kristal denizalti 


kapat
  1. bir ahmet altan deneme kitabı.
    #961763 (ladymacbeth, 07.12.2006 02:44)
  2. 4-5 sayfalik denemelerden olusan, ozenle secilmis kelimelerle olusturulmus cumleleriyle vurup geciren, tozu dumana katan bir kitaptir.
    #2044875 (kisladankampuse, 31.07.2007 17:01)
  3. Benim de o kristal denizaltıya binmişliğim var.
    Süt buğusu gibi solgun maviliğin yayıldığı ıssız bir sabah vakti, dönüp dönmeyeceğini bimediğin bir yolculuğa çıkmak için ürpertilerle binip, kapaklarını kapatırsın.
    Eğer dönersen başka biri olarak döneceksindir yolculuğundan.
    O denizaltı bir yere gitmez.
    Giden sensindir.

    O denizaltının içinde tuhaf bir yolculuğa çıkarsın, o yolculukta gördüklerini, duyduklarını, hissettiklerini hiç kimseye anlatamazsın, senin anlattığını kimse anlamaz çünkü.
    Onlar da vaktinde o yolculuğa çıkmış olsalar bile, kimse kimsenin yolculuk hikâyesini kavrayamaz.
    Kristal denizaltının çevresinden geçip de senin içerde yaptıklarını görenler şaşarlar sana, şaşılacak şeyler yaparsın gerçekten.
    O denizaltıya binenler kendilerini bile şaşırtacak davranışlarda bulunurlar.

    Bir orospuya aşık olmaktır o denizaltıya binmek.
    Bir serseriye tutulmak.
    Bir çılgının peşinden gitmek.
    Bütün hayatını bir bencilin yanında geçirmek istemektir.
    Geleceğini, bir dakikasını bile kendine ayırmadan, verdiğin armağanın değerini belki de hiç bilmeyecek birine vermeye hazırlanmaktır.

    Seni seyredenler hastalığını düşünürler.
    'Hastalıklı ilişkiler' tanımlamasının içindesindir artık.
    Denizaltının dışındakiler, seni iyileştirmek için sana bağırırlar, nasihatler verirler, yardım etmeye çabalarlar.
    Seslerini duyar ama yalnızca gülümsersin.
    Fuzuli'nin şiiridir artık senin duyduğun:
    'El çek ilacımdan tabib...'
    iyileşmek istemezsin.

    Yalnızca, seni hastalıklı insanların arasına atanı değil hastalığı da sevdiğini kim bilebilir ki seni seyredenler arasında.
    Sen artık Zelda'ya tutulan Fitzgerald, Wagner'e tutulan Cosima'sındır.
    Kulağına sesler gelir.
    - Senin sevdiğin çirkin bir kadın, o adam bencil, güvenilmez biri senin güvendiğin, hastalıklı bir ilişki bu.
    Gülümsersin.
    Onlara şöyle demek istersin:
    - ilişkinin hastalıklı olması önemli değil ki, önemli olan iki kişinin hastalığının birbirine, biribiri için yaratılmış iki parça gibi uyması.

    Zaten hastalıklı bir ilişkinin olabilmesi, insanın o kristal denizaltıya binip bilinmez yolculuklara çıkması için, birbirine tutulan iki kişinin değil, onların hastalıklarının birbirine değmesi, o hastalıkların kıvrımlarının denk gelmesi gerekir.

    Seyredenler, hastalıkların uyduğunu görmezler.
    Onların gördüğü birbirine uymayan iki kişidir.

    Çirkin bir erkek ve güzel bir kadın gibi, fedakâr bir kadın ve çıkarcı bir erkek gibi, sevecen bir erkek ve sinirli bir kadın gibi iki benzemeyen insanın aynı denizaltının içinde acılarıyla ve mutluluklarıyla tuhaf bir seyahate çıkmasına şaşar insanlar.
    Sorarlar kendi kendilerine:
    - Neden bu iki insan aynı kristal denizaltının içinde.
    Cevap çok basittir aslında:
    - Çünkü onların hastalıkları birbirine uyuyor.

    O kristal denizaltıya binmişliğim var.
    Hastalıkları hastalıklarımın kıvrımlarına uyanlara rastlamışlığım var.
    Fuzuli'nin mısraını mırıldanmışlığım var:
    - El çek ilacımdan tabib...

    itiraf edeyim ki, ilişkiler içinde en çok hastalıklı olanları severim, ateşimin yükselmesini, sayıklamalarımı, kabuslarımla hayallerimin birbirine karışmasını, en dokunulmaz yerlerimde hissettiğim sızıları.

    Hastalığının bütün kıvrımları, hastalığımın bütün kıvrımlarıyla öpüşen bir kadınla denizaltıma binip çıktığım yolculukları.
    Solgun bir sabah vakti insanların arasından ayrılışımı.
    Hiçbir yere gitmeyen bir denizaltının içinde, hiçkimsenin gitmediği yerlere gitmeyi.
    Birçoğumuz çıktık bu yolculuğa.
    Evet, sevdiğimiz hasta biri.
    Evet, bu ilişki hastalıklı.
    Ama bunu ne önemi var.
    Hastalıklarımız birbirini tutuyorsa,öpüşen dudaklar gibi değiyorsa hastalıklarımız birbirine.

    Hangi sağlıklı ilişki böyle ateşler içinde yanabilir ki, hangi sağlıklı ilişki benim gördüğüm rüyaları görebilir ki, hangi sağlıklı ilişki böyle sancıyabilir ki.

    Ateşlerle yanarak, sancılarla kavrularak, çılgın rüyaların içinde kıvranarak, kristal denizaltımda hastalıklı ilişkilerin içinde seyahatlere çıktım.
    Gezdiğim sıcak sahillerin büyücüleri bana hep aynı şeyi söyledi.
    - Önemli olan onun sana uyması değil, önemli olan onun hastalığının senin hastalığına uyması.

    Dolaştığım tarih sayfaları, aşk bölümlerinde hep 'hastalıklı' ilişkileri anlatıyordu, kayda geçmeye değer olarak yalnızca onları bulmuştu.
    Brahms Clara Schuman'a böyle tutulmuş, Yesenin isodora Duncan'a hayatını böyle armağan etmişti.
    Onlar birbirlerine uymuyordu.
    Uyan, hastalıklarıydı.

    Solgun bir sabah vakti kristal bir denizaltıya biner hayatın derinliklerine gidersiniz.
    Dönüp dönmeyeceğinizi bilmeden.
    Dönerseniz başka biri olarak dönersiniz.
    Kristal bir denizaltıya binmişliğim var.
    Ateşler içinde kıvrandığım.
    Ve sizin ateşler içinde kıvrandığınız.

    Hiç iyileşmek istemediniz.
    En iyileşmek istediğiniz, iyileşmek için yalvardığınız zamanlarda bile istemediniz iyileşmeyi.

    Bir kristal denizaltıya binip gittim bir gün.
    Garip rüyalar gördüm.
    *
    #3539316 (siyahdalya, 15.06.2008 00:46 ~ 06:44)

© 2008 - uludağ sözlük

kristal denizalti başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. kristal denizalti ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kristal denizalti nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» soda limon tuz » anakonda nonda » shaqmarion » motorstorm 2 » liberal » ahmet hakan coskun » unutulmaz aktorlerden unutulmaz replikler » cop kutusu tekmelemek » yalcin granit » tulga a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci