ateş.
    O uysal mavi sümbül burkulmuş ruhumun üstünde.

    Gör nasıl uzaklaşıyor gözlerin, sonbahar gibi uzak,
    başlık, o gri, o cıvıltılı ses ve o evcimen yürek,
    kömürün koruna öpücüklerimin neşeyle düştüğü
    derin özlemlerimin amacı olan şey.

    Bir gemiden görünen gökyüzü. Yüksek dağlardaki yaylalar.
    Hatıran ışık gibi, duman gibi, o sessiz gölcük gibi.
    Ötesinde gözlerinin durur yangında akşam kızıllığı.
    Fırıl fırıl sonbaharın kuru yaprakları ruhunda.

    Pablo Neruda
    Çeviren: ismail Aksoy
    #1954119 (karamelasekerim, 17.07.2007 17:51)
  25. "doğru mu karıncalar evinde düş görmenin görev olduğu!" p. n.
    #1956704 (mikserde yuzen balik, 18.07.2007 00:02)
/ 3
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

pablo neruda başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. pablo neruda ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu pablo neruda nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about pablo neruda. Copyrights of the articles are belong to their authors.