bugün 1406 başlık
125

mumyalama sanati

  1. 1 1
    eski mısır zamanında ölülerin özel ilaçlarla sarıp sarmalanması, cesedin muhafaza edilmesi, paketlenmesi.
    #229604
  2. 2 2
    burundan beyin çıkarma kısmında çenenin yerlere düştüğü, bünyenin alt üst olduğu sanattır.
    #2172387
  3. 2 2
    mısırlıların yeniden dirilsin diye tanrı-krallarına uyguladıkları türlü işkenceler** içeren sanat. evet zor bir iş, ama bu kadar da gerizekalı olmamak gerekmez mi? adamın tüm organlarını söküyosun, burnundaki iç kemiği kırıp beynini çorba yaptıktan sonra döküp atıyosun. o organ bişeye yaramasa orda ne işi olsun? bi de "tekrar canlanıcak" diye bekliyosun.

    aztekler çok daha zekiymiş, kurban ederken kalbini söktükleri insanın tekrar canlanamayacağını biliyolarmış.
    #2172518
  4. 0 0
    bir national geographic belgeselinde en ince ayrıntısına kadar anlatılan sanattır. adamlar belgeselde çağımızda yaşayıp ölmüş bir insanı eski mısır teknikleri kullanarak mumyalıyorlardı. *
    #2172580
  5. 0 0
    (bkz: tahnit)
    #2172621
  6. 2 2
    (bkz: mum yalama sanatı)
    #2172629
  7. 0 0
    iç organları çıkarılan cesetin, ölüseviciliğe karşı belli bir miktar bozulmasına izin verilirmiş. bu şekilde, mumya bulunduğunda ceset çirkin görünümlü olduğundan kimsenin bu işe kalkışmayacağı düşünülürmüş.

    mumyaların şimdiki hallerini görseler eminim o kadar uğraşmazlardı.
    #2172660
  8. 0 0
    "koku: katilin öyküsü" adlı filmde her çeşit mumyalama tarzı, sanatı, zanaatı görülebilir. bu işten para kazananlar bahsettiğim filmi izleyerek kendilerini geliştirebilirler.
    #2172882
  9. 1 1
    eski mısır'da mumyalanması gereken insanın - yaratığın genelde ölü olmasında faide vardır. mumyalanacak ceset önce meyilli ve sunak benzeri, masa şeklinde bir zemine yatırılır. ceset porno filmlerdeki insanlar gibi vucudunun hiç bir yerinde kıl kalmayacak şekilde traş edilir ve iyice yıkanır. mumyalanacak cesedin daha önce beyni burnundan bir tel sokularak parça parça çıkarılırdı ki biz bu yöntemi çok da tasvip etmiyoruz, bu sebeple eski mısır rahipleri de bizim gibi düşünmeye başladıktan sonra mumyalanacak kişinin burnundan asit etkisi gösteren bir çeşit tuz dökerek beyni tamamen eritip yine aynı yoldan akmasını sağlamışlardır.
    daha sonra, yıkanmış cesetin böğründen bir boşluk açılarak tüm iç organlar (böbrek, miğde, bağırsak, ciğer, dalak) boşluktan dışarı çıkarılır. açılan boşluktan yine çeşitli tuzlar ilave edilerek vucuttaki sıvının tamamen akıcılık kazanması sağlanır bu şekilde ceset ters çevrilerek en az 40 gün kurumaya bırakılır. 40 gün sonunda tamamen kuruyan büzülmüş cesedin içerisi çıkarılan organlar, yine temizlenip mumyalanarak cesedin içine tam bulundukları yere yerleştirilir. ceset talaş, reçine, hurma şarabı, soğan sedir yağı ve envayi çeşit baharatla doldurulur. mumyaların çıkmış gözleri yerine değerli madeni gözler yerleştirilir. mumya nın çıplak vucutu tamamen oksijenle teması kesecek şekilde , güzel kokular saçan, baharatlı, güçlü bir yağ ile yağlanır.ve metrelerce uzunluktaki keten şeritlerle yine reçine ve yağlama yöntemi ile kat kat belirli bir teknik gerektiren geometrik ve karmaşık bir sarım tekniği ile tamamen kapatılır. sarım esnasında katmanlar arasına değerli mücevherler ve bazı mistik nesneler yerleştirilebilir. sarım mumyanın kurutulmasından kaynaklanan vucudunun hacmindeki küçüklük giderilip, eski boyutuna gelene kadar yapılır. mumya eğer eski mısırlı ve hatta bir firavun ise suratına mumyalama işlemi bitince suratına gösterişli ötesi ve genelde altın gibi çok değerli bir madenden yapılmış maske geçirilir. bu eylem mumyanın başının ruhunu tanıyabilmesi için yapılır. sonra mumya insan boyutunda ve biçiminde hazırlanmış bir sandukaya konulur. sanduka da lahite konulur hatta lahit de piramite konulur. mumyamız herkesi ağzı açık bırakmaya, tırsıtmaya, heyecanlandırmaya ve sinemada kullanılmaya hazırdır.
    (bkz: allah rahmet eylesin)
    #5281664
  10. 0 0
    islamiyet öncesi türklerde de oldukça yaygın bir sanattır. örnekleri anadolu'nun çeşitli illerindeki müzelerde görülebilir.

