türkçesi sığaç olan elektrik devre öğesidir(eleman). temelde yalıtılmış paralel iki plakadan oluşur. aradaki yalıtkan malzeme, plakalar arasındaki mesafe ve paralel yüzey toplamı sığaç değerini etkiler. birimi farad dır. sığacın iki ucuna gerilim verildiğinde üstel bir çizgiyle sığaç dolar ve bu gerilim seviyesine yükselir. sığaçtan akım çekilmedikçe enerjisini muhafaza eder.
analog devrelerde çeşitli süzgeç (filtre) elemanı olarak kullanılmaktadır. sayısal devrelerde de genelde besleme gerilimlerinin süzülüp doğrultulmasında kullanılır.
değişken (alternatif) akımı geçirebilen, doğru akım bileşenini (dc - da) soğuran bir devre öğesidir.
iki iletken arasına yalıtkan bir madde konulmasıyla oluşturulur,patlatması güzeldir,mercimek kondansator dışındakiler genelde ac devrelerde kullanılmaz fakat görünüş ve kullanış açısından hoşi bir malzemedir,fet gibi uyuz değildir..
çakal öğrencilerin laboratuvarlarda doldurup doldurup ondan sonra arkadaşlarının ellerine vermek suretiyle onları yerinden hoplattıran elektronik devre elemanı.
benzinli motorlarda ateşleme siteminin önemli parçalarından biridir. diğer adı meksefedir. platin meme yapmış ise meksefe (kondansatör) yanabilir.
(bkz: meme yapmak)
liseyi hatırlatan bir terim. vay be, uzun zaman mı geçmiş nedir anlamadım, nostalji gibi geldi bu kelime şimdi. hayır liseden mezun oldugumdan beri cok uzun zaman geçmedi, hayır yaş kompleksim yok.
alternatif akım devrelerinde, elektrik yükünü biriktirmek, kapasitif reaktans sağlamak amacıyla kullanılan devre elemanı. Temelde bir ince yalıtkan ile birbirinden ayrılmış iki iletken levhadan oluşur. Bir kondansatörün elektrik yükü taşıyabilme yeteneği yani kapasitesi C ile gösterilir ve levhalarda birikmiş elektrik yükünün(Q=Coulomb) levhalar arasındaki potansiyel farkına( V=volt ) oranına eşittir. ( C = Q / V )
Bir kondansatörde biriken enerji ise: j=(CxV^2) dir. Buradaki birimler Farad ,volt ,coulomb ,joule olarak kullanılır.
okulda hocanın tahatada bir ders boyunca anlatmasından sonra ders bitiminde
-hocam ne bu kondansatör ya?
-şu hoporlör çalışıyomu?
-çalışmıyor hocam
-tamam
hoca çatır çutur ceviz kırar gibi parçalar hoporlörü açar açar açar siz tabi şöyle tahtadaki kocaman şekiller gibi büyük bi şey beklersiniz en sonunda tırnağımın dörtte biri kadar siyah bi şeyi aha kondansatör diye uzatır.
depolama birimi farad olan elektiriki devre elemanıdır.*
kondansatör hakkında bildiğim başka birşey ise; devreye yanlış bağlanması durumunda kantindeki 50 60 kadar masum öğrenciyi karanlıkta bırakabilmektedir.
elektronik devrelerin, kart ve sistemlerin vazgeçilmez elemanıdır. bir erkek için kuru fasulye, pilav, cacık neyse bir elektronikçi için de direnç, bobin, kondansatör odur. sığaç olarakta bilinir. birimi farad olmasına rağmen bir çok devrede mili hatta mikrofaradlar seviyesinde kullanılır.
elektrik enerjisi depolar. direnç ile kondansatörün çarpımı to süresinini verir. bu süre cep telefonlarının şarjından tutunda, fotoğraf makinalarının flaş patlatma süresine kadar birçok sistemde kullanılır.
rlc devresi olarak filtreleme, süzme gibi işlemleri yapar. haberleşme devrelerinde istenmeyen harmonikleri ayıklar, distorsiyonu azaltmaya çalışır, birçok modülasyon çeşidinde kullanılır.
genelde tırnak boyutundadır veya ona yakındır, gel gör ki kompanzasyon sisteminde tüp kondansatör kullanılır ki, bunlar bildiğiniz yangın tüpünün bir ufak boyutudur, yani büyük modelleri de vardır. kompanzasyondaki amacı ise reaktifi sıfırlamak akımla-gerilim arasındaki faz farkını sıfırlamaktır. ihtiyaca göre röleler yardımıyla devreye alınır.
cem yılmaz stand- up'larında, çocukken ne idüğünü bilmediğimiz kelimeleri öğrenmek amacıyla öğretmenler tarafından ''cümle içinde kullan yavrum, anlarsın'' şeklinde sarfedilen öğütlerin mantık hatasının ''ben kondansatör gördüm'' ya da ''babamın kondansatörü var'' suretinde dalgaya alınmasına vesile olan aygıttır. ( şu aygıt lafına da çok fena tavım, biyolojide golgi aygıtı diye bişi vardı, insanın aklına bööle tuşlu- delikli- gedikli- bi takım sinyaller falan yayan bişi geliyo!)
elektriksel enerjiyi, elektrik alanın içerisinde depolayabilme özelliklerinden faydalanılarak, bir yalıtkan malzemenin iki metal tabaka arasına yerleştirilmesiyle oluşturulan temel elektronik devre elemanı.
regülatör ve tüplü televizyonlarda kuvvetli kondansatörler vardır. televizyon tamiri sırasındaki olası bir dalgınlık, geçici felce sebebiyet verebilir.
kondansatör başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. kondansatör ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kondansatör nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about kondansatör. copyrights of the articles are belong to their authors.