bugün 894 başlık

kumanlar

  1. 1 1
    Kıpçakların Batı kolunu oluşturan büyük bir kabiledir. XI. Yüzyıl'da Balkanlara gelerek Peçenekleri dağıttılar. Slavlar'ın Balkanlara inişlerini engellediler. XIII. Yüzyıl'da Macarlarla ilişki kurarak Hristiyan - Katolik inanışını benimsediler. Bir süre sonra da Moğol egemenliğine girerek dağıldılar.
    #181973
  2. 1 -1
    benfica taraftarlarının kendilerine koydukları isim olsa gerek.
    #181977
  3. 2 2
    bu türkler hristiyanlığı kabul etmişlerse de dillerinin kaybetmemişler. bulundukları coğrafya da ki birçok yere isim vermişlerdir. örneğin; komanova, komaniçe, komanca gibi köy ve mevki isimleri verdikleri görülmektedir.
    #1933642
  4. 3 -1
    beyaz tenli, kizil ya da sari sacli nordik * tipinde insanlardi. rus edebiyati'nda kuman turkleri genis yer tutar. slavlar kuman turkleri'ne polovest derlerdi ve onlari barbar olarak nitelerdi. meshur kiev yilliklari'nda kuman turkleri'nin rus topraklari'na yaptiklari saldiri ve talanlardan bahsedilir. ukrayna prensi igor'un kumanlar uzerine yaptigi seferi anlatan bir slav destani bulunmaktadir. ancak bu ukrayna prensi igor'un da turk olmasi ve anadilinin de turkce olmasi ilginctir. ataturk'de bir kuman turku'dur.
    #3166711
  5. 4 4
    bir rivayete göre başkomutan mustafa kemal atatürk de kuman türklerindendir ki bu doğru çıkarsa da şaşırmam çünkü kumanlar içlerinden mustafa kemali çıkartabilecek kadar yiğittirler.

    macaristanda yaşayan kuman türkleri dillerini tamamen unutmuş ve macarca konuşmaya başlamışlardır,keza hristiyanlardır da ancak turancılık akımının başlatıcısı olarak kabul edilebilecek memleketlerden biri olan macaristanda bu akımla beraber kuman türklerinde de ritüel manada bir öze dönüş başlamıştır.bugün macaristandaki kuman türkleri gelecek nesillere gelenek ve göreneklerini aktarabilmek,kahraman ve üstün bir soyun devam ettiricisi olduğunu öğretebilmek için yaz kampları düzenlemektedirler.

    modern şehir yaşantısı içerisinde bulunup da kültürel manada geçmişi yaşatabilen yegane türk soylarından biridir kumanlar. bahsettiğim bu yaz kamplarında eski yörük çadırlarını kurup,börklerini,tulgalarını giyip at sırtında türk sporlarını devam ettirmektedirler,

    at sırtında ok atma,güreş,cirit atma,oğlak kapma ve nicesi.bir yaz değil birçok yaz gidip yanlarında at binip kılıç kuşanılasılardır,kız erkek demeden oğlak kapmaca oynanasılardır.
    http://www.emelvakfi.org/ozuturk/f/kuman17b.jpg

    daha önceleri türkçe konuşmayan türk soylarının türklüklerini kaybedeceğine dair inancımı yıkmış soydur.büyüklerimizden,üstadlardan türkçe konuşmama konusunda onlar da en az senin benim kadar türk tembihlerini alsak da gözümüzle görünce insanı daha da bir sevindirmektedirler.çünkü türk olduklarını bilmektedirler.

    tabii en büyük artıları kardeş macar milletinin içerisinde bulunmalarıdır ki macarlar en az kumanlar kadar temiz ve yiğit bir millettir.keza osmanlının bölgedeki hakimiyeti de kumanlara artı değer olarak yansımış ve gelenek görenek açısından kendilerini korumalarına zemin hazırlamıştır.

    kuman diline geri dönersek eğer malesef ki günümüze kumancadan kalan tek metin biraz dikkatle ve küçük birkaç yardımla rahatça anlayabileceğimiz bu metindir.

