korlestirici ulusalcilik paranoyasi 


kapat
  1. tutarlı bir gelecek sunumuna sahip olmayan, ortalama insanın korkularına göre biçimlenen, ana ekmeği komploculuk teorileri olan, günümüz türkiye'sindeki tepkisel hareketlerin ortak şemsiyesi;

    bu hastalığın taşıyıcısı olan (körleştirici ulusalcılık paranoyası) k u p virusunü kapanlar ilkesiz birliklerde yanyana gelirken, "cambaza bak!" numarasıyla, onların ceplerini, yüreklerini ve kafalarını boşaltıveren çok sayıda iktidarsiz muhteris, kalpazan politikacı, parlayan star olarak ab yıldızlarının ve türkiye cumhuriyeti bayrağındaki yıldızın yerini oyarlar;

    hastaları, "hepimiz ermeniyiz!" sözünden çok ürkerler; oysa bu sloganın, iğrenç cinayetin ardından dış dünyada ülkemiz ve insanımız aleyhine oluşan korkunç nefret ortamının önüne bir duvar gibi dikildiğini, Türkiye cumhuriyeti yurttaşlarının onurlu, mert, sevgi ve acıma hissi dolu, hoşgörülü, empatiden* haberli, dürüst insanlar olduğunu haykıran, suru kulturune alıştırılmış insanımın tartışmalarla, didişmelerle, şok tedavisiyle de olsa, uyanmasını sağlayan bir sözdür; bunun böyle olduğunu görmemek, göstermemek için bünyeye dalan kup virusu sonucu oluşan insanî, toplumsal, politik hastalığın adı;

    hastaları, orhan pamuk'un nobeli kazanmasından nefret etmiş, henüz yarım etkisine girmişler ise en azından hoşnut olmamışlardır*. çünkü orhan pamuk, ister romanlarında ister demeçlerinde kendisini, ortalama insanın sevdiği şeyleri söylemek zorunda hissetmeyen, gerçek bir yazardır;

    hastaları, elif safak'ı sevmezler çünkü onlar romancıları, onların istediğini yazacak satılık bir kalem olarak algılamaya eğilimlidirler; onlara göre, kalem onların değilse, hele satılık değilse mutlaka batılıktır, tersi bir olasılık asla yoktur; onlar kör de olsa, gözleri, bir roman kahramanının bile onların paranoyasından farklı düşünmesinin, linç nedeni olabileceği durumlara açıktır ve onlar böylesi toplumsal bir hastalığın mağdurlarıdır;

    bu hastalığın mağdurları *soros'u sevmezler çünkü kendilerine, fikirlerine güvenmezler; acik toplum enstitusu adlı vakıftan destek alan tüm kuruluşların soros'un fikirlerini savunmaya başlayacağını iddia ederler çünkü geçmişte birisinden para alınca onun bunun düdüğünü çok öttürmüş olmaktan, herkesi kendileri gibi bilirler;

    bu hastalığın mağdurları, yanlış laiklik anlayışları ve kendi görüşlerine* güvensizlikleri nedeniyle, bu doğrultudaki kimi beceriksiz politikaları abartarak, ülkenin şeriatın kucağına götürüldüğüne inanır, başkalarını da inandırmaya çalışırlar; 1994 yerel seçiminden sonra da bu paranoya ile alışveriş edilmeyecek yerler listeleri oluşturmuş ve bu listelere kanaat lokantasını bile dahil etme paranoyasına imza atmışlardır~oysa buranın sahiplerinden biri o sırada amerika'da tarih eğitimi görüp, türkiye'deki günlerinde de bulutsuzluk ozlemi adlı müzik grubunda vurmalı çalgılar tıngırdatıyordu~; bilmezler ki erbakan çizgisi (mnp, msp, refah partisi, fazilet partisi, saadet partisi, ak parti) aslında ülkemiz için bir şans olmuş ve kimi konularda cumhuriyetin ana akımlarını savunan politikalarla uyumsuz düşünen milyonlarca dürüst, muhafazakar, sahici insanla, yasal arenada politika yaparak, hem onların hem de karşısında olan kişilerin bir anlamda gelişmesini, eğitimini, sistem dışına çıkmadan modernite sürecine uyumunu sağlamış*, ülkemizin sahici bir tabana dayanan, sahici politika yapılan ana politik damarlarından birini oluşturmuştur*; kup virüsünü kapanlar, anlaşılabilir bu muhafazakar -hatta belki, zaman zaman, gelecekte, bir bölümüyle muhafazakar demokrat- çizgiden daha sapkın bir muhafazakar hareket oluşturduklarının ayırdında değillerdir;

    Bu hastalığın mağdurları Kürtlerden*, Kürtlükten* hoşlanmaz, kürtçe'nin bir dil olmadığına inanır, insanları da bu zavallı teze inandırmak için çırpınarak, kendilerini de, ülkelerini de tüm dünyaya rezil ettiklerini asla düşünmezler, oysa kurtce; turkce dil grubunun dışında, hintce, arapca, farsca ve Avrupa dilleriyle aynı grupta olan*, kendine özgü, milyonlarca insanın konuştuğu, izin verilse, destek olunsa daha da gelişecek, ülkemizin de zenginliği olan bir dildir, onlar yanlış olarak bu dilden o kadar ürkerler ki attıkları her adım, korktuklarını başına getirecek biçimde anti-demokratik, saygısız ve barbarca olur. onlar, güzel türkçemin, yücelmek için başka dilleri aşağılamasına ihtiyacı olmayacak kadar önemli bir dil olduğunu anlayamazlar; iyi ki bu ülkede barışçı, demokrat, hoşgörülü, çok kültürlülüğe inanan insanlar var da ülkemizdeki kardeşlik her şeye rağmen* bozulmadı, bozulmayacak;

    hastaları, türkiyenin limanlarının kibris rum gemilerine açılmasından da korkarlar, bunu hainlik sayarlar; oysa limanlar 1984 yılına kadar, bütün bir uzuuun denktas dönemi boyunca açıktı;

    hastaları, heybeliada ruhban okulunun açılmasından korkarlar; oysa ruhban okulu 1972 ye dek açıktı, şimdi hainlik edebiyatı yapanların önde gelenlerinin muhtemelen yakınları, o sırada 1955 deki 6/7 eylül yağmasıyla ülkeden kovulan, mallarına el koyulan istanbullu, adalı rumların üstünden rant elde etme peşindeydi; hastalığa yeni bulaşmışlar da eğer kurtulmayı başaramazlar ise, kendi çocuklarına ne yazık ki k u p virusu taşıyacaklardır; (bkz: altı yedi eylül olayları)

    bu hastalığa kapılanlar, onun uydurulmuş bir hastalık olduğunu düşündükleri için, gözleri gördüğü halde görmek istemez*, kalabalıktaki yalnızlığı yaşamak isterken, yalnızlıktaki kabalığa düşer, diyalektik düşünmeyi beceremediği için gördüğü ilk kişi olan, kendisini belki de tedavi edebilecek doktorun elini ısırırlar*;

    bu akıma kapılanlar fikir özgürlüğünü sevmezler çünkü fikir özgürlüğü körleşmeye karşı ilaçtır, görmek istemeyenin körlüğüne ise ilaç yoktur;

    yalana inanmayı bırakarak, gerçeklerle acı da olsa yüzleşerek, politik iki yüzlülüğe son vererek ancak başa çıkılabilir, tedavisi ne güzel ki var olan hastalık;

    biraz sakin olma, biraz leblebi, biraz boza, biraz kendinden, tavrından, çizgisinden bilimsel kuskuculuk, komplo teorilerini daha az ciddiye alma, bir tutam hoşgörü, çok kültürlü zengin coğrafyamızın hakkını verircesine bir doz yesevi, mevlana, yunus, haci bektas sevgisini alıp, bir damla demokratlık şırasıyla iyice karıştıracaksın, bir ay boyunca inat edeceksin*;

    kurtulan çok kişi görüldü; ki onlar çocuklarına iyi bir miras, temiz bir isim bırakmayı hak ettiler, onlar ülkelerinin sevgili yurttaşlarıdır, yurtseverlikte şimdi kimse ellerine su dökemiyor.
    #1256941 (nuhungemisi, 04.02.2007 15:39 ~ 22.11.2007 12:03)
  2. (bkz: bu kış komünizm gelecek)
    (bkz: bu kış bölücülük gelecek)
    (bkz: bu kış şeriat gelecek)
    (bkz: bu kış godot gelecek)
    #1666895 (nuhungemisi, 20.05.2007 22:01)
  3. kürtlerin girdiği psikozdur ve biraz abd yağlaması ile kendilerini birşey sanan kürtlerin yaşadığı sinirsel sorundur, türk ulusu bunu kısa sürede tedavi edecektir şeklinde yüreklere su serpilecek durumdur.
    #2160635 (bohembebek, 19.08.2007 17:01)
  4. bu hastalığa bir biçimde bulaşmış olanlar, cumhurbaşkanlığına abdullah gul'ün seçilmiş olmasını hazmedememişlerdir;

    hatta bu seçimi ülkenin şeriata götürüldüğü paranoyasının yeni bir adımı olarak görenler de var; *
    1994'de yaptıklarının, yazdıklarının aynısı yapanları, yazanları kınadım, kınıyorum * * insan bu kadar mı ders çıkarmaz geçmişte yaşananlardan? demek ki kup virusu beynin ders çıkarma kısmını ağır ağır tahrip ediyor. aman dikkat!
    #2228211 (nuhungemisi, 30.08.2007 13:32 ~ 13:33)
  5. --spoiler--
    bu hastalığın mağdurları *soros'u sevmezler çünkü kendilerine, fikirlerine güvenmezler; acik toplum enstitusu adlı vakıftan destek alan tüm kuruluşların soros'un fikirlerini savunmaya başlayacağını iddia ederler çünkü geçmişte birisinden para alınca onun bunun düdüğünü çok öttürmüş olmaktan, herkesi kendileri gibi bilirler;
    --spoiler--

    (bkz: körleştirici ulusalcılık paranoyası)
    #2232858 (sıpa, 31.08.2007 00:52)
  6. bu hastalığa bir biçimde bulaşnmış olanlar, türkiye'de kürtlerin hızla çoğaldığını ve bir süre sonra ülkede nüfus yönünden çoğunluk oluşturacağını söyler ve bunun önlemlerini şimdiden almayı önerirler;

    buna karşılık bunu söyleyenler almanya'ya gittiklerinde aynı tezin alman versiyonuyla karşılaşırlar: "almanya'da türkler hızla çoğalıyor ve bir süre sonra ülkede nüfus yönünden çoğunluk oluşturacaklar..."

    ironik olan, kendi ülkesinde bu paranoyaya tapan kişinin, almanya'da bu paranoyanın mağduru olması ve ırkçı, önyargılı, yabancı düşmanı bu tezin karşısında duran dünya vatandaşlarının yanına geçmesidir.

    bunlardan bir kısmının ülkesine dönünce kendini sorguladığı ve doğru düşünmeyi becerdiği görülmüştür; kiminin ise becerebildiği tek şey vicdanını becermek olur ve ülkesindeki paranoyanın değirmenine su taşımayı sürdürür.
    #2617239 (nuhungemisi, 22.11.2007 11:58)
  7. bu paranoyadan kurtulmak ya da onun mağdurlarını daha iyi algılamak isteyenler için yeni bir panzehir sunuldu piyasaya: taraf gazetesi; denendi, yararlı olduğu görüldü, tavsiye edilir.
    #2620908 (nuhungemisi, 23.11.2007 11:34)
  8. (bkz: #2689453)
    #2689518 (nuhungemisi, 12.12.2007 15:11)
  9. onlar ve biz ayrimi ile ittiihatcilik merceğinden dünyaya bakan korku politiklari ile herşeyi vatan millet sakarya hamasetleri ile bulayan, hayati hep mecls koridorlarinda o paşa ne demiş, işte bu ne yapmiş salincağinda sallanan kişilerdir.

    tozlu, pasli ezberci olan bu zihniyet yaldizlarini catlatacak ziyalari nedense sloganlar ve korku bulutlari üstünü örtmeye calisirlar.

    bir proje üretmedikleri için vara yoğa, çaplari yetse izafiyet teorisine bile muhalefet etmeye bayilirlar.

    bu hazineden gecinmeliler hayatlarini alaturka usul pazarliklar üzerine kurduklarindan dolayi cözümleri değil çözümsüzlükte dar kafalikla mudafa ederler.

    tabular ve kutsalliklar ile cevrelenmiş bu kişiler, yagdanliklarini kaybetmemek için kitleleri dolandirmaktan en ufak hicap bile duymazlar.

    bunlarin emsalleri meydanlarda, toplum katinin en dipte olanlari ise kahvede pişpirik roberleri arasinda ezberledikleri laflari telaffuz ederler.

    akıl, mantik bilgi aramayiniz onlarda sadece öcü derler ve bir zaman sonra komedi filmi gibi olurlar. yerleri insanliğin ortak bahcesinin lanetliler bölümüdür.

    komiklestikce hircinlasirlar...

    gerisi laf-i güzaf...
    #2689567 (mulayim, 12.12.2007 15:27 ~ 18.12.2007 13:14)
  10. paranoya kendine son kurban olarak fazil say'ı seçti. ilginç olan hem gidecem diyenin hem git diyenlerin, hatta kimi gitme diyenlerin de kup virusu'nden derece derece etkilenmiş olmaları...

    hem nalına hem mıhına vuran bir yorum için bakınız:
    http://www.izmirizmir.net...icle&sid=472#comments

    ayrıca (bkz: #2701331)
    #2710962 (nuhungemisi, 18.12.2007 11:49)
  11. turkuaz formanın, milli kimliğimizi zedelemek için kullanıldığına inanmak, hatta bu konuda ciddi ciddi meclise soru önergesi bile vermek, bu paranoyanın son belirtilerinden.

    savaşlarda ölenlerin kanına yansımış ay ve yıldız masalıyla travmatik biçimde büyütülmüş kuşaklar, kandan bayrak yapmaktan başka çare bulamayınca ve ordunun en tepesinden övgü alınca, kimi çapsız partiler ve politikacılar da gençleri bu travmadan korumak için uğraşmak yerine, belki hükümete küçük bir zarar veririm diye düşünüp turkuaz rengine kafayı takmaya çalışıyor. ülkemizdeki ana muhalefet partisi görevini neden avrupa birligi'nin üstlendiği de böylece daha iyi anlaşılıyor. sadece çapsızlıktan!
    #2877547 (nuhungemisi, 22.01.2008 09:11)
  12. (bkz: ulus devletin tedavulden kalkmasi)
    #2877560 (mulayim, 22.01.2008 09:25)
  13. geçmişteki kimi mitinglerin kimler tarafından * ve ne amaçla * düzenlendiği, darbe planlayanların ekmeğine yağ sürmek için oluşturulduğu bu kadar belli bir biçimde ortaya çıkmışken;

    hrant dink'in katillerinin, azmettiricilerinin ve planlayanlarının isimleri artık bu kadar açık biçimde belli olmuşken, işin arkasındaki ana gücün ergenekoncular ve darbeci zihniyet olduğu belli olmuşken;

    taraf gazetesi darbe günlüklerini ek olarak vermeyi başarmışken;

    bazı konularda hala özeleştiri yapmamak kabul edilemez; hem devrimci, hem darbeci, hem hrantçı, hem ergenekoncu, hem hukuktan yana, hem ahmet altan'a düşman olma işi aynı anda yapılamaz, yapılırsa celiski olur, sahtekarlik olur, cahillik olur.

    ya da kişinin kup virusu'nün bir biçimde etki alanına girilmiş olduğu düşünülür, efendim.
    #3638745 (nuhungemisi, 08.07.2008 22:00 ~ 22:25)

© 2008 - uludağ sözlük

korlestirici ulusalcilik paranoyasi başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. korlestirici ulusalcilik paranoyasi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu korlestirici ulusalcilik paranoyasi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» survive » 27 temmuz 2008 metallica istanbul konseri » atm vs tsk » beklemek » saba tumer » sabah sporundan sonra keyif sigarasi icmek » nolberto solano » abidin aydogdu » 70 model otobuste telefonu kapat diyen insan » gelberiyargelberi a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci