mezopotamya 


kapat
  1. ön asyada fırat ve dicle nehirleri arasında kalan verimliliği dolayısıyla herkesin üstünde gözü olan bölge..
    #49302 (aabi, 02.02.2006 02:41 ~ 02:53)
  2. uygarlığın beşiği, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden olarak kabul edilen yer.
    #334293 (tutunamayanlardan, 10.06.2006 13:07)
  3. bumerang cehennemi filminde "burası mezopotamya burada kavga tarihle yaşıt" diye tarif edilen yer.
    #334318 (palta, 10.06.2006 13:26)
  4. bugünlerde dünyanın merkezi konumunda olan ve kudüsle ortak kadere sahip,kimine göre vadedilmiş toprak kimine göre islam diyarı kimine göre ise dünyanın en kaliteli petrolüne hakim bölge.
    #649533 (sinameki, 20.09.2006 00:00)
  5. doğunun ve batının menfaat damarlarının şiddetle üstüste bindiği tek yerdir. .
    #1226788 (efesim, 29.01.2007 09:52)
  6. (bkz: mezopotamya kültür merkezi)
    #1226790 (LocK, 29.01.2007 09:53)
  7. bir necat iltas şiiri

    Ben Mezopotamya !...
    Asya'nın nazlı kızı.
    Bereketin, bolluğun ve sevdaların diyarı...
    Sevgi ve kin,
    Öfke ve hırs,
    Savaş ve barış bende anlamlandı.
    Bende vücut buldu ruh,
    Tarih benimle başladı...

    Özgürlük göbek adımdır,
    Dağlarımda ve ovalarımda,
    Zümrüt yeşilinde
    Ve güneşin sihirli renklerinde,
    Rüzgarın o karşı konulmaz,
    Muhteşem ritminde bir kısrak olur,
    Fırat'la yarışır,
    Dicle'de dinginleşirim..
    Nemrut'ta kara kartalın kanatlarında
    Tanrılara meydan okurum...
    Eridu'da Gılgameş olur, Enkidu'yu ehlileştiririm,
    Hammurabi olur 282 ile düzen getiririm...
    Tanrıça iştar benimle aşık atamaz,
    Çünkü özgürlük ve sevdanın pınarı benim..
    Çünkü ben Mezopotamya'yım
    Asya'nın nazlı ve biricik kızı...

    Güneş;
    Önce
    Ve en güzel bende doğar.
    Yayılır çekinmeden,
    Çırılçıplak dolanır gün boyu
    Ovalarımda, dağlarımda...
    Kah bir kelebeğin kanadında,
    Kah yeni doğan bir kuzunun yanıbaşında,
    Bazen tohuma duran bir çiçeğin tomurcuğunda
    Bazen de izlo'nun doruklarında akşamı getirir...
    Vedalaşırken batımda,
    Mor gecede ayın en güzel yüzüne emanet eder beni,
    Ertesi günde buluşmanın sevgi ve coşkusuyla...
    Çünkü ben Mezopotamya'yım
    Güneşin ve ayın maşuku...

    insanlarım mert ve sevecen,
    Çünkü benim suyumu içtiler,
    Ekmeklerinde, sevgiyle büyüttüğüm başaklarım
    Ayranlarında, sütümle beslediğim,
    Mis kokulu otlarımın tadı var...
    Çünkü onlar benim çocuklarım,
    Ruhları bende bedenlendi...
    Özgür, mağrur ve sevgi dolu....

    Zamansız zamanlar,
    Dokunulmamış zaman aralıkları,
    Çağlar ötesi kültürler,
    Atlar ve atlılar,
    Diller ve dinler,
    Gelenek ve renklerle,
    Çocuklarımın içindeki evrenim ben.
    Tıpkı;
    Güneşin etrafında dönen dünya gibi,
    Etrafımda sevgiyle, coşkuyla dönerler.
    Geçmiş ve geleceği,
    O an yaşatırım onlara,
    Geçmiş ve geleceğe saplanmadan...

    Ateş ve su;
    Benim şahitliğimde evlendi,
    Ateş sunakları,
    ilk ve en önce,
    Benim için yakıldı.
    Gündüzlerin gündüz,
    Gecelerin gece olduğu,
    Uçsuz bucaksız,
    Bir sığınak oldum çocuklarıma...

    Kıl çadırlarda,
    Yaşama yön veren rituellerde,
    Hep baş köşede oldum;
    Mırra;
    Ateşin, suyun
    Ve çocuklarımın
    Hediyesi oldu bana.
    Çünkü;
    Yiğitlik,
    Ahde vefa,
    Barış ve hoşgörü,
    Toprağıma ve insanıma verdiğim mayamdır...
    Çünkü, Ben Mezopotamya'yım,
    Asya'nın mağrur ve anaç kızı...

