kinyas ve kayra 


/ 5
kapat
  1. kitaptan bir alinti;
    ''az yedim çok içtim.hala içiyorum.alkolü kendime yakıştırdım.her türlü uyuşturucadan tattım.bağımlılıktan nefret ettim.gitmemi, terk etmemi engeller diye.ne bir maddeye ne bir insana bağlandım.sırf bunu kendime kanıtlamak için eroin kullandım,aşık oldum.ikisini de arkama bakmadan bırakıp gittim.geçmişe tükürüp geleceği çiğnedim.dünyayı bir oyuncağa çevirdim.ayak basmadığım yer kalmadı. kalan varsa, onları da amuda kalkar geçerim''
    #65335 (soz ucar yazi kalir, 13.02.2006 22:27)
  2. YERALTI EDEBiYATININ SÜRÜNDÜREN ROMANI. 3 KEZ OKUDUM TEKRAR OKURUM HiÇ ACIMAM.
    #83213 (violet, 22.02.2006 22:31)
  3. okudukca sasirtan, sasirttikca bunalima sokan, dusunduren, hayati sorgulamaya neden olan hakan gunday romani. diger eserleri (bkz: pic) (bkz: zargana) kinyas ve kayra nin tekrari olmaktan oteye gecememislerdir bence, hakan gunday okura verebilecegi ne varsa bir *kitapta toplamis, vay be dedirtmis ve noktayi koymustur.
    #83263 (dramtatatam, 22.02.2006 22:56)
  4. ''kendimi defalarca buldum,defalarca kaybettim.gerçek adımı hatırlamıyorum.kimliğimi bir çocuğa sattım.çirkinleşmek için ruhumu kiraladım.vicudumdaki dikiş sayısını artık biliyorum.hayatımı diktiler.oysa yırtmak için çok uğraşmıştım..''
    #92423 (atlari da vururlar, 28.02.2006 16:13)
  5. okuduktan sonra insanın her şeyi boş verip diyardan diyara gitmek, dünyada kaybolmak istemesi... kitabın karamsarlığına ihtiyacı olduğunu şaşırarak farketmesi ve tekrar tekrar bu kitabı okumak istemesi. bir hakan günday romanı.
    #92453 (speechbubble, 28.02.2006 16:41 ~ 05.08.2007 21:47)
  6. bizzat yazarı hakan günday'ın bendenize armağan ettiği roman. okurken içiniz daralır, kararır, buna rağmen okumadan duramazsınız. kafanız, duygularınız darmadağın olur. toparlamak da biraz zaman alır. ama hoştur, tavsiye edilir.
    #92481 (temkinli kedi kerim, 28.02.2006 17:05)
  7. tüylerin diken diken olur ama okumaya devam edersin sonra bir daha bir daha okumak istersin.
    #92804 (lezard, 28.02.2006 20:32)
  8. sürükleyicilikten fazlası olan kitap.
    haftalarca belki aylarca kendinize gelemeyeceğinizin garantisini verebileceğim ve zayıf bünyelere asla tavsiye edilemeyecek şey. (bkz: hiç)
    #458320 (haricten gazelci, 25.07.2006 04:35 ~ 01.09.2007 17:47)
  9. (bkz: gecenin sonuna yolculuk)
    #647640 (porsgemsheniark, 19.09.2006 12:07)
  10. 'bundan daha acı verecek olanı, ellerinin ayaklarının 4 ayrı ata bağlanıp havaya ateş edilmesi olmalı..' gibi mükemmel bir cümlenin sahibinin ilk kitabı. okunası.
    #647661 (pelvis, 19.09.2006 12:11)
  11. kitap mı bu? sanmıyorum. evrenin varoluşundan bugüne yazılabilmiş olanların ve en önemlisi yazılabileceklerin en iyisi. kinyas'ın * dediği gibi belki de:

    "en aşağıda olmak en iyisidir. nereden baktığına bağlı."

    kesinlikle okunmalı.

    ve filmi çekilmeli bu kitabın. sinema salonlarındaki milyonlar isyan edip dünyayı talan etsin diye. ahanda film kadrosu;

    yönetmen: fatih akın.
    kinyas: kenan imirzalıoğlu.
    kayra: birol ünel.
    efla: özgü namal.

    senaryo: hakan günday & fatih akın.

    -----------------------------------------------------------------------------

    edit: aradan aylar geçmiş. ben yine, hala kinyas'ın ve kayra'nın cümleleri eşliğinde şehirlerin sokaklarında yürüyorum. beynimde, zihinsel ölümün olabilite hesapları. insanlara çarpmıyorum artık. ve, ciddi manada, hiçbir şeye içerlemiyorum.
    "ölüm"den daha acı hiçbir duygu, düşünce ve tavır göremediğim için, ölümlü olan insanlık için üzülüyorum.

