bugün 2138 başlık
kapat

kilit taşı

  1. 1 1
    bir murathan mungan şiiri

    bir giz bulacagimi umarak, kendi içimdeki intihari baskalarinin
    intihar ettikleri aynalarda ararken, seçilmis adlarin izinde
    yazdigim siirlerle bir toplama ulasmak istiyordum; yillar önceydi bu.
    intihari bilmedigimiz bir giz saniyordum.
    virginia woolf, cesare pavese'yle konakladigim yolculugun
    getiremedim ardini; yarim maya, ugultusu kaybolmus sayfalarla
    ardimda biraktim olasi intiharlari. yoluma bir gün çikacak olanin o
    eski intihar olmadigini artik biliyordum.
    ne yasamdi ödesilen, ne intihar ölümle halloluyordu
    ne kadar intihar varsa, o kadar hikaye vardi;
    insanlarin hayatlari gibi intiharlari da yazilamiyordu.
    simdi bu tasil noktadan geçmise bakarken yalnizca:

    su içinde/ki batiklarin yüze vurdugu toplam zaman
    yirtilan dönemeç
    asilan esik
    yasarken insanin el yazisini zehirleyen
    yabanci parmak izi
    ölürken çekilen tetik
    bir otel odasinda unutur gibi kendi hayatini
    takma ad, sahte pasaport
    kursun zaman
    ya da suyla tartilan hayat
    gövdeden sizan
    zamanin kemirdigi derinlik
    pihtilasan sizi arsenik ya da
    yeminle dinlendirilmis yüzük tasi
    bir baskasi olarak geçtigimiz gümrük
    siyah çanta zehirli kitap kapali iktisat
    bütün siklarda sarsilirken gerçeklik
    tutukluk yapar hayatin bütün maddeleri
    hiçbiri hiçbiri hiçbiri

    intihar, ne kadarini öldürebilir kendimizin?
    ölümsüzlüktür bir bakima
    sirasini bekler ardindakilerin

    herkese dargin günler,
    herkese saklanmis yüzüm
    hayatim seyreliyor giderek
    alir gibi düstügü uçurumun rengini
    kendi sisinde kaybolmus gözlerim
    koynumda gezdirdigim dilsiz dinamit
    var olusun çekilmis pimi
    kara gündelik geçilmez kamu soguk kapilarda vurulan damga
    bitkisel iliskilerde jilet kesikleriyle parçalanmis kimlik
    bize biçilmis günlerin reddi lanetlenmis sessizlik
    ölü diller pazarliginda siir ve fal
    son bakistan önce belki bir geçit
    yüzük tasim arsenikle göz göze geldigim yemin
    hançerimde sizlayan arya
    mendilimde kan sesleri
    yasarken insanin el yazisini söndüren zehir
    gövde yer degistirir zaman'la baskasinda birikir

    intihar, ne kadarini öldürebilir ki kendimizin?
    hangi yemin zehriyle yetinir?

    ölenin ardinda biraktigi izler farklidir
    yasarken biraktiklarindan
    intiharin adimlarini arar insan
    dönüp ölenin ardindan
    kanitlar izler anlar
    baska bir isikta görülmeye çalisilan
    ayrintilarin karanlik baglantisi
    elyada dile gelecegi sanilan sir, odasi

    intiharin yillara dagilmis parçalarinda
    bir baskasiymis gibi ararken kendimizi
    parçalardan bir bütüne varilacagini uman beyhude hayat bilgisi
    yasamanin denklemiyle aynidir oysa
    ne baska giz ne öteki dünya teorisi
    belki de yalnizca bir zamanlama teknigidir intihar
    baslangiçtaki kadar ham, belirsiz bir dünya hali
    karanlikta akan nehirler gibi birbirini yoklayarak
    ayni anda iki bedende birden yasar bazi ruhlar

    hayati anlamini derinlestirmede kullandigimiz toy ölçüler
    kimler intihar edebilir? sarsak tartismalarda kalin duman, kayan odak
    bazi insanlar ölümle içlenir, yitirdikçe anlar kesinlesir bazisinda
    ürpermeyi bilmez bazi tenler, hayati degil matematigi sever
    ötede, gecenin damarinda koyu nabiz
    içimizi sessiz gürültüsüyle kateden akintilar
    hazirlar gelecegimizin firtinasini
    ormanda kurt kapani
    sehirlerde sokaklar
    kollarini açmis bekleyen
    pusu, ökse ve tuzak
    hikayenin bir yerinde karsimiza çikar

    baskalarinin intiharini yasayarak öldürürüz kendimizi
    ilerleyen provalar boyunca
    kim baksa yüzü olmayan ayna
    kandaki tuz gizli mürekkep
    kendini ömrüne kurban eden
    içimizi bizden sakli yasayan ikinci hayat
    ölüm ile arzu arasindaki sapak
    gövdedeki boslugu çinlayan
    iniharin biçagi siyah kan
    akitir ruhu beslemeyen karanligi
    gövdeyi bir hayalete emanet eden
    bosluga bakan pencere
    yillarca bakar gözlerimizin içine

    intihar, hayatina bakmanin yeni gözlerini verir ardindakilere
    ardinda biraktigi kara kutu hayatinin enkazinda aranir durur
    sanki ölümün doruklarinda kesilen elmas, yasami
    (kolaylastiracaktir sonrakilere
    tekrarlarla kurulan kayalik
    yenilenmeyle açilan uçurum
    kaybedilerek kazanilan itibari hayatin
    agrinin yollariyla kesisen karanligi
    bosalmis zemberegin, diri çekirdegin
    gidenin ardinda biraktigi
    suyun yanilma payi
    sudaki halkalar sudaki halkalar
    bütün hayatimiza yayilirlar

    kunt fali kayaliklarin, uçurumlarin yirtici yankisi
    için için kemirilen kav
    atesteki tini
    sazdaki beniz
    kandaki karanlik tutku
    kim ne zaman sapacagini bilebilir ki, ölümle hayat arasinda
    kestirme yola
    birinin intihariin gölgesinde çatilan ikinci el felsefe: çeviri ölüm;
    gündeligin pratiginde yeni bir sentaks, sürçen aliskanliklar, tuzak isiklari ya da kayan yildiz, çaresizligin patlamayan silahi ya da yürekte dinmeyen giz, karamsarligin resmi olmayan tarihi, esyadaki ölümün derinlik bilgisi, sökülen kanava, dagilan biçim, zekanin bildirisi olarak kedere prestij saglayan bir girisim, isterik jestler, sizidaki tetik, sarkacin salinimi, kurdun gölgesindeki duman, zipkinin aldigi yol, el ele kapildigimiz ölümün manyetik alani, mevsimini bekleyen içimizin vahsi bitkisi, kendine kiymanin gizil siddeti, siirle kanini durdurdugumuz hayat,
    london'un yangin evi, benjamin'in siyah çantasi, zweig'in iki kisilik tabancasi, tip terimleri sözlügü'nde akan kan besir fuad.
    suyun altinda dinlenen bütün ölüler, taslar ve kelimeler,
    mekani yekpare bir ana dönüstüren o koyu karar
    yola çikan mermi, kana karisan uyku
    bosuna atilan takla
    ve ise yaramaz bir son dakika bilgisi:
    kurtlar birbirinden ayri yasar.

    gövdeyi ruha kurban eden eski adak
    çocuklugu kara melankolinin
    toy yaslar dünya tas
    kirilgan irmaklarin çocuk sesli sarkisi
    taslara çarpa çarpa dünyayla yüzlesirken
    büyülü çiçegi intihar denilen ölümezin

    resmi büyüme olgunluk müfredati onayli belge:
    dünyanin disina sürülmüslere zehir kendini tazelerken
    yedeklenmis intiharla ilerleyen hayat
    alindan ölüm küs geçit
    ölümün bir gösteriye dönüsmesi acemi ellerde,
    kimi zaman sonuçlanmayan bir yardim çigligi,
    her sey dönüs bileti ya da arka kapi taniyan bir oyunken
    hayat pusuya düser bazen; bilet kesilir, kapi kapanir
    yenilir gösteri, kandaki bogum, buhar ya da köpük kendiliginden karisir kana
    pihti ya da bakir çaligi. kalici uyku. toplam yeniden konumlanir sarsici kavrayislarla. optimum denge. adak ve durusma. derin kayit. sonsuz kamasma. gündelik bir soruyken varlikla kazanilmis omurga. içinden geçtigimiz çagrisimlarla görülen içi bos ayna artik hiç kimseyi göstermezken.
    aslinda her sey yalnizca acemi bir gösteriyken,
    intihar kendini gerçeklestirir kabugunda bekleyen yasalariyla.
    sonra derin çekmecesinde sayim: uyku hapi, keislen bilek, kapi altindan sizan gaz, sudaki halkalar, ip urgan halat, o güne kadar bekletilmis yükseklil korkusu, bosalmis mermi kovanlarinin ugultusu.
    ve dilin tapinaginda kurban edilmis kelimeler
    ölen bir baskasiymis gibi,
    hiçbir ölü benzemiyor kendisine

