michel foucault 


/ 2
kapat
  1. 1926-1984 yılları arasında yaşamış olan, 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden sayılan fransız düşünür, yazar.
    (bkz: pierre riviere)
    #39310 (cikarinbeniburdan, 26.01.2006 15:44)
  2. bilginin arkeoloğu olarak ünlenen fransız filozof. 15 Ekim 1926 da poitiers de doğdu. babası oğlunun kendisi gibi bir cerrah olmasını istiyordu. annesi otoriter bir kadındı.
    öğrencilik yıllarında eşcinsel olduğunu farketti. bu onun hayatı boyunca çevre tarafından yadırganmasına, bu da kafasını baskı ve kontrol kavramlarının meşgul etmesine neden oldu.
    1946 da ENS (yüksek öğretmen okulu) e girdi. burada (bkz: louis althusser)le yakınlaştı ve onun etkisiyle marksist oldu, komünist partiye girdi. fakat komünist parti de de rahat olamadı. çünkü toplumun bütün kesimleri eşcinselliği yadırgıyordu. foucault bir söyleşide, "1960 ta bir komünist, bir eşcinselin hasta bir insan olmadığını söyleyemezdi" diyordu.
    üniversiteyi bitirdikten sonra ENS te ve lille üniversitesi nde ders vermeye başladı.
    bu yıllarda fransa düşünce hayatında marksizm ve jean paul sartre önemli bir yer tutuyordu. foucault ise sartre ın varoluşçu felsefesine tepki gösteriyordu.
    doktora tezi deliliğin tarihi üzerineydi. ona göre öznellik iktidar mekanizmalarının ürettiği yapay bir olguydu ve (mesela delilik gibi) genel doğrular yoktu. buna karşılık toplulukların bir çeşit ortak bilinçaltını, tarihi a priori lerini oluşturan yapılar vardı.
    foucault un tespitleri, iktidarın toplum ve birey üzerindeki kontrol mekanizması üzerineydi. buna göre iktidar her türlü marjinaliteyi kontrol altında tuttukça varlığını ve sürekliliğini sağlıyordu. akıl hastaneleri, hapisaneler vs... bunun parçalarıydı.
    insanların hepsi adeta sınırları çitle çevrilmiş bir oyun parkında oynayan çocuklardı ve iktidar onları böylece kontrol ve gözetim altında tutuyordu.
    foucault da nietzche nin etkileri görülür. iktisadi alanda da marx ın etkilerini taşır.
    24 haziran 1984 te aids ten ölmüştür. ölüm nedeni bir kaç yıl sonra açıklanmıştır.
    #165615 (suzergecer, 12.04.2006 21:23 ~ 13.04.2006 01:13)
  3. buyuk dusunur.. baya bi buyuk..
    ozellikle deliligin tarihi kitabi oldukca onemli bi eserdir.
    gucu yeten mutlaka okusun derim ben.. *
    #255325 (Confusedy, 18.05.2006 00:19)
  4. gösteri toplumu diye kıvranan guy debord'a 'gözetim toplumu'yuz diyerekten ayarı vermiştir hapishanenin doğuşu'nda. şahsı nazarımda pierre riviere'in ayrı bir yeri vardır.
    #368443 (zibende, 23.06.2006 12:10 ~ 06.04.2007 09:40)
  5. iktidar ve söylem üzerine en çok düşünen ve yazan adamlardan biri.
    #559817 (maruf, 20.08.2006 17:28)
  6. fuko diye okunuyor kendisi
    hapisaneler üzerinde ki çalışmaları günümüz sosyolojisinde temel taşlardandır
    #559820 (letranger, 20.08.2006 17:31)
  7. Çağdaş fransız düşünürüdür kendisi.
    Ömrünün kalan yıllarında kendini "Cinselliğin Tarihi" çalışmasına adadı. 1976'da ilk cildini yayınladı, çalışmasını tam bitirememiş olsa da ikinci ve üçüncü ciltler 1984'teki ölümünden hemen sonra yayınlandı.
    O, daha çok toplumdaki daimi doğruları inceleyen bir filozoftu. nietzsche ve heideggerin düşüncelerinden oldukça etkilenen Foucault, çalışmalarında çoğunlukla karl marx ve sigmund freudun fikirleriyle mücadele etti. Hapishaneler, polis, sigorta, delilik, eşcinsellik ve sosyal haklar konularında çalıştı. Bütün çalışmalarını modernitenin bireyler üstündeki etkisi ve getirdiği yeni güç ilişkileri üstüne kurdu.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Michel_Foucault 'dan alındı
    #616694 (Janis JopLin, 08.09.2006 11:44 ~ 11:45)
  8. ayna grubunun eski vokallerinden cemil özeren gibi tam bir kabak kafalıydı. kitap ve ansiklopedilerden gördüğüm kadarıyla pis bir sırıtışı var. kendi kaleminden itiraf etmiştir: tıpkı graham greene gibi, defter doldurmak, kitap okuyup araştırma yapmak dışında, işi, para için vücudunu satan kadınlarla beraber olmaktır.
    #616712 (zinani, 08.09.2006 11:50 ~ 23.09.2006 10:54)
  9. 1926''da poitiers''de doğdu.1970''te college de france''a seçildi.bütün hayatını tarihin kapısından geçemeyen konuların tarihini yapmakla geçirdi.foucault 1984''te paris''te öldü.
    foucault''nun eserleri:
    cinselliğin tarihi(alfa yayınları 1986)
    söylemin düzeni(hil yayınları 1987)
    annemi,kızkardeşimi ve erkek kardeşimi katleden ben,pierre riviere(ara yayıncılık1991,imge kitapevi2000)
    hapishanenin doğuşu(imge kitapevi 1992,2000)
    ders özetleri(yapı kredi yayıncılık 1993)
    ben`in yapımı(ara yayıncılık1992)
    bu bir pipo değildir(ypı kredi yayıncılık 1993)
    kelimeler ve şeyler(imge kitapevi 1994,2000)
    dostluğa dair(hil yayınları 1994)
    bilginin arkeolojisi(birey yayıncılık 1999)
    kendini bilmek(om yayıncılık 1999)
    entelektüellerin siyasi işlevi (ayrıntı yayınları 2000)
    özne ve iktidar(ayrıntı yayınları 2000)
    #1301528 (demester, 14.02.2007 01:12 ~ 22.08.2007 15:34)
  10. bu eşsiz fransız düşünür demiş ki;

