kultur 


/ 2
kapat
  1. Tarihsel,toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada,sonraki nesillere iletmede kullanılan,insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü,hars,ekin.
    #96695 (italiano, 02.03.2006 21:04)
  2. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.
    #96696 (italiano, 02.03.2006 21:05)
  3. Kısaca; insanları "biz" yapan tüm maddi ve manevi değerler bütünü.
    #145712 (dahii, 02.04.2006 21:26)
  4. besiyerinde üretilen mikroorganizmaların tümüne kültür denir.eğer birden fazla bakteri besiyerine ekilirse buna da karışık kültür denilir. genelde istenilen tabi ki saf kültür.
    #251509 (kacak kelebek, 16.05.2006 19:15)
  5. (bkz: geçmişten geliyor geleceğe gidiyoruz)
    #251522 (palta, 16.05.2006 19:20)
  6. kazanılan ögrenimler bütünü.edebiyat,sanat,spor,tarih,cografya gibi gerek sosyal gerek sayısal degerlerin ögrenilmesi asaması.
    #333221 (jelibonur, 10.06.2006 00:19 ~ 00:20)
  7. Doğanın dışında oluşan ve insan tarafından meydana getirilen herşeye verilen addır.
    #349361 (mavi, 15.06.2006 23:47 ~ 18.04.2007 18:19)
  8. Latince'de "toprağı işleme" demek olan, Batı Avrupa dillerinde "yüksek genel bilgi" anlamıyla türkçe'ye giren tabir.
    #597327 (Sulh, 01.09.2006 13:18)
  9. grubun kullandığı dil, değerler, inançlar, davranışlar, normlar hatta ifadeler kültür öğelerini oluşturur. kültür, bizi saran insanlardan öğrendiğimiz toplumsal bir mirastır. içinde bulunduğumuz kültür o toplumdaki insanlar gibi düşünmemize, davranmamıza neden olur.
    #918286 (requiem, 27.11.2006 20:30)
  10. batı dillerinde 163 farklı anlamda kullanıla bilen bir kelimedir. örneğin: boğaz kültürü, idrar kültürü gibi... ''colera'' latince olan fransızca köklü kelimeden türemiştir. ingilizceye ''culture'' olarak geçmiş türkçede de osmanlı türkçesi olan hars kelimesinden sonra gelmiştir...
    #934523 (andlee, 01.12.2006 14:47)
  11. yalarım yutarım dik tutarım'a odaklı toplumdan beklenmeyecek şey...
    #987219 (demolay, 12.12.2006 20:54)
  12. toplumları birbirinden ayrıran unsurdur en basit olarak. her şey bu unsurun içine girer, yemek alışkanlıklarından örf adetlerine kadar.
    #987285 (ephedra, 12.12.2006 21:04)
  13. dünyanın farklı yerlerinde sürdürülen farklı yaşam tarzları..
    #987314 (Bushi, 12.12.2006 21:08)
  14. yaşamı, rakı saran tekelcinin gazetesinden
    yarım yamalak takip ediyorum.
    can alıcı yerinde haberin
    bitiyor meret.
    Sinir oluyorum
    artık 70'lik içeceğim
    kültürüm artsın diye.
    * *
    #1242047 (fatal, 01.02.2007 13:44)
  15. okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mana çıkarmak, uyanık davranmak, düşünmek, zekâyı terbiye etmektir.
    *
    #1384905 (firework, 07.03.2007 16:05 ~ 16:06)
  16. (bkz: kültür yorumları)
    #1456550 (ArsMagna, 26.03.2007 20:32)
  17. Bu kelime için pek çok tanım vardır. Longman çağdaş ingilizce için sözlükte kültür kelimesi belirli bir grup insan tarafından belirli bir zamanda yaratılmış olan adetler, inançlar, sanat, müzik ve insan düşüncesinin tüm ürünleri” olarak tarif edilmektedir.

