otel odalari 


kapat

  1. murathan mungan şiiri.
    besteli halini ise gülden karaböcek ise son derece içli yorumlamıştır.

    pencerelerine ışıklar düşen
    ah otel odaları, otel odaları
    sarı, yeşil, kırmızı, mor
    hepsi de acının değişik tonları
    yalnızlığın mezarları
    otel odaları, otel odaları
    sürgünlerin, gurbetlerin diyarı

    her gece sabaha karşı dönersin
    bir bardak su durur masanın üzerinde
    sabahtan kalma ekmek peynir kırıntıları
    rutubetli duvarlarinda hayallerin gezinir
    yatağında küflenmiş bir battaniyeyle dertleşirsin
    bitmiştir gece artik kendi kendinlesin
    ah otel odaları, otel odaları
    yalnızlığın mezarları
    otel odaları, otel odaları
    sürgünlerin, gurbetlerin diyarı
    #180380 (cikarinbeniburdan, 19.04.2006 02:13)
  2. çırağan sarayı'nın büyük sultan süiti bile olsa soğuktur bu yerler...
    kendi evimizden daha güzel dekorasyonu vardır ama içinde ruh eksiktir, insanı yalnızlığa mahkum eder bu kiralık mekanlar.
    #783220 (hunlu, 28.10.2006 13:09 ~ 07.05.2007 09:38)
  3. bir necip fazıl şiiri.

    Bir merhamettir yanan, daracık odaların
    isli lambalarında, isli lambalarında.

    Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış,
    Küflü aynalarında, küflü aynalarında.

    Atılan elbiseler, boğazlanmış bir adam,
    Kırık masalarında, kırık masalarında.

    Bir sırrı sürüklüyor terlikler tıpır tıpır,
    izbe sofalarında, izbe sofalarında.

    Atıyor sızıların çıplak duvarda nabzı,
    Çivi yaralarında, çivi yaralarında.

    Duyuluyor zamanın tahtayı kemirdiği
    Tavan aralarında, tavan aralarında.

    Ağlayın, aşinasız, sessiz can verenlere,
    Otel odalarında, otel odalarında.
    #1211329 (no leaf clover, 26.01.2007 19:15)
  4. aynı şehrin otel odaları;

    Yağmur yağar şehirde. Trafik sıkışıktır ve hayat- ah o hayat - kapınıza gelip dayanmıştır. Aldatmış ya da aldatılmışsınızdır ergen bir aşkın arifesinde. Yalnız hissederseniz kendinizi. Kaçıp gitmek gelir aklınıza. Kendinden kaçmak şehirden kaçmak gibidir.
    Gibidir ama...
    Tek bir bilet bulsanız bilmediğiniz şehirlerin, sahipsiz otellerine sığınacak ya da o otellerin tanımadık barlarında olmayı yeğleyeceksenizdir.
    Belki o otellerden birininin barında tanımadığınız bir barmen sizi dinleyecek ve anlıyormuş gibi yapacak ya da en fenası anlayacaktır.
    Gitmek , kaçmak kolay değildir vesselam! Trafik vardır havaalanına doğru uzanan , gideceğiniz şehri ya da ilk uçağın uçacacağı isitkameti kestirememenin güvensizliği durur zulada... Ne halt edeceksinizdir bilmediğiniz bir şehirde tek başınıza? Bir başınıza bir otel barında , ya da bir restaurant'da sadece acınacak gözlere hedef olacak kaybedecek ve kaybedecek ve kaybedeceksinizdir...
    ihtiyacınız olmayan tek şey kaybetmişken kaybetmektir.
    O yüzden kendi sığınağınıza yani şehrinizdeki evinize daha bir sarılırsınız.
    Oysa kanadınız kırıkrtır ve evdeki herşey giden herşeyi hatırlatmaktadır.
    Kendi yaşadığınız şehre misafirsinizdir...
    Keyiflidir kendinden kaçmak kimi satıraralarında
    Bir otel odasının o huzursuz huzurunda!!!
    *
    #2734246 (novakatinamite, 23.12.2007 13:28)
  5. her zaman sade olacak diye cansız renklerde olan, parasına göre hizmet kalitesinin değiştiği, çok lüks değilse hijyenik olduğunu tahmin etmediğim konaklama yerleri.
    #2734351 (freddy kruger, 23.12.2007 13:58)
  6. Renkli rüyalar görülen odalar.
    #3428465 (karanligin lideri, 21.05.2008 20:51)
  7. istiklal caddesi nde, galatasaray lisesi nin karşısındaki yoldan ilk soldan döner ve eski trt binasının yanındaki beyaz mermerle kaplı 100 yıllık binanın kapısından içeriye adımınızı atarsanız; odalarında ataturk ün, pierre loti ' nin, 8 edward ' in, fatih akın 'in, sezen aksu 'nun, müzeyyen senar 'in, tuncel kurtiz' in de kaldigi resepsiyonunda; misirli ve ömer şerif 'e benzeyen aksanli ve centilmen bir gorevlinin oturdugu lobisinde calismayan ve ici eski plaklarla doseli antika bir muzik kutusunun kuyruklu bir piyanonun ve seksen yasinda surekli oksuren yakup adında bir papaganin bulundugu büyük londra oteli ' `yle ve onun insanda ağlama hissi yaratan atmosferiyle karşılaşırsınız. lobinin sağındaki kemerli geçişi kullanırsanız, 12 kişilik uzun ahşap antika bir masa ve etrafını kuşatan tarih kokusuyla çarpışırsınız. üst katlara ve haliç , ölüm, aşk, tutku, yalnızlık, eskilik, küf ve edebiyat kokan, koridorlarında sanat eseri çerçeveli aynalar döşeli, banyoları eski usul, yatak örtüleri çeyizlik , kat görevlileri kızkardeşinizi andıran odalar bulursunuz.
    buyuk londra oteli sizi , siz farkında olmadan kuşatan havası ve ürkütücü güzelliğiyle alır götürür.. sarhoş eder.. aşıksanız çarpar... değilseniz pişman eder..
    #3428480 (zargana, 21.05.2008 20:56)
  8. (bkz: 1408)
    #3428549 (vladurakul, 21.05.2008 21:13)
  9. trt2'de yayımlanan, avrupa'nın "en iyiler"inin seçildiği berlin'de düzenlenen prix europa 2008'de ikincilik ödülü alan, sevinç yeşiltaş belgeseli. otel odalarında yalnız hayatlarını buruk bir kalple yaşayan gerçek insanların gerçek hikayelerini kendi ağızlarından yalın bir dille anlatan etkileyici bir yapım.

