liberalizm sag mi sol mu meselesi 


/ 2
kapat
  1. kültürel aydınlanma toplumsal hayat ve sivil değerler açısından bakıldığında sol gibi görünen ama ekonomik açıdan da sağ gibi görünen bir siyasi yaklaşımdır. bir de abd gibi bir ülke tarafından dikta edildiğinde "ne sağ ne sol düpedüz faşizm bu" demenin mümkün olduğu görüş.
    #338485 (darwen, 12.06.2006 11:05)
  2. liberalizmin sol ile alakası olamayacağından basit bir sorudur. Belki amerika gibi "sol"u olmayan mekanlarda buna "sol" deniyordur. Densindir, gülerimdir.
    #338491 (baybars, 12.06.2006 11:09)
  3. Türkiye'de sağ olduğunu alenen bilinen liberalizm ülkeden ülkelerden ülkeye farklılık gösterir.
    Bu farkı yaratan sebep nedir?
    _Tabi ülke içindeki ihtiyaçlardır.Liberal kesim bir ülkede haksızlığa uğrayan kesim tarafından benimsenir.
    Türkiye'deki ilginç yasaklar içinde düşünce özgürlüğü,insan hakları ihlali,başörtüsü yasağı,kamusal alan veya diğer saçma yasakların hangi grubu etkilediğini düşünrsek,o grubun özgürlük isteme ihtiyacı doğal karşılanır ve liberalizm araç ve amaç olabilir.
    Ekonomik bakımdan da sosyalist rejim karşıtı olduğunu düşünürsek yine sağ kesimin benimsediği bir düşüncedir.
    #338495 (italiano, 12.06.2006 11:11)
  4. liberalizm,iktisadi atilimlarin her turlusunde bireyin kisisel ozgurlugunu savunan bir kavram oldugu icin sol gorusle de alakasi yoktur.
    #338523 (dramtatatam, 12.06.2006 11:26)
  5. birakiniz yapsınlar,birakınız gecsinler gibi bir sloganı olan görüs asla solda olamaz sagda bu sadece ali baba'nın ciftligi misali bir kavramdır.
    #338591 (karpuzkabugu, 12.06.2006 12:05)
  6. sivil toplumlara önem veren ve kültürel anlamda çağdaşlaşmaya sürekli açık olan liberalleşmenin sadece ekonomik yönlerine bakarak sağ kesime yakındır demek büyük bir hata olsa gerek.
    sol'un son 50 yılda özellikle kalkınmakta olan ülkelerde ki başarısızlığını farklı konumlarda bulunan liberalizm ile sağı birleştirmesi muhtemel sonuçtu zaten. sol beceriksiz kaldığı zaman sağa ve liberalizme karşı duru şekilde bir yöneliş bahane bulmaktan başka birşey değildir.
    #338796 (darwen, 12.06.2006 13:42)
  7. omurgasız, kimliksiz bir görüş oldugu için menfaati çerçevesinde herşey olabilir. tabii ki bu görüşü savunanlarda ...
    #338801 (montajelemani, 12.06.2006 13:46)
  8. sağım sarımsak solum soğan
    #338802 (aquantass, 12.06.2006 13:47)
  9. özgürlükçü olan liberalizmin özellikle türkiye'deki despot solculuk anlayışıyla yakından uzaktan ilgisi yoktur.
    #747702 (chilavert, 17.10.2006 14:25)
  10. liberalizm "laissez faire laissez passer" * düsturunu benimsemiş, özgürlükçü ideolojidir. sorun şu ki, liberlizmin özgürlükçü yanı sadece kapital ve sermayenin dolaşımı açısından geçerlidir. bu nedenle, üretimi gerçekleştirenlerin * ya da tüketicilerin özgürlüğünden bahsedeilmez. kaldı ki, günümüz dünyası da buna en güzel örnektir. neo liberal politikalarla şekillenmiş vahşi kapitalist yeni dünya düzeni, sadece paranın serbest dolaşımını mümkün kılmış, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri çok uluslu şirketlere bağlı birer taşeron haline getirmiştir.

    uzun lafın kısası, liberalizmin özgürlükçü * yanından dolayı sol ideoliji içerisinde benimsenmesi mümkün değildir. çünkü; solun özgürlük anlayışı ile, liberal özgürlük anlayışı birbirinden tamamen apayrı anlayışlardır.