    "beni şaşırtan, topLumumuzda sanatın bireyLere ya da hayata değiL de yaLnızca nesneLere iLişkin bir şey durumuna geLmesi.. sanatın yaLnızca sanatçı deniLen uzmanLar tarafından gerçekLeştiriLen bir uzmanlık dalına dönüşmesi.. Neden her kişi kendi hayatını bir sanat yapıtına dönüştürmesin?.. Neden şu ev ya da lamba bir sanat yapıtı oLsun ya da benim hayatım oLmasın.."
    #1322827 (Tucimania, 19.02.2007 15:10)
  11. naturalizmin sinirinin olmadigini anladigim du$unendir. kelimeler ve seyler (ya da les mots et les choses, veyahut the order of things) adli kitabiyla sadece tema olarak degil, genelde tematik olarak yarmi$tir.
    #1489687 (faaip de oiad, 04.04.2007 07:19)
  12. toplumu yöneten nedir?siyasi partiler mi,örgutler mi,sivil toplum kuruluşları mı,silahlı kuvvetler mi ?toplumu iktidar biçimlendirir.ıktidar bir sürekliliktir,durmadan işler.bir örümcek gibi ağlarını örür durmadan.peki iktidarı kim temsil ediyor.erk kimin elinde.görünür,ön planda olanın elinde mi erk.yoksa daha derinlerde kimsenin nufuz edemeyeceği kadar derinlerde mi?
    toplumu açıklarken foucoult özne olarak iktidarı secer.tüm sistemlerin kendine özgü iktidar yapılanmaları olduğunu vurguladıktan sonra,onların doğası geregi ''toplum üzerinde denetime'' tabii kılmaya çalıştığını belirtir.bugun sistemde varolan bir çok kuruluşun nasıl ve neden doğmuşturunu araştırarak,iktidarın her alana nufuzunu gösterir. hapisaneler mesela,neden evrim geciriler,eğitim sistemleri neden değişime tabii tutulurlar,cinsellik,delilik,kelimeler neden her dönemde değişiklik göstermektedir.toplumlar mı ilerlemekte yoksa iktidar gittikçe gizlenmekte mi?kişiler ozgurluk alanlarının geliştiğini düşünürken gittikçe iktidarın etkisine mi tabii olmakta.foucoult'tan açıklarsak;2000 yıllar cinsellik yılları olacak der.çünkü iktidar yılların sürekliliği ile toplumları,sınıflandırmış,kategorize etmiş belli bir şekle sokmuştur.artık bireyi tahakkumu altına alabilme gerekmektedir.bunu da en mahreme yönelerek, hazlarını denetime tabii kılarak yapacaktır.hazlarını iktidara temsil edecek kadar iktidarın gücüne tabii kılanacaktır kişiler der.en mahremini,en yoğun haz aldığı yerini iktidar kontrol altına alarak,bireyi kuşatacaktır.
    foucoult iktidarın doğuşu olarak 16 yy göstermektedir.hükümdarlık yapılanmasının sarsılmasıyla ortaya çıkan yeni yapılanmada 'hükümdarlığın yönetim nesnesi,belirli bir toprak ve uzerinde yaşayan tebaa olarak gösterilirken ,modern yönetimin özelliği ise nesne olarak insanlığı secer.daha açık bir şekilde ''yönetim şeylerin'' doğru düzenidir.hükümdarlıkta amaç hüküm etmektir,modernitede amaç nüfus,refahı,zenginliği ve devamıdır.hükümdarlıkta yasalar önemliyken,modernitede yasaları dayatmaktan çok ,onları yönlendirmek,yasalardan daha çok taklitlere başvurmak,gerekirsede yasalardan taklitler olarak başvurmaktır.
