osmanli nin sosyo ekonomik yapisi 


  1. osmanlı için en büyük artı-değer savaşla gelir. dünyanın en verimli ve zengin coğrafyası üzerinde, uzun süreli fetih politikası osmanlı nın ana yaşam kaynağıdır. zaten değerli ve zengin topraklar bittiğinde (ki viyana ve ötesindeki avrupa tümüyle bataklıktır, doğu da da iran üzerine sefere çıkmak hem çok masraflı hem de toprak değersizdir, dolayısıyla osmanlı askeri doğu seferlerini hiç istemez) fetihlerin durmasına paralel olarak osmanlı ekonomisi de bozulmaya başlamıştır.
    üretim ilişkilerini incelersek:
    osmanlı imparatorluğu feodal yapıya kesinlikle uymaz (belli bir döneme kadar). çünkü osmanlı da özel mülkiyet çok seyrek görülür. ekonomi sistemi tümüyle devlet tarafından idare edilir ve denetlenir. osmanlı da üretim. ufak tefek zanaat atölyeleri haricinde tamamen toprağa dayalıdır. tarımsal üretim de ise nerede, ne zaman, ne kadar süreyle, ne üretileceği ve bu üretimin nereye, ne kadar fiyatla satılacağı devlet tarafından belirlenir. örneğin, 16.yy ın ortalarında, anadolu ve rumeli de yaklaşık 25.000 köy ve kasaba, üretimini bütünüyle istanbul u beslemek için yapmaktadır. şimdi basit bir örnekleme için sadece istanbul için yapılan üretimi ve satışı sırasıyla takip edelim:
    1)istanbul un ihtiyaçları geçen yıla göre tespit edilir ve buna göre istanbul u beslemekle mükellef köy, kasaba, çiftlik vs... lere o sene, toprağa ne ekmeleri gerektiği bildirilir.
    2) köylü tarım üretimini tımarlı sipahi denetiminde -ki tımarlılar savaş yokken iç denetimi ve güvenliği sağlar- devletin görevlisi aracılığıyla bölgenin kadısına veya doğrudan sancakbeyine iletir. bunların önce kadı denetiminde sayımı yapılır ve defterlere kaydedilir sonra depolanır, daha sonrada istanbul a gönderilmek üzere limanlara veya devlet kervanlarına aktarılır.
    3) gemiyle veya kervanla istanbul a getirilen ürünler istanbulda yine kadı denetiminde tekrar sayımı yapılarak depolanır. bu depolara "kapan" adı verilir. istanbulda ki meşhur unkapanı, o yıllarda orada un depolandığı için bu ismi almıştır örneğin.
    4) istanbul çarşılarının tüccarları lonca reislerine (ahi reisi) ihtiyaç duydukları ürünleri bildirirler ve ahi reisleri kadıya giderek bu istekleri bildirir. kadı isteklerin uygun olup olmadığını inceler ve uygun gördüğü miktarda ürünü ahi reisine verir. ahi reisi de bunu loncasına bağlı tüccarlaradağıtır.
    5) osmanlı da hiç kimse bir malı kafasına göre belirlediği bir fiyatla satamaz. etin yağlı kısmından tutunda balın, pekmezin vs... her türlü çeşidine kadar her şeyin fiyatı devlet tarafından belirlenir (hatta lale devri nde lalenin fiyatı bile devlet tarafından belirlenmiştir - (bkz: istanbul lalesi)). bu fiyat belirleme işine narh denir. tüccarlar narhın emrettiği fiyatlarla ürünleri halka satarlar. böylece devlet tüccarın aşırı kar etmesini önlemiştir (benim elimdeki 16.yy daki bir narh listesine göre en karlı ürünün kar oranı %35). eğer tüccar ürünü narh ın üstünde bir fiyatla satarsa ve bu durum devlet tarafından öğrenilirse - ki bu hiç zor değil, zira halkın şikayet etmesi bunun için yeter, ayrıca aynı çarşıda ki narha uyan diğer tüccarlar ve lonca zaten bu şikayette bulunur, hiç olmadı, şu an osmanlıca adını unuttuğum, dönemin zabıtası sürekli çarşıda dolaşır ve bu durumu görür- o zaman, ceza verme konusunda inisiyatif sahibi zabıta, bu tüccarı adamlarına yakalatır, halkı ve diğer tüccarları ibret-i alem olsun diye etrafına toplayarak önce falakaya yatırır, sonra iri yarı adamlarıyla bu tüccara sopa çektirir ve kemiklerini kırar. eğer zabıta o gün eşref saatindeyse tüccar kırılan kemikleriyle cezayı kurtarır. ancak zabıta biraz sinirliyse o zaman yanmıştır, çünkü zabıta, onu ensesinden kanca saplamak suretiyle çarşı tavanlarında günlerce sallandırmak ve idam etmek yetkisine sahiptir. bunun örnekleri osmanlı tarihinde mevcuttur.
    loncalar meslek topluluklarıdır. her meslek türü için ayrı bir lonca vardır. bunların her biri ayrı bir tarikata mensuptur. loncanın ve tarikatın başı ahi reisidir. ahi reisi (diğer devletlerdekinden farklı olarak) şeyhülislam, sadrazam veya doğrudan padişah tarafından atanır. yani ahi reisi ve dolayısıyla loncalar-tarikatlar merkezin güdümünde tutulmuştur (ortodoksi). bu sayede merkez halkın maneviyatını da kontrol altında tutmaktadır.
    bu loncaların periyodik olarak düzenledikleri ayinler, toplantılar vardır. meslek sahiplerine sürekli, azla geçinmeyi ve paylaşmayı anlatan tasavvufi düşünce aşılanmaya çalışılır (endoktrinasyon) ki, bu sayede hiç kimse daha fazlası için merkezin karşısına sorun çıkarmasın.

    işte osmanlı da ekonomi böyle işler. ancak modern dönemlerde bu denetim osmanlı da bir sanayici burjuva sınıfının oluşmasını engellemiştir. bu yüzden osmanlı da kapitalizm gelişmemiştir.
    özel teşebbüsün ve mülkiyetin sınırlı ve izne tabii olduğu böyle bir sistemde, yaklaşık 250-300 yıl kimse özel çıkarları gereği hareket edememiş, böylece de devlet otoritesini ve iktidarını sağlam kılabilmiştir. ancak amerika kıtasının keşfiyle atağa kalkan avrupa karşısında bu dengeyi uzun süre koruyamamış, amerika dan gelen değerli maden akışı sayesinde zenginleşen ve gelişen avrupa burjuvazisi osmanlı toprağına girerek halkı, devletin verdiğinden daha fazla fiyat vererek ürünlerini satma tekilifiyle cezbetmiş, bunun üzerine osmanlı da da kaçakçılık ve özel girişim almış yürümüştür.
    feodalitenin gelişimi, bu sistemin bozulmaya başlamasıyla, yaklaşık 17.yy da başlar.
    #931401 (suzergecer, 30.11.2006 19:25)
  2. avrupa'da iklim değişikliği sebebiyle 17.yy dan itibaren topraklar verimli hale gelmiştir.
    #931445 (darwen, 30.11.2006 19:33)
  3. (bkz: an economic and social history of ottoman empire)
    #931455 (dont be cute, 30.11.2006 19:35)


Copyright © 2010 - uludağ sözlük

osmanli nin sosyo ekonomik yapisi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. osmanli nin sosyo ekonomik yapisi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu osmanli nin sosyo ekonomik yapisi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about osmanli nin sosyo ekonomik yapisi. Copyrights of the articles are belong to their authors.