    En iyi bağbozumları bende olur,
    En iyi şarabı, en tatlı şırayı ben veririm
    Belki de bundandır,
    Benim topraklarımda aşk,
    Sevmek ve sevilmek,
    Şarap tadında olur...
    Bundan değilmi ki;
    Babil Kralı Nabukodonosor,
    Sevdası için Mardin'den Şamran'larla
    Şıra akıttı yüzlerce mil aşağılara,
    Bundan değilmi ki,
    iskender Zınnar'a ;
    Prenses Fahriyye ve Ravza cennet bahçelere,
    Şad Buhari Mardin'e yerleşir..
    Timur, Kustus, Antonius ve daha nicesi,
    Bu sevdanın peşinde topraklarıma kan bulaştırdılar...

    ihanet ektiler topraklarıma;
    Kelepçe vurdular çocuklarımın gözyaşlarına...
    Dağlarımda ağaç bırakmadılar, çıplak kaldım,
    Utanırım..ele güne karşı,
    Utanırım.. aya, güneşe karşı
    Çünkü ben Mezopotamya'yım,
    Asya'nın nazlı ve özgür kızı...

    ibrahim bende doğdu,
    Sin Mabedinde aya ve yıldızlara yakarırken doğruyu buldu...
    Zarathustra, Mani ve Yezidiliğe ben ilham oldum,
    ilk Hıristiyanlara ben kucak açtım
    Lorna ve Anastisiupolis ile, islam'ın yolunu ben açtım
    Dermetinan'da Hacı Kemal,
    Kosar'da Hoca ihsan, Selman-i Pak ve niceleri islam dediler;
    Moşe Bar Kifo, Hanna Dolabani;
    Hammara'da, Deyru'z Zafaran'da, Mor Mihail'de Mesih demediler mi?
    Ekmeğim, suyum ve güneşim hepsine yetmedi mi?
    Yetmedi mi? Zeytinim incirim ve narım...
    Utanırım anamdan, kardeşlerimden, çocuklarımdan

    Utanırım güneşten, aydan ve rüzgardan...
    Utanırım, aç yatan bebelerden, dedelerden,
    Utanırım, el kapısında iş dilenen civanlardan,
    içtiği suya pislik bulaşmış analardan, babalardan utanırım..
    Çünkü ben Mezopotamya'yım
    Asya'nın nazlı ve mağrur kızı...
    #1331847 (haydee, 21.02.2007 22:04)
  8. (bkz: şizopotamya)
    #1331851 (trteee s12, 21.02.2007 22:04)
  9. kelime anlamı yunanca'da "iki nehir arasındaki toprak" olan bölge.
    #1331866 (endustriyel siyah, 21.02.2007 22:08)
  10. Coğrafi olrak Fırat ve Dicle ırmakları arasında kalan bereketli alana verilen addır.
    Ancak mezopotamya'nın önemi sadece bu iki nehir arasında kalan bölge olmak değildir.Arkeolog Gordon Childe'ın 'neolitik devrim' olarak tanımladığı bitkilerin ilk defa kültüre alınması,hayvanların evcilleştirilmesi,yerleşik düzene geçilip tarım yapılması ile başlayan dönemin dünya üzerinde ilk defa ortaya çıktığı 'bereketli hilal' diye tanımlanan bölgenin içinde kalması Mezopoyamya'yı asıl önemli yapan özelliktir.Yakındoğu ve Önasya'da Fırat-Dicle ve Ürdün'e kadar uzanan bu 'hilal' de tarım devrimi ilk kez gerçekleşmiş ve bölge uygarlıklarının tohumlaru atılmıştır.
    Mezopotamya topraklarının bereketli ve su kaynaklarına yakın olması neolitik dönemden itibaren günümüze kadar savaşlara sahne olmasına neden olmuştur.Bu bereketten nasibini almak isteyen uygarlılar birbirleri ile yarışmışlardır.
    Günümüzde de Irak-Filistin gibi ülkelerin sorunlarını ve bu ülkeler için 'kapışan' güçleri incelerken sadece yakın tarihe değil neolitik dönemden itibaren geniş bir yelpazeye bakılması gerekir.Ancak o zaman kalıcı çözümlere ulaşılabilir.
    #1332079 (mavi, 21.02.2007 22:59 ~ 23:33)
  11. kelime anlamı yunanca'da : mesa potatami : iki nehir arası... sanırım bu akrabalık yüzünden kürtçe'de x harfi yunancadaki gibi h okunmakta...
    #1350866 (demolay, 26.02.2007 15:08)
  12. uygarligin besigi. dicle ile firat irmaklari arasinda uzanan yunanca mesopotamia "irmaklar arasindaki ulke" anlamina gelen bolge
    #1372474 (spec, 04.03.2007 07:47)
  13. yönetimi korkunç derecede yüklü bir masrafa malolacak bölge... herhangi bir batı ülkesinin bu bölgeden elde edebileceği yararlar, ancak idari masrafların karşılanmasına belkide yetmeyecektir...
    #2109246 (demolay, 10.08.2007 23:37 ~ 23:38)
  14. fırat ile dicle nehirleri arasında kalan coğrafyaya verilen tarihsel isim. mezos-potamus. iki nehir arası gibi bir şey.
    #2109293 (kerameti kendinden menkul, 10.08.2007 23:42)
  15. Bu kuraklıkla ve bu israfla devam edersek sonunda (ilk medeniyetlerin yaptığı gibi) etrafında toplanacağımız fırat- dicle arasındaki bölge.
    #2110307 (disikartal, 11.08.2007 02:21)
  16. lisansını tarih bölümünde yapanların bu bölgeye karşı husumetleri olduğu varsayılır.
    #2205187 (eagle, 26.08.2007 21:57)
  17. iki nehir arasında kalan bölge olarak da bilinir. burada adı geçen iki nehir firat ve dicle dir. kültürünün temelinde Sümerliler vardır. dünyanın ilk imparatorluğu bu bölgede kurulmuştur.
    #2863581 (tamam buldun beni, 19.01.2008 19:36)
  18. Dicle ve Fırat deltası, Asya, Afrika ve Avrupa arasında köprü vazifesi gören bir kavşak bölge olarak büyük bir uygarlığın gelişmesine çok elverişli bir yerdi. Burada gelişen Mezopotamya uygarlığının başlangıcı M.Ö. 3000 yıllarından öncesine gider. Bu uygarlığı Sümerliler, Akadlılar ve Babilliler ortaya koymuştur. Bilimsel faaliyetler olarak daha çok zaman ölçme, alan hesaplama, sulama kanallarını organize etme, değiş-tokuş gibi günlük yaşamın gereklerine uygulanan astronomi ve matematik bilgileri ile karşılaşılır.
    Modern astronominin temelinde Mezopotamya astronomisi bulunur. Onlar mitolojiye ve dinî inançlara dayanan astronomiden laik ve matematiksel astronomiye geçmeyi başarabilmişlerdir. Evrenin, Yer, gök ve ikisi arasında bulunan okyanustan oluştuğuna inanıyorlardı. Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gezegenlerini ve on iki takım yıldızını tanıyorlardı. Söz konusu beş gezegenin tutulma düzlemi yakınında dolaştığını saptamışlardı.

    Ay yılına dayanan takvimleri daha sonraki dinî takvimlere ve islâm Dünyası'ndaki hicrî takvime temel oluşturmuştur. Günü 12 saate, saati 60 dakikaya, dakikayı da 60 saniyeye bölmüşlerdi. Güneş, Ay ve beş gezegene bağlı olarak bir hafta 7 gün olarak kabul edilmiş, ve bu 7 günlük hafta Romalılar vasıtasıyla Avrupa'ya geçmiş ve oradan da bütün dünyaya yayılmıştır. Ay ve Güneş tutulması tahminlerini yapabilecek düzeyde astronomi bilgisine sahiptiler.
    Mezopotamyalılar cebirin kurucusudurlar. Gelişmiş bir rakam sistemine sahip olmaları cebir konusunu da ilerletmelerine yol açmıştır. Birinci ve ikinci derece denklemlerini belirli gruplar halinde sınıflamışlar ve her grup için ayrı çözüm formülleri vermişlerdir. Geometrileri analitik idi. Yani, geometri problemlerinin çözümü genellikle cebir yoluyla ele alınmaktaydı. Thales Teoremi'ni dik üçgenler için bulmuş, ve kullanmışlardır. Pythagoras Teoremi'ni de biliyor ve kullanıyorlardı. Daireyi 360 dereceye bölen de Mezopotamyalılardır.

    http://www.bilim.biz/bilim-tarihi/
    #3121376 (ignorabimus, 11.03.2008 00:38 ~ 00:56)
  19. Mezopotamya (Aram Nehrin), bugün Irak, doğu Suriye ve Güneydoğu Anadolu'yu (Türkiye) kapsayan coğrafi bölgeyi tarif eden bir isimdir. Mezopotamya Eski Yunanca'da "iki nehir arasındaki yer" demektir; ("arasında") ve ("nehir"). Kastedilen iki nehir Fırat ile Dicle'dir, zira bölge bu iki nehrin arasında kalır.

    Verimli toprakları ve uygun iklim şartları nedeniyle çok eski zamanlardan beri yoğun göçe sahne olmuş Mezopotamya, birçok farklı kültür ve halkın karıştığı bir bölge olmuştur ve bu nedenle de medeni gelişime sahne olmuştur. Bilinen ilk okur yazar topluluklara ev sahipliği yapmış bölgede birçok medeniyet gelişmiştir ve bu sebeplerden Medeniyet(ler) Beşiği olarak da anılmıştır. Hiçbir zaman Mezopotamya olarak anılan belirli bir siyasi mevcudiyet olmadığı gibi sınırları belirli bir bölge değildir. Basit anlamda Yunan tarihçileri bu bölgeyi anmak için bu ismi anmışlardır.
    *
    geçmişteki sumerleriyle,akadlarıyla,asur ve babiliyle
    şimdiki kurdistan olarak kabul edilmeye calısılan yerdir.

    edit: bu kadar medeniyet barındıran bir topraktan nasıl boyle bir halk cıkmıs bilinmez. son 35 yılda yasanacak bir ortamları olmadıgı için; erimiş, bitmiş, yok olmustur.geriye basıboş yasamaya takati olmayan, yaşadıgı toprakları kabullenemeyen bir halk kalmıstır. ben de kurtum ama bilirim ki cogu sevilmez.
    #3121539 (joneca, 11.03.2008 01:08 ~ 01:18)
  20. aşktır,kavgadır,evdir barktır.dicledir fırattır,akan su değil kandır.barışa duyulan özlemdir.
    #3121622 (cemilflower, 11.03.2008 01:26)
  21. binlerce yıl uygarlıkların beşiği olmuş bölge. günümüzde terörist devlet abd ve onun emir eri barzani gibi insanların elinde kan gölüne dönmüş yer.
    #3121623 (ada vapuru carki, 11.03.2008 01:26)
  22. 1000 yildir turk'un olan cografya. onumuzdeki 1000 yilda turk kalmaya devam edicektir.

    edit : mezopotamya'nin 1000 yildir turk'un olduguna muhalefet edenler ya cografya ve tarih bilgisinden yoksun cuhela takimidir ya da bu gercegin kanina dokundugu hain makulesidir.
    mezopotamya topraklari 1000'li yillarin basindan itibaren turk irki'nin egemenligine girmistir. onceleri birer turk devleti olan karahanlilar ve gazneliler bu topraklara hakim olabilmek icin mucadeleye girismis, onlarin mucadelesinden istifade ederek bolgeye hakim olan devlet ise selcuklular olmustur. daha sonrasi da malumdur zaten. daha dune kadar asagi mezopotamya da turk egemenliginde idi. bugun yukari mezopotamya hala turkiye cumhuriyeti sinirlari icindedir. yalan mi ?
    #3121632 (migfer, 11.03.2008 01:29 ~ 22.03.2008 17:07)
  23. herzl'e göre, israiloğullarının asıl vatanı mesabesindedir, ibrahim peygamber orada zuhur etmiştir, ve daha birçok mistik bağlantı vardır...
    #3480806 (demolay, 01.06.2008 23:08)

© 2008 - uludağ sözlük

mezopotamya başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. mezopotamya ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu mezopotamya nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» teknosa » tek marifeti yazi yazmak olan devrimci » silikon yorgan » turklerin cirkin olduklarini kabul edememesi » sinan engin » yedi jedi birlesip darth vader a girmek » uludag sozluk te hic gelisme olmamasi » ben hep kendime cikan bir yokustum » cv sine uludag sozluk te yazar oldugunu yazan kisi » futbol tarihine gecmis unutulmaz sozler » bir turk un ogrendigi ilk ingilizce kelimeler » gulen karaman » xavi torres puyol casillas in fener i istemesi » yalcin kucuk » fatal » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » annemi ozluyorum ozlemi anniyorum » necaxa » yanlis anlasilmis sarki sozleri » murad kucuk » sucuklu yumurta yemenin faydalari » deniz fenerini unutmayin » bininci entry » ataturk un karga kovalarken olmesi » kuzey irak » insanlardaki yapmacik ask meraki » 10 ekim » batiskaf » sungur savran » butun ogullar anneyi bir siire terkeder » revolver