kuvayi milliye 


kapat
  1. kurtuluş savaşı sırasında ankara hükümeti tarafından oluşturulan birlikler...
    *
    #23756 (aabi, 18.01.2006 06:00 ~ 28.10.2007 03:35)
  2. mondros ateşkes antlaşması'nın imzalanmasından sonra, anadolu 'da başlayan işgal eylemlerine ve azınlıkların ayrılıkçı eylemlerine karşı kurulan silahlı halk güçleridir. fransızlar 'ın ve yunanlılar 'ın işgallerine ve ermenilerle rumlar 'ın ayrılıkçı eylemlerine karşı oluşturulmuşlardır. Yurtseverler tarafından kendiliğinden oluşan bu örgütler, bölgesel kurtuluşu hedeflemişlerdir. sivas kongresi ile ulusal örgütlere dönüştürülmüş, sonradan düzenli ordu birlikleri içine alınmışlardır.
    #181923 (MaRTyNs, 19.04.2006 17:22)
  3. ilk önce izmirin işgali ile ortaya çıkmış halktan oluşan düzenli ordu öncesi birlik.bu birlik belli şartlar ve kısıtlamalar altında mücadele ederek güney cephesinde ermeni ve fransızları bozguna uğratarak büyük başarılar sağladı.
    #181938 (hasnicktir, 19.04.2006 17:25)
  4. anadolu halkının emperyalizme karşı verdiği mücadelede..halk tarafından oluşturulan birlikler...
    #427859 (Ben hakimim masum bey.., 15.07.2006 13:28)
  5. Kurtuluş Savaşı'nda düşmana karşı koyan Türk direniş örgütlenmelerine ve güçlerine verilen ad. (Günümüz Türkçe'sindeki anlamı Ulusal Güçler'dir.)
    #437355 (Sulh, 18.07.2006 12:52)
  6. balıkesir'deki milli kuvvetler caddesinin eski adı.
    #437420 (hadiii, 18.07.2006 13:18)
  7. BiRiNCi BAP


    YIL 1918-1919
    ve
    KARAYILAN HiKÂYESi



    Ateşi ve ihaneti gördük
    ve yanan gözlerimizle durduk
    bu dünyanın üzerinde.
    istanbul 918 Teşrinlerinde,
    izmir 919 Mayısında
    ve Manisa, Menemen, Aydın, Akhisar :
    Mayıs ortalarından
    Haziran ortalarına kadar
    yani tütün kırma mevsimi,
    yani, arpalar biçilip
    buğdaya başlanırken
    yuvarlandılar...
    Adana,
    Antep,
    Urfa,
    Maraş :
    düşmüş
    dövüşüyordu...

    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Ve kanlı bankerler pazarında
    memleketi Alaman'a satanlar,
    yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
    düştüler can kaygusuna
    ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
    karanlığa karışarak basıp gittiler.
    Yaralıydı, yorgundu, fakirdi millet,
    en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat,
    dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat,
    iki kat soyulmamak için.

    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Murat nehri, Canik dağları ve Fırat,
    Yeşilırmak, Kızılırmak,
    Gültepe, Tilbeşar Ovası,
    gördü uzun dişli ingiliz'i.
    Ve Aksu'yla Köpsu,
    Karagöl'le Söğüt Gölü
    ve gümüş basamaklı türbesinde yatan
    büyük, âşık ölü,
    şapkası horoz tüylü italyan'ı gördü.
    Ve Çukurova,
    kıyasıya düzlük,
    uçurumlar, yamaçlar, dağlar kıyasıya
    ve Seyhan ve Ceyhan
    ve kara gözlü Yürük kızı,
    gördü mavi üniformalı Fransız'ı.
    Ve devam ettik ateşi ve ihaneti görmekte.
    Eşraf ve âyân ve mütehayyizânın çoğu
    ve ağalar :
    Bağdasar Ağa'dan
    Kellesi Büyük Mehmet Ağa'ya kadar,
    düşmanla birlik oldular.
    Ve inekleri, koyunları, keçileri sürüp, götürüp,
    gelinlerin ırzına geçip,
    çocukları öldürüp
    ve istiklâli yakıp yıktıkça düşman,
    dağa çıktı mavzerini, nacağını, çiftesini kapan
    ve çığ gibi çoğaldı çeteler
    ve köylülerden paşalar görüldü,
    kara donlu köylülerden.
    Ve bizim tarafa geçenler oldu
    Tunuslu ve Hindli kölelerden.
    Ve Türkistanlı Hacı Ahmet,
    kısık gözleri,
    seyrek sakalı,
    hafif makinalı tüfeğiyle
    dağlarda bir başına dolaştı.
    Ve sabahleyin ve öğle sıcağında ve akşamüstü
    ve ayışığında ve yıldız alacasında geceleyin,
    ne zaman sıkışsa bizimkiler,
    peyda oluverdi, yerden biter gibi o
    ve ateş etti
    ve düşmanı dağıttı
    ve kayboldu dağlarda yine.

