milli kutuphane 


kapat
  1. ankarada olan , sadece üniversite öğrencilerinin ve akademiklerin üye olabildigi, girişte sinama gibi koltuk numarası aldığınız , binlerce kişilik 3 4 salonun oldugu , devasa kütüphane. oraya giden gençler kendilerine büyük bir özen gösterdiginden ve ders ile iştigal olmanın verdigi sıkıntı ile , sanki tüm kızların çok güzel ve tüm erkeklerin çok yakışıklı gözüktügü enteresan bir atmosfere sahiptir. altındaki küçük kantinde servis korkunç kötü , içerisi çok kalabalık ve porsiyonlar çok küçük olmasına ragmen çayın 2006 itibari ile 1ytl oldugu gerçegi ise ayrı bir cinsliktir. yinede orda çalışmanın tadı ayrıdır.
    #98085 (exonotzor, 03.03.2006 14:50 ~ 14.04.2006 12:41)
  2. insanın içine fenalık veren, kitapların sipariş usulü alınabildiği daha doğrusu alınamadığı veya yanlış kitabın getririldiği devlet dairesinden bozma garip bir yer
    #129511 (registerlater, 24.03.2006 15:01)
  3. içine girmek için bi gbt istemeyen yer. yok kimlik çıkar, yok fotoğraf çektir. kapıda aramalar falan. sanki bana mit'e giriyosun. (bkz: neyse)
    #129989 (redwinemania, 24.03.2006 19:00)
  4. bazı gençlerin sadece hatun düşürme umuduyla gittiği yer.
    #702829 (Arutha, 06.10.2006 23:26 ~ 07.10.2006 15:49)
  5. http://www.mkutup.gov.tr/ adresine sahip, birçok başvuru eserinin bulunduğu, dev resmi kütüphane.
    #756697 (asiti kaçmış kola, 20.10.2006 03:22)
  6. insanların piyasa yapmak için gittiği yer. biz gece bahcesinde içiyorduk valla gençken.
    #756703 (cgr, 20.10.2006 03:25 ~ 03:26)
  7. "genel okuma" ve "adnan ötüken" adlı iki okuma salonu bulanan kütüphanedir.
    #756708 (vend avesta, 20.10.2006 03:31)
  8. tez hazırlayanların buluşma noktası.
    #757127 (handushka, 20.10.2006 11:23)
  9. alt kattaki kafesinin oldukça popüler olduğu, hatta 7. caddedeki kafelerden daha büyük bir potansiyeli olduğu rivayetleri vardır...çok değerli el yazması incil'lerin ve eserlerin bulunduğu, Türkiye'nin en büyük derme kütüphanesidir...1948'de Adnan Ötügen tarafından kurulmuştur...derme derken, yani ülkede üretilen her türlü kitap, süreli yayın vs. yayıncısı tarafından milli kütüphane ve diğer derme yasası içindeki kütüphanelere * * ** gönderilmek zorundadır...ancak bu yasa da ülkedeki diğer yasalar gibi pek sallanmadığından ve caydırıcı bir yaptırımı olmadığından oldukça fire verilir...bunun yanında üye olunurken ve yenilerken çekilen ızdırap cabasıdır,hele o iğrenç çıkan fotoğraflar yok mu? ülke için önemli bir kurum olmasına rağmen yeterli özen gösterilmemekte, trt, tübitak vs. gibi ciddi ve profesyonel yönetilmesi gerekirken, aksine devlet dairesi gibi yönetilmektedir...bunların yanında süreli yayınlar salonunda gazete okumak oldukça zevklidir...ankara'nın da merkezi ve güzel bir yeri olan bahçelievler semtinde bulunmaktadır...
    #757231 (infoman, 20.10.2006 12:00 ~ 12:04)
  10. kayıtlı 1 milyon 115 bin 850 kitap bulunduran kütüphane.
    #1394109 (Bohemian Rhapsody, 09.03.2007 22:03)
  11. ankara bahçelievlerde ikamet eden, isminin içerisinde çok derin manalar barındıran bir yurdum kütüphanesi. şimdi şuradan bir gezelim görelim yapalım;

    http://www.mkutup.gov.tr/

    çünkü asimetrik bilgiyle çevrelenmenizi istemiyorum a dostlar. misal bir arkadaşım bana milli kütüphane binasının eskiden hastane olarak inşa edildiğini anlatmış, morgun da yerini göstermişti. mamafih, aradım böyle birşey bulamadım, üstüne üstlük sırf kütüphane amacıyla inşaatının onyıllar sürdüğünü de gözlerime inanamadan takip ettim. o yüzden girin internet sitesine okuyun, öğrenin teknikıl bilgileri, resimlere bakın amacını taşıyorum. sosyal sorumluluk projesi dahilindeyim. ayrıca birazdan o arkadaşımı bulup hayal kırıklığına uğramış gözlerle; neden diye soracağım, neden duygularımla oynadın diye. söz.

    evet elimizde öğrenilmişi var olarak kabul ederken sizi, sadece dedikodu yapmak amacı taşıdığımı da söylemek niyetindeyim.
    ölüm iyiliği dedikleri bu olsa gerek. ki bir hafta içerisinde iki dolmuş kazası yaşamış, ve bunlardan birinde dolmuşun kapısını açtırtıp, insanlar ambulans beklerken vargücümle koşmuşluğum, bir taksiye atlamışlığım, sonrasında sınava yetişip kumsalda güneşleniyorum sakinliğiyle ingilizce çevirimi yapmışlığım var.
    sawyer sawyer locke , yoksa...

