nuh a gemi resimleri 


kapat
  1. bir cahit koytak şiiri. altı bölümden oluşmakta.

    ı

    gençtim şiire hevesim vardı
    büyük sözlerden utanmıyordum henüz
    alnım kırış kırıştı daha o yaşta
    bir nalbant çırağı kadar sıkıntılıydım
    atların toynaklarını yonta yonta
    çöl gemileri yapıyordum
    uçan gemiler
    bej üstüne lacivert duygular
    bırakan ruhumda
    yelkenlerine su renginde atlar koşulmuş
    içimizin karanlığından türemiş
    sayısız hayaletin
    mağripli cinlerin isimsiz ifritlerin
    kum üstünde iterek yürüttüğü
    can sıkıntısı ve boğuk neşidelerle yüklü
    sahra gemileri
    kaleleri yıkan
    şehirleri ehramları yutan
    şiir sefineleri...
    #1177913 (ephitaf, 19.01.2007 22:17)
  2. ıı

    eğilip taşgemiden bakıyorum şimdi
    bozbulanık akşam saatlerinden geçen
    silinmiş istim almış - iskelede
    bekliyor gemi
    çelik kasların sabrıyla öyle masum ve davetkâr
    bütün yükümüzü almaya hazır
    yüzlerimizi çukurlaştıran hüznü
    zırhlarımızı ağırlaştıran
    önce kuşlarımızı uçurup dallarımızı budayıp
    gövdelerimizi soyan
    sonra her boya uygun
    bir çarmıh mıhlayan.
    (çarmıh mı dedim, bağırdım mı?
    bunu yolcular duydu mu?
    göğüslerine indirip kafataslarını
    mahzende uyuklayan şehirliler:
    mezar komşularımız
    beşkırkbeş vapurunun lahûtî figürleri
    şişko tezgâhtarlar ebedî kızlar daktilolar
    terziler hünsa çıraklar simsarlar
    memurlar kâhinler duahanlar
    gözlemci melekler
    ve öteki ruhaniler

    ufuktan belâlanmış kavimler geçiyorlar
    yoksul günümüzün dumanları içinde
    kaynıyor yukarda kazan
    kaynıyor ve taşıyor - melekler
    sirkeciye açılan sokaklara boşaltıyorlar onu
    insan eti kokan ucuz otellerden
    piyango gişelerinden plakçılardan
    sızan cinneti
    yarı bizans yarı taşra kılan akşamı
    bu borulara üflenen dakikalar
    kanallardan üstgeçitlerden taraçalardan
    toprağın altından, ta yedi şehir aşağılardan
    sızan fışkıran akan şehirliler
    mezar komşularımız

    ne serin avlularda göç-ricat hutbeleri
    ne inzarcı divaneleri kavmin
    ne de 'şehrin ta ucundan koşarak gelen haberci'
    hiç biri

    uykunun karanfil kokulu
    şerbetiyle ıslanmış bıyıkları
    şehre inince küçülen omuzları
    ve sıkılgan elleriyle
    insanın dayısına benzettiği
    köylüler de yok artık
    hepsi geminin karanlık mahzenine gömüldü
    topkapı minibüsleri yuttu onları.
    #1177916 (ephitaf, 19.01.2007 22:17)
  3. ııı

    nasıl da tükenmişiz biz yolcular
    mağrur perçemlerimizden tutulmuş
    göğüslerimiz kurumuş
    erimiş hançeremiz
    göz oyuklarımıza
    batan şehirlerin kumu dolmuş

    asık suratlarla geçiyoruz koridorları
    yorgun / inançsız
    günbatımının tabanıyla ezilmiş
    gözden çıkarılmış
    peygamber katleden kavimler gibi

    ve eriyip akıyoruz
    sulardan dışarı
    yorgun develerimizin
    biçimsiz atlarımızın üzerinde
    mağlup omuzlarımıza sitemle
    göğün ağırlığını indiren
    gözdağı veren
    meş'um çığlıkları içinde
    sahra kuşlarının
    #1177918 (ephitaf, 19.01.2007 22:18)
  4. ıv

    oturmak istiyorum
    biraz sıkışır mısınız
    bakın ellerim dolu
    ellerim ceplerim ve kafam
    yolcuyum/sorulur mu/nereye gidiyor bu gemi
    biraz sıkışır mısınız

    ruhumu kurtarmaya çalışıyorum
    dualarla perhizlerle susarak somurtarak
    ve gizlenerek kıyı bucak
    - biz zavallı küçük sırlar -
    biz zavallı sırlar
    (küçük)
    biraz sıkışır mısınız