    bizim atamız kim-sing kökte
    sentlensing sening adıng
    düşsün sening könglügüng
    neçik kim cerde alay kökte
    bizing ekmegimizni ber bizge büt-bütün künde
    ilt bizing minimizni
    neçik kim biz iyermiz bizge ötrü kelgenge
    iltme bizni ol camanga
    kutkar bizni ol camannan
    sen barsıng bu küçli bu çin iygi tengri amen.
    kutkar bizni ol camannansen barsıng bu küçli bu çin iygi tengri amen.

    kumanların türkiyeye bakışına gelince,her kuman türkiyeyi ayrı bir sevgiyle sever,kumanlık bilincinde olan hepsi türkiyeyi görmek ve oğuz akrabalarıyla görüşmek ister ancak her kuman türkiyeyi bilir ve sever de malesef bizler bilmeyiz kardeşlerimizi.
    #4303728
  6. 0 0
    11. yüzyılda doğu avrupa ve batı sibirya düzlükleri arasında ki bölgeye yerleştiler. 13. yüzyıla kadar varlıklarını sürdürdüler.
    moğol saldırısıyla yıkıldılar.
    oğuzlarla mücadeleleri dede korkut destanlarına konu olmuştur.
    uzun boylu, mavi gözlü, sarışın olmasıyla türk soyunun en güzel görünümlü boyudur.
    #6568054
  7. 0 0
    (bkz: codex cumanicus)
    #6568058
  8. 1 1
    11.yuzyılın sonalrında dogu avrupa ve batı sibirya düzlükleri arasındaki bölgeye yerleştiler.
    Oğuzlarla mücadeleri Dede Korkut Destanlarına konu olmuştur.
    Uzun boylu, mavi gözlü, sarışın olmasıyla Türk soyunun en güzel görünümlü boyudur.
    #6840701
  9. 0 0
    Sarı saçlı, mavi gözlü türk ırkıdır. Atatürkte bir kuman türküdür.
    #13823092
  10. 0 0
    (bkz: kıpçaklar)
    en kalabalık türk topluluklarından biridir.

    daha doğrusu türk dünyasını oluşturan 3 kalabalık boydan biridir.

    -oğuzlar
    -kipçaklar
    -karluklar

    kıpçaklar göçebe bozkır topluluklarıdır. bugün orta asya, karadeniz'in kuzeyi, doğu avrupa, anadolu, kafkaslar ve ortadoğu'da varlıkları devam eden kıpçak halkları şunlardır;

    -tatarlar
    -kazaklar
    -kırgızlar
    -başkurtlar
    -nogaylar
    -karakalpaklar
    -karaçaylar
    -balkarlar
    -kamuklar
    -ortadoğu ve mısır memlükleri

    kıpçak topluluklarının yaşadığı coğrafya deşt-i kıpçak olarak adlandırılmıştır;

    işte bu deşt-i kıpçak coğrafyasından diğer yakın coğrafyalara çeşitli kıpçak göçleri olmuştur;

    ortadoğu'ya ve misir'a kipçak göçü;
    özellikle abbasiler devrinde arap coğrafyası ile ilişkiler kuran kıpçaklar, hem islamiyeti benimsemiş, hem de arap ve selçuklu ordularında paralı askerlik yapmışlardır.
    mısır'da yönetimi ele geçiren selahaddin eyyubi, ordusunda kölelerden oluşturulan birliklere, abbasi halifelerinin bu geleneğine giderek ağırlık vermiştir. memlûk sultanlığına adını veren ve mısır ordusunun süvari bilirliklerini oluşturan memlûk atlı birlikleridir. bu birliklerin komutanlığını elinde bulunduran kimseler zaman içinde devletin başına geçmişler ve kurdukları devlete arapça köle anlamına gelen memlük devleti adını vermişlerdir. memlükler'in bir başka adı da kölemenler'dir.
    kölemenler, mısır'da bahriye memlûkleri olarak bilinen hanedanı kurdular. memlûkler'in en önemli hükümdarı olan sultan baybars, kırım yarımadasında doğmuş bir kıpçak türkü'dür. memlüklerde mısır tarihinde önemli yeri olan ; kutuz , aybek , aktay , kalaun gibi önemli kıpçaklı askeri komutanlar yetişmiştir. bu komutanların mukavemeti mısır'ı moğol istilasından korumuş, mısır kıpçak ordusu dünya'da moğolları yenen ilk ordu olmuştur.