    var olsa olsa konu başlığımızla ilgili anlatacaklar olmalı. öncelikle bu başlığın ilk kısımını alıyorum, nedir canlar, milli.
    fakat bu kütüphanenin milliden kastı, üniversite öğrencileri, memurlar,akademikler ve sizin de biraz önce okuduğunuz sitedeki bir iki statü daha.
    diyelim ki ben bu statüler içerisinde değilim ama yandım tutuşuyorum bilgi bilgi diye, veyahut liseden mezun oldum öss ye çalışacağım okuma salonunda, yok biz milli kütüphaneyiz bizim misyon vizyonda yoksun cevabıyla karşılaşmak ibret verici değil hoş(?) ama boş bir ayrımcılık, sevmedim. e bunun cinsiyeti de var o da güzel bir ayrımcılıktır, yapsaydınız kuzum diyecektim ki, demedim, çünkü çok orjinal sosyal tespitlerime vesile oldu bu. e soru sormak önemli birşey tabi.

    burası bir ev, bir memleket sanki, yani öyle bir sıcak... öyle ya da böyle kapıdan çevrilmeyip o yüce statülere sahip olduğunuz bilinciyle içeriye girip ders çalışmaya başladığınızda, hatta çok verimli olduğunu görüp bağımlısı olduğunuzda karşılacağınız bazı sosyal tespitlerim var; buyurunuz
    1- sınavlarının nasıl geçtiğini, halini hatırını düzenli olarak soran danışma görevlileri,
    2- ne zaman mola verip tuvalete gitseniz abdest alan birileri,
    3- çalışma salonunda ders çalışırken, yanında getirdiği piknik sepetinden çıkardığı elmasını bıçağıyla özene bezene soyan, belli aralıklarla bu dilimleri yiyen sonra, misafircilik oynayıp ön sıradaki arkadaşlarına ikram eden bir ablalar,
    4- yine çalışma salonunda, sallama çay demleyen, üçü bir arada kahve yapan bir abiler,
    5- kantinde ezik ezik çay içer, sınav umutsuzluğuyla cebelleşirken, sen siyasalda mı okuyorsun diye masana oturabileceğini sanan bir sıfat bulunamayanlar...

    son zamanlarda burayı bir grup daha keşfetti. o da çıtır çıtır çıtırdayan, güzel kızlarımız ve kıpır kıpır kıpırdayan, güzel çocuklarımız. e yeni nesil zeki geliyor, güzel geliyor dedik ve çıktı. bütün aradıkları statüler orada. bu kütüphane oluşturmuş öyle güzel bir karantina. seç beğen al. o kadar zekiler ki, sırt dekoltesi giyiyorlar bide , sıra sıra oturuluyor çünkü. geçen gün benim gözüm takıldı, naapsın çocuklar...

    terim anlamıyla ilgileniyorsanız bu başlığın, mecaz ve yan anlamları ilgilendirmiyorsa sizi;eğer istediğiniz, sadece ders çalışmaksa; haftaiçi akşamları altı yediden sonra, ya da gündüz öğlene kadar uğrayınız derim ben, haftasonları ise hiç bulaşmayın. gerçekten hepiniz o amaçta olacaksınız çünkü. yazın püfür püfür esecek, kışın sımsıcacık olacak, mola verdiğinizde sigara dumansız harika bir manzaraya sahip olacaksınız, sessiz olacak, ve herkesin amacı aynı olacak. hayatımızın vazgeçilmez parçası, sınav. o yüzden anlayacaklar yüzünüzden. çalışmanız için ellerinden gelecekleri yapacaklar.
    bilimsel araştırma ve ödevleriniz için her daim gidebilirsiniz, çünkü orası sanırım sadece olması gerekene göre çalışan tek yer. ama kitaplara dokunamıyorsunuz ararken. o duygusu eksik. kapalı raf sistemi.
    #1610011 (hindivanyali, 05.05.2007 13:09)
  12. zamanında içeri girmek için kuyrukta 30dk beklediğim, sıra bana gelip kendimi içeri attığımda çalışma salonun yarısının boş yarısının dışarda geyik yapıtğını gördüğüm, dellenmeme sebep olan kütüphanedir. ulan madem çalışmayacaksın ne işin var orda. bir de kontenjan dolunca, içerden birisi çıkana kadar yeni adam almıyolar. ben hadi neyse de gerçekten çalışmak isteyenlere yazık.
    #2892438 (ben hep 17 yasindayim, 25.01.2008 00:27)
  13. müjgan cunbur okuma salonunun içinde güvercinler uçuşan kütüphanedir.
    #3673797 (ctrlshiftenter, 16.07.2008 20:33)

© 2008 - uludağ sözlük

milli kutuphane başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. milli kutuphane ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu milli kutuphane nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» zeyno baran » senin isin ankaradan bozuk yegenim » iyi insanlarin suratlarindan anlasilmasi » medeni haklar » mavi seker » haris alexiou » 7 ekim 2007 sirnak saldirisi » senede bir gun » bed of roses » xoxo » maldonado nun gol atmasi » sergey » sozluk yazarinin bilgisayar masasinda bulunanlar » trablus » gaz cikarmadan once arkadasa parmak cektirmek » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » urunun kasada kalmasi » endise » mistik gucler » miehen tyo » besiktasliyim sigara iciyorum » yaran yanlis okumalar » burcak onder » zeytinyagi ile masturbasyon yapmak » subyancilari hadim etmek icin yasa tasarisi » gordugum ruya » senin tespitin sana benim tespitim bana » bayram sabahi » necaset » tabutta yarim vole » ofsayti anlamayan kadinlar