kuresel ekonomik kriz doneminde daha cok calismak 


kapat

  1. dünya'da yaşanan küresel ekonomik kriz döneminde daha çok ve daha verimli çalışıp ekonomik krizi fırsata dönüştürmektir.
    #4210921 (rosava, 10.11.2008 13:28)
  2. her ekonomik kriz sonrası iş barışı adı altında sermayedarın işçiye söylediği söz. "aynı gemideyiz" lakırtısında sermeyadar bir farkla haklıdır: kendisi lüks, işçisi alt kamarada bulunmaktadır hayat denilen yolculukta. ancak buradan bir hatırlatmayla çıkalım: 2001 krizi sonrasında mess bu cümleyi fazlaca kullanmış ve daha çok sektörel yoğunluklu mali krizden kendisini büyüterek çıkmıştır metal sektörü patronları. bunun yanında işçisine artık fabrikalar çalışmasa bile 5 yıl boyunca maaş ödeyebilecek kadar kar ilan etmiştir. ancak gene de metal sektöründe çalışan ve örgütlü olan işçilerin sosyal haklarından kısmaya çalışmış ve önce emek yerine, önce iş yeri sloganını destur edinmiştir. şimdi bu mudur iş barışı, bu mudur ekonomik krizden çıkış faturası? sanırım fatura bir tek işçiye kesiliyor, diğerleri popülist iddialarla izliyor, hepsi bu.
    #4210950 (kisil, 10.11.2008 13:35)
  3. sendikalı olmayanların , haklarını koruyacak kuruluşları olmayanların zor durumda kalabilme ihtimali olan durumdur.

    sendikaların da kendi içlerindeki durumu çözüp , halka kendisini daha iyi anlatması gerekmektedir.
    #4210973 (rosava, 10.11.2008 13:40)
  4. türk metal-iş'le mess'in hep bir ağızdan son günlerde öğütlediği söz. daha evvel tersaneler de dok gemi-iş, belediyelerde örgütlü hak-iş de farklı dönemlerde söylediği sözdü. sendika mı dediniz? peki ya kazanılmış haklar, 8 saatlik işgünü, ücretli izin vs...? bunlardan ne kalıyor geriye?
    #4210994 (kisil, 10.11.2008 13:47)
  5. sendikalar çalışanların haklarını koruyacaklarına ideolojik merkezler haline gelmişlerdir.

    insanlara kendilerini anlatamamış , onlar için uğraştıklarını bir türlü hissettirememişlerdir.

    durum böyle olunca malesef sendikalar köhneleşmiş , işlevsiz kuruluşlar haline gelmiştir.
    #4211011 (rosava, 10.11.2008 13:52)
  6. maliyetlerde, işçilik payı %13-15 dir.
    türkiye de verimsizlikten doğan maliyet yükü ortalama %30 dur.

    not: bu entry başlıkla alakalıdır.
    #4250721 (pilotmont, 19.11.2008 10:59 ~ 11:00)
  7. işçilik ücretlerinin peşin para olması kısıntı yapılacak ilk harcama olmasına sebep olmaktadır. verimsizlik maliyetleri ise peşin ödenmez. onun ödeme şartları çok daha faklıdır. sürekli ve ömür boyu ödenir.

    her kriz aslında bir veya bir kaç sektörün çok etkilendiği krizdir. krizden potansiyel olarak nemalanma imkanı olan çok sektör vardır.

    ayrıca krizden etkilenen sektörlerdeki ciddi kuruluşlarda bu krizlerden karlı cıkabilecek fırsatlar bulurlar. çünkü genellikle haksız rekabet eden diğer ciddi olmayan şirketler batacaktır.
    (ciddiyetten asık suratı anlamıyoruz tabi. hatta o asık suratlılara el işareti yapıyoruz. he bi de ciddi görünücem diye bedenlerine suni bir diklik verenlere yapalım aynı işareti. haydi 1-2-3 bay bay.)

    ne yapılmalıdır.

    işte bu kısım zordur. çünkü krizde daha çok çalışmanız o an size birşey katmayacaktır. cünkü şirket bünyelerinde, faydalı çalışmaların sonuç vermesi yaklaşık 1 senedir. bugün yapacaklarınız 1 sene sonra fayda sağlayacaktır.

    ne yapılmalıydı.

    her gün kriz varmış gibi verimliliği artırıp, bunun bir kısmını fiyat indirimi olarak müşteriye yansıtıp, bir kısmını da 2 sene önceden trampet çalarak gelen, bu kötü olma ihtimali yüksek günler için yedeklemeli idi. *
    #4250808 (pilotmont, 19.11.2008 11:27)
  8. verimlilik çok önemli bir konudur. örneğin türkiye'de akşam 7-8'lere kadar çalışılır hatta cumartesi de çalışılır , gelişmiş ülkelerde günde 8 saat çalışılır cumartesi pazar çalışılmaz ancak bizden ekonomik anlamda daha gelişmiş durumdadırlar.

    türkiye'nin bu anlamda verimli çalıştığı söylenemez.
    #4250841 (rosava, 19.11.2008 11:42 ~ 11:59)
  9. krizin bir üretim krizi olduğunu sana insan yanılgısı.
    kriz bir tüketim krizidir. kredi kanalları kapanmış, likitide azalmıştır. insanlar tüketmemeye, bankalar borç vermemeye başlamıştır. yani sorun şu ki üretim yapacak kaynağı bulsan bile, ürettiğini satacak adam yok. sorun bu.
    hal böyleyken daha çok çalışıp daha fazla üretmekten bahsediyorsun. işçi çıkarıp krizden etilenmemek için kapasite daraltan patron da salaktı zaten. sorun ekonomik sistem krizidir. sermaye, artı değer sürekli birilerinin elinde birikmekte, geniş halk kitlelerinin geliri üretileni almaya yetmemektedir. daha önce tüketici kredileriyle tükettirilen halk, şimdi kredi krizi nedeniyle buna da yönlendirilememektedir. sonuç satışların ve karlılıkların azalması veya zararların artması, bunun için de çözüm işçilik dahil üretim maliyetlerinin daraltılması yoluna gitmek olarak görülmektedir. ama bu da işsizliği artıracak, işsizliğin artması geniş halk kitlelerinin tüketim gücünü düşürecek, bu da satışları ve karlılıkları daraltacak ve bu da tekrar işçi çıkarmalara ve kapasite daraltmalarına neden olacaktır. yani sistem kriz üretmiş ve bir kısır döngüye girmiştir.

    çözüm birilerinin elinde biriken artı değerin tekrar halka dağıtılmasıdır. bu da devletin para basıp veya bütçe açığı vererek harcama yapmasıyla sözkonusu olabilir. bu ortamda üretimi arttırmak işletme bazında intihar demektir. sistemin gerçeği bu.
    #4250842 (serbest radikal, 19.11.2008 11:43 ~ 11:44)
  10. tabii ki küresel kriz'in nedeninin talep yetersizliği olduğu herkes tarafından açıktır.

    zaten keynesyen modellerin tartışılması da bu sebebten dolayıdır.

    keynes 1929'da ekonomik krizinin nedenini talep yetersizliği olarak açıklamıştı aynen şimdi birçok iktisatçının açıklamaya çalıştığı gibi.

    o zaman da klasik okul denilen kişiler say'ın " her arz kendi talebini yaratır " sözü çerçevesinde hareket etmekte idiler.

    keynes'in talep yetersizliği üzerinde yoğunlaşması ve 1929 buhranının bu yönde olduğunun anlaşılması say'in " her arz kendi talebini yaratır " sözünü boşa çıkarmıştır.

    peki talep nasıl yaratılacak onun üzerinde durmak lazımdır.zaten çalışmaktan kasıtta budur talep oluşturmaya yönelik.

    yani anlatılmak istenen küresel kriz döneminde kriz var diye ağlamak yerine daha çok çalışıp çözüm yolları bulmaya çalışmaktır.
    #4250884 (rosava, 19.11.2008 11:51 ~ 11:54)
  11. krizler sadece talep düşmesi yaratır. talep sıfır olmaz. mesela ben peynir yemeden duramam gidip gene peynir alıcam kahvaltı yapmamıştır bu zavallı hala. her zaman 100 gram peynir yarım ekmek alırdım. bu sefer 50 gr. alayım diye bir düşünce hasıl oldu. ama ekmek vazgecilmez.

    ne diyorsun pilotum montum ?

    bu krizden peynirciler ve fırıncılar karlı çıkacak. *
    #4250910 (pilotmont, 19.11.2008 12:01 ~ 12:02)
  12. bazı ürünlerdeki talep esnekliği konusununda iyi incelenmesi gerekmektedir. yani talep esnekliği yüksek ürünlerin bulunduğu sektörlerde fiyat oynamalrı ile talep yaratılabilir.
    #4250929 (rosava, 19.11.2008 12:06 ~ 12:07)
  13. (bkz: kuresel ekonomik kriz doneminde daha cok calismak/#4250842)
    peki ne yapılmalıdır?
    tek tek bireylerin ve şirketlerin krizden çıkış için yapabilecekleri hiçbir şey yoktur.
    sadece devletin yapması gereken bir şey vardır ki buna kısaca "sosyal devlet olmak" diyebiliriz. yani gelir daha adil bir şekilde dağılmalıdır ekonomide. bunun da hem parasal politikaları hem maliye politikalarını ilgilendiren tarafları var.

    bir kere merkez bankası kesinlikle ekonomik büyümeden daha fazla "reel faiz" vaadetmemelidir. reel faiz ve ekonomik büyüme arasındaki fark "tüm piyasa için bakıldığında" emekçinin sırtından kazanılıp para babasına hediye edilen artı değerdir.
    diğer bütün reel faizler merkez bankasının para enjeksiyonuyla tahmin edilen büyüme oranının altına çekilmelidir.

    devletin harcama tarafında, düşük gelirliler desteklenerek talep artışı kolaylıkla sağlanabilir. bu zenginlerden alıp fakirlere vermek suretiyle olabileceği gibi, para basıp dağıtarak enflasyon yaratarak da sağlanabilir. bu sosyal paylaşım artık vicdanın ve merhametin bir gereği olmaktan çok, ekonomik gerçeklerin bir dayatması haline gelmiştir.
    (bkz: paylasimci liberal ekonomik duzen)
    #4251062 (serbest radikal, 19.11.2008 12:43 ~ 12:44)
  14. sorunun çözümü faiz gibi finans piyasaları çerçevesinde aramanın yanlış olacağı, ana temelin vergi indirimleri ile sağlanabiliecek bir ekonomik canlanma şeklinde olmasının daha sağlıklı olacağı düşünülen önerme.

    bu durumda laffer'in " laffer eğrisi " şeklinde tanımladığı , vergi oranı düşürüldüğü zaman toplanan vergi miktarının artması yönündeki görüşü ile aynı zamanda vergi gelirlerinde de artış elde edilebilir.
    #4251100 (rosava, 19.11.2008 12:51)
  15. küresel kriz'in türkiye'ye olan etkilerini azaltmak için daha çok üretim yapıp , yeni pazarlar bulmak için çalışmaktır.
    #4903094 (rosava, 22.03.2009 18:06)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

kuresel ekonomik kriz doneminde daha cok calismak başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. kuresel ekonomik kriz doneminde daha cok calismak ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kuresel ekonomik kriz doneminde daha cok calismak nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about kuresel ekonomik kriz doneminde daha cok calismak. Copyrights of the articles are belong to their authors.