laiklik 


/ 13
kapat
  1. siyasal ve toplumsal sistemin din ve devlet ayrılığı ilkesine dayanması.turkiye cumhuriyeti' nin kurulmasından sonra saltanatın ve halifelik kurumunun kaldırılmasıyla başlatılan devlet sisteminin laikleştirilmesi süreci, 1924 anayasasi' nda yer alan ve devlet ile din işlerinin ayrılığı anlamına gelen laiklik anlayışıyla çelişen türkiye devletinin dini islamdır deyiminin tartışılmasıyla gelişti. tbmm , 10 nisan 1928' de anayasanın ikinci maddesini değiştirdi ve milletvekili ve cumhurbaşkanının 16.-38. maddeler gereğince ant içerken söylemek zorunda oldukları vallahi sözcüğü maddelerden çıkarıldı. ayrıca büyük millet meclisi' nin görevlerini sıralayan 26. maddede, ahkami şer'iyenin tenfizi (şeriat hükümlerinin yürütülmesi) de anayasadan çıkarıldı. 5 şubat 1937' de anayasanın 2. maddesinde laiklik ilkesinin yeralması ve türkiye cumhuriyeti' nin laik bir devlet olduğunun yazılmasıyla, laiklik bir anayasa kuralı haline geldi. bu ilkeler 1961 ve 1982 anayasalarında da korundu.
    #3209438 (devrimim, 30.03.2008 13:59)
  2. (bkz: yanardöner kavramlar)
    #3209442 (arcadian, 30.03.2008 14:01)
  3. atatürk ilkelerinden sadece biri. diğerleri neydi bir hatırlayalım;

    cumhuriyetçilik
    milliyetçilik
    halkçılık
    devletçilik
    inkılapçılık

    şu sıralar laikliği şuursuzca savunan gerçek vatansever(!) arkadaşlar, acaba atatürk'ün diğer ilkelerine de aynı değeri veriyor musunuz? o kadar önemsiyor musunuz? bir düşünün bakalım. düşünebildiyseniz bile büyük başarı. biravo biravo.
    #3249607 (arjen robben, 09.04.2008 12:47)
  4. cumhuriyet'in temel direklerinden biri olan ve bugün medeni bir toplumda yaşıyor olmamızı sağlayan en önemli unsurlardan biri.
    #3249706 (icimizdeki irlandali, 09.04.2008 13:28)
  5. yine bazılarının işine geldiği gibi kullandığı atatürk ilkesi. başbakan erdoğan maşallah der aha laikliğe aykırı konuştu diyenler nedense ana muhalefet lideri deniz baykal'ın cemevi merkezinin temel atma törenine katılmasına bir şey demezler. anlıyoruz sizi.
    #3291783 (koobee24, 19.04.2008 18:31)
  6. odtu psikoloji bolum baskanı prof. nebi sumer hocamızın gazeteodtulu.com sitesinde yazdıgı yazının cok begendigim laiklikle ilgili kısmını aktarmak istiyorum:

    "Bence laiklik, öncelikle hukuksal güvence, din ve devlet işlerinin ayrılması vs. değildir. Laiklik sokakta hissedilen huzur ve özgürlük duygusudur. Rasyonel düşünceye verilen sınırsız ve koşulsuz destektir. Düşünmekten ve reddetmekten korkmamaktır. Kişinin kendisini bilinçli ya da bilinçsiz oto-kontrole ya da davranışını değiştirmeye zorlamamasıdır. Gerçek laik toplumsal iklimde din, iftar sofrasının huzuru, çocukların bayram sevinci olarak hissedilir, keskin hatlarından kurtulur, asık suratlı, günah kovucu yüzü yumuşar. Hatta sevgi ve huzur taşıyarak işlevselleşir. Böylece sosyal uzlaşmanın ya da ortak toplumsal eksenin psikolojik harcı bile olabilirler. Ama laik olmayan toplumlarda bütün dinler, biçimlendirici, müdahale edici ve ayrımcı olmaya başlar. Böyle toplumlarda farklılıklar ve sorgulama dindarlarda öfke yaratır. inanca dayalı öfkenin nelere yol açabileceğini Türkiye en son 1993 Madımak yangınında gördü."