    -doğu avrupa'ya kipçak göçü;
    kıpçaklar'ın batı kolunu oluşturan kumanlar'ın sahne aldığı göçtür. deşt-i kıpçak bölgesi moğol istilasına uğrayınca kıpçak boyları'nın bir kısmı avrupa'ya doğru göçe başlarlar, işte avrupa'ya göç eden bu kıpçak boyları kumanlar olarak tanımlanır...
    kumanlar bir oğuz boyu olan peçenekler ile savaşıp onları önlerinden sürünce avrupa'ya akınlar düzenlemeye başlarlar.
    macaristan, polonya, romanya, balkanlar ve bizans'a sürekli akınlar düzenlerler. hatta bir seferinde istanbul'u kuşatırlar.
    avrupa'ya göç eden kıpçak toplulukları hristiyanlığı benimser, avrupa, özellikle bizans ordusunda paralı askerlik yaparlar, malazgirt savaşı ile birlikte bizans ordusu'nda paralı askerlik yapan diğer türk toplulukları peçenekler ve uzlar'la birlikte anadolu'ya yerleşirler ve hristiyan karaman türkleri'nin(karamanlılar) kökenlerini oluştururlar...
    kumanlar bizans'ta paralı askerlik yapmalarından başka, doğu avrupa-balkanlar'da çeşitli beylikler ve krallıklar kurmuşlardır.
    bugünkü moldova'nın tarihi adı olan beserabya'nın adı, bu bölgede bir prenslik kurmuş olan kuman tigini tokdemir'in oğlu basaraba'dan gelmektedir.
    yine bugün bulgaristan ve romanya'nın karadeniz kıyılarını oluşturan bölge olan dobruca'ya adını veren de bir kuman komutanı olan dobriç'tir.

    dobruca beyliği;
    anadolu'da kurulan ilk beyliklerden biri olan saltuklular soyundan gelen sarı saltuk'un beraberindeki çepniler ile birlikte kırım'a geçerek altınordu hanlığındaki kıpçak akıncılarla birlikte düzenlediği akınlar neticesinde romanya'nın karadeniz kıyısında dobruca bölgesinde kurulan türk devletidir.
    sarı saltuk ve sonrasında seyid ismail tarafından kurulan bu devletin varlığına ece halil saltuk döneminde tatarlar tarafından son verilmiş, ece saltuk ve kendisine bağlı bir grup kıpçak ve oğuz türkü anadolu'ya göç etmiş, önce karesi beyliği, daha sonra da osmanlı devleti'nin hizmetine girmişlerdir.

    codex cumanicus:
    karadeniz'in kuzeyindeki kıpçak türklerinden (kumanlar) italyanlar ve almanlar tarafından 14. yüzyılda derlenmiş iki bölümlük bir eserdir.(italyan bölümü, alman bölümü)
    el yazması, sözlük-metinler derlemesi olarak sayılabilecek eserin adı latincedir ve kuman kitabı olarak türkçeye çevrilebilir. codex cumanicus'un amacı kuman türkleri arasında hristiyanlığı yaymaktır.
    netice itibariyle kuman türkleri her ne kadar hristiyanlığı kabul etse de dillerini unutmamış, sonraki yüzyıllarda dahi kıpçak türkçesi konuşmuş ve eserler meydana getirmişlerdir.

    örnek bölümler;
    kökteki hanlıkta baralmaz-biz tengri kattında (gökteki krallıkta tanrı katına varamayız.)
    sözlük bölümünden
    agıngıç: merdiven
    kıskaç: kıskaç
    olturguç: oturulacak yer, sıra, koltuk
    açkuç: anahtar
    yülügüç/yülüngüç: tıraş bıçağı
    yapkıç: kapak, örtü

    alman codexinden

    kıpçak türkçesi;

    sağınsa men bahasız anını
    kim xristoz töktü söüp ulunı
    tıyalman yaşınını.
    kim unut'ay munça yigitlikni
    kim içip tatlı çoa suunı
    toydırıldı canını

    yesus tatlı eç yamansız egeç
    ne ıynar sen eç yazısız egeç
    öz nezik boyuñnı