    öleceğim, efendim
    bir gün mutlaka öleceğim
    ama beşkırkbeş vapuru
    - kim durdurabilir onu -
    beşkırkbeşte kalkacak yine
    biraz sıkışır mısınız

    günahlarım
    tövbelerim sadakalarım
    heveslerim erdemlerim başarılarım
    kâğıtlarım muskalarım madalyalarım
    traşlı fotoğraflarım traşsız fotoğraflarım
    ruhum cesedim göz yaşlarım
    burda büyüğüm burda küçüğüm
    burda büyüğüm
    buraya sığarım buraya
    sığarım buraya sığarım
    biraz sıkışır mısınız biraz
    sıkışır mısınız
    biraz
    sıkı
    şır


    n
    ı
    z
    #1177922 (ephitaf, 19.01.2007 22:18)
  5. v

    kalkıp bazı fikirleri bazı hacimlere
    koymam gerekli
    aklı sicimlerle bağlamam
    kamçılamam kamçılamam
    günlük hayatı balkondan yuvarlamam
    delilleri yok etmem hatıraları yakmam
    gerekli

    gidip kâtipleri
    muhasipleri uyandırmalı
    karıncaları yuvadan çıkarmalı
    gemiye katılsınlar

    su/kereste
    ve uzaklık
    taşısınlar

    bal güğümünü borazanımı
    baltamı eşeğimi
    ve önsezisini eşeğimin
    almam gerekli

    önce
    'gemiye bakmak' için
    su
    ağaç
    ve derinlik

    sonra
    'gemiden bakmak' için
    susuzluk
    ve
    m
    i
    n
    a
    r
    e
    #1177929 (ephitaf, 19.01.2007 22:18)


  6. düşünceyi kaptan köşküne koyuyorum
    hayâlgücünü güverteye
    uykuyu yelkenlere
    ve ölümü dümene

    sonra inip gemiye kıyıdan bakıyorum
    ve bu fazlasıyla insanbiçimli
    inkâr yüklü gemiyi
    gaz döküp yakıyorum

    şüphe'yi abesle azdırılmış zekâyı
    o cam gözlü geometriyi
    bin başlı levyetanı
    kabaran sulara salıyorum
    - biraz hafiflesin diye gemi -
    sonra kırk yıl peşinde dolaşıyorum onun

    ve inançla zıpkınlaya zıpkınlaya
    sonunda, 'iyi huylu' bir merak
    türetiyorum ondan
    ilham'la yürüyen bir dağ,
    yaklaştıkça gizemlenen ada:
    yollarda bulunan
    ve yollarda yitirilen ithaka

    uykuyu çocuklara ayırıyorum
    gençliği annelere babalara
    umudu gemiden bakanlara bırakıyorum
    korkuyu kıyıdan bakanlara
    tufanı kendime ve biletsiz yolculara
    #1177932 (ephitaf, 19.01.2007 22:19)
  7. vurucu hem de çok vurucu bir cahit koytak şiiri. sözleri ile bir an bile olsa bilincimizin kendini bulmasına izin vermiyor. muhteşem kelimesini sonuna kadar hakeden bir baş yapıt.
    #3251518 (akustikcinayet, 09.04.2008 22:14)

© 2008 - uludağ sözlük

nuh a gemi resimleri başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. nuh a gemi resimleri ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu nuh a gemi resimleri nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» sakatlanan basketci icin topu disari atmak » askim coraplarin da islandi mi » berberde saclarini yikatan nursuz » hayvan keserek bayram yapmayi aklim almiyor » zenginin tesellisi » cocuk yaslarda gelisen fal bakma yetenegi » nothing else matters » ben sana hala asigim » e » bir olcu birimi olarak diz boyu a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games