    dedim ya, aradan aylar geçti. artık, bu kitaba el sürmüyorum. deliliğin yamaçlarından aşağı paraşütsüz atladığım için buz gibi zeminle öpüşmem an meselesi.
    abartmıyorum da ama. hiçbir ortamda anlatmıyorum artık bu kitabı. okuması için insanlara yalvarmıyorum. sadece ve sadece bir daha eski ben olamayacağım için üzülüyorum. canım acıyor. insanların yüzlerine bakıyorum. kayra'yı düşünüyorum . çırılçıplak, o karanlık odada. zihinsel ölüm'ünün yedinci yılında. paramparça oluyor içerimde bir şeyler!

    gitmek istiyorum afrika'ya! kayra'yı uyandırmaya! hala, "hayatta tatmadığın çok duygu var" diye, bağırmak istiyorum!
    bunun imkansızlığını gördüğümde küfrediyorum! herkese ve her şeye!
    sonra, kinyas geliyor aklıma. ülkemin başkentindeki kinyas. ve, o'nun zihinsel ölümü. yine canım acıyor. açık adres arıyorum sayfa aralarında. bulamıyorum. üzülüyorum. üzülüyorum. üzülüyorum...

    bir hikayenin, olmayan iki insanın nasıl bu kadar gerçekçi ve nasıl bu kadar içten olabildiklerine inanamıyorum. sonra, korkuyorum. "ya biz yalan isek" diyorum, kendi kendime. "kinyas ve kayra gerçek fakat ya biz yalan isek?"

    tuzla buz oluyor her şey!

    her şey var'la hiçbir şey yok birbirine giriyor.

    ve ben, 27 yaşımın vermiş olduğu tüm gerekli/gereksiz bilgi ve hayat kırıntılarım ile artık hayattan ne istediğimi çok iyi biliyorum:

    "ölümsüz, ölümün olmadığı bir dünya!"

    biliyorum. gerçekleşmeyecek bir istek bu. yalnız, neyi istemediğimi de çok iyi biliyorum:

    "mutluluk!"

    --------------------------------------------------------------------------------------------
    ----------------------------------------------------------------------------------------------

    --spoiler--

    --spoiler--

    ölüm mutlu bir son olamazdı kimse için. ama yine de insanlar kendilerini kandırmak için hayatlarını dönemlere bölüyorlar. ve, ancak o dönemlere mutlu son'lar uydurabiliyorlar. oysa hayat her bölümünde ayrı bir hikayenin döndüğü neşreli bir dizi değil sonunda herkesin öldüğü ve katilin bulunamadığı sıkıcı bir filmdir. sayfa 376.

    ----------------------------------------------------------------------

    insanın tek gerçek özgürlüğü yalnızlığıdır. sayfa 547.

    ----------------------------------------------------------------------

    intihar; nefsi müdafadır, asil olan ise ölüm eylemimi başkasının gerçekleştirmesidir.

    ----------------------------------------------------------------------

    "hicbir sey yok! hicbir sey yok! hicbir sey yok... "

    ----------------------------------------------------------------------

    "artık zamanı geldi. artık acı zamanı. siddetin siiri duyulmalı. "cash from chaos" günlerindeki gibi. kargasa baslamalı. ınsanlar aglamalı. dünya üstündekileri kusturacak kadar hızlı dönmeli. perde aralanıp iceriye kanın soguk kokusu yayılmalı. ıftiralar, takipler, tahminler, tehditler, intikam yeminleri megafonlardan evlere sızmalı. görünmez adamların barbecue partilerinde ücüncü dünya ülkelerine bictikleri kefen yırtılmalı. arkasında hicbir teskilatı güc bulunmayan parmak tetigi cekip tek basına bir insanın sahip olabilecegi bütün deliligi göstermeli. uyuyan halkların yataktan düsme zamanı geldi. gözkapaklarının jiletlerle kesilmesinin zamanı."

    -----------------------------------------------------------------------

    arka kapak:

    "hiç uykum yok.hiç uyuyamıyorum. domuz gibi içiyorum.ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. sabaha beş saat var. annemi düşünüyorum. nerededir şimdi? aynada kendime bakıyorum bazen.ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor.sağ omzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir japon tarafından çok daha iyi işlenmişi.sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. bileklerimdeki otuz dört dikiş. medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandisit ameliyatımın izi.ve sırtımı kaplayan, tanrı'nın yüzü.
    bilmiyorum...
    hızlı yaşadım.ama genç ölmekten çok, hızlı yaşlandım! ancak hayattayım.
    kayra,bir gün bana 'mutsuzluguna hiçbir çare aramıyorsun'demişti."

    ----------------------------------------------------------------------

    "az yedim çok içtim. hala içiyorum. alkolü kendime yakıştırdım. her türlü uyuşturucadan tattım. bağımlılıktan nefret ettim. gitmemi, terk etmemi engeller diye. ne bir maddeye ne bir insana bağlandım. sırf bunu kendime kanıtlamak için eroin kullandım, aşık oldum. ikisini de arkama bakmadan bırakıp gittim. geçmişe tükürüp geleceği çiğnedim. dünyayı bir oyuncağa çevirdim. ayak basmadığım yer kalmadı. kalan varsa, onları da amuda kalkar geçerim!
    duvarlara, bedenime resimler çizdim. bir gün öyle bir gürledim ki önümde duran şarap kadehi çatladı. benim adım hitler. kendi ordumu kurmak için bir sürü kadına tohumlarımı bıraktım. şimdiyse ağlıyorum. hepimiz için. çünkü hiçbiri işe yaramadı."