    türkiye türkçesi
    düşünsem paha biçilmez kanını
    ki isa döktü sevip kullarını
    (bu nedenle) engelleyemem gözyaşımı
    kim unutabilir bunca iyiliği
    ki içip kaynak suyunu
    doyurdu canını

    isa (sen) tatlı ve kötülüksüz iken
    niye azap çektirirsin hiç günahsız iken
    kendi nazik bedenine

    kafkaslar'a kipçak göçü;
    kafkasya'daki gürcü kralı'nın selçuklu baskısından bunlaması üzerine ve bizans ile gürcistan arasında bir tampon bölge kurmak istemesiyle gerçekleşen göçlerdir.
    kuzey karadeniz deşt-i kıpçak diyarındaki kumanlardan 50.000'e yakın kuman ailesi (yaklaşık 300.000 kişi) kırımlı büyük kıpçaklı başbuğ şaraga han (sarıcık) ın torunu atraga han (atrak) önderliğinde kafkaslar'dan gürcistan ve azerbaycan'a kadar indi (1118). gürcü kralına kızını veren atraga han beraberindeki kumanlarla batı gürcistan'da batum, artvin , çoruh vadisine yerleşti.
    gürcü kralının isteği üzerine kumanlar kurdukları 40.000 kişilik ordu ile tiflis'i ağır bir kuşatmanın sonunda selçuklu devleti'nden geri aldılar (1123). kumanların savaş becerisini gören gürcüler tekrar kuzey karadeniz'deki kumanlara haber yollayıp ülkelerine davet ettiler.
    bunun üzerine 45.000 civarında kuman ailesi (yaklaşık 250.000 kişi) sevinç han liderliğinde gürcistan'a yerleşti (1195). bu ikinci ve son iskân kuzey karadeniz, deşt-i kıpçak diyarından gelen son iskândır. gürcistan'da uzun süre kalan kumanlar hristiyanlıktan etkilenmeye başladılar.
    gürcistan'a ikinci kuman göçünün ardından sayıları 800.000 e yaklaşan kumanların yurtlanma sorunları baş gösterdi. gürcü - kıpçak karma ordusunun başkomutanı başbuğ kubasar (ters saldıran) başkomutanlık konusunda gürcülerle anlaşmazlığa düşmesi üzerine bazı kuman beyleri kubasar bey'in oymağı ve kendilerine bağlı oymakları alarak bugünkü türkiye sınırları içerisine; rize ve trabzon sahil bölgelerine yerleştiler (1212).
    trabzon imparatorluğu'na vergi vermeyen kumanlar, kralın artvin'e uyarı amaçlı gönderdiği küçük bir orduyu imha etmekle kalmayıp; trabzon'u basıp yağmalayarak karşılık verdiler. ortodoks olan kıpçaklar osmanlı imparatorluğu'nun bölgeye hâkim olmasıyla müslümanlığa geçtiler. gürcistan'daki kuman beyleri çeşitli zamanlarda siyaset izleyerek varlıklarını sürdürmeye çalıştılar.
    bugün türkiye'nin doğu karadeniz bölgesinde, gürcistan'da batum ve havalisi ile acaristan'da halen kuman türkleri varlıklarını sürdürmektedir.
    birtakım kaynaklarda müslümanlığı benimsemiş ermeniler olarak adlandırılan hemşinliler de kuman türkleridir...
    zira hemşinliler şamanist kuman türkleri iken gürcistan etkisi ile hristiyan olmuş, daha sonra osmanlı himayesi ile müslümanlığa geçmişlerdir. bundan dolayı da dönme ermeni olarak adlandırılmaktadırlar.

    türkiye'de kumanlar;
    türkiye'de günümüzde doğu karadeniz bölgesi'nde "laz" olarak adlandırdığımız türk halkı aslen kuman türkleridir. bilinenin aksine gerçek lazlar'ın sayısı çok azdır,(50.000 civarında) bunun dışında doğu karadeniz'de yaşayan hemşinliler ve diğer türkler kumanlardır.
    ayrıca bugün çanakkale ve balıkesir yöresinde dobruca beyliği'nin yıkılmasıyla birlikte anadolu'ya göç eden ece halil saltuk önderliğindeki türklerin arasında bulunan kumanlar da çepniler arasında erimiş ve bektaşi-aleviliği benimsemiş ve kendi kültürlerini devam ettirmişlerdir.

    kunlar;
    kıpçak diyarının moğol istilasına uğramasıyla başbuğ kötön komutasında yaklaşık 40.000 haneli bir grup ise bugünkü macaristan'a gitmiş ve kunlar denilen etnik grubu oluşturmuştur. kıpçak beylerinden kemenche macar kralı'na suikast düzenleyerek öldürmüştür. macaristan kıpçakları hristiyan olarak dil ve kültürlerini kaybetmiştir.
    ayrıca, kemençe ismini kumanların yayıldığı sahalarda da görmek mümkündür. kırım yarımadasında kemençe, küçük kemençe, murzatar kemençe isimli köyler bunlardan bazılarıdır. gagauzlarda kemençe kelimesinin anlamı keman olup kemençe çalıp oynanan oyunun adı da "horo"dur.

    kumanova;
    bugünkü makedonya cumhuriyeti'nin kuzeyinde, sırbistan-bulgaristan sınırı yakınlarında bulunan şehirdir.
    kumanova ismi bölgede 11 ve 12. yüzyıllarda etkin olmuş kuman türklerinden gelmektedir.
    11. yüzyılda macaristan'ı istila eden kumanlar (kunlar) daha da güneye inerek buraları da hakimiyetleri altına almışlar ve yerleşkeler kurmuşlardır.
    işte makedonya cumhuriyeti'ndeki kumanova kentinin ad kökeni de bu kun-kuman türklerinden gelmektedir.

    cumhuriyetimizi kurucusu, ulu önder atatürk de köken olarak bir kuman türkü'dür.

    http://tarihturklerdebasl...12/25/kipcaklar-kumanlar/
    #14096131
  11. 1 0
    ıslamiyet öncesi türk devletidir. Balkanlar da faaliyet göstermişlerdir. Dede korkut hikayelerinde oğuzlarla yaptıkları mücadele konu olmuştur.
    #14434239
  12. 1 1
    Kıpçakların batıdaki adı. Türk asıllı olup beyaz tenli, sarı saçlı ve mâvi gözlü olduklarından “sarışınlık” vasıflarından dolayı Kıpçakları; Macarlar “Kun”, Bizanslılar “Kumonos”, Almanlar “Falben” diye adlandırmışlardır. Güney Rusya bozkırlarında hâkim olup, Tuna’ya kadar olan topraklara sâhip oldular. Kıpçak Türk lehçesine Avrupalılar “Kumanca” derler. Kırım’daki Alman râhipler ve italyan tüccarların yazdığı Codex Cumanicus Kumanca lügat ve ilahî kitabıdır. Kumanca 15. yüzyıla kadar Macaristan ve Romanya’da konuşuldu. Hala Kumanca coğrafî adlar mevcuttur. Türk boylarından biri; Altınordu devletinin kuruluşundan önce XI. yy.dan XV. yy.a kadar Güney Rusya bozkırlarında göçebe olarak yaşadılar. Volga nehrinin aşağı bölgesinden başlayarak Don ve Dnieper nehirleri arasında kalan bu bölgeye Arap ve Fars kaynaklarında Deşti-Kıpçak adı verildi. Müslüman yazarlarca Kıpçak, Ayrupalılarca genellikle kuman ("sarışın") Bizans yıllıklarında koman veya kuman, Rusça kaynaklarda polovest v.d. diye adlandırılan bu Türk boyu, gerçekte sonradan kaynaşan iki ayrı Türk boyudur. Kumanlar 1017'de Karahıtayların baskınıyla batıya doğru göçtüler; 1050 yıllarına doğru Doğu Avrupa'ya yerleştiler. Daha önceden Karadeniz'in kuzeyine yerleşen oğuz ve Peçenek gruplarıyla kaynaştılar. Kıpçak topluluğuna katılan Türk boyları arasında Yimekler ile Kimekler de vardı. Türk kavimlerini birbirine düşürmek isteyen Bizans, Peçeneklere karşı Kumanlar ile anlaktı. Kumanlar, Peçenekleri yendilerse de, 1103'te Rus kuvvetlerinden ağır bir darbe yediler. Bu yenilgiden sonra dağılan Kumanlar, yerlerini doğudan gelen yeni bir Türk kavimine, Kıpçaklara bıraktılar. Bazı bilginler Kıpçakların 1054 ile 1120 yılları arasında tarih sahnesine çıktıklarını ileri sürerler. Kıpçaklar, XIII. yy.daki Moğol istilâsı sırasında, işgal ettikleri bölgeyi terketmediler; Kıpçak hanlığını kurdular. Kıpçak hanlığı XIV. yy.dan itibaren sınırlarını Kırım'dan Saray şehrine kadar genişletti. Kıpçakların yayıldığı alanı kesin olarak belirtmek bugünkü bilgilerle mümkün değildir. Kıpçakların yerleştikleri bölgede Rus tarihçilerine göre Torkı, Uzi gibi başka Türk boyları da yaşadı. Ruslar bu boyları Çorniye Klobuki diye adlandırırlardı. Bugün Karakalpak adı verilen Türk boyu bu eski Türk boylarının kaynaşmasından ortaya çıktı. Moğol akınlarından sonra bazı Kıpçak grupları Macaristan, Bulgaristan, Rusya, Gürcistan, Suriye ve Mısır'a dağıldı ve zamanla yerli halka kaynaştılar. Kıpçaklar, Mısır'da Memlûklu sultanlığında büyük rol oynadılar. Kıpçakların Mısır'a kadar yayılmalarının gerçek sebebi, özellikle XIII. ve XIV. yy.larda Kıpçak çocukların köle olarak ön Asya'ya ve Mısır'a satılmalarıydı. Bunlar arasında kumandanlık ve sultanlığa kadar yükselenler de vardır. Mısır'da, Kıpçakların yanında yine bir Türk boyu olan Türkmenlerin yeri de önemliydi. Selçuklular ve Eyyubiler devrinde Irak, Suriye ve Mısır'da Kıpçaklar ile birlikte kalabalık oğuz Türkmen boyları da yerleşti, ilk memlûk hükümdarı Aybek, Türkmendir. Zamanla hâkimiyet Kıpçaklara geçti. Kıpçaklar üstüne en ilgi çekici bilgiyi Slovo o Polku igoreve (igor Ordusu Hakkında Kaside) adlı destan verir. Adı bilinmeyen bir Rus şairi tarafından kaleme alınan destanda, Kıpçakların cesareti, savaşçı oluşları ve kültürleri anlatır. Destanın bir yerinde, ümitsizliğe düşen Ruslara şair «Bayraklarınızı indirin, kılıçlarınızı kınına sokunuz, dedelerinizden miras kalan şerefin artık sonu gelmiştir» şeklinde tavsiyede bulunur. Yine destanda Kıpçakların usta okçu oldukları, çadırlarında çeşitli altın süsler, kadife, kürklü elbiseler bulunduğu anlatılmaktadır. Rus yıllıklarında Kıpçaklar ile Ruslar arasında birtakım aile bağlarının kurulduğu bildirilmektedir. Bazı Rus prenslerinin Kıpçak kızlarıyla evlendikleri, bilinen bir gerçektir. Kıpçaklar ilişki kurdukları çeşitli milletlerin kültürlerinden yararlandılar. Rusya ve Bizans'tan gelen Hıristiyanlık, italyan kolonilerinden gelen Katoliklik, ticari ilişkiler dolayısıyla iran'dan gelen Zerdüştlük Hindistan'ın Buddha'cılığı, Kıpçaklar» etkiledi, islam kültürü de Kıpçak ilinde önemli değişikliklere yolaçtı. Kıpçaklar çoğunlukla Samanlığa bağlıydılar. Bununla birlikte Kıpçakça eserlerde bu dinlerin etkisi sezilir. Kıpçaklar ilişki kurdukları bütün milletler üzerinde etkili oldular. Bu etki özellikle folklor ve müzik alanında görülür. Rusların «sekme bacak dansı» Rus bilginlerine göre Kıpçaklârdan geçmedir. Kıpçaklar dilleriyle de ilişki kurdukları milletleri etkilediler. Bazı bilginler Rusça, Rumence ve Macarcada, Kıpçakça kelimelerin bulunduğunu ileri sürerler.
    #21633533