    tanım: olmayan meseledir.
    #747759 (InsomniaC, 17.10.2006 14:52)
  11. liberalizm; hiç bir zaman tam olarak tanımlanabilen bir görüş olmadığı için herşeyden önce ne olduğu değil,ne olmadığı konusu üzerinde durmak daha mantıklıdır. siyasal ve toplumsal bir teori olan liberalizm, tartışmanın odağı olan muhafazakarlık ve sosyalizm/komünizmden farklıdır fakat bu ikisinin arasında yer alan bir 'orta-yol'culuk demek de değildir. ahlaki olarak bireysel özgürlüğü ele aldığı için her türlü cemaatçi görüşe karşıdır fakat bu din karşıtlığı anlamına gelmez; liberal görüşü savunan birisinin de dini inançları olabilir, onu diğerlerinden ayırt eden bu görüşünü başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışmamasıdır. işin sosyalizm/komünizm kısmına gelince jandarma devlet anlayışında bir kesişme var gibi durmaktadır fakat liberalizmin liberteryen biçimi bile bu anlayışlar kadar anarşist değildir çünkü liberteryenler devletin tamamen ortadan kaldırılmasını değil; onun mümkün olan asgari büyüklüğe indirilmesini savunmaktadır.
    görüldüğü gibi liberalizmi diğerlerinden bağımsız bir görüş olarak algılayabilmek için, dayandığı temel fikirleri diğer görüşlerin temel özellikleriyle karşılaştırmak gerekmektedir..
    #747800 (intensivecare, 17.10.2006 15:09)
  12. liberalizm; en sağdan daha muhafazakar en soldan daha da özgürlükçü oluşumun adıdır.
    #747878 (cennetten kovulan, 17.10.2006 15:35)
  13. sağdan bakarsan sol, soldan bakarsan sağdır.
    #747891 (halit ayarcı, 17.10.2006 15:39)
  14. liberalizm emperyalizm'in uydurduğu sol'u bölmek isteyen bir akımdır!
    #996540 (LocK, 14.12.2006 18:13)
  15. türkiye'de bir çok ekonomiste göre sağ bir akımdır,büyük holdingler dış konjongtür ve sıcak paranın ülkeye girmesi gibide açıklanır ve sol bağlamla alakası yoktur.
    #1823846 (MidNiGhT, 26.06.2007 13:09)
  16. sosyalizm sol ise liberalizmin ne oldugu gayet aciktir. he siyasi olarak bakacak olursak ki o zaman bile ideolojik ok'un saginda kalan partiler liberal parti olabilir.
    #1823901 (spiritualized, 26.06.2007 13:22)
  17. soldur lakin bu sol öyle bildiğin sol değildir. çakmadır. samimiyetsizdir. ama adı soldur. sol işçisi ile özdeşleşmiş işçisinin desteği ile yücelmiştir patronların parası ile değil. çakma olmasının sebebi de budur.
    #1823922 (isildur, 26.06.2007 13:26)
  18. sağ dan kastınız otorite ve devlet yanlılığı ise sağ değildir. devlet sömürüsü dahil her türlü sömürüyü kaldırabilecek tek düşünce ise liberalizm dir. bu açıdan bakıldığında soldur. türkiye de chp sol ise, ona muhalif partiler de sağ dır anlayışıyla sağ denmiştir sanırsam. yani türkiyede sağ, otoriteryen anlayışların muhalifi görüşlerin adı olmuş dünyadakinin tersine. esasında bir düşünce sistemini sağ-sol diye kategorize etmek, halka anlatma kolaylığı gibi bir fayda taşımasına rağmen, her zaman başarılı olamamakta ve bu örnekte olduğu gibi yanlış anlaşılma gibi bir sonuca götürmektedir.
    #1823925 (serbest radikal, 26.06.2007 13:26)
  19. liberalizm komplike bir doktrin değil bir subjektif siyasal bir yönelim kavramıdır. özgürlük gibi. (bkz: abd nin ırak ı özgürleştirmesi)
    (bkz: ıraklı direnişçilerin özgürlük mücadelesi)
    liberalizm de tektipliliğe, baskıcı muhafazakarlığa, ırkçılığa, cinsiyet ayrımcılığına karşı bir akım olarak sol tandanslı, (bkz: siyasal liberalizm)
    globalleşmeci, sosyal hakları ezme, korumacı politikalara karşı olma adına tanımlanırsa, ki bu aslen vahşi kapitalizm dir, sağa meyillidir. (bkz: ekonomik liberalizm)
    türkiye' deki gibi yabancı güçlerin borazanlığını yapan, özgürlükçülüğün de muhafazakarlığın da bayraktarlığını yapan kesimlere ise liboş diyoruz.
    (bkz: entellektüel)
    (bkz: entel)
    #1824009 (sıpa, 26.06.2007 13:43)
  20. Avrupa liberalizmi içinden doğduğu avrupa iktisadi ve sosyal yapısı gereği sağ ve sol ayrımını çok net bir şekilde yaparken , daha çok doğu iktisadi ve siyasal yapısına sahip olan asya toplumlarında ise merkeziyetçiliğin ve bürokratik yöneticiliğin bir zarureti olarak sağ ve sol kutuplarından ziyade bir status quo liberalizmi görülmektedir . Bu bakımdan ülkemizde de güncel olarak osmanlı bürokratik yapısını ve merkeziyetçiğini kırıntıları ile devralan bir yönetim anlayışı parlementer demokrasi içerisinde hem sağı hem de solu resmi ideolojisi doğrultusunda sürekli ve çeşitli reformlara uğratmıştır ve günümüzde milliyetçilik ile soslanan ulusal burjuva sınıfının neo-liberal politikaları emperyalizmin büyük sermayesi altında çeşitli politik görüşleri , muhalefeti ve azınlıkları bastıran bir ideolojik bütünlük haline dönüşmüştür . Liberalizmin yaşaması için en uygun ortam büyük sermayenin egemenliği altındaki kapitalist devletlerdir .
    #1824055 (nekrofili, 26.06.2007 13:53)
  21. sağ ya da sol olması önemli değil..
    sömürülmeye hazır,üçüncü dünya ülkeleri için batılılar tarafından uydurulmuş bir terim liberalizm.. ve hiçbir batı ülkesinin liberalizmle yönetildiğini göremezsiniz.. ne ingiltere'de,ne fransa'da, ne de almanya'da..
    #3406631 (tren istasyonu, 17.05.2008 00:05 ~ 00:40)
  22. sağ yada sol olamayacak kadar özgürdür liberalizm.*
    #3406634 (venividivici, 17.05.2008 00:07)
  23. immanuel wallerstein'e göre, liberalizm, sosyalizm ve muhafazakarlık, modern çağda değişimin normalleşmesine ilişkin üç tavrı temsil ediyorlardı:

    - değişimin tehlikesini mümkün olduğunca sınırlamaktan yana olan muhafazakârlık,
    - bu değişimi 'akılcı' bir biçimde yönlendirmekten yana olan liberalizm,
    - değişimi hızlandırmaktan yana olan sosyalizm.

    Ne var ki, bu üç ideoloji arasında gerçekten temel farklar bulunup bulunmadığı oldukça tartışmalıdır.

    - Muhafazakarlar, liberalizmle sosyalizm arasında hiçbir temel fark görmüyorlardı,
    - sosyalistler, liberalizmle muhafazakarlığın aynı şey olduğunu söylüyorlardı,
    - liberaller, muhafazakarlıkla sosyalizm arasında, özellikle otoriterlik açısından ciddi bir ayrım bulunmadığını savunuyorlardı. kaldı ki bunu, anarşist komunistler de daha sonra dile getirecekler ve bu onların; marksist leninist ideoloji ile temel ayrım noktaları olacaktır.

    Merkezinde liberalizmin bulunduğu bu üçlü sıralanma, çeşitli ittifaklarla, yeni 'türler' de yaratmıştı. Örneğin,

    - liberal-sosyalist ittifakının sonucunda, bir tür sosyalist-liberalizm,
    - liberal-muhafazakâr ittifakının sonucunda, bir tür muhafazakâr-liberalizm,

    ortaya çıkmıştı. Hatta, liberalizme yoğun muhalefet görüntüsü altında, sosyalist ve muhafazakar rejimlerin, liberallerin değişmez ilkesi olan üretkenlik vasıtasıyla ilerlemeyi gerçekleştirdikleri de söylenebilirdi. Bu durumda, sosyalist muhafazakarlığın ya da muhafazakar sosyalistliğin, bir ölçüde, liberalizmin bir varyantı olduğu sonucuna ulaşılabilirdi.

    günümüz akademisyenlerinin büyük bölümü, şu temel sav üzerinde görüş birliği halindedirler;

    " 1848'den sonraki 120 yıl içinde-yani en azından 1968'e kadar-birbiriyle çatışma halindeki üç ideoloji görüntüsü altında, aslında sadece bir ideoloji; ezici biçimde egemen: liberalizm ideolojisi vardı. "

    Sanayileşmiş ülkelerdeki sosyalist hareket; alman sosyal demokrat partisi gibi en militan örnekleri de dahil olmak üzere, liberal reformların gerçekleştirilmesi için önde gelen parlamenter sesler haline geldiler. sosyalistler partileri ve sendikaları aracılığıyla liberallerin istediğini, yani çalışan sınıfların uysallaştırılmasını gerçekleştirmek için 'halk' baskısını kullandılar. fabianları bir yana bırakalım, yalnızca bernstein değil, kautsky, jaures ve guesde de 'liberal sosyalist' diyebileceğimiz bir hale geldiler.

    Bu üç ideolojinin devlet karşısındaki tavrında da zıtlıktan çok benzerlik söz konusuydu. Bu üç ideoloji de, başlangıçta ve söylemde, devlete karşı ve toplumdan yanaymış gibi görünüyorlardı. Ne var ki, her üç ideolojinin uygulamacıları, özellikle 1848'den sonra, teorik bir devlet karşıtlığı tavrından, pratikte devlet yapılarını muhtelif şekillerde güçlendirmeye ve pekiştirmeye yönelmişlerdi.

    Sosyalistler-ki, sosyalistler arasında ezeli devlet karşıtı anarşizm daima küçük bir azınlığın bakış açısı olarak kalmıştır- kısa vadede devletin faaliyetini arttırmaya çalışmışlardı. Hem ikinci Enternasyonal Sosyal demokratlarında, hem de üçüncü enternasyonal Komünistlerinde, devlete karşı tavır ortaktı:

    - ilkin devlet iktidarını ele geçir,
    - ikinci olarak, devlet iktidarını; toplumu dönüştürmek için kullan.

    Sosyalistlere göre devlet genel iradeyi uygulardı. Liberallere göre devlet bireysel hakların serpilmesine izin veren koşulları yaratırdı... her iki durumda da sonuç; devletin topluma nazaran güçlendirilmesi oluyordu.

    Ulus devlete ve milliyetçiliğe sarılmak açısından da, bu üç ideoloji arasında temelde bir fark yoktu. Her üçü de ulus devletçiliğin ve milliyetçiliğin argumanlarını sonuna kadar kullanmışlardır.

    tüm bu tarihsel gerçekler ışığında liberalizme; sağ mı? sol mu? penceresinden bakmaktansa, felsefi arka planını irdelemekte; ne olduğunu anlayabilmek açısından yarar görüyorum:

    bertrand russell, ilk liberalizmin iyimser, enerjik ve felsefi olduğunu, zafer kazanması mümkün olan ve kazanacağı zaferle insanlığa pek çok yararlar sağlayacağı olası görünen ve gittikçe büyüyen güçleri simgelediğini belirtir.

    Liberalizmle toplumsal arasındaki ilişkinin açıklanmasında, bireyi toplumu ve onun uzantısı olan devleti açıklamada, kendi görüşleriyle liberalizme felsefi bir açılım sağlayan Locke, konunun anlaşılmasında önem taşır zira, rönesans'la birlikte bireyin yeniden keşfine gidilmesi ve bu paralelde gelişen süreç, somut halini, özellikle Locke'nin düşünceleri etrafında, bireyin haklarını gözeten bir takım sözleşmelerde bulmuştur.

    1632 yılında ingiltere'nin Wrington kasabasında doğan Locke, felsefesini; mutluluğa ulaşmanın nasıl gerçekleştirileceği konusunda görüş bildirerek oluşturur. Ona göre, insanlar doğuştan bir takım haklarla birlikte doğarlar ve temelde devlete gereksinim duyan insanlığın toplumsal bir organizasyonla devleti meydana getirmesindeki asıl gaye; felsefesinin merkezine aldığı mutluluğu korumak ve gözetmektir. Locke, felsefesinin temelinde; insandan topluma ve toplumdan devlete kurgulanan bir süreç içerisinde, insanın bireysel mutluluğunun esas alınması gerektiği, mutluğun aynı zamanda güven, barış ve özgürlük anlamına geldiği ve bu paralelde oluşturulan politikaların mutluluğun hizmetinde olması gerektiği vurgulanır.

    Locke'nin düşüncelerinin pratikteki yansımaları oldukça önemlidir. Locke'nin; tâbi haklar üzerinde belirttiği görüşleri, ingiltere'de 1689'da çıkarılan; haklar bildirgesinin içeriğini oluşturmuştur. Locke'nin görüşlerinin rasyonel düzlemde varlık bulması, batı dünyasında birçok ülkede kabul görmesine neden olmuş ve günümüz insan haklarının oluşumunda, azımsanmayacak katkılar sağlamıştır.

    sonuç olarak;

    liberalizm, ne 'sağ' ne de 'sol' dur. o, doğuş felsefesi olarak; humanisttir lakin, özellikle hırs ve ihtirasla yoğrulmuş vahşi kapitalizm ; " hedefe ulaşmak adına her yolu dene, her düşünceyi kullan " mantığı ile liberalizmin temel kavramı olan 'bireysel mülkiyet'i kullanmış, varoluş sürecinde iktisadi bir yanı bulunmayan liberalizmin boynuna; adam smith ve david ricardo eliyle kapitalist yaftasını geçirmiştir.

    Liberalizm, ister geleneksel dönem boyunca dizginlenmiş hedonizmin zincirlerini koparması, isterse öncesinde kimliğini kaybetmiş bireyin kimliğine kavuşması olarak algılansın, kesin olan şu ki; hiçbir düşünce, liberalizm kadar insan yaşamı ile bu denli uzlaşmayı başaramamıştır.
    #3886444 (liberalisticcommunist, 29.08.2008 11:47 ~ 12:46)
  24. liberalizm'den kasıt sadece ekonomik bakımından özgürlüğü savunan ama diğer sosyal, siyasal ve inanış bağlamında insanlara baskı yapan bir akım olarak değerlendirmekse eğer sol görüşle alakası yoktur tabiki.
    #3886516 (exclamar, 29.08.2008 12:15)
  25. klasik liberalizmin sol değerlere teğet geçmişliği vardır. Ama k.liberalizm bir takım sol değerleri kapitalizmin gelişmek için ezmek durumunda olduğu feodalizme karşı verilen mücadele esnasında savunmuştur; köleliğin kaldırılması-emek gücünün serbestleşmesi, laiklik-klisenin etkisini kırma, burjuvaziyi yönetici yapma amaçlı gibi. Yani savunduğu sol değerlere insanlığın ilerlemesi amacıyla değil gelişim aşamasındaki kapitalizmin yücelmesi amacıyla dayanmıştır. Liberalizmin en saf biçimde uygulandığı dönem de yine kapitalizmin erken dönemidir, 18 ve 19. yüzyıl. Bu dönemde liberal ekonomi gereği ne sağlık ne de eğitim alanında varolan devlet "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" mantığındakilerce yönetilmektedir. işçilerin durumu içler acısıdır, makinelere kelepçelenmiş halde çalışan küçük çocuklar yirmili yaşlarına ulaşamadan ölmektedir. insanları savaş meydanında değil de makine başlarında öldüren liberalizm için nasyonal sosyalizmin bebeklik halidir denilebilir.
    #3886686 (Ahmet Ruhi Elmas, 29.08.2008 13:05 ~ 13:12)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

liberalizm sag mi sol mu meselesi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. liberalizm sag mi sol mu meselesi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu liberalizm sag mi sol mu meselesi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about liberalizm sag mi sol mu meselesi. Copyrights of the articles are belong to their authors.