    ama her bokta olduğu gibi bunda da mısırlıların gölgesinde kalmışızdır.

    zaten biz ne zaman birilerinin gölgesinde kalmadık ki allasen.
    #5281685
  11. 0 0
    muma dilin temas etmesiyle gerçekleşen ve anlamsız buldugum bir iş. şimdiye kadar bir sanat oldugunda haberim yoktu. bir kaç erotik sahne dışında da mum yalayan kimseyi de görmedim.
    #5281840
  12. 0 0
    Vefat eden kişinin cesedi üç gün bekletilir, bu süre içinde bağırsak ve vücuttaki bakteriler yavaş yavaş organik yapı taşlarını yemeye ve bozmaya başlarlardı.

    Daha sonraki üç günde ise, vücut potasyum banyosuna yatırılırdı. Nihayet birinci haftadan itibaren vücudun cisimleri çıkartılmaya başlanırdı. Ama işleme geçmeden önce vücudun değişik deliklerinden yani burun, kulak, makattan potasyum ile Terebentin verilerek organların bozulmadan şekillenmesi sağlanırdı. Bu arada yanaklar çökmesin diye ağız içi Nil yatağının çamuruyla doldurulur, göz yerine çakıl taşı, etrafı alçı kaplı soğan çekirdeği veya cam konurdu. Burundan bir çengelle girilip beyin parçalanır ve parça parça çıkarılıp atılırdı. Beynin korunmamasının nedeni Eski Mısırlılar’ ın beyine önem vermemelerindendir: Eski Mısır’da yaşam kalpten girer, kalpte yaşar, kalpten çıkardı. Eski Mısırlılara göre, düşünce merkezi de yine kalpti. Bu nedenle kalp çıkarıldıktan sonra mumyalanıp tekrar yerine konulmasına rağmen, beyin hiçbir şekilde saklanmamıştır, beyin önemsenmediğinden dolayı, hiyerogliflerde bile yer almamıştır.

    Batın organlarını çıkarabilmek için mesaneden kalbe doğru bir kesi yapılır ve çıkartılan bağırsak, mide, karaciğer gibi organlar işlem gördükten sonra Kanope adı verilen büyük vazolara yerleştirilir, bu vazolar da mumyanın yanına konurdu. ( Kanope Nil Deltası’nda bir kenttir. Fransız Arkeologlar bu şehrin Nekropolünde çok miktarda vazo bulunca Eski Mısır mezarlarında ki vazolara bu şehrin ismini vermişlerdir. )
    Yukarıda belirttiğim üzere, bu enzisyonla çıkarılan kalp genelde tekrar mumyalanıp yerine konurdu. Ama bazen kalp Kanope’ye yerleştirilir, vücudun kalp boşluğuna da altın bir skarabe (bok böceği) heykeli konurdu. Ölünün penisi de aynı şekilde mumyalanır ve tekrar yerine yerleştirilirdi ki öbür dünyada da kişi üreme fonksiyonlarına devam edebilsin.

    Karın organlarının çıkarıldığı boşluk, kimyon, karabiber, sarımsak, soğan ile harmanlanmış samanla doldurulur ve karın derisi palmiye ipliği ile dikilirdi.

    Kafa, kol, bacaklar, önce ayrı ayrı bandajlanır, daha sonra ise hep beraber keten kumaş ile sarılırdı. Öbür dünyada insanlar, işlevlerini rahat yapabilmeleri için bu dünyada sakat veya bir uzvu kesik olanlar mumyalanırken o uzvun tahtadan veya alçıdan protezi ile mumyalanırdı; böylece öbür dünyada fiziksel işlemlerini eksiksiz yapabileceklerine inanırlardı. Keten mumya bandajının içini de her biri değişik koruma sembolleri olan ziynet eşyaları ile doldururlardı. Çünkü bu heykelciklerin öteki dünyada seyahatleri sırasında kendilerini her türlü saldırıdan ve kötülüklerden koruyacaklarına inanırlardı.

    Daha sonra ise mumya, iç içe geçmiş dört tabutun içine konurdu. En içteki tabutun kapağı açıldığında Gök Tanrısı Nut veya Ana Tanrıçalardan izis kapakta ölüyü kucaklayacakmış gibi beklerdi. Bu tabut ikinci bir tabuta, ikinci tabutta üçüncü bir tabuta yerleştirilirdi. Her üç tabutta ahşaptan yapılmış olup “Andropoid” yani insan şeklindeydiler. Daha sonra bu üç tahta andropoid tabut, yine andropoid yapıda ama bu sefer taş bir lahitin içine yerleştirilirdi. Tüm bu işlemler gerçekleşirken de tahtadan yapılma Anübis maskeli ölü rahipleri işlemlere eşlik eder, gerektiğinde yardımcı olurlardı.

    Yukarıda anlatmaya çalıştığım üzere ölüm, mısırlıların ana temasıydı ve hayatın sonunu göstermezdi! Tam tersine Eski Mısır’ da bu hayatın sonu, başka bir hayatın başlangıcı demekti. Yani ölümle insanoğlu bir metamorfaza uğrayarak şekil değiştirmekteydi.

    Özetle, ölen insan bir ipek böceği kozası gibi sarıp sarmalanmakta ve öbür dünyada bu kozadan yani mumyadan çıkıp uçacak bir kelebek gibi hayatına devam etmesi umulmaktaydı...
    #7995032
  13. 0 0
    binlerce yıl önce ki *insanların mumyalama olayını nasıl başardıkları şaşılası bir durumdur.
    #7995044
  14. 0 0
    2. murata kadar tüm osmanlı padişahlarının naaşları üzerine uygulanan sanattır.
    #16729335
  15. 1 1
    mumyalamanın önemli kıstaslarından birisi, kalp haricindeki tüm iç organların bedenden çıkarılmasıdır. kalbin yeri ayrıdır. hele mumyalanacak beden firavunun bedeni ise. firavun mısır halkının lideri oldğundan, öldükten sonraki yolculuğunda halkını temsil edeceğinden, kalbiyle beraber son yolculuğuna uğurlanmıştır.

    sonrasında, iç organlardan arındırılan beden su ve şarapla yıkanır, dezenfektasyonun ardından kurulanırdı. nihayetinde 40 gün kadar bekletildikten sonra, krallar vadisine, adına yapılmış lahite sanduka ile gömülürlerdi.
    #21590523
  16. 0 0
    Türklerde ahiret inancı olduğundan eski türklerde de olan sanattır. Lolan güzeli, cherchensky adamı, türk kurganları buna örnektir.
    #23008884