    16 yy ardından ilk modernite yapılanmaları,yasaklayıcı ve sınırlandırıcı disiplin etmekten daha çok üretken,düzenleyici,poiztif bir etkene sahipti.18 yy artdından ortaya çıkan zenginliğin etksisiyle modernite artık,düzenleyen değil varolan zenginliğin korunabilmesi için disipline eden sürekliği devam ettirebilmek için,sınırlayan,gözeten,sınıflandırandır.
    #1490074 (levoka, 04.04.2007 12:47)
  13. friedrich wilhelm nietzsche' nin felsefesinden ciddi biçimde etkilenmiş fransız filozof. rutine başkaldırmış, aklına eseni yapmıştır. canı istediğinde jaguar almış, alkollüyken hız yapmıştır.
    #1592993 (abberline, 01.05.2007 01:39)
  14. "özne" nasyonuna alternatif olarak "ben" nasyonunu yerleştiren Marksist söylemlerle benzerlik göstermesine rağmen, bu söylemlere genelde öznel olmaması yönünde eleştiriler de getiren, kendi görüşleri ile kendi sosyolojisini yaratmış fransız sosyolog.
    #1938567 (paganicous, 15.07.2007 13:38)
  15. insana dair hemen her konuda fikir yürütmüştür. okudukça "ne kadar doğru bir düşünce" diye tekrarlarsınız devamlı. bir konuyu anlatırken hem geçmişini özetler hem de düşüncelerini söyler. bedenin politikleşmesi * konusunda söylediklerine ayrıca hayranımdır.
    #2056417 (mitheithel, 02.08.2007 14:11)
  16. "şu dünyada genç delikanlıların aşkından daha güzel ne olabilir" cümlesini kurmuş eşcinsel fransız yazarı.68 kuşağının önemli isimlerindendir.hocalık yaptığı üniversitede derslere girip polisle kavga etmek için adam topladığı bilinir.
    #2056474 (etienne, 02.08.2007 14:21 ~ 14:22)
  17. universite 1 sinifta, sosyal psikoloji dersi adi altinda, sinav konularindan biri olarak calisilmasi gerekilen, kendisi cinsellikle ilgili konularda daha bir meshur oldugundan, michel kuku olarak akilda kalan kisidir. sorular cevaplandirilmistir. dersten gecilmistir. sinava son gece calismanin kurbani olan filozoftur.
    #2056486 (carrie, 02.08.2007 14:23 ~ 15:26)
  18. (bkz: seçme yazılar)
    #2244967 (nest, 01.09.2007 23:17)
  19. (bkz: michel foucault yu yanlis anlama nedenleri)
    #2534525 (ethembaki, 29.10.2007 23:40 ~ 23:45)
  20. metafiziği gözardı ederek nietzsche'nin yolundan gitmiş, takdir kazanmış fransız düşünür. şunu iyi bilmek gerekir: foucault, son öncülleri gibi hareket etmiştir, " foucault " deyince akla gelecek bir metin düzeni oluşturmamıştır. foucault bir anımsamadır; parçalardır, bir bütünlük vermez. yaşamda benliği kabul etmemiş, tek derdinin ben-sizlik olduğunu söylemiş, aynı zamanda ben-sizlik aşamasında, ben- siz kalabilmek adına bir süre ben olabilmek gerektiğini vurgulamıştır. şimdi bakıyorum, gizemin şairi william blake'den başlayarak, tanrı - kul ilişkisini bir kenara bırakıp, tek başına karar verebilen bir canlıya dönüşen yazın tarihinde, kierkegaard ve schopenhauer'le takip eden, nietzsche ve heidgger ile gelişen ve foucault ile son aşamasına gelen, yine de kesinlikle nihai sonuca gelmeyen bir felsefe öngörüsünde, yaşamı, ekonomik ve sosyal gelişmeler içerisinde, allahtan, korkulardan bağımsız kılarak, tek başına varedebilmenin zorluğu nereden gelmektedir ?