    Günümüzde kültürle ilgili olan herkesi tatmin edecek şekilde yapılmış bir kültür tanımı bulmak zordur. Nitekim kültürle ilgili konularda çalışan bilim adamlarından hemen hepsinin kültürü yeniden tanımlama çabası, bunu göstermektedir. Bununla beraber şimdiye kadar ortaya atılan bütün tanımlar gözden geçirildiğinde hemen hemen hepsinde ortak olan yönleri ve kültürden neyin anlaşılması gerektiğini görmek mümkündür. Kültürü tanımlamada karşılaşılan zorluk, bilgi ve malzeme eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu zorluğu yaratan başlıca sebep; kültürün tanımını yapanların temelde konularının farklı olması ve kendi bilimsel sahalarıyla ilgili tanımlar yapmalarından kaynaklanmaktadır.

    Kültür kavramı insanlığın var oluşundan beri vardır. Sosyal bir varlık olan insa topluluklar oluşturması ve bu topluluklarda yaşaması için belli bir yaşam tarzı benimsemek durumunda kalmıştır. Bu benimseme öğrenilen ve kazanılan bir dizi davranış göstermesini gerekli kılmıştır. Topluluğu, bir arada tutan bu kavramla kültürün özelliklerinden bir kaçıdır.

    Kültür sözcüğünün oldukça uzun bir tarihçesi vardır. Sözcük, Latince deki Cultureden gelmektedir. Türk Dil Kurumu sözlüğü, bu kelimeyi ekin karşılığım vermiştir. Ancak bugünkü anlamda kültür kelimesini ilk kez Voltaire kullanmıştır. Voltaire' ye göre Culture insan zekâsının oluşumu, gelişimi, geliştirilmesi ve yüceltilmesi anlamına gelmektedir. Sözcük buradan Almanca' ya geçmiş ve 1973 tarihli bir Alman sözlüğünde Culture olarak kullanılmış daha sonra da bu sözcük, diğer milletlerin sözcüklerine de geçerek kültür halini almıştır.

    Sözlük kültürü bir milletin (toplumun) manevi varlığını ve düşünce birliğini meydana getiren ve sanat ürünlerinin, geleneklerinin tamamı olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım oldukça geniş kapsamlıdır ve sayılamayacak kadar çok unsurları, ortak değer yargılarını ve davranış biçimlerini içermektedir. Bununla birlikte bir ulusu göz önüne aldığımızda, yöresel olarak da farklılıklar gözlemlenmektedir. Bunları da o ulusun genel kültürünün çerçevesi içerisinde alt kültürler olarak nitelendirebiliriz.

    Alt kültürler ait oldukları temel kültür değerlerini paylaşan fakat kendini diğer gruplardan farklı değer, norm ve yaşam tarzı benimsemiş gruplardır. Alt kültürler, ulus kültürünün genel çizgilerini taşımasına rağmen bulundukları çevre ile etkileşimlerine göre oluşturdukları özelliklerde mevcuttur. Bu nedenle ulusal kültür, alt kültürlerin bir toplamı olarak değerlendirilemezler. Etnik ve dinsel gruplar, politik partiler, ekonomik kuruluşlar birer alt kültürdür. Ulusal kültürün genel yapısına ve değerlerine uymakla birlikte, her alt kültürün kendine özgü amacı ve buna bağlı olarak da kendi geliştirdiği değerler sistemi ve özellikleri vardır.

    Kültür, insan ve çevresi ile ilgili her şeyi kapsamına almaktadır. insanların tüm yaratıcı etkinlikleri ve bu etkinlikler sırasında ortaya çıkan değer yargıları kültürün birer parçasıdır. Kültür, insan topluluklarının tarihsel geçmişi, gelişme özellikleri, üretim biçimleri ve toplumsal ilişkileri ile ilgilidir.

    Geniş ve sınırları belirlenemeyen bir kavram olması nedeni ile kültürün çok değişik ifadelerle yapılan tanımlarım görmekteyiz. Kültürle ilgili olarak yapılan çalışmaların pek çoğunda değinilen, geniş ve yapılan ilk tanımlardan biri E.B. Taylor' a ait olanıdır: Kültür toplumun bir üyesi olarak insanoğlunun kazandığı bilgi, sanat, ahlak, gelenek ve benzeri alışkanlıkları kapsayan karmaşık bir bütündür." Bu tanımda dikkati çeken nokta gelenek, alışkanlık ve benzeri unsurların kültürün kapsamına alınabilmesi için bir toplumun söz konusu olması gerekmektedir. Daha dar kapsamlı düşünüldüğünde, kültür, örgüt, etnik gruplar gibi alt toplum birimlerine ait bir kavram olarak ele alınmaktadır. Bu durumda kültürü, bir toplumda grup ya da örgütle paylaşılan düşünce, tutum, davranış, alışkanlık, ilkeler ve benzeri mantıksal ve duygusal özelliklerin tümü olarak ifade etmek daha açıklayıcı olacaktır. Bireylerin doğal yetenek ve özellikleri, sonradan edindiği bilgi ve deneyimler ile, doğal, toplumsal, yasal, ekonomik ve benzeri çevre koşullarının eseri sayılabilir.

    Kültür kavramının yönetim bilimleri açısından bir tanımı yapılacak olursa : Kültür kişiden kişiye aktarılan bir yaşam tarzı olup, insanın insan tarafından oluşturulan çevresini ifade eder. Şu durumda kültür; bir toplumu (veya örgütü) oluşturan bireylerin kendi aralarında ya da kendileri ile toplum arasındaki ilişkileri, toplum içerisinde kazanılan bilgiyi, normları, görüş ve bakış açısını ve davranışları kapsar. Böylece kültür o toplumda bireylerin çoğunluğunda ortak olan ve diğer toplumlardan (örgütlerden) farklı kılan bir yaşam tarzı oluşmasını sağlar.

    kaynak : http://www.maximumbilgi.com
    #1513494 (mey, 10.04.2007 19:15 ~ 19:17)
  18. benzeştiren, kitleleştiren..
    (bkz: kültür endüstrisi)
    #1940797 (qpdb, 15.07.2007 19:53)
  19. bir topluma önceki kuşaklardan geliştirilerek aktarılan; toplumun üyelerinin çoğunluğunca değerli bulunan eylem ve değerleri kapsar..
    #1954790 (celebi, 17.07.2007 19:37)
  20. teknolojik yaşamın artık körelttiği kavramdır. folklorlerde, resmi geçitlerde ve "bir kahvenin kırk yıl hatrı vardır" sözünde unutulmaya yüz tutmuştur. bu türkiye için değil tüm dünya için böyledir. böyle olmasıda yaşanan teknolojik gelişmeler ve değişen koşullar nedeniyle normaldir.

    "aman efendim kültürümüz elden gidiyor" demek doğrudur ama boştur. hayata orta yerinden giren internet ve bilgisayar çılgınlığı. üstün teknolojiyle tasarlanmış telefonlar arabalar ve teknolojide atılan her bir adım kültürün biraz daha yok oluşu demektir.
    hem teknoloji geleişsin hem kültürümüzü koruyalım demek hem şarap içelim hem sarhoş olmayalım demekle eş değerdir.

    (bkz: teknoloji kültürün kara deliğidir)
    #2358790 (lost control, 22.09.2007 03:32)
  21. ''Günümüzde kültür, her şeye benzerlik bulaştırır!''*
    açıklayıcı ek: Adorno, Aydınlanmanın Diyalektiği'nin müsveddelerinde 'kitle kültürü' ifadesini kullandıklarını, ancak bu ifadenin bir nevi çağdaş halk sanatı olarak algılanmaması için 'kültür endüstrisi'ni tercih ettiklerini belirtir. Bu tercih, kar odaklı endüstrilerin kültür adı altında yaptıkları ticaret ve manipülasyonu ve bu endüstrilere bağlı bir şekilde çok sıkı örülmüş düşünsel, sanatsal bütün yapıların 'çoktandır aynı zamanda birer mal değil, enikonu birer mal' olduğunu ifşa eden eleştirelliği de beraberinde getirdi. Kültür endüstrisini 'müşterilerin kasten ve tepeden birleştirilmesi' olarak tanımlayan Adorno, bu aynileştirme mekanizmalarının binlerce yıl boyunca birbirinden ayrılmış yüksek ve düşük kültür alanlarını her ikisinin zararına olacak şekilde birleştirmeye çalıştığını söyler. Sanatı metaya dönüştüren kültür endüstrisi, onun özerkliğini ve biricikliğini de darbeleyerek, kitlelere ve kitleleri sahte bir uyum fenomeniyle biçimlendiren sermayeye uyumlu ve yüksek sanat ile düşük sanat arasında yarattığı negatif bütünleşmeyle eşdeğerli kılar.*
    #2387963 (meister writer, 27.09.2007 12:02 ~ 01.10.2007 13:27)
  22. toplumun sosyal miras ve geleneklerini, yaşama ve çevreye uyum biçimini, değerlerini sonraki kuşaklara aktaran davranış kalıplarıdır.
    #2609542 (cevapsiz soru, 20.11.2007 11:04)
  23. anlamının akılda tutulmasının zor olduğu kelimelerden biridir.en iyi bilirim diyene bile sorulduğunda bi es yaşanılır.
    #2736845 (europan, 23.12.2007 22:34)
  24. culture(latince) ekip biçmek,ürün almak anlamına geldiği gibi toplumdan topluma alandan alana farklı anlamlarda da kullanılır.tıpta;bakteri üretmek anlamına gelir.benzer nitelikler gösteren dönemleri,çağları tanımlamak için kullanılır.eleştirme,zevk alma yetilerinin kullanıldığı alanlarda geçer.bir topluma,ulusa mal olan davranış,sanat,din,dil gibi öğelerin tümüdür.
    #4094336 (senkronkaymasi, 16.10.2008 01:08)
  25. "Çok kültürlü bir insan" veya "kültürlü insanlar yetiştirmek gerekir" gibi kelimeleri, herhalde duymayanımız yoktur. Fakat, düşündüğümüzde, bu ifadelerde bir eksiklik olduğunu da görürüz. Örneğin, bu ifadelerde, söz konusu "çok kültürlü" kişinin nasıl bir kültürel birikime sahip olduğu, ya da insanlar, hangi kültürle yetiştirmek gerektiği belirsizdir.

    Bu ifadelerde sınıfsal farklılıklar gözardı edilerek, tüm toplum için tek ve ortak bir kültürün varolduğu düşüncesinden hareket edilmektedir. Oysa gerçek bu değildir. Böyle, "tüm toplum için tek ve ortak bir kültür" yoktur.

    Kültür, Materyalist Felsefe Sözlüğü'nde şöyle tanımlanıyor: "Kültür, tarihin akışı içinde toplum tarafından yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ve onların yaratılması, kullanılması ve aktarılmasına ilişkin araçları kapsar."

    Sözlük, daha sonra maddi kültürü, "makineler, üretim alanındaki tecrübe ve diğer maddi servetler", manevi kültürü, "bilim, sanat, edebiyat felsefe, etik, eğitim, ve benzeri alanındaki başarılar" şeklinde tanımlıyor.

    Kültüre ilişkin, örneğin Politika Sözlüğü'nde, ya da Türk Dil Kurumu'nca yayınlanan çeşitli sözlüklerde de benzer tanımlar mevcuttur. Bu tanımlar içinde, Materyalist Felsefe Sözlüğü'ndeki manevi kültür olarak belirtilen kapsam, kültür kavramının yaygın kullanımına daha uygun düşmektedir.

    Sonuç olarak, kültürü şöyle tanımlayabiliriz; bir toplumun veya belli bir topluluğun bilim, sanat, ahlak, eğitim alanındaki ürün ve birikimleriyle, duygu, düşünce, kurallar ve değerlerinin toplamı kültür olarak adlandırılır.

    Fakat, tüm toplum için tek bir kültür yoktur. Örneğin, sanat halk içinde farklı gelişmiştir, saraylarda ya da burjuvazi içinde farklı gelişmiştir. Halkın eğlenceleri, oyunları, gelenekleri, değerleriyle, sömürücü sınıflarınki aynı değildir. Halkın ahlaki değerleri ile sömürücü sınıflarınki farklı şekillenmiştir.

    Her sınıf, tarihsel süreç içinde oluşmuş bir kültüre sahiptir. Kapitalist toplumda iki temel kültürel kategoriden sözedebiliriz; burjuva kültür, proletarya kültürü (ve ikincisinin bir biçimi olarak devrimci kültür.) Her düşünce, her duygu, her bilimsel, edebi eser, her ahlaki kural ya burjuvazinin, ya da halkın kültürünün ifadesidir. Bunların dışında olamaz. Tek başına "kültürlü insanlar yetiştirmek lazım" sözünün, boş, içeriksiz bir söz olması da bundandır. Ancak, halk kültürüyle mi, burjuva kültürle mi donanmış insanlar yetiştirileceği belirtildiğinde, kurulan cümlenin de bir anlamı olur.

