kuran i kerim 


/ 30
kapat
  1. islam peygamberi'nin en büyük mucizesi, hakkında kütüphaneler dolusu eser yazılmış esrarengiz kitap.
    #3361777 (meyvelerdenayva, 05.05.2008 22:46)
  2. --spoiler--
    kur'an ilahi hitaba muhattap olabilecek kabiliyette yaratılmış olan ve en güzel yaratılmış sırrına mazhar kılınan insana indirilmiş bir kelam-ı ezelidir.

    Kur'an sayesinde insan, allah'a muhattap olma gibi mevkilerin en yükseğine yükselmiştir. böyle bir mevkide bulunduğunun şuurunda olan bir insan, kendi dilindeki kuran'da rabbini dinler, rabbiyle konuşur ve rabbiyle konuştuğuna yemin etse yeminide yalancı sayılmaz.
    --spoiler--
    #3361868 (bla bla, 05.05.2008 23:06)
  3. kerim'in kuran'ı > osmanlıca olarak yaklaşacak olursak.
    #3363860 (DjarumTurk, 06.05.2008 14:33 ~ 14:34)
  4. diğer kutsal kitaplardan çok daha farklı içeriğe sahip olan müslümanların kitabıdır. Diğerlerinde daha çok peygamberlerin hayatına yer verilmişken, Kuran-ı Kerim sosyal hayatı düzenlemeye çalışmaktadır. Bunu yaparken iki çeşit yaptırım kullanır, birincisi Allah korkusu ve cehennem cezası, ikincisi falakaya yatırmak, kol kesmek, kırpaç cezası, nafaka ödemek gibi fiziksel veya maddi cezalardır.

    yanlış bir inanışa göre Kuran-ı Kerimde 6666 ayet olduğu sanılır fakat aslında 6236 ayet vardır. neden 6666 ayet olduğu inancının yayğın olduğunu inanın bende bilmiyorum. Kuran'da ki Süreler ikiye ayrılır Mekke'de inen ve Medine'de inen süreler. mekke'de inen süreler daha barışcıl ve gayrimüslümlerle iyi gecinmeyi, sabretmeyi emreder fakat medine'de inen süreler daha çok bir anayasayı andırır ve hukuk kuralları içerir, sosyal hayatı düzenlemeyi amaçlar.Bunun yanı sıra medine'de inen ayetlerde Allah adına ölmenin yanında savaşıp ölmeninde şehitlik mertebesine erişme nedeni olarak işaret edilir ve islam adına savaşmak kutsal bir görev olduğu belirtilmiştir. fakat savaşmak çok farklı şekillerde yorumlanabilir (ilmi savaş, fikir savaşı gibi).

    kitap haline islam peygamberi Hz. Muhammed tarafından getirilmemiştir Hz Ebu-Bekir tarafından kitaplaştırılmış Hz osman tarafından ise çoğaltılmıştır. fakat Hz. Muhammed'e inen orjinal sırasını kaybetmiştir. ilk gelen ayet "oku" ayeti olmasına rağmen Orjinal sırası bozulmuş kuran'da fatiha süresiyle başlar.

    Kuran-ı Kerimin asıl ismi Furkan'dır. kuran-ı kerimde bir çok yerde Furkan diye geçer. furkan süresi-ayet 1- "Şanı yücedir o kudretin ki, hakla bâtılı ayıran o furkan'ı, bütün âlemler için bir uyarıcı olsun diye kuluna indirdi."
    #3364556 (erjivan, 06.05.2008 17:49)
  5. insana yüklediği sorumluluğu, ekolojik bir bakış açısıyla yeniden yorumlayıp vurgulamaya büyük ihtiyaç vardır...
    #3451776 (demolay, 26.05.2008 22:21)
  6. 19 mucizesi ile allah'tan olduğu ve indirilişinden bu yana bozulmalardan korunduğu ispatlıdır.
    #3451808 (serbest radikal, 26.05.2008 22:27)
  7. siyasi parti kitapçığı olmadığı kesin olan kutsal kitaptır. bigilerinize...

    edit: cici arkadaşlar makattan almışlar bilgiyi. kim ne yazmış ise bakmak lazım bu denyo nedir, kimin nesidir, yolunda mıdır? yolundadır... vesselam.
    #3455470 (pietro pacciani, 27.05.2008 19:10 ~ 02.06.2008 18:38)
  8. siyasi parti kitapçığı olmamasından dolayı, kesinlikle, siyasilerin eleştirilmelerinde kendisi ve temsil ettiği islam noktasından yaklaşılmaması gerekir. bilgilerinize.

    önder sav hariç. ona ayrıca muamele yapılacak diye duydum.

    düdüt: başlığın 666. entry oldu. allah'ım hikmetinden sual olunmaz.
    #3455507 (izam, 27.05.2008 19:18)
  9. siyasi bir kitap değil,
    maneviyat kitabıdır..
    ona farklı anlamlar yükliyen, dinden de yoldan da çıkar..
    bu böyle biline.
    bunu ben demiyorum, bilirkişi (ulemalar) telaffuz ediyor.
    #3455519 (aclik kader olamaz, 27.05.2008 19:20)
  10. akıllıyı aptal eden kitap. etmişte nitekim. kimler kimler abdal olmuş, kimler aptal olmuş. aptallardan ziyade bilgine!
    #3455556 (pietro pacciani, 27.05.2008 19:28)
  11. türkçe mealinin gayet destanvari olduğu müslümanların kutsal kitabıdır.
    saygı duyulur..
    okurken abdest alınır..
    dinlenirken, müzik kapatılır içler huşu doldurulur..
    siyasete alet yapılmaz..
    siyasete alet yapanlar kınanır..
    #3455564 (golgedur, 27.05.2008 19:30)
  12. okumadıkça üzerine yorum yapılmaması geren kitaptır fakat öyle bağnazlar,yobazlar kaşımıza çıkıyor ki kendi felsefemizi gün gelir kendimiz çiğneriz.
    #3455664 (phoenixxx, 27.05.2008 19:50)
  13. çevirisi ve yorumlanması güne göre değişen kitap mesela Zariyat-47, bizim Harun Yahya gibi mucizeye dalmış abilerimiz için vazgeçilmezdir.
    Bu ayet tüm dillere yeni jenerasyon islamcılar ortaya çıkana kadar "Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter." şeklinde çevrilmiş, fakat bir anda evrenin genişlemesi bilimsel olarak kanıtlanınca ayet'in aslında "Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz." şeklinde olabileceği ortaya çıkmıştır.
    #3469471 (ernest everhard, 30.05.2008 17:06)
  14. güncelliğini koruması dahi bazı kesimleri rahatsız eden yüce kitap.
    #3469499 (galapagoslu iguana, 30.05.2008 17:09)
  15. (bkz: kuran i kerim de bilimi aramak)
    #3469519 (ernest everhard, 30.05.2008 17:14)
  16. her düşüncenin kendine göre yonttuğu, günümüze kadar orjinal haliyle geldiğine inanmadığım kutsal kitabımız. zira içerisinde asla kabul edemediğim, en azından kendi hür irademle hazmedemediğim ayetler barındırır. hoca veya profosör değilim sadece allah'ın bana verdiği mantığımı kullanmam yetiyor. birkere kitap baştan aşağı erkekler için, onlara itafen yazılmış sanki. kadını muhattab olarak görmüyor. hep başkası gibi bahsediliyor. hadi onu onu geçtik diyelim, erkeğin kadından daha üstün olduğunu söyleyen ayetlerde ne olaki? yada bazı konular için 2 erkek şahit gerektiğini eğer sadece bir erkek varsa öteki erkek yerine iki kadın gerektiği. düz mantık erkek=2kadın. miras paylaşımında erkeğin daha fazla hakkının olması, dört kadına kadar belli şartlar doğrultusunda izin verilmesi gibi konulardan bahsetmedim bile. aklıma gelmeyen birçok şey daha var. amacım kutsal kitaba çamur atmak değil zaten haddim de değil. ben bu sure veya ayetlerin günümüze kadar yontularak geldiğine inanıyorum. şahsi fikrim.

