mustafa erdogan 


kapat
  1. Hacettepe universitesi iktisadi ve idari Bilimler Fakültesinde Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı olarak gorev yapmaktadir..Ankara Hukuk fakultesi mezunudur..1992 sonunda bir grup arkadaşıyla birlikte Liberal Düşünce Toplulugugunu kurmustur.hukukla ilgili alakali bir cok eseri vardir.turk toplumuna yarari dokunan abilerimizdendir.saygiyla egiliyoruz.
    #315806 (posion, 04.06.2006 19:25 ~ 19:26)
  2. Anadolu Ateşi adlı dans gurubu ile hepimizi heyecanlandıran adamdır.
    Eşi Gülben Ergen'i yaşadığı sıkıntılı günlerde yalnız bırakmamış ve 'geçmişte her ne yaşamışsa yaşamış,herkes hata yapabilir,bundan sonrası benim için önemlidir' şeklindeki zihniyeti ile adam gibi davranmıştır.
    Ancak,bunun yanında istanbul'a gelmeden önce Özgür Gündem Gazetes'nin Ankara Temsilciliği'ni yapmıştır.
    Özgür Gündem gazetesi'nin hangi çizgide olduğu da herkes tarafından malumdur.Kendisini bir de bu şekilde incelemek gerekmektedir.
    #354708 (mavi, 18.06.2006 01:24 ~ 04.07.2006 16:25)
  3. anayasa hukuku profesörü. düşünce ve inanç özgürlüğünün samimi savunucularındandır. dersleri bitmek bilmeyen vaaz havasında gecer ancak faydalıdır. askerle ve militarist düşünceyle arası iyi olmadığından fakülte binasında jandarma tarafından alınıp götürüldüğü vakidir...
    #521536 (williamhowardtaft, 10.08.2006 14:32)
  4. zaman'da makaleleri yayınlanmaktadır.
    #771825 (nuh tufan, 25.10.2006 01:07)
  5. radikaldeki röportajla yine sivil otoriteye vurgu yapmış saygıdeğer profesor.

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=200985

    bu kişinin mütevaziliği konusunda bir anımı da anlatmak isterim.
    sanırım 2001 yılıydı. odtudeki serbest dusunce toplulugu olarak kendisine sivil otoriteyle ilgili bir seminer talebinde bulunduk. seve seve kabul etti. iki hafta öncesinden afişleri astık. salonun iznini aldık. seminer günü geldi çattı
    seminer saatinden yarım saat önce geldi. kendisini karşıladım ve arka taraflarda katılımcıları beklemeye başladık. seminer vakti geldiğinde, salona bir bakayım dedim. bir baktım, salonda hepi topu beş kişi var. bunlardan ikisi de topluluktan arkadaşlar. birden başımda aşağı kaynar sular döküldü. koca profesörü çağır, güncel bir konu hakkında seminer düzenle ama odtüden sadece 5 kişinin ilgisini çeksin.
    yapacak bir şey yoktu. geri döndüm ve durumu anlattım. ilk önce biraz durakladı. sonra "ya şimdi beş kişiye de anlatmak biraz abes kaçıcak ama napalım" dedi. orda yerin dibine girdim.
    sonra beraber gittik. beş kişiye anlattı. cok güzel de anlattı ve öylece semineri bitirdik.
    #772101 (nifelheim, 25.10.2006 02:52)
  6. hakkında çok önemli kaynaklardan * pkk'ya para yardımı yaptığı duyumunu aldığım kişi..
    #995844 (superbamm, 14.12.2006 16:13)
  7. kaya çilingiroğlu'nun yolundan gitmiş namus temizleme örgütünün bir üyesi. şu an gamze özçelik'in sevgilisinin bu grup için başvurduğu örgüt başkanı zaten kaya istifasını verdi son dönemde.*
    #995863 (Aktif matkap, 14.12.2006 16:17)
  8. (bkz: mustafa doğan)
    #995891 (hendrix, 14.12.2006 16:21)
  9. keçi sakal bırakma konusunda ortak noktaları olan üç kardeşin en büyüğüdür..Kendisini istanbul'da leman cafede görmüşlüğüm olup işaret parmağımla arkadaşlara"aha o mustafa erdoğan değil mi" demişliğim vardır..Bunu neden mi anlattım..benim böyle bir anım vardı sizinde boş zamanınız..okuyun gari...
    #995903 (cmoslogic, 14.12.2006 16:24)
  10. anadolu ateşinde sadece "turkiyeli" dansçılarla çalışmak istiyoruz diyen bölücü.
    #996761 (piandahalf, 14.12.2006 18:56)
  11. kufurlu entry e hayir kampanyasını desteklediğim için hakkında düşündüklerimi açıklamadığım eski ozgur gundem yazarı.
    #1471980 (bilgehan, 30.03.2007 17:42)
  12. anadolu atesi elemanlarinin gosteri bitiminde aralarina alip iki sektirdikleri adam.
    #1540027 (judas, 18.04.2007 16:49 ~ 13.06.2007 09:00)
  13. özgür gündem ankara temsilcisiydi eskiden..
    (bkz: nereden nereye)
    #1808077 (sonrabirgun, 22.06.2007 23:52)
  14. Made In Erdoğan
    dogan kivanc