    Bir toplumda sömürücü sınıflarla, ezilen sınıfların kültürü yanyana bulunur; ancak egemen olan kültür o toplumdaki egemen sınıfların kültürüdür. Dolayısıyla, kapitalist toplumda egemen olan kültür de burjuvazinin kültürüdür. Emperyalist sistemde, buna emperyalist kültür de diyebiliriz.

    Henüz insanlığın sınıflara bölünmediği ilkel toplumun da bir kültürü vardı ve bu kültür doğal olarak tüm toplumun çıkarlarını gözeten, tüm toplumun ortak değerlerini dile getiren bir kültürdü. Ama sınıfların ortaya çıkmasıyla birlikte, sınıfsal çıkar farklılıklarının yarattığı çelişki ve çatışma, doğal olarak birbirine karşıt ve birbiriyle çelişen sınıf kültürlerini de ortaya çıkardı. Yine, sınıflı toplumda, kafa ve kol emeklerinin birbirinden ayrılması ile birlikte, kimi kültürel üretim alanları da, sömürücü sınıfların bir ayrıcalığı haline geldi.

    Ve doğal olarak sınıflar mücadelesi, kültürel alanda da kendini gösterir. Burjuva, emperyalist kültür, "egemen kültür" olmakla yetinmez hiç bir zaman. Bu egemenliğini, emekçiler de dahil olmak üzere, her beynin tüm hücrelerine yaymak için sürekli bir faaliyet içinde olur. Bu, burjuvazi ve emekçiler arasında, kültür alanında süren kıran kırana bir mücadeledir. Bu mücadelede, proletarya da, halk içinde yer alan diğer sınıflar da, kendi kültürünü korumayı, geliştirmeyi amaçlar.

    Devrimci kültür, esas olarak sosyalist kültürün, kapitalist sistem koşullarında ve kapitalist sisteme karşı mücadele içinde şekillenmiş halidir. Şekillendiği koşullarda mümkün olduğu kadar, sosyalist toplumun kültürünü, halkın ileri değerlerini ve aynı zamanda kapitalist sisteme karşı mücadelenin şekillendirdiği kültürü de yansıtır.

    Sosyalist kültür ise, sosyalist toplumun kültürüdür. Sosyalist toplumun egemen sınıfı olarak proletaryanın kültürü, sosyalist kültürün şekillenmesinde belirleyicidir. Sosyalist kültür, kendinden önce yaratılmış tüm kültürlerin en ileri yönlerini de içererek tarihsel olarak büyük bir güce sahip olur. Yani başka bir deyişle, geçmiş toplumsal yapılarda oluşan kültürün tümünün inkarı üzerine değil, ondaki değerli tüm ürünleri, değerleri, kurumları devralır.

    Sosyalist sistemde, çeşitli uluslar ve onların kültürleri arasında maddi ve manevi yoğun bir etkileşimin yolu açılır. Kültür üzerindeki şovenist, milliyetçi sınırlar kalkar. Bu yanıyla da sosyalist kültür enternasyonal bir kültürün oluşmasının koşullarını hazırlar. Halk yığınlarını edebiyattan, müzikten, resimden, tiyatrodan uzaklaştıran veya onları sadece "tüketici" konumunda tutan kapitalist kültürün aksine, halkı kültürden ayıran tüm engelleri ortadan kaldırmayı amaçlar.

    Sosyalist kültürde, çok çeşitli kavram ve değerlerin muhtevası da yeni baştan şekillenir; örneğin, hümanizm, kolektivizm, sevgi, aşk, fedakarlık, sosyal güvenlik, aile, çocuk eğitimi ve daha bir çok şey, artık sosyalist alt yapıdan güç alan, ekonomik sosyal her alanı kapsayan, kapitalizmin yarattığı zorunluluklardan, çıkar ilişkilerinden koparak yeni bir biçime bürünür.

    Yürüyüş.com
    #4328453 (LocK, 07.12.2008 19:08)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

kultur başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. kultur ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kultur nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about kultur. Copyrights of the articles are belong to their authors.