    kadın erkek eşitliğinin olmaması dışında kabul edemediğim, anlayamadığım birkaç şey daha var. mesela sizden olmayanlarla arkadaşlık etmeyin, kadın almayın kız vermeyin, size savaş açanları öldürün. bunlar uydurma değil kuran'da yazan şeyler. şu köle olayı da var tabi. bakara suresinde; inanmayan bir kadındansa inanan bir cariye, inanmayan bir erkektense inan bir köle daha iyidir. bu nedemek oluyor anlayamadım. cariye ve köle diye bahsedilen kişiler de insan. öyleyse kölelik dinimize göre normal bişey. hadi o günün şartlarına göre öyleydi diyelim. ama burda da bir sorun var. kuran'ın son kutsal kitap ve hz. muhammed'in ise son peygamber olarak bahsediliyor. yani böyle bir misyonu var. buna göre kuran'In tüm zamanları kapsaması ahiret gününe kadar geçerli olması gerekir. bütün kuralların net ve anlaşılabilir olması gerekir. oysa elimize bulunan kuran'ın bazı yerlerinin günümüz şartlarına uyarlanması mümkün değil. ben kuran'ı yok mu sayıyorum hayır. ama her eline geçenin bişey kattığı inancı içerisindeyim. yinede genel olarak insanlığa doğru yolu gösteren kutsal bir kitap.(ulan eksilenmesin diye ne kastım be)

    son olarak şu ince hesap olaylarına gireceğim. insana kutsal diyince böyle üçün beşin hesabını yapması bir acayip geliyor. yok mirasın üçte biri yok beş bölü onikisinin kare kökü falan filan. haksızlık yapılmaması eşit olunması söylense daha bi alengirli olurmuş. belki de öyle söylenmiştir de bize gelene kadar böyle olmuştur bilemeyiz. zira bir kadınla üç kere evlenilip boşandıktan sonra o kadın başkasıyla evlenip boşanmadan sizle tekrar evlenmesi haram kılınmış. bunun mantığını izah edebilecek biri varsa bana tebrik ederim ve başarılarının devamını dilerim. tabi biz inanmaya devam edeceğiz çünkü inanmak zorundayız. aksi takdir de kendimi çok boşlukta hissediyorum efendim. ama mantığa sığmayan şeyleri kabul etmemeye devam. işimemi geliyor? hayır. bende bilirim dört kadın üç köle alıp keyfime bakmayı hava hoş bana nasılsa. amacım haksızlığın olmadığı, herkesin eşit olduğu bir dünya. * *
    #3469697 (hah buldum sonunda bir isim, 30.05.2008 17:56)
  17. (bkz: kelam i kadim)
    #3473586 (picnick, 31.05.2008 13:51)
  18. lafzı değil manasıyla bir gerçekliktir.
    bu yüzden her dile çevrilir.
    tercüme edilemez demek manasız demektir ki kuran ı kerm tercüme edilemez demek kafirliktir.
    insanlar arapça öğrenene kadar kuranın içinde ne yazdığını bilmeyecekmiyiz???
    not: tarabyada diyanetin yaptığı toplantıda arapça okuyamayanlar namazlarını türkçe de kılabilirler kararı çımıştır. sağolsun yaşar nuri hocam.
    (bkz: imamı azam)
    (bkz: atatürk)
    #3518168 (camp nou, 10.06.2008 03:32 ~ 03:33)
  19. merhum ali izzetbegovic'in telif ettiği pek güzel bir eser olan dogu ve bati arasinda islam adlı kitapta, diğer dinler ile islam'ın karşılaştırıldığı bir skala bulunur. orada en çarpıcı şey, islam'ın hayatla örtüştüğü iddiasıdır. yani, islam salt mantıksal bir kitap değildir. yani kurmaca bir bulmaca veya puzzle gibi her parçası kafada bir yere oturtulan bir kitap değildir. sadece dünyada hayat süren bir insanın bilmesi şart olan her şeyin söylenmiş olduğu bir kitaptır. (diğer şeyleri kendiniz de öğrenebilirsiniz, ama önemli olan dünyadayken hiç bir zaman emin olamayacağın bilgilerin bilinmesidir. bunu da kuran-ı kerim bildirmektedir, dolayısıyla bunlar insanın bilmesi gereken tüm şeylerdir.)

    bununla birlikte çeşitli ortamlarda kuran-ı kerim'e dönük olarak bir takım eleştiriler yapılmaktadır. bu eleştirilerin bir çoğu yeterince dürüstçe değildir. eleştiriler gerekçesi saklanarak yapılmaktadır. 'hayır ben inanmıyorum', denmemektedir mesela. veya 'bana uymuyor' denmiyor, bunun yerine, çeşitli gerekçeleri olduğu için, yani kuran-ı kerim'in kendisinden kaynaklanan kimi gerekçelerle, kuran-ı kerim'e inanılmadığı ve eleştirildiği iddia edilmektedir bu kişiler tarafından.

    her gün bir çok kişi, kuran-ı kerim'le ilgili olarak; tutarsızlık, acımasızlık, çağdışılık...gibi bir takım iddialarla çeşitli fikirler ortaya koymaktadırlar. bunlardan birisi de tutarsızlık teması üzerinden yapılan eleştiridir.

    şöyle bir şey duyulabilir mesela "abi bugün oturdum, kuran'ı kerim'i okudum, ben mantıklı bir kitap yazsam kesinlikle bu tutarsız görünen şeyleri kırpardım". bu söylenince, aslında kuran-ı kerim'in söylemek istediğiyle ve değeriyle ilgili hiç bir şey söylenmiş olmaz. olsa olsa, güzel bir cinayet romanı kritik eden bir kişi böyle bir eleştiride bulunabilir. en başta da dendiği gibi kuran-ı kerim bir fiksiyon kitabı değil bir hayat kitabıdır. bu husus akılda tutulmamıştır yani söz konusu iddiada. roman kurgusu beklememelisin.

    mesele tutarlılık olsa idi; yani tutarlı kitaplar inanılması gereken şeyler olsa idiler, bütün ideolojilerin herkesin kafasında her zaman sonsuz bir inanç doğurması gerekirdi, herbiri kendi içinde tutarlı mantıksal bir dizge oluşturdukları için. halbu ki; böyle olmadığı gibi, bir şeye inanmak için o şeyin tutarlı olması da gerekmez aslında. zaten kuran-ı kerim de "x" kişisinin mantıksal gereklilik koşullarını karşılasa idi bile, o kişinin bu kitaba inanması ve bu kitaba değer vermesi için gerekli olan şart yine sağlanmış olmayacaktı. çünkü inanc ve saygının şartı tutarlılık değildir. inanç ve saygı kişinin kendisinden gelir. kendisinin kendisine ilişkin yargısının bir sonucudur yani inanç ve saygı.

    zaten tutarsızlık olduğunu iddia ederken, mesela, "kitabın şurasında rahmetten bahsediliyor, ama burasında ise lanetten söz ediliyor, o yüzden bu kitap çok tutarsızdır" da denemez. çünkü sırf bu gerekçeyle o kitabın çok tutarlı olduğu da ileri sürülebilir. yani salt şekilsel açıdan bile bakılsa, ne zaman tutarsızlığın görüldüğü de bilinemez.

    diğer taraftan, kuran-kerim hep rahmetten bahsetse, hristiyanlık; sırf lanetten bahsetse, o zaman da başka bir din olurdu. islam olduğundan farklı bir şey değildir. islam'ın ne olduğu anlaşılmak isteniyorsa, ne ise o anlaşılarak anlaşılır. kuran-ı kerim de kendi bilgilerini gizlememektedir. neysem oyum demektedir. böyleyken, kalkıp, "ben kimsenin bilmediği bir yöntem kullanarak kuran'ın şifresini kırdım ve aslında sakladığı kendisine ilişkin bazı tutarsızlıklarını ortaya çıkardım" edasıyla kouşmak da aynı derecede kıymetsizdir.

    kuran-ı kerim'in iddialarından yola çıkılarak, kuran'ın eleştirildiği iddiası da çok utangaç kuran eleştiricilerinin bir tezidir. yani kuran bu kadar mutlak bir doğruluk iddiasında bulunmasaydı kimse böyle eleştirmezdi demek biraz utangaç bir kişinin kendini rahat hissetmek için bulacağı, inanacağı bir gerekçedir. inanmıyorsa, bu kadar hırsla bu kadar iddialı bir kitabı neden eleştirsin ki bir insan? o kitabın iddialarını neden bu kadar ciddiye alsın yani, sonra onun iddialarını çürütmek için uğraşılsın yani. demek ki başka bir sebebi var, bu eleştirilerin. örneğin, "kendini rahat hissetme isteği", "allah'ın mesajı olduğu iddia edilen bir kitap'ı biraz daha nasıl duymazdan gelebilirim kaygısı"...gibi.

    netice itibariyle, denilebilir ki; biraz daha bilgili olmak gerekmese bile biraz daha dürüst ve düzgün bir tavır alarak, kuran-ı kerim'e ilişkin konuşulması yararlı olabilir. bir çok kişinin eleştirirken dikkate almadığı bir şeydir bu.
    #3570013 (oteki turkiye, 22.06.2008 15:48)
  20. matematiksel olarak indirilişinden bu yana orjinalliği korunduğu desteklidir. bunlardan birisi de ayet ve sure numaraları ile çok yakın zamanda keşfedilen ahenktir.

    bunun bunun burada açıklaması kolay bir kısmı şu:

    kuran 114 sureden oluşur ve bu surelerin her birinin sıra numarasına sure numarasi denir. 1,2,3,4.....114 gibi

    surelerin paragraf benzeri kısımlarına ise "ayet" denir. bunlar da ilk mushaflardan beri bellidir, açıkça ayrılmışlardır ve numaralandırılmışlardır. bunlara da ayet numarasi denir.

    bahsedilen ahengin küçük bir kısmı ise şu: kuran'da 60 adet çift sayıda ayete sahip sure var. 54 adet de tek sayıda ayete sahip sure var. bu 60 adet çift sayıda ayete sahip surenin tam yarısı yani 30 tanesi sure numarası tek sayı olan sureler, 30 tanesi de sure numarası çift sayı olan sureler. 54 adet tek sayıda ayete sahip surenin de tam yarısı yani 27 tanesi sure numarası tek sayı olan sureler ve 27 tanesi de sure numarası çift sayı olan sureler. hem ayet sayısı hem sure numarası aynı grupta olanların adet toplamıyla, ayet sayısı ve sure numaraları farklı gruplardan olanların adet toplamı birbirine eşit yani 57.
    kuran'da yapılacak bir değişiklikte bu ahengin bozulmaması çok zordur. ayet ve sure numaraları çift ve tek oluşlarına göre incelendiğinde buna benzer birçok düzen örneğine rastlanılır.
    ayrıca (bkz: 19 mucizesi)
    #3570101 (serbest radikal, 22.06.2008 16:20 ~ 17:42)
  21. bir cok kisinin okumdan veya anlamadigi bir dilde okudugu halde, yorum yaptigi kutsal kitaptir.
    inananlar icin allah'in tartisilmaz ve degisilmez kelamidir.
    #3570144 (kararti, 22.06.2008 16:32)
  22. forumlardan beslenmiş temcid pilavı soru ve önerme sahiplerine amatör müfessirlerin bile okuyup anladığıyla cevap verebildiği, yazarı allah olan kitap.

    http://www.islamforum.net...e-nasil-isbat-edilir.html

    (nicke dikkat: seyfullah putkiran)-hehe- (bu yazıyla ilintili bir başka linki en altta vereceğim)

    not:
    sen şimdi bununla oyalan, biraz daha gaza gel de, bilimselliğe, insanın yeryüzü var olduğundan bu yana değişmeyen içtimai sorunlarına, sümerlere, asurlara, pigmelere, aborijinlere, peygamberim cinsel hayatının izdüşümüne, örneklendirmenin pratikteki gerekliliğine, hala oğlu'na akrabalık üzere torpil yapmamasına ve daha yüzlerce örneğe sonra geçeriz.