    --spoiler--
    --spoiler--
    #699673 (cennetten kovulan, 06.10.2006 11:50 ~ 11.01.2008 16:57)
  12. bu kitaptan sonra etkisinden kurutulup yeni bir kitaba başlamanız çok zor olucaktır. hele içinizde nihilizm kırıntıları varsa aman dikkat derim. kitaptaki monologlar insanda şok etkisi yapıyor. şiddetle tavsiye edilir.
    #718676 (cece, 10.10.2006 09:54)
  13. hayal ettiğim hayatların romanı.
    #821428 (komikhobbit, 06.11.2006 11:39)
  14. modern bünyelerin içindeki ilkelliğe duyulan dayanılmaz çekimin verdiği hazdır. ani çıkışların yarattığı depresyonlar yıllarca unutulmaz. en sonunda her hangi bir rafta hapis cezasına çarptırlır.

    --spoiler--

    "ilkellik dev bir mıknatıs gibidir. her şeyi kendisine doğru çeker."

    --spoiler--
    #821436 (sadece uykum var, 06.11.2006 11:45 ~ 12.01.2007 09:45)
  15. üzerine cümle kurunca, değerinden bir şeyler kaybedecekmiş hissi uyandıran kitap.*
    çünkü her şey söylenmiş. her bir kelimesi sonsuz uyum içinde. hislere, hayata tercüman. bunları yazabilecek birileri var, demek ki hala umut var.
    #862038 (cikarinbeniburdan, 15.11.2006 13:18)
  16. bende bir alıntı yapmadan duramadım.
    'Ne o kadar sabrım var ne de anlamaya merakım. Ölümlü olduğunu unutamadıktan sonra ne gereği var anlamanın Anlayamasaydım da ölcektim. Daha çok anlamak yormayacak tabutumu taşıyanların kollarını. Çünkü ne daha ağır oldum ne daha büyük!' *
    #868886 (cece, 16.11.2006 22:45)
  17. (bkz: çavdar tarlasında çocuklar)
    #871261 (zargana, 17.11.2006 13:12)
  18. kitap baştan ayağa aforizmalarla yüklü..

    *kurtulmaya gelmedik dünyaya. daha da saplanmak için buradayız. dibine kadar. onun için çürüyor bedenlerimiz ölünce.

    *mucizeler bitti. doğmak yeterince mucizevi. başka bir tane daha beklemek aptalca. ölmek de ikincisi. bunların arasında hiçbir şey yok. kimse beklemesin.
    #871283 (cikarinbeniburdan, 17.11.2006 13:17 ~ 22.01.2007 21:24)
  19. gereksiz tekrarlar ile uzamış, kosinski'nin romanları tadında romandır. başkangıçta okuma iyi gider ama ortalara doğru kasmaya başlar. yarım bırakma imkanınız yoktur ve tekrar kasılır bitirirsiniz. son söz" beni yüz üstü gömün yeteri kadar gördüm".
    #871291 (collector, 17.11.2006 13:22)
  20. "irrasyonel sayılar varken bir sayıdan sonra diğer bir tam sayı nasıl gelebilir?
    eğer 1 den sonra virgül konursa ve bunun da kıçına sonsuz
    sayı konabiliyorsa 2 nasıl gelir?
    işte! soru bu! yanıtsız bir soru bu..
    işte matematiğin hatası! hepsi tama yaklaşır ama varamaz..demekki 1,99999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız.ve dünyada aslında tam gibi görünürken bir irrasyonel harikası..işte bunun için hayat yoktur"
    #915707 (haricten gazelci, 27.11.2006 04:11)
  21. neden okudum? neden hemen bitirdim? kitaplığıma her bakışımdan söylediğim sözler.

    " kin'in yas'ından eser kalmaz bu gidişle. ismim ahmet olur. pierre olur. insanın hayvanından eser kalmaz bu gidişle. mesleğim işçilik olur. politikacılık olur. hayatın ölümünden eser kalmaz bu gidişle. evim uyku olur. kinyas rüya olur... "
    #915708 (haricten gazelci, 27.11.2006 04:12)
  22. medeniyet sanılanın aksine satmakla başlar. önce sebze, sonra altın, sonra ülke ve en son da ruhlar satılır. dünya da aslında bir tezgahtır. satış bittiği an kaos başlayacaktır.
    (bkz: malafa)
    #923349 (zargana, 28.11.2006 22:47)
  23. (bkz: hepsi yaralar sonuncusu öldürür)
    #930876 (zargana, 30.11.2006 17:55)
  24. kimse kimseyi kurtarmak için gelmemiştir hayata.
    #942964 (zargana, 03.12.2006 11:47)
  25. kendisinden once pic'i okuyarak ugrunda agir aksak antrenman yaptigim hakan gunday romani.
    #1010919 (Antistar, 17.12.2006 13:50)
/ 5
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

kinyas ve kayra başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. kinyas ve kayra ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu kinyas ve kayra nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about kinyas ve kayra. Copyrights of the articles are belong to their authors.