    ar damarım çatladı ya ondan böyle konuşuyorum. dramatikleştirseniz sizin zararınıza.
    #2606113 (zinani, 19.11.2007 11:55 ~ 11:57)
  21. "demokrasi çoğunluğun diktatörlüğüdür" demiş adam.
    (bkz: hapishanenin doğuşu)
    #2717081 (madmadam, 19.12.2007 20:14)
  22. (bkz: postmodern eşcinsel)
    #2856538 (CRAnium, 18.01.2008 12:56)
  23. otorite ve iktidar ile ilgili kuramlarıyla sosyal bilimlerde büyük açılımlar yapmıştır.

    kendi yaşamında da otorite ile mücadele etmeyi sürdürmüş ve sınırlanmış cinsellik üzerinde otoritenin etkisi olduğunu düşündüğü için serbestliğe yöneldi.

    zaten, bu cinsel serbestlik anlayışı hastalık kapıp ölmesine sebep oldu.
    *****
    althusser'den çok etkilenmiş ve onun tavsiyeleriyle sonradan ayrılacağı fransız komünist partisi'ne katılmıştır.
    *****
    felsefe ve sosyal bilimler alanında yaptıklarıyla gerçek bir dahi olduğunu göstermiştir.
    #3314436 (zongulca, 24.04.2008 21:51)
  24. (bkz: foucault sarkaci)
    #3314448 (oxygene, 24.04.2008 21:55)
  25. fransız sosyal bilimci. bir marksist değildir, fkp'ye üye olmasına rağmen hayatı boyunca bir marksist olmadı ama diğer yandan çok değerli kimi bilgileri vardır. sosyal bilimlerde otorite ve iktidar arasındaki ilişkiye dikkat çekmeye çalışmıştır.

    bir çok açıdan katkıları olduğu gibi eleştirilebilecek bir insandır aynı zamanda. altyapı üstyapı ilişkisinde kartını üstyapıdan yana oynamıştır. bu durumda, kartını üstytapıdan yana oynamasının ve bu kavramı psikanlizle yoğurması etkilendiği althusser'den, daha ileri gidecek olursak gramsci'den kaynaklanıyor. biraz mekanist bir anlayışla yaratıcı olanın yanında yer aldığını söylemesi, gerçekte tutarlılığını etkilemekte. haliyle maddi temellerinden kopmuş bir toplum yapısı icat etmiş oluyor kendisi.

    cinsellik üzerine yazdıkları, tımarhanelerle ilgilenmesi kendini her daim ilgi çekici bir kişi olmasına neden olmuştur. genelde popülerliğinin kaynağı bu nedenle gene tıpkı etkilendiği althusser gibi magazinseldir de. elbette althusser'le kıyaslanamaz, althusser kendi teorisini çokta yetkin bir biçimde kullanmıştır. o nedenle öğrencisi olduğu bir kişi ile kıyaslanmamalı ama diğer yandan kendi etki alanını kurabilmiştirde.

    sonuçta; incelenmesi ve dikkate alınması gereken bir kimse. postmodernizmi dolaylı bir yönden etkilemiştir. her şeye karşın teorileri dikkat çekici olduğunu ve kimi doğru yanları olduğunu kabul etmek gerekiyor.
    #3465785 (kisil, 29.05.2008 20:05)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

michel foucault başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. michel foucault ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu michel foucault nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about michel foucault. Copyrights of the articles are belong to their authors.