    "Sumer yaradılış efsanesine göre, önce her taraf derin ve geniş bir su ile kaplıydı. Bunun adı tanrıça Nammu. Bu tanrıça sudan bir dağ çıkarıyor. Oğlu hava tanrısı Enlil onu ikiye ayırıyor, üstü gök, altı yer olu­yor. Göğü, gök tanrısı An, yeri de yer tanrıçası Ninki ile hava tanrısı Enlil alıyor. 3 Buna göre önce evreni meydana getiren suda olan ana tanrıça ile hava tanrısıdır. Gök ve yer birer tanrı değil onların sahibidirler."
    (...)
    "Bir başkasında ise Su içindeki tanrıça Akana veya Ak-ene, Ülgen'e yeri ve göğü nasıl yaratacağını söylüyor (s. 332). Ülgen de yere ve göğe ol diyor, onlar da oluyorlar (s. 433)."
    (...)
    "Ülgenin yer ve göğe olun demesi ve evreni 6 günde yaratarak yedinci gün dinlenmesi Tevrat ve Kur'an'daki Allahın ol diyerek yeri göğü 6 günde yaratması ve yedinci günü dinlenmesi motifi ile paraleldir."

    şu da kur'an-ı kerimden -1400 küsür yıl önce-:
    "and olsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık. sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. yaratanların en güzeli olan allah'ın şanı ne yücedir." (mü'minün, 12-16)

    embriyodan bahsediyor, anlıyor musun eli vicdanında akıl sahibi kişi? bunlar mı benzer bilimsel metinler...? sen her okuduğun taraflı/düşman düşünce ürünü yazıya bodoslama atlama bence. (zeki biri öyle yapmaz, üstelik tabu falan diyerek bir olguyu aşağılayan biri olduğunu belirttiği halde)

    bu da yukarıda bahsi geçen link, ev ödevi:
    http://onpunto.com/ShowBl...edebigazete&CId=34529

    (bu işler o kadar kolay değil be babuş, biraz göz sulanması baş ağrızı lazım muazzez ilmiye hanıma iltica etmeden önce)
    #3570219 (word stacking, 22.06.2008 17:04 ~ 17:06)
  23. en büyük mucizedir.

    inananlar için kanlı canlı bir arkadaş, her daim yeni bir soluktur.

    eskimeyen tek kelamdır. indiği çağdan sonra hiçbir çağ ona ayak uyduramamıştır doğru düzgün, her çağın asıl hedefi onun çağdaşı olmak olmalıdır bana göre. o zaman çağlar ve insanlar asıllarına dönmüş olacak ve işte o zaman insan soyu asalet bulacak, asil olacaktır.

    o zaman dünya güzel bir yer olacaktır işte.

    bizim gibi bireylerin hayatını cennet ettiği gibi, gönüllerini mutmain kıldığı gibi;

    toplumları da işte o zaman rahat kılacaktır, selam içinde, sulh içinde kılacaktır.

    yeter ki, ona çağdaş olmaya cesareti olan mü'minler çoğalsın.

    sayısal mucizeleri ise eklentilerdir; kur'an şifresini çözelim diye değil, apaçık olanı hayatımıza dökelim diye indirilmiştir.

    ama bu, bu tip mucizeleri inkar etme sertliğine de sürüklememelidir kimseyi.

    elbette allah kelamında; edebi, sayısal, işari, tarihi, bilimsel sayısız mucize vardır.

    kur'an en büyük mucizedir, işte bu yüzden kızıl denizin yarılmasından daha büyük bir mucize gibi geliyor mü'minlere onu okumak.

    onunla konuşmak, onu anlamak, onu derinlemesine anlamaya çalışmak işte bu yüzden insanı insan ediyor.

    en büyük mucize olması onun...

    allah'ın, başka kimsenin değil, hiçbir beşerin, hiçbir yaratılmışın değil...

    bizzat alemlerin rabb'inin sözü olması, bizzat o'nun kelamı olması...

    onun içinize işlemesinin sebebi bu, onu okurken rabb'inizle konuştuğunuzu hissetmekle kalmayıp, konuştuğunuzu her şeyden daha çok emin olacak kadar bilmenizin sebebi de bu.

    sizi zerrelerinize kadar kuşatan, size şah damarınızdan yakın olana en yakın olduğunuz an olduğuna emin olmanızın sebebi de bu.

    bir ayetin anlamında saatlerce sevgiyle, saygıyla, ürpertiyle gözyaşı dökmenizin sebebi bu.

    bir ayetiyle belinizi büken bir güce boyun eğip, secdeye vardırmasının sebebi de bu.

    bir ayetiyle saçlarınızı ağartmasının, bir ayetiyle bulutların üzerine çıkarmasının sebebi de bu.

    günlerce sadece bir ayeti düşünerek, hayat için sayısız çözümler bulmanızın sebebi bu.

    bir ayetle şaşkınlığın doruğunu, bir ayetle sevincin doruğunu, bir ayetle aşkın doruğunu, bir ayetle mutluluğun, bir ayetle endişenin, bir ayetle acının doruğunu yaşamanızın sebebi de bu.

    anlamadan okuyanların, dinleyenlerin bile frekansına aşık olmasının sebebi de bu.

    her şeye cevap vermesinin sebebi bu.

    çözüm aradığınız herhangi bir an, açıp baktığınız ayetin, her durumda, bizzat durumunuza hitap etmesinin sebebi de bu.

    okundukça nazil olmasının sebebi de bu.

    ayrıntılarında kendinizi bulmanızın sebebi de bu.

    bir kadının kocasıyla alakalı şikayetine, yepyeni bir sureyle cevap vermesinin sebebi de bu. o kadıncağızın şikayetini duyacak olanın, ancak allah olduğu gerçeği.

    çocuğun sütten kesilmesine bile dikkat etmesinin, bununla alakalı tavsiyede bulunmasının sebebi de bu. bizi en çok sevenin kelamı çünkü o, bizi en çok düşünenin.

    bizi severek var edenin, hiç olmamış olmanın girdabından halas eyleyenin kelamı çünkü o.

    o yüzden konuşuyor ayrıntıları, bize yol göstermek için.

    bize sunduğu hayatı, bize anlatmak için.

    bizi çaresiz ve başıboş bırakmamak için.

    bizi umursadığı için...

    bizi yaratan, yaratmada sınırsız olan bu zat, bir de bizi muhatap alıyor ya karşısına, işte en duygu verici kısmı bu.

    insanı hıçkırıklara boğan, şimdi klavyemin üstüne dökülen yaşların sebebi olan da bu.

    beni muhatap kabul ediyor ya o!

    işte bu...

    iyilikten başka, güzellikten başka, doğruluk ve erdemden başka hiçbir şeye yönlendirmemesinin sebebi de bu.

    bizi bizden iyi bilenin bize bizi anlattığı kitap...

    kendini bile anlayamamışlara, kendini kaybetmişlere; kendilerini bulduran kitap.

    allah'ım, kur'an'da bildirdiğin, "allah'ı unutup, allah'ın da kendilerine, kendilerini unutturduğu kimseler" gibi olmaktan bizi muhafaza et.

    her daim kur'an'la yaşamayı, her durumumuzda onunla hareket etmeyi, iyi, doğru, yararlı, erdemli insanlar olmayı nasip et.

    sözlükte de...

    allah söylüyor ya, "Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır." (ankebut 51)

    yetti allah'ım, arttı bile.
    #3570236 (aklini kullanan gerizekali, 22.06.2008 17:13)
  24. çelişki diye bildirilenlerle alakalı binbir söz söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz.

    onlara da cevap veren kitap...

    Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" dediler. (enfal 31)

    Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der. (mutaffifin 13)

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkâr edenlerdir. (araf 45)

    Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir. (hud 19)

    Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler. (ibrahim 3)

    işte böyle her duruma da cevap veren kitaptır, allah'ım, bu kadar olur...
    #3570247 (aklini kullanan gerizekali, 22.06.2008 17:17 ~ 17:18)
  25. cevap adı altında ona buna hakaret eden, ilk defa bugün basılsa 5000 satamayacak kitap.

    inananlara da ne gözüyle bakılır artık bilemem.

    ama üstünden 1400 yıl geçince daha inandırıcı oluyor demek ki.
    #3570830 (dolunayisi, 22.06.2008 20:13)
/ 30
© 2008 - uludağ sözlük

kuran i kerim başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. kuran i kerim ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kuran i kerim nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» tarihte yenilmis en buyuk kaziklar » yigit lakabiyla anilir » tip fakultesi bitirip pastahaneci olmak » besinci nesil uzerinden prim yapmak » sarah wayne callies » istiklal marsi » downtown » yilan hikayesi » bir insani sevmeye calismak » charles carmichael a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci