kurban kulturu 


kapat
  1. kurban bayramına günler kaldı...

    kurban bayram(lar)ını sevmiyorum... çünkü bilinçsizliği sevmiyorum...

    irticalen/düşünmeden yapılan otomatik reaksiyonlara/şuursuz otokontrol(süzlük)lere sinir oluyorum...

    herhangi bir robottan ve/veya devreleri olan bir bilgisayardan farklı davran(a)mayan insan topluluklarına tahammül edemiyorum...

    "neden" kurban kestiğini dahi bil(e)meden, deli bir dananın peşinden usain bolt misali koşan, elleri bıçaklı katilleri görünce de çıldırıyorum...

    kesmiş olduğu kurbanın hangi tarafından dağıtsa da kendine lezzetli tarafı kalsa zihniyetindeki murailikten/riyakarlıktan/ikiyüzlülükten midem bulanıyor...

    hadi kestin diyelim, bari adam gibi ihtiyaç sahiplerine dağıt da en azından -bilinçsiz olarak da olsa- biraz olsun amacına hizmet etsin yaptığın iş... yok... yakın komşularına/ sosyo-ekonomik durumu seninkilerle benzer olanlara dağıt ki az yorulmuş olursun!!... böylelikle de yabancıya gitmemiş olur!!...

    türkiye'de ortalama 16 milyon aile yaşıyor... bunun -minimum ihtimal-, %25'i kurban kesiyor olsa; 4,000,000 aile kurban kesme ritüeline iştirak etmiş olur... bir kurbana ortalama 400 ytl verildiğini düşünürsek, 1.600.000.000 ytl kurban için bütçe ayrılıyor, bu kurban kesme hadisesi otomatik reaksiyonlu ailelerden... bir diğer %25'i fakir olmadığı halde çeşitli sebeplerle kurban kesmiyor olsa; 16 milyon aileden, 8 milyon aile kalır ortalama gelir düzeyinin altında... bu insanlara vereceğin yarım kiloluk et ne icrasını durdurur, ne çocuğunun hastalığını iyileştirir ne de evin annesinin "aç kalacağız" endişesini giderir... onları ısıtmaz da ayrıca... eti yakacak değiller!... etleri yiyecekler ve ertesi sabah yoksulluklarının/yoksunluklarının içine/gayyaya geri düşecekler... yarım kilo et 9 ytl... sadece... halbuki kurban kesme güruhunun, takriben 1,6 milyar ytl'yi gelen parası var!!... 8 milyon aile için/aile başına 200 ytl düşer bu paradan...

    kutsal kitapların emirlerini düşün(e)meden, anla(ya)madan... amaç yok(sul)luğa yardım etmek değil mi?... fitrenin/ zekatın/kurbanın amacı ictimai nizamda homojen bir -maddi- dağılım sağlamak değil mi?... maddi varlıkların paylaşımı değil mi?... "yok hayır, illa ki keseceğim" diyorsan, yine kes... ve fakat misafirlerine ikram edeceğin kadar eti kendine ayır ve "gerçekten" yardım et...

    sen kurban kes, yarısından fazlasını ye, kalan kısmını tanıdıkların ve bir-iki fakir arasında pay et... fitreyi unut, malının 1/40'ı kadar zekat vermen gerekirken, hiç verme ya da vermen gerekenden çok azını ver, "elimden ancak bu kadarı geliyor" de... amaç dostlar alışverişte gör(ün)sün...

    allah kabul etsin!!...

    hamiş: biraz olsun dinler tarihini okuyun, analiz edin... paganları, monoteist, politeist, semavi inanışları... hepsini... kurban kesmek, en ilkel çağdan bugüne kadar çok olağan ve doğal bir şey... antik çağlarda dahi insanlar neden kurban kestiklerinin bilincindeydiler... suçlarına ve/veya günahlarına atıfla, inandıkları kutsala günahsız bir varlığı kurban ediyorlardı... çünkü bir taksiratın ve/veya kabahatin cezası ölümdü... çünkü tanrı -taptıkları/inandıkları her ne ise- , onlardan ziyadesiyle güçlüydü ve çok güçlü olan varlığın, insanlar üzerindeki en büyük müeyyidesi ölümdü... suçlarının/günahlarının kefareti, masum/günahsız bir varlığı kurban etmek, kendi günahları için kendi canlarının alınmaması için nezirdi... ve fakat sadece -bu sadece kelimesi çok önemli- islamda kurban kesmek allah rızası için fakirler, yoksullara/yoksunlara yardım anlamındadır... "allah rızası" ne demek onu da düşünün... hayvancılıkla uğraşan kavimlerde yardımın en güzel şekli; iktisadi yönden "iyi" bir seviyede olan kişilerin, hayvanlardan birinin kurban edilerek dağıtmasıydı... tarım-yoğun kabilelerde ise kurbanın ikamesi; sahip olduğu tarlanın 1/10'u fakirler arasında eşit miktarda dağıtılmak suretiyle ayrılırdı [öşür de buradan çıkmaktadır]... dönemsel şartlar, yardım etme mülahazası için neyi efektif kılıyorsa...

    ilkel çağlardan beri uygulanagelen amaç, -en büyük ve adil sosyal düzeni getiren- islam'da farklılık arz etmiş ve yardımlaşmaya dönmüştür... ve müslümanlık libası giymiş yığınla insan bunu çok güzel! unutmuştur... zira devrelerine yaz(d)ı(rı)lmış olan otomatik emirleri ifa etmek hayli kolaydır...

    hamiş'in hamiş'i: şimdi sen şehir insanı, yapabileceğin salt hayvan kanı akıtmak mı?...
    #4315002 (philantia, 04.12.2008 02:28 ~ 02:31)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

kurban kulturu başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. kurban kulturu ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kurban kulturu nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about kurban kulturu. Copyrights of the articles are belong to their authors.