    ülkemizde sanat gündemini birbiri ardına gelen Erdoğan patentli ürünler meşgul
    etmeye devam ediyor. Yılmaz Erdoğan'ın "Bir Demet Tiyatro"su ile başlayan
    Erdoğanlar furyası, çok ses getirmese de Deniz Erdoğan'ın kasedi ardından yine
    Yılmaz Erdoğan'ın Vizontele'si ve son olarak da Mustafa Erdoğan'ın Sultans Of
    The Dance yani Dansın Sultanları ile devam etti. Bizim konumuz da asıl olarak bu
    son ürün üzerine.

    Dansın Sultanları da diğer Erdoğan patentli ürünler gibi çok pahalı bir
    projeydi. Daha ortada yokken dahi reklamlarıyla gündeme gelmiş daha
    hazırlanmadan birçok magazin programının gündemine girmişti. Uygulanan reklam
    politikası aynı Vizontele'de olduğu gibi ortaya çıkmadan hayatımızın parçası
    haline gelmişti Dansın Sultanları... Televizyonda, radyoda, gazetede, sokakta,
    göz alıcı afişler ve görüntülerle oturuverdi gündemimize, tabii yazımızı
    okuyanlar bize biraz geç ulaştı diyecek ama...
    Günümüzün en iyi pazarlama aracı olan reklam Erdoğan patentli ürünlerin en
    etkili silahı durumunda. Başta Yılmaz Erdoğan isminin projede yer almasi ilgi
    uyandırırken ardı ardına gelen reklamlarla insanların ilgisi gösterinin
    kendisine yönelmişti. Sahnelendiği ilk günden itibaren yoğun bir ilgiyle
    karşılandı. Bu ilginin sebeplerinden biri Anadolu ürünlerinin ve halk oyunları
    figürlerinin kullanılmasından kaynaklıydı. insanlar ilk defa halk oyunlarımızı
    böyle modern bir sahnede ve batıdaki danslara benzer bir şekilde izliyorlardı.
    Tabi ki çok tuttu bu organizasyon, çünkü Erdoğanlar halkın ürünlerini halka
    pazarlamayı iyi biliyorlardı, ama gerçek alıcılar ve bu değerlerin gerçek
    sahipleri bu pahalı gösteriyi izleme fırsatı bulamadılar. Bu işin tutacağı
    başından belliydi. çünkü hangi halk olursa olsun içinde kendini bulduğu ürünü
    sahiplenirdi.
    Mustafa Erdoğan bu gösteriyi "Kaynağını Anadolu dansları adımlarından alan
    modern dans ve balenin de tekniklerini kullanan bir tür tiyatral dans
    gösterisi" olarak nitelendiriyor. Ayrıca Ü.T.ü'de katıldığı bir söyleşide "Halk
    oyunları adımlarını kullandım, bunu bir halk oyunları gösterisi olarak
    izlemeyin, bu kendine özgü bir dans gösterisidir." diyerek halk oyunları
    figürlerinin birebir kullanılması gibi bir durum olmadığını ve herhangi bir şeye
    bağlı kalmadan kendi düşündüklerimi yaptım diyerek halk oyunları camiasından
    gelen eleştirilerin önünü tıkıyordu.
    Aslında böyle bir açıklamaya gereksinim duymamalıydı. Zaten izleyen herkes
    burada yoğun olarak, halk oyunları figürlerinin kullanıldığını gördü. Düşündüm
    ve yaptım diyebilirdi. çünkü yokken varedilmiş bir gösteri değildi bu. Aksine
    halk oyunları figürleri ve oyunlarından en coşkulu olanlarla birlikte bazı bale
    ve benzerlerini birçok dans topluluğunda izleyebileceğimiz figürlerin
    birleşmesinden oluşmuş bir potboriydi.
    Örneklendirme yapacak olursak halk oyunlarıyla az bir şey ilgilenmiş birine
    oynarken veya izlerken en etkilendiğiniz oyunlar hangileri diye sorsanız, Doğu
    oyunlarının hareketli bölümlerini " Harzani, Hır Hır, Halay, çepik, Malafani,
    Mutgani " ve Trabzon'un "aşağı alması" ile "sallaması"nı söyler. Bunun dışında
    bireysel oyunlardan Bingöl'ün "Kartal oyunu", Diyarbakır'ın "Köçeği" yine favori
    oyunlardır. Üşte Dansın Sultanları tüm bu gözde oyunları gösterinin içine
    serpiştirmiş ve kalabalık sahne organizasyonlarıyla daha göz alıcı hale
    getirmiş. Eğer gösteriyi izlediyseniz, kalabalık bir şekilde oynanan Harzani ve
    Trabzon sallamasında seyircinin ayakta alkışladığını görmüşsünüzdür. Üşte
    yıllarca halk oyunları oynayanları bu oyunları türlü maddi zorluklarla
    düzenlenen dernek gecelerinde, düğün salonlarında sergilediler. Ve ayakta
    alkışlandılar. Tek fark o sahneye hiç çıkmadılar ve o paraları hiç
    kazanamadılar. Yanlış anlaşılmasın, kimsenin parasında gözümüz yok. Tartışma
    konumuz bu değil. Mesele varolanı harmanlayıp önünüze koydum demek yerine yeni
    bir şey yaptım denmesidir.
    Burada yeni ve ilk olan organizasyonun kendisidir. Yeni, halk oyunlarının bale
    ve modern dans ile bir arada böyle büyük bir projeyle sunulmasıdır, içeriği
    değildir.
    Ayrıca bir Türkiye dansı yaratmak gibi bir iddia ile ortaya çıkmak bunun ilk
    adımını atmak da bu gösteriye biraz büyük geliyor. Dans muhakkak ki ne kadar
    özgün de olsa kaynağında halkının dansından etkilenir ama bu etki bazı adımlarda
    kendini gösterir gösterinin tamamında değil. Dans özgün bir yaratıdır, müziği,
    figürleriyle özgün bir eserdir. Dansın Sultanları maalesef bu özelliği
    taşımıyor. çünkü sırtını anonimliğe ve etnik olgulara dayamıştır. Müziklerden 25
    tanesi kendilerinin de söylediği gibi halk müziğidir. CD'de yer alan 21 parçadan
    10'u anonim, figürler yoğun bir şekilde halk oyunları figürlerini içeriyor,
    anlatılanlar, dekorlar ve gösterinin bütünü günümüzün popüler ticari olgusu
    etnik ürün etiketini yapıştırıyor Dansın Sultanları'na.
    Biz konunun halk oyunlarının yozlaştırılması tarafında değiliz. çünkü Anadolu
    halkının zengin kültürünün içi boşaltılmadan gözler önüne serilmesi
    gerekliliğine inanıyoruz. Bu gösterinin orjinallik gibi bir iddiası olmadığına
    göre böyle bir eleştiriyi hak etmediği söylenebilir. Hatta hala halkın
    değerlerini küçümseyenlerin gözlerine sokan bir gösteri de denebilir. Müzikleri
    ve sahne kurguları güzel tasarlanmış sadece böyle büyük bir yatırımda canlı
    müzik eksikliği hissediliyor.
    Bir eleştiri noktası da anlatım eksikliği olarak göze çarpıyor. Gösteriyi
    izlerken bazen konunun kendisinden kopuyorsunuz. Burada ticari kaygı ve beğeni
    kaygısı ön plana çıkıyor ve gösterinin bütünüyle alakası olmayan sahneler
    gelebiliyor karşınıza.
    Dansın yüzyıllardan beri yaşamın parçası olmuş ve yaşamını bu kadar dansla
    bütünleştirmiş bir coğrafyada eksikliği hissedilen bir boşluğa oturdu, Dansın
    Sultanları...
    Burada asıl mesele halkın değerlerinin ne derece doğru kavrandığı, ona karşı ne
    derece saf yaklaşıldığı ve projenin halka dönüşüdür. Eğer ticari kaygılarla ve
    bir takım korkularla birilerine beğendirme arzusu taşırsanız halk kültürünü
    sömürmüş olursunuz. Tabii bu dönüşüm şu an sağlanamadı. çünkü halkımız bu
    gösteriyi izleme fırsatı bulamadı ki herkesin izleyebilmesi için son indirim de
    çok insaflı gözükmüyor.

    Dansın Sultanları başarılı bir sahne organizasyonudur. iyi bir harmanlamadır ama
    Mustafa Erdoğan'ın bahsettiği gibi Türkiye Dansı olgusunun biraz uzağında
    duruyor. Etnik olguların ön plana çıktığı yerel bir çalışma olarak göze
    çarpıyor.
    #2082090 (LocK, 06.08.2007 21:38)
  15. bir dönem idari hakimlik de yapmış olmasının yanında, son yıllarda kendisini anayasa hukukunu bir yana bırakıp siyaset teorisi ve siyaset felsefesi alanlarına yönelmiştir.
    #2793827 (pax romana, 05.01.2008 16:24)
  16. hacettepe üniversitesi anayasa teorisi, insan hakları, türk siyasi tarihi ve siyaset teorisi veren anayasa hukukçusu hocadır.
    #3048892 (Bohemian Rhapsody, 23.02.2008 19:55)
  17. ilkokulda yapılan rontu sağlam bir reklamla dünyanın en güzel gösterisi diye 70 milyonluk ülkeye senelerdir kakalayıp bundan da ekmek yiyen kişilik.
    #3556349 (Tufi, 19.06.2008 01:10)

© 2008 - uludağ sözlük

mustafa erdogan başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. mustafa erdogan ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu mustafa erdogan nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» liber libera » erkekleri cekici yapan detaylar » 1994 te cep telefonu sahibi olmak » kadin cenesi daha oldurucu » karayazilim » ladino » guzele bakmak sevaptir » intel xeon 3050 » arabanin arkasina teneke baglamak » tempra ya oha lan bu ne denilen gunler a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci