montro sozlesmesi 


kapat
  1. Gerek milletlerarası bir su yolu olarak devletler hukukunda önemli bir yer tutan, gerekse Türkiye'nin ve bulunduğu bölgenin jeopolitik durumu açısından büyük anlam ve değeri bulunan Türk Boğazlarının statüsü son olarak, 20 Temmuz 1936'da isviçre'nin Montrö şehrinde imzalanan milletlerarası bir sözleşme ile saptanmıştır.
    #513984 (lilith, 08.08.2006 19:10)
  2. Montrö Sözleşmesinin esasları şunlardır:

    1. Boğazlardan geçiş; barış ve savaş zamanı ile ticaret ve askeri gemiler açısından ve ayrıca Karadeniz'de kıyısı bulunan devletlerle bulunmayanlara göre değişik biçimlerde saptanmıştır. Aşağıda açıklanacak bazı incelikler dışında, genel kural olarak "Geçiş serbestliği" kabul olunmuştur.

    2. Boğazların askeri kontrolu ve savunma tedbirleri tamamen Türkiye'ye aittir. Bundan önceki 1923 Lozan Antlaşması'ndaki hüküm burayı askersizleştirmişti. Montrö'de en büyük isteğimiz bu hükmün değişmesiydi ve bu hakkımız tanındı.

    3. Boğazlardan geçişi denetleyen Milletlerarası Boğazlar Komisyonu kaldırılmıştır (Montrö'den evvel yabancı devletler uzmanlarını da kapsayan böyle bir kontrol komisyonu bulunmaktaydı).

    Yukarıdaki sonuçlar bakımından Montrö Sözleşmesi Türkiye için bir başarı olmuştur ve Boğazlar üzerindeki genel hakimiyetimizi sağlamıştır.

    Sözleşmeye göre, yabancı gemilerin Boğazlardan geçişlerinde şu incelikler hükme bağlanmış bulunmaktadır:



    A)Barış Zamanında

    a) "Karadeniz'de kıyısı olmayan" (non-riverain) devletlerin ticaret gemileri serbestçe geçerler. Savaş gemileri ise, 8-15 gün önceden Türkiye'ye haber vereceklerdir. En fazla bir arada 9 gemi geçebilir ve bunların toplamı tonajı 15.020 tonu aşamaz. Denizaltılar, uçak gemiler ve 10.000 tondan büyük savaş gemileri ise hiç geçemezler. Sözleşmeye uyan şekilde geçen yabancı savaş gemileri Karadeniz'de 21 günden fazla kalamazlar.

    Karadeniz'de kıyısı bulunmayan devletlerin barışta, denizde bulunabilecek savaş gemilerinin toplam tonajı 30.000 tonu aşmayacak şekilde saptanmıştır. Ancak burada kıyısı bulunan en kuvvetli filoya sahip devletin filosunda 10 bin tonu aşan bir artış gerçekleştiğinde, sözkonusu diğer devletler de bulundurabilecekleri toplam tonajı, bu artışa paralel olarak artırabilecekler, fakat en fazla 45.000 tonu aşamayacaklardır.

    b) "Karadeniz'de kıyısı bulunan" (riverain) devletler için ise ticaret gemileri yine serbesttir. Savaş gemileri de, 8 gün önceden bize bildirilecek, bu arada geçenlerin toplam tonajı 15.000'den fazla olmayacaktır. Karadeniz'de kalışları tabii süreye bağlı değildir.



    B)Savaş Zamanında

    a) "Türkiye tarafsız" ise: Herkesin ticaret gemileri serbestçe geçerler. Fakat, savaşan devletlerin savaş gemileri geçemezler.

    b) "Türkiye savaşa katılmış" ise: Her tür gemiyi geçirip, geçirmemekte kendisi karar verir. Dilerse Boğazları herkese kapayabilir.

    c) Savaş tehlikesinin çk yaklaştığı durumlarda: Türkiye yine karar serbestisine sahiptir. Boğazları kapayabilir.

    Bunların yanısıra, sözleşmede daha bir çok teknik husus hükme bağlanmıştır. Türkiye, boğazlardan geçen gemilerin sayı ve tonajlarını düzenli raporlar halinde ilgili devletlere bildirir.
    #513987 (lilith, 08.08.2006 19:11)
  3. tam adı resmi belgelerde Boğazlar Rejimi Hakkında Montreux (Montrö)'de 20.07.1936 Tarihinde imzalanan Mukavelename olarak geçer.

    genel bilgilere ve metnine şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.mfa.gov.tr/mfa...ModifyGuest&uaID=2479
    #2299538 (ernest everhard, 11.09.2007 18:53)
  4. almanya'nın savaşı yitirdiği açıkca ortaya çıktığı bir sırada, 1944 yılının haziran ayında von papen'in silahsız bir ticaret gemisi olduğu güvencesini verdiği alman gemileri dışişleri bakanı numan menemencioğlu'nun onayı ile boğazlardan geçecekkken 4 haziran'da ingiliz büyükelçisi bunların gerçekte savaş gemileri olduğunu bildiren sert bir nota vererek ve bunun üzerine yapılan aramada gizlenmiş silahlar, radarlar ve sivil denizci giysileri giymiş olan alman denizcilerin üniformaları bulunacaktır. bu olay üzerine inönü not defterine 8 haziran 1944'te şu notu yazmış:
    -öğleden sonra ingiliz sefirini kabul ettim. sert tebligat ve beyanat yumuşak bir müzakere havası içinde yapıldı.
    - vekiller heyeti. numan'ın mukavemeti.
    - ingilizleri tatmim etmek kararı.
    - numan bu işi bize emri vaki yapmış.
    - başvekil şikayetçi.
    - parti de çok angaje olmuş
    sonuçta menemencioğlu dışişleri bakanlığından ayrılmak zorunda bırakıldı.
    #2299597 (Bohemian Rhapsody, 11.09.2007 19:05)
  5. izmir montrö meydanına büyük bir çukur açılacak
    bu çukur senelerce suni havuz olarak kullanılacak
    halk ayaklanmasın diyerek ikiz kuleler inşaatı yazılacak
    bir süre sonra tabelaya dünya ticarett merkezi yazılarak halk aydınlatılacak ve tekrardan uyutulacak.
    boşa giden trilyonların hesabı sorulmayacak.
    soranlardan hesap sorulacak... *
    #2299618 (flyo, 11.09.2007 19:11)
  6. türkiye'nin kaygılarını dile getirmesi, ingiltere'nin ve sonrasında balkan antantı daimi konseyi'nin 4 mayıs 1936'da belgrad'da yapmış olduğu görüşmeler sonrasında türkiye'nin haklı olduğu ifade edilerek 22 haziran 1936'da toplanan konferans 2 ay süren görüşmelerden sonra 20 temmuz 1936'da imzalanmıştır. böylelikle lozan barış antlaşmasında, türkiye lehine tam olarak çeviremediği boğazlar ile ilgili hükümleri de bu sözleşmeyle istediği şekle sokmuştur.
    #3467955 (kizkaciran damat, 30.05.2008 10:10)
  7. (bkz: montreux sözleşmesi)
    #3849433 (to madeira, 21.08.2008 16:04)
  8. bize ilk okulda öğretilen şuydu; montrö sözleşmesine göre türk boğazlarından savaş gemileri geçemez. bildiğimiz kadarıyla 85 yıllık cumhuriyet tarihinde de bu kurala uyuldu. ve bu hafta 3 tane amerikan gemisi boğazlardan geçmiş bulunuyor. ne taşıdıklarının hiç bir önemi yok, çünkü bu gemilerde uzun menzilli füzeler var söylenene göre. hiç kuşkusuz kafkas savaşının en önemli olayı bu gemilerin boğazlardan geçmesidir. yine birşeyler oluyor, bir yerlerimize birşeyler kaçacak gibi yine, hadi hayırlısı.
    #3892912 (bcnolf, 30.08.2008 18:54)

© 2008 - uludağ sözlük

montro sozlesmesi başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. montro sozlesmesi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu montro sozlesmesi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» eve lig tv alininca gorulmeye baslanan akrabalar » cok sinirli olmak » john fante » cehennem bos butun seytanlar burada » alternatif vodafone reklam replikleri » melih gokcek vs emin colasan » msn de engellenmek » ian curtis » yine mi sen karaoglan » izmir birasi a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games