    kalbimde kizil yalnizlik, ruhumda soluyan boga
    bir o yana, bir bu yana
    içimin münzevi kiblesi için kapandigim magara, kimsesiz iklim
    günesin altinda kanli kanunlariyla
    boynuzlarimi cilaladigim arena,
    çatallanmis yol agzi her defasinda kader pahasina yaptigim seçim
    bir yanda koyu dem, bir yanda girisken isik
    magara ve arenaya bölünmüs
    hayat karsiligi tutusturdugum serap
    yolumu kamastiran kör adim: som degerler
    muskaya çalan siirlerle korundugum tilsim ve kale
    tuz akinda kum gülünde kendi çölümde
    yillardir tutustugum duende
    kendime verdigim nisan: kagit, ayna, siper
    ikizlerden birinin gelecegi digerinin geçmisinde ölmüs meger
    kendi uzak, kavrami yakin gelecek
    kokusunu bugüne kadar yayan çocukluktaki bahçe
    yalnizligi bir uykusuzluk gibi sayiklayan agaçlariyla
    bir gün yol üstünde ölümün falina baktigim yasam
    gögsümde göz göze uyuyan ikiz: kördügüm ve kama
    birçok siirimin dügümlü sesinde sallanan kiliç dizeler sonra:
    çikageliyordu delirmenin ates hattindan
    çikageliyordu umutsuzlugun büyülü ideolojisi intihar
    ya da, neremi öpseler oram en issiz, diyen, o eski intiharlarin çocugu.
    hangi yasam kendiyle kararlastirir ölümü,
    intiharina kaza ya da kader süsü vermeden
    kim sonuna kadar basabilir gaza?
    insan, ne zaman kendini bir bskasi gibi hatirlar?
    yükseklik korkusunu yener mi boslukta atilan takla?
    esik ya da ecel
    biliyoruz, ölenin ardindan dünyali bir yazi söz alir
    ikinci el retrospektif bir kurgu hayati ve ölümü sanilir
    oysa ölümle adas ilerleyen hayat
    herkesi bekleyen
    gizli tehdit sakli su kilit tasi
    kilidinde dönen susamin açtigi kapi
    bunca yil ölümün kulaginda sakli kalmis masal
    hep dünmüs gibi zamanin kalbinde tasinan karanlik takvim
    sayfasini açar, saatini seçer
    büyük konusmasin hiçbir sifre
    hayat kelimelerden daha büyük
    günes saatiyle döner bir gün
    herkesin yasaminin zeminine dösenmis agir, yekpare kilit tasi
    kendi elimizle açilir kaç yildir esiginde bekledigimiz büyük kapi
    herkes intihar ettigimizi sanir
    #159194
  2. 2 2
    kemerin en üst noktasında yer alan tepesi kesik üçgen biçiminde üstüne gelen ağırlığı yanlara aktaran taş.
    #2221213
  3. 1 1
    da vinci sifresi kitabindaki kilit nokta.
    #2221321
  4. 1 1
    da vinci code a göre isa nın çocuğu-kutsal kase
    #2221330
  5. 1 1
    Kaldırımlarda çok sık kullanılan ve genellikle kırmızı-gri renkleri kullanılan kaldırım taşlarıdır.

    Resim için;
    http://images.google.com....um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN
    #2506602
  6. 0 0
    çektiğinde tüm yapının kendi içine çökmesine sebebiyet verecek olan taştır. genellikle kemerlerin merkezlerinde bulunup her iki yandaki taş sıralarının yaslandığıdır.
    #11463684