    yazının tamamı icin; http://www.gazeteodtulu.com/yazilar.php?id=577
    #3296860 (kostebek, 20.04.2008 21:20)
  7. Din ile devlet işlerinin ayrılmasından ziyade din ile dünya işlerinin ayrılmaıdır. 18.yüzyıl fransız aydınlanmasında da bu böyle kabul edilmiştir. Feodalitenin din ile günahkar ilan ettiği halkın üzerinden bu baskı aracı kaldırılmış ancak kapitalist üretim biçimine geçen burjuvazi bu ayrılığı devlet ile ilişkilendirerek aslında devlete din lazım değil insanlara din lazımdır mottosu ile kendi sınıf sömürüsünü , emek istilasını halka tekrar dayattığı din dogmaları ile yeniden şekillendirmiştir . Laiklik ölmüştür , post-modernizm ile modernizm ve uygarlık çökmüştür .
    #3296880 (nekrofili, 20.04.2008 21:25)
  8. emre kongar tarafindan en kısa ve oz tanımının "din isleri ile devlet islerinin ayrilmasi" degil, "herhangi bir inanc ve gorusun baska bir inanc ve gorus uzerine baskı kurmasının engellenmesi" olması gerektigi israrla vurgulanan yonetimsel ozgurluk bicimidir. zira kelimenin icini bosaltmak isteyen bazı ikinci cumhuriyetciler tarafindan ısrarla frenkce sekularizm kelimesi kullanılır bu kelime yerine, ilk tanımı cagristirdigi ve turk kulturune uymadıgını vurgulamaya calıstıkları icin..
    #3336185 (atgmuls, 29.04.2008 20:18 ~ 20:27)
  9. laik misin? mutlaka oku o zaman;
    (bkz: namazi suc olarak goren saf yagcinin ibretlik sonu)
    #3366918 (delikanlımühendis, 07.05.2008 10:12)
  10. mustafa kemal atatürk' e göre adam olmaktır.

    Ilk mecliste bir oturum sirasinda üyelerden biri laikligin ne manaya geldigini anlamadigini söyleyince Gazi çok sinirlenmis ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermisti: "Adam olmak demektir hocam, adam olmak!
    #3403020 (devrimim, 16.05.2008 02:13)
  11. anayasa mahkemesi, meclisten yetki gaspı yaparak açıkladıgı bugün ki türban yasagı ile ilgili kararını laiklik maddesine dayandırdıgı için, laiklik yorumunu, laik devlet dinsel inançlara ortak mesafeddir kuralına ek olarak, laik devletin fertleri de dinsizdir anlamına gelen bir karar vermiştir. türban kişisel inancın sınırlarına dahilde, bu yapılan degişiklik reddedilince ortaya çıkan sonuc ancak, paygambere küfreden chp lileri memnun etmiştir. mhp buyursun burdan yaksın artık.

    demokratik ülkede, komişnist bir zorlamadan başka bir anlam ifade etmez, zira, komünist ülkelerde halkın dini inanışları yasaktır, demokratik ülkelerde, devlet, dinsel inançların garantisidir, herkes, istedigi gibi inanabilir, devlet bırakın müdahaleyi, dışardan gelecek müdahalaleri engellemekle görevlidir. başörtüsünün yasak olması demek, ancak komünist ülke uygulamasıdır, daha da kötüsü, o ülkenin inannalrı, kendi inançlarının gereginin yerine getiremiyorsa, orasını kendileri yönetmiyor demektir. dışişleri bakanı, türkiye de çogunlugun inançları baskı altında deyince kuduranlar, buyursunlar.

    laikligi ülkede tesis eden kurucu, atatürk ün bugün alınan karardan haberi olsa, annesinin kara çarşafını degil, eşinin başörtüsünü bile yasaklayanların, kendi adını kullandıklarını görseydi onlara ne derdi acaba.
    #3498985 (beklediginiz lider benim, 05.06.2008 20:09 ~ 20:11)
  12. Laiklik kelimesinin kökeni eski Yunancadan gelir. Bu dilde Laikos ''halka, kalabalığa ait'' anlamına gelmektedir. Bu kelime ortaçağ avrupasında din işleriyle ilgisi bulunmayan anlamını kazandı ve daha sonra gittikçe siyasi bir niteliğe bürünmüştür.
    #3504921 (haku, 07.06.2008 00:30)
  13. anayasa'da tanımı bulunmayan kavram.
    "Türkiye, islam, demokrasi ve laikliğin bir arada var olabileceğini giderek daha fazla kanıtlamaya çalıştığımız bir ülke. AK Parti, muhafazakar ve demokrat bir parti. Biz gelenekler, aile, ahlak, din konularında duyarlıyız ve bunu yüksek sesle dile getiriyoruz. Partimiz, ayrıca Türkiye'de gerçek bir demokratik sistemi destekliyor. Türkiye'de ayrıca laik bir sistemi de destekliyoruz, bu da dinle devletin kesin bir çizgiyle birbirinden ayrılması anlamına geliyor. Biz, laikliğin, dini özgürlüklerle ilgili olduğuna da inanıyoruz. Anayasamızda laikliğin açık tanımının olmamasına karşın, Anayasa Mahkemesi'nden AKP'nin eylemlerinin laikliğe uygunluğu konusunda yargıda bulunması isteniyor."

    http://www.hurriyet.com.t....asp?gid=233&sz=65599
    #3510201 (uvjb, 08.06.2008 10:49 ~ 10:51)
  14. bizde uygulanan şekli tam laiklik. ''tam bağımsız türkiye'' gibi bir nane bu da. tam laiklik tam olarak; ''dini ne devlet işine ne de kendi işine karşıtırmak'' tanımına tekabül ediyor. bir bakıma sekülerite de diyebiliriz buna. zira, gerek anayasanın değişmez hükümleri, gerekse yüksek mahkemelerin içtihad mekanizmaları istedikleri herhangi bir anayasa hükmünü, uygulamayı ''değiştirilmesi teklif dahi edilemez'' laiklik maddesine dokundurabilirler. zira, 9'a 2'lik bir karmaşanın hasıl olduğu anayasa mahkemesinde dahi, laikliğin tanımının kuramsal olarak farklı, pratik olarak farklı olduğu ortaya çıkıyor. yüksek yargıçlar dahi, laikliği farklı algılarken halkın laik düzene adapte olmasını beklemek ne büyük hayalperestliktir.
    #3536103 (2 ile bolunmeyen tek sayilar, 14.06.2008 02:17)
  15. tanrı'ya; ''bizi ve içinde bulunduğumuz kainattaki herşeyi sen yarattın. galaksileri, süpernovaları, beyaz cüceleri, kuantum mekaniği, big bang, eylemsizlik prensibiyle beraber, otu, boku, bokun içindeki mikrooraganizmayı, endoplazmik retikulum üzerindeki ribozomları, golgi aygıtını, niagara şelalesini ve hatta deniz baykal'ı bile'' dedikten sonra; ''ama bütün bunlara rağmen bizim aramızdaki ilişkilere, kanunlarımıza, neyi yasak ilan edip, neye müsade edebileceğimize'' karar veremezsin diyen insanların da savunduğu bir sistem. ilginç değil mi?
    #3536143 (2 ile bolunmeyen tek sayilar, 14.06.2008 02:32 ~ 09.09.2008 02:56)
  16. dünyada sayılı toplumun becerebildiği, insanların ortak yaşama sistemlerinde belkide en üst seviyede gelişmiş ve en ulaşılmaz olanıdır. içindeyken bazı insanlarımıza boş, gereksiz, düşündüğü gibi yaşayamama duygularını hissettiriyor olabilir ancak dışına çıkıldığında en özlediğiniz kavram olma ihtimali o kadar yüksek ki. kuralı ortadan kaldırarak akla, mantığa, çoğunluğa değil, tüm yönetimi birkaç kendini bilmeze, insanların duygularını sömüren insanlara vermek demektir.

    konu türkiye ise bunu açıklamak epey zor. netekim bin yıl padişah tarafından yönetilmiş, şeyhlerden, müritlerden ve dini kullanıp insanları kandıran adamlardan ortalık geçilmezken ülkeye birden bu kavramı benimsetmek çok zor. uzun ve yorucu bir mücadele etmek gerek derken türkiye daha yüz yıl geçmeden pes etmenin eşiğine gelmiş vaziyette. bunda yıllardır halkını kalkındırmaktan aciz, sahip olduğu modern hakları kendi halkına bile benimsetememiş, yıllardır süre gelen tabiri caizse 'ağa yönetimi'ni silememiş, iki üç şehri yöneterek tüm ülkeyi yönettiğini sanan, ulaşmak istediği pozisyona/koltuğa hizmet için değil mevki aşkı için gelen ve oradan asla ayrılmayan politikacılarımızın öyle çok payı varki. bugün ülke sınırlarından çıkıp biraz gezdiğiniz vakit doğu ile batının farkının gerçekten laiklikten geçtiğini görebilirsiniz.

    netekim demokrasi destekli bir laik düzen kurmak bizim gibi daha cumhuriyetin ne demek olduğunu bilmeyen nesillere anlatmak dahada zor. burada ilk kural eğitim. ancak bu okulda alınacak bir eğitim değil. okul size temel eğitimi verir ve bundan sonrası size aittir. bence kimse okullarda güncel hayat öğretilmiyor diye tepki gösteremez çünkü içinde bulunduğumuz güncel hayat adından da belli sürekli yenilenen değişen bir canlıdır. işte buna ayak uydurması ve kendini geliştirmesi gereken, gezip görmesi, okuması gereken bireyin kendisidir. gelişen birey topluma daha faydalı ve aydınlık yolunda bir adım daha atmıştır. buna bağlı olarak kesinlikle bir fikirde tıkanıp kalmaz. her daldan konuyla ilgilenir ve tercihlerini dayatılana değil istediği doğrultusunda yapar. buna en güzel örneklerden birisi fransa veya almanya vatandaşlarını örnek gösterebiliriz. çok değil daha yüzyıl önce birbirlerini yiyen bu ülkeler aydınlığı bu şekilde yakalamış, kendini eğitmiş ve herkes sahip olduğu hakkın bilincinde, daha güzeli uygulamaktadır.

    bugüne kadar türkiye hep bir tarafa sürüklenmeye, bir ülkeye benzetilmeye çalışıldı. oysa ki türkiye sahip olduğu değerlerle şu an ki dünyada (geçmişte olsa iran diyeceğim ama) eşi benzeri görülmeyen bir ülke. boşuna demiyoruz sistemi beğenmiyorsan, yaşama şeklini kabul edemiyorsan dünyada pekçok ülke var senin kafandaki gibi yaşayan. git bir gör, gez... bakalım ülkendeki en temel eksik o mu yoksa sen kolaya mı kaçmak istiyorsun? daha ufacık çocukları korkutarak bir yola saptırmak, sanki kendi hissetmediği gençlik ateşini koca bir bidon suyla söndürmeye çalışmak, o ayıp bu ayıp o nasıl hareket öyle diye baskıcı olmak, anadan babadan gördüklerinden nefret ettiğin yılları unutup aynılarını tekrarlamak ne derece seni ileriye götürecektir?

    laiklik konusunun bu kadar derinlere inmesinin temel sebebi belkide kimsenin yerini bilmediği vicdanlarımızı özgür bırakamamızdan, bıraktırmadıklarından kaynaklı olsa gerek. son olarak dokunmadığım bir konu kaldı. kadınlarımız. lütfen laikliği daha çok siz savunun. inanın 'erkek' her yerde sizlerden daha değerli. oysa nesillerin üremesi, eğitilmesi ve belkide çocuğun gelişiminde en önemli rollerden biri olan sevgi, şefkat ancak annenin gösterebileceği birşeydir. güzel ülkemiz laikliğini koruyamadığı takdirde en çok zararı kadınlarımız görecek, zaten 2. sınıf vatandaşken artık sınıfları sorgulanacak hale gelecektir. çünkü onlara sorulmadan çoktan karar verilmiş ve uygulanıyor olacak.

    sonuna kadar okuyan varsa teşekkür ediyorum. hangi inanışa sahip olursa olsun beraber yüksek standartta yaşamamızın anahtarının laiklik olduğunu unutmamanız ve dinin asla ama asla karar verme mekanizmamızı etkilememesi dileğiyle.
    #3606111 (heros, 01.07.2008 18:04 ~ 23:32)
  17. la dinî olmak demektir. ama dünya üzerinde hadsiz farklı uygulaması mevcuttur. sözüm ona abd'de liberal bir laiklik fransa'da ise totaliter bir laiklik vardır. dünya üzerinde bu iki uç arasında bir çok farklı versiyonu bulunur. türkiye'de ise vaziyet çok daha farklıdır.din devlete karışmaz iken devlet dine karışabilir abukluğu vardır. diyanet işleri kurumu gibi bir kurumun din denetleyici olması ve kültür müslümanlığına dayanan sünniliğe dini indirgemesi laiklik ile asla bağdaşmaz. devletin dine bu şekilde müdahelesi asla meşru olmadığı gibi öte yandan da büyük bir açmazı beraberinde getirir. zira madem devlet dine karışacak, kilisenin de sinagogun da bu kuruma bağlanması lazımdır. bu olmazsa her yanda biri el etek öptürür bilmem ne zırvalarını savunanlara gelince:
    1-karıştılar da öptürenler çıkmadı mı?
    2-çıksa da bu devleti hiç ilgilendirmez. devlet inanç ve düşüncenin her türlüsüne saygı göstermek zorundadır. onun vazifesi asayişi temin etmektir.bu adamlar silahlanıp gaspta bulunmadığı, orduyla polisle çatışmadığı sürece devletin hiç bir şey söyleme hakkı yoktur.(tabi laik ve demokratik bir ülkeden bahsediyorsak,totaliter ve laisist değil)
    #3618566 (semensima, 04.07.2008 14:01 ~ 14:02)
  18. cok kulturlu bir devletin ve devletin kurumlarının sahip olması gereken ozellik.

    ''sen laiksin'' demek ''sen komunizmsin'',''sen kapitalizmsin'',''sen insan haklarısın'' demek gibidir,sacmadır.

    laiklik,pratik ve gundelik kullanımıyla bir insanın dini,inancı,kulturu yuzunden ona karsı yapılacak ayrımları engelleme amacı guder;bu amacıyla toplumun icindeki bolunmelere ve catısmalara izin vermez,bireyin haklarını ve ozgurluklerini kollar.

    ya da baska turlu anlatayım,laik bi devlette
    kimse kimseye musluman,ateist,satanist,yahudi,alevi,sunni,şii diye sebep gostererek saldıramaz;bacınız aksam eve namusuyla,kocanız eve aksam ekmegiyle rahat ve saglıklı doner,bes yasındaki cocukların cesetleri sokagın ortasında hunharca oldurulmus bir sekilde yatmaz,olu insanlar vinclerden sallanmaz.

    soyle demek de guzel
    laiklik,bir insanın sahip oldugu inancı yuzunden öldürülmesini engeller.
    laikligi kaldırmayı istemek,biz digerlerinin inanclarına katlanamadıgımız icin onları öldürme ihtiyacı duyuyoruz,kayıplarımızsa sizi ilgilendirmez mesajı vermektir.
    #3689519 (syme, 19.07.2008 23:34)
  19. * bir din haline getirilmeye çalışılan kemalizmin şartlarındandır..

    (bkz: kemalizmin şartları)*
    #3689614 (zeytuni, 19.07.2008 23:50)
  20. türkiye cumhuriyeti devleti' nde:

    1. din-devlet işlerinin ayrılmasını ve vicdan hürriyetini esas alır.
    2. mustafa kemal' in parti tartışmalarının dışında tuttuğu ve taviz vermediği bir ilkedir. *
    3. devlet vatandaşlarının inanma ve inanmama hakkını anayasa ile güvence altına almıştır. * (özellikle bu madde laikliğin dinsizlik olduğunu savunanların iyice okuması gereken temel madde) *
    4. din egemenliği değil; millet egemenliği esastır.
    5. hukuk birliği ve hukukun dinden bağımsız olması esastır.
    5. milli birlik ve beraberlik için önemlidir. *
    #3692618 (yesilcadi, 20.07.2008 19:06 ~ 19:07)
  21. siyasetin derinliklerine girmeden bir kısa açıklama yapmak gerekirse,

    ***siyaset "laikliği" kullanır. üzerinden prim yaparlar. tıpkı muhafazakar partilerin din üzerinden prim yapması/yapmaya çalışması gibi.

    o halde tanıma geçelim,

    normalde:
    1.din işlerinin devletten ayrı tutulması.(mümkündür, olmalıdır)

    turkiye cumhuriyeti devleti'nde:
    1.din işlerinin kultur'den ayrı tutulması.(lakin mümkün değildir)
    #3796336 (devilscry, 10.08.2008 02:29 ~ 02:41)
  22. müthiş ve garip bişey. ( tanımdı bu )

    onu kullanarak oy toplarsın, onun karşıtı olup oy toplarsın, olan yine halka olur.
    #3796347 (waLking away, 10.08.2008 02:32)
  23. "insan için kutsal, yani irdelenmesi, tartışılması yasaklanmış hakikat yoktur; dünyada en değerli şey düşünce özgürlüğüdür; iç ya da dış hiçbir kuvvet, hiçbir iktidar, hiçbir dogma aklın sürekli araştırma çabasını sınırlayamaz; insanlık evrende büyük bir soruşturma kuruludur. hiçbir yönetim, hiçbir yer ya da gök düzeni onun çalışmalarını bozamaz, kısıtlayamaz. bizden gelmeyen her hakikat kuşkuludur; bağlandığımız şeyler karşısında dahi eleştiri duyumuz hep uyanık kalmalı, bütün tasdiklerimize ve bütün düşüncelerimize gizli bir başkaldırma karışmalıdır. eğer tanrı fikri elle tutulur bir kılığa girseydi, eğer kalabalık içinde gözle görülseydi, o zaman, ilk ödevimiz ona baş eğmekten vazgeçmek olacaktı, bir efendi gibi değil, tartıştığımız bir kimse, bize eşit bir kimse gibi davranacaktık ona.

    bu paha biçilmez görüşü iyi koruyalım. çünkü laik öğretimin anlamı, büyüklüğü ve güzelliği bu görüşte saklıdır."

    (bkz: jean jaures)
    #3903824 (vernon sullivan, 02.09.2008 01:59)
  24. sanılan kanının aksine aslında sağ görüşün doğurduğu bir ilke. 1789 devriminden sonra fransa'Da kilisenin toplum üzerindeki etkisini azaltmak için yükselen burjuvazinin başvurduğu bir emniyet subabıdır. dini, devlet yönetiminden çıkarmak buradan doğmuştur.
    #3917662 (gothic evil, 05.09.2008 00:45)
  25. türkiye cumhuriyetin temeli ve türkiyenin şuan iran,afganistan gibi şeriatla yönetilen bi ülke olmasını engelleyen en önemli ilkesi ve yine atamızın ileri görüşlülüğü sayesinde koruma altına alınmıştır koruma altına alınmasaydı, türkiye şuanda bir islam ülkesiydi.
    #3917716 (prodromos, 05.09.2008 00:55 ~ 06.09.2008 17:46)
/ 13
© 2008 - uludağ sözlük

laiklik başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. laiklik ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu laiklik nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» bekledikce guzellesen seyler » orduevlerini satip karakol yaptiralim kampanyasi » cep telefonunun ucus seyir sistemine zarar vermesi » tsk nin ulkeyi kaosa suruklemesi » meet me in montauk » roman pavlyuchenko » bayer » bulent ortacgil » saat cok gec oldugu halde uyumayan insan » pinara gel ki gorem » yesim ceren bozoglu » dr cureklibatur ve bay arkin » veliefendi hipodromu » kupe sag kulaga takilinca ibne olunmasi » seyyar pilavci » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » asfaltiniz hayirli olsun » her zaman daha iyi bir hikayesi olan insan » badi ekrem » maldeynegi » bir gozyasi gozuktu gozlerinde dusmek uzere » bizim de ucak gemimiz olsun kampanyasi » bayraktepe » lost un en guzel bayani » sana degmez » harp uzerine » skor yazari » meteksan » gol sonrasi yuvarlanan futbolcu » the kene » death note