    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Dayandık,
    dayandık her yanda,
    dayandık izmir'de, Aydın'da,
    Adana'da dayandık,
    dayandık, Urfa'da, Maraş'ta, Antep'te.

    Antepliler silâhşor olur,
    uçan turnayı gözünden
    kaçan tavşanı ard ayağından vururlar
    ve arap kısrağının üstünde
    taze yeşil selvi gibi ince uzun dururlar.

    Antep sıcak,
    Antep çetin yerdir.
    Antepliler silâhşor olur.
    Antepliler yiğit kişilerdir.

    Karayılan
    Karayılan olmazdan önce
    Antep köylüklerinde ırgattı.
    Belki rahatsızdı, belki rahattı,
    bunu düşünmeğe vakit bırakmıyordular,
    yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi
    ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.
    Yiğitlik atla, silâhla, toprakla olur,
    onun atı, silâhı, toprağı yoktu.
    Boynu yine böyle çöp gibi ince
    ve böyle kocaman kafalıydı
    Karayılan
    Karayılan olmazdan önce.

    Düşman Antep'e girince
    Antepliler onu
    korkusunu saklayan
    bir fıstık ağacından
    alıp indirdiler.

    Altına bir at çekip
    eline bir mavzer
    verdiler.

    Antep çetin yerdir.
    Kırmızı kayalarda
    yeşil kertenkeleler.
    Sıcak bulutlar dolaşır havada
    ileri geri...

    Düşman tutmuştu tepeleri,
    düşmanın topu vardı.
    Antepliler düz ovada
    sıkışmışlardı.
    Düşman şarapnel döküyordu,
    toprağı kökünden söküyordu.
    Düşman tutmuştu tepeleri.
    Akan : Antep'in kanıydı.

    Düz ovada bir gül fidanıydı
    Karayılan'ın
    Karayılan olmazdan önceki siperi.
    Bu fidan öyle küçük,
    korkusu ve kafası öyle büyüktü ki onun,
    namlıya tek fişek sürmeden
    yatıyordu yüzükoyun.

    Antep sıcak,
    Antep çetin yerdir.
    Antepliler silâhşor olur.
    Antepliler yiğit kişilerdir.
    Fakat düşmanın topu vardı.
    Ve ne çare, kader,
    düz ovayı Antepliler
    düşmana bırakacaklardı.

    «Karayılan» olmazdan önce
    umurunda değildi Karayılan'ın
    kıyamete dek düşmana verseler Antep'i.
    Çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar.
    Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi,
    korkaktı da bir tarla sıçanı kadar.

    Siperi bir gül fidanıydı onun,
    gül fidanı dibinde yatıyordu ki yüzükoyun
    ak bir taşın ardından
    kara bir yılan
    çıkardı kafasını.
    Derisi ışıl ışıl,
    gözleri ateşten al,
    dili çataldı.
    Birden bir kurşun gelip
    kafasını aldı.
    Hayvan devrildi kaldı.

    Karayılan
    Karayılan olmazdan önce
    kara yılanın encâmını görünce
    haykırdı avaz avaz
    ömrünün ilk düşüncesini .
    «ibret al, deli gönlüm,
    demir sandıkta saklansan bulur seni,
    ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»

    Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
    bir tarla sıçanı kadar korkak olan,
    fırlayıp atlayınca ileri
    bir dehşet aldı Anteplileri,
    seğirttiler peşince.
    Düşmanı tepelerde yediler.
    Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
    bir tarla sıçanı kadar korkak olana :
    KARAYILAN dediler.

    «Karayılan der ki : Harbe oturak,
    Kilis yollarından kelle getirek,
    nerde düşman varsa orda bitirek,
    vurun ha yiğitler namus günüdür...»

    Ve biz de bunu böylece duyduk
    ve çetesinin başında yıllarca nâmı yürüyen
    Karayılan'ı
    ve Anteplileri
    ve Antep'i
    aynen duyup işittiğimiz gibi
    destânımızın birinci bâbına koyduk.
    #723812 (adini unutan adam, 11.10.2006 16:10)
  8. devlette gaflet ve delalet içinde bulunan yöneticilere karşı tepki olarak ortaya çıkmış, türk ün bağımsızlık genlerinin tezahürüdür.
    #1093557 (pilotmont, 02.01.2007 12:11)
  9. kurulması fikri ilk önce 57. tümen komutanı albay şefik tarafından ortaya atılmıştır...
    #1372993 (demolay, 04.03.2007 13:59)
  10. Birinci dünya savaşı sonrasında türk yurdunun işgaline karşı ilk direniş hareketlerini başlatan düzensiz birliklere verilen genel isim. Doğrusu kuva-i milliye olup ulusal kuvvetler anlamına gelir.

    ilk kuva-i milliye hareketi Güney Cephesi'nde Dörtyol'da 19 Aralık 1918’de Fransızlara karşı başlamıştır.

    Daha sonra Anadolu'ya geçen bazı subaylar tarafından Yunanistan'ın izmir'i işgaline karşılık gönüllüleri örgütlemeleri ile devam etmiş, düzenli birlikler kuruluncaya kadar kurtuluş mücadelesinin temelini oluşturmuştur. Halk arasında kısaca kuvvacılar olarak da bilinen kuva-i milliye mensupları kalpak giyerlerdi.

    Savaş sonrası yenilgiyi ve türk yurdunun işgalini hazmedemeyen osmanlı subaylarının önderlik ettiği kuva-i milliye birlikleri, türk özgürlük mücadelesinin ilk kıvılcımlarını çakmış ve direnişin sembolü olmuştur.

    Düzenli birliklere geçildikten sonra kuva-i milliye milis birliklerine ihtiyaç kalmamış ve mensupları düzenli orduda görevlerine devam etmişlerdir.
    (bkz: Kuva-i milliye ruhu)
    (bkz: kalpak)
    #2332640 (KIZILMASKE, 17.09.2007 18:46)
  11. onlar ki toprakta karınca,
    suda balık,
    havada kuş kadar çoktular;
    korkak,
    cesur,
    cahil,
    hakim
    ve çocuktular
    ve kahreden
    yaratan ki onlardır,
    destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
    onlar ki uyup hainin iğvasına
    sancaklarını elden yere düşürürler
    ve düşmanı meydanda koyup
    kaçarlar evlerine
    ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler
    ve yeşil bir ağaç gibi gülen
    ve merasimsiz ağlayan
    ve ana avrat küfreden ki onlardır,
    destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
    demir,
    kömür
    ve şeker
    ve kırmızı bakır
    ve mensucat
    ve sevda ve zulüm ve hayat
    ve bilcümle sanayi kollarının
    ve gökyüzü
    ve sahra
    ve mavi okyanus
    ve kederli nehir yollarının
    sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
    bir şafak vakti değişmiş olur,
    bir şafak vakti karanlığın kenarından
    onlar ağır ellerini toprağa basıp
    doğruldukları zaman.
    en bilgin aynlara
    en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
    asırda onlar yendi, onlar yenildi.
    çok sözler edildi onlara dair
    ve onlar için:
    zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
    denildi.

    (bkz: nazım hikmet).
    #2459989 (preghiera, 12.10.2007 01:41)
  12. ittihatçı işidir diye başlarda benimsenmeyen milis ordu.
    osmanlı meclisi de misak ı milliye benimseyinde hep destek tam destek almıştır.
    #2642687 (parsomen, 29.11.2007 14:04)
  13. harika bir nazım hikmet kitabıdır. kurtuluş savaşını bir de nazım ın dilinden duymak etkileyicidr, harika üslubuyla.

    (bkz: onlar)
    #4474898 (sone, 05.01.2009 21:34)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

kuvayi milliye başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. kuvayi milliye ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kuvayi milliye nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about kuvayi milliye. Copyrights of the articles are belong to their authors.