    --spoiler--
    Bugüne dek işlenmemiş bir konuyu özel bir yaklaşımla ele alan belgeselde, ucuz otellerde yaşamak zorunda kalmış ve hayatlarını bir valize sığdırmış kişilerin odasına, hayat hikâyelerine, en samimi sohbetlerine konuk olacaksınız. Onları bu hayata mecbur bırakan nedenlerin izini süren Sevinç Yeşiltas, bu belgeseliyle bir tutunamayanlar külliyatının inşasına başlamış. Aileden, düzenli ve adı konulmuş güvenceli hayatlardan, her türlü konformizmden uzakta, iyice kenara çekilmiş, bedenleri ödünç bir hayata yerleşirken ruhları geniş sözcüklerle dile gelmiş yoksul insan öyküleri, kaçırılmaması gereken bir davet niteliğinde.
    “Otel Odaları” belgeselinin en belirleyici yanı; bugüne dek sanatın her dalına ilham kaynağı olmuş “otel”de yaşama kavramını bambaşka bir yaklaşımla ele alması. izleyiciyi gerçekliğin en yorumsuz ve yalın haliyle buluşturmayı hedefleyen belgeselde yokluk içinde sabırla aza kanaat eden, bir odaya hayatlarını sığdıran karakterlerin geniş dünyasına konuk olacağız...

    Kameramanlığını Levent Ahi’ nin, Yönetmen yardımcılığını Alev Keten’in Kurgusunu Cantekin Cantez’ in ve Müziklerini Ulaş Özdemir’in yaptığı belgeselin ilk bölümünde Ödemiş’teki Yıldız Oteli’ne konuk olup, 65 yaşındaki müzisyen Önder Akı’nın hikâyesini izleyeceğiz. “insanların ayıbını örter bu oteller, sırları saklar” diyen Akı’nın otel hayatı yirmi seneye yayılmış. Kahramanın yanısıra Anadolu’ da yapılan ilk otellerden biri olan, zamanında Zeki Müren, Safiye Ayla , Necip Fazıl Kısakürek , Adnan Menderes gibi ünlü isimlerin konakladığı Yıldız otelinin de ilginç hikâyesini merak edenler ilk bölümü kaçırmamalı.
    --spoiler--

    izlemek isteyenler için:

    23 ocak cuma saat 00.05
    04.15
    #4534596 (sally, 17.01.2009 02:03)
  10. "bir kapı açılırken garip, kapanırken gurbet" *

    yatarsın gece vakti yatağına. içkilisindir çoğu zaman. yalnızsındır, her yolculuk bir gurbettir. sevdiklerin uzaktadır. o an her şeyin dışına itilmiş duyarsın kendini. otel odası mezar gibi gelir birden. her ses büyür, ta uzaklarda havlayan köpek kapının dışındadır sanki. duyduğun bir çıtırtı, bir deprem gürültüsüdür.

    anılar, hep de en kötüleri, en acıları dirilir birer birer. uykun kaçar. bir kahve olsa, bir şişe su getirtmişsen önceden, bir şişe soda, kurtarır seni. açarsın ışığı, bir kitabın varsa yanında, dalar gidersin. o gurbet, garip, seslerini duymak istemeden... bu otel odasına daha önce gelip geçmişleri hatırlamadan...

    yabancılaşırsın kendine bazen. eşyalar yabancıdır sana, aynada gördüğün sen değilsindir. yatakta yatan, elbisesini duvardaki çiviye asan başka biridir sanki. evinde, kendi odanda sensindir de hani bu otel odasında sen değilsindir yani.

    sonra dayanamaz giyinir çıkarsın belki. yürür gidersin. belki evine, belki başka bir otel odasına. kendine ya da kendin sandığın bir yabancıya...
    #4659196 (siyahdalya, 07.02.2009 01:39 ~ 07.04.2009 18:12)
  11. hayata bakış açınızı bile değiştirecek kadar etkili bir belgesel. üşenmeyin trt'nin sitesinden falan bulun seyredin. bu belgeselde anlatılan insan hikayeleri eminim kafanızdaki pek çok şeyi değiştirecektir.
    #4659207 (guzunamca, 07.02.2009 01:42)
  12. her ne kadar sıcak olsada aslında buz gibi olan odalardır. genelde yalnızlık, , stres ve ihtiras anlatır.
    #4659309 (Lucky Strike, 07.02.2009 02:05)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

otel odalari başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. otel odalari ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu otel odalari nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about otel odalari. Copyrights of the articles are belong to their authors.