karaburun 


kapat
  1. izmir'in ilçesi. doğası daha bozulmamış, kar hırsıyla, beton yığınlarına henüz dönüşmemiş güzel ilçemiz.
    #107082 (darkname, 09.03.2006 07:33)
  2. izmir'in 100km batısında bulunan,fakat bu 100km yolun aşırı virajlı oluşu sebebiyle ortalama 2.5 saat süren;nergizi,üzümü,zeytini ve tertemiz kumsalları-ki pek kum bulunmaz- ile ünlü şirin ilçemiz.
    #213978 (brksbc, 05.05.2006 17:29)
  3. istanbul'da denize girilebilecek nadir yerlerden biri.solar beache çok yakın.
    #376353 (hasnicktir, 26.06.2006 19:07)
  4. giresun'un gorele ilçesinin rakimı çok az olan köyü.
    #376360 (hasnicktir, 26.06.2006 19:08)
  5. (bkz: şeyh bedreddin destanı)
    #376363 (zibende, 26.06.2006 19:09)
  6. izmir Körfezi'nin girişinde, körfezi kontrol eden önemli kilit noktalardan biri olan Karaburun Yarımadası'nda eski çağlardan buyana yerleşim izlerine rastlamak mümkündür. Kaynaklarda yarımadanın eski adı Mimas olarak geçmektedir. Karaburun Yarımadası’ndaki Çakmaktepe mevkiinde yapılan kazılarda Kalkolitik döneme ait ( M.Ö 4000 ) kesici araçlar, taş el baltaları ve ilkel çanak çömleklere rastlanmıştır. Bölgede M.Ö 3000'li yıllardan itibaren Hititler varlık göstermişlerdir. Hititler'in ardından sırası ile bölgeye Yunanlılar, Persler, Romalılar ve Bizanslılar egemen olmuştur. Antik dönemde bölgedeki Erythrai kenti sayesinde oldukça önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumuna gelen yarımada, Helenistik ve Roma döneminde önemini kaybetmiştir, Bizans döneminde ise eski canlılığını tekrar kazanmıştır.

    1086-1095 yılları arasında Çaka Bey ile Türklerin yönetimine giren bölge kısa süre sonra tekrar Bizanslıların eline geçmiştir. Beylikler döneminde Aydınoğlu Mehmet Bey'in buraları alması ile yöre Aydınoğulları egemenliğine girmiştir. Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı hakimiyetine geçen Karaburun Ankara savaşının ardından (1402 ) tekrar Aydınoğullarının eline geçmiştir. Fetret devrinin ardından 1425-1426 yılında Çelebi Mehmet bölgeyi ikinci defa Osmanlı topraklarına katmıştır. Fetret döneminde bölgeye Şeyh Bedreddin felsefesi hakim olmuştur. Bu düşüncenin sürdürücülerinden olan Börklüce Mustafa çalışmalarını Karaburun Yarımadası'nda sürdürmüştür.

    Osmanlı döneminde Karaburun Yarımadası'nın Ege kıyısında izmir'e bağlı Padişah hasları arasında olduğunu görürüz. Karaburun Osmanlı topraklarına katılışından 1867 yılına kadar izmir Livasına bağlı bir nahiye olarak kalmıştır. 1868 yılında yeni düzenlemelerle Çeşme kazasının nahiyelerinden biri haline gelmiştir. 1900 yılında ise izmir'e bağlı bir kaza olarak karşımıza çıkar.

    Birinci Dünya Savaşının ardından 23 Mayıs 1919 tarihinde Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilen bölge 17 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtarılmıştır. Yunanlıların çekilmesi ile birlikte yerli Rumlar da bölgeyi terketmek zorunda kalmışlar ve bunun sonucunda bölgede ekonomik ve toplumsal alanda büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Bu tarihten sonra yarımadanın nüfusu oldukça azalmıştır. Günümüzde eski önemini yitirmiş olan bölgede sadece yaz aylarında bir hareketlilik gözlenmektedir.

    Oldukça engebeli bir coğrafyaya sahip oluşu ve tarım arazilerinin yetersizliği, bölgenin gelişimini tarih boyunca engellemiştir. Bu yüzden bölgede yoğun imar faaliyetlerinden söz etmek mümkün değildir. Bir dönem Aydınoğulları hakimiyetinde olan bölgede bugün bu Beyliğe ait herhangi bir mimari esere rastlanmamaktadır. Bölgenin geçirdiği depremler sonucu Osmanlı döneminden günümüze ayakta kalabilen yapılar ise sadece cami ve çeşmeler olmuştur. Bu eserlerin bir kısmı harap durumdadır, bir kısmı da az ya da çok değişikliğe uğramıştır.

    XVI. yüzyılın ünlü denizcilerinden Piri Reis Kitab-ı Bahriye'sinde yarımadanın kıyıları hakkında ayrıntılı biçimde bilgi vermektedir. XVII. yüzyılın ikinci yarısında Karaburun'u ziyaret eden Evliya Çelebi ise Karaburun kazasının, izmir Mollasının arpalığı olduğunu, içinde bir cami, bir hamam ve 7 dükkan bulunduğunu ve ayrıca etrafının zeytinlik ve bağlık olduğunu belirtmektedir.

    Karaburun' un (eski adıyla Mimas), Yunan Mitolojisinde de sıkça yer aldığını görmekteyiz. Homeros'un ünlü eseri "Oddysea"' da Rüzgarlı Mimas (Windy Mimas) olarak geçen "Mimas Dağı", bugün Bozdağ diye adlandırdığımız dağdır. Bu dağın eskiden Mimas olarak adlandırılması, "mitolojik tanrılarla savaşan gigantların (devler) başında yer alan ve tanrı Zeus'u çok zorlayan Mimas isimli devin, üzerine erimiş demir, çelik ve bakır dökülerek öldürüldüğü ve bir daha uyanmamak üzere söz konusu dağların altına gömüldüğü" hikayesine dayanmaktadır.

    Karaburun Yarımadası'nın ne denli rüzgar aldığı ve tarih boyunca bu rüzgarı kullanarak, sayısız değirmenler yapıldığı düşünülürse aradaki ilişki kolayca kurulabilir. Yakın bir gelecekte bu özelliğin, "Rüzgar Enerjisinden" yararlanılarak elektrik üretilecek projelerin hayata geçirilecek olması da bu ilişkinin günümüzdeki devamı niteliğindedir.

    Gene Narsisus'un adını alan ve bugün aynı özelliklerle sadece Karaburun Yarımadası'nda yetişen "Nergiz" çiçeği arasında bir bağ kurulmaktadır. Bir su birikintisinde kendi aksini gördükten sonra kendisine aşık olan Narsisusun (- narsizm kelimesi buradan türemiştir.) aşkından eriyerek nergiz çiçeğine dönüştüğü anlatılmaktadır.

    iliada ve Oddise' nin yaratıcısı ünlü şair Homerus, gene bu topraklarda doğmuş ve yaşamıştır.

    Yunan Mitolojisine göre Tanrıların tanrısı Zeus' un kıskanç karısı Hera, çapkın kocası Zeus'un ölümlü kadınlar ve Tanrıçalarla ilişkilerini gözetlemek ve kendisini haberdar etmek üzere, yüksek tepelere iki gözcü yerleştirdiğinde; bunlardan biri olan iris'i (Thaumantia da denilen iris, tanrıların habercisi olan tanrıçadır) de Mimas'a göndermişti. Bugünki iris Gölü belki de adını buradan almaktadır.
    #587308 (brksbc, 29.08.2006 11:24 ~ 11:28)
  7. ülkenin en batı ucundaki yerin ismi.
    #587353 (kassano, 29.08.2006 11:39)
  8. türkiye'nin en uzak yeridir. viraj kesme, apex, drift v.s tekniklerin geliştirilebildiği bir ulaşım planı vardır.
    #854288 (Cupra, 13.11.2006 20:13)
  9. istanbulda çatalcaya bağlı olan sahil köyüdür. resmi askeri kayıtlar ile denizcilik litaratüründe rumeli karaburun olarak bilinir zira karaburun adında bir başka köy de istanbul anadolu yakasında şile dolaylarında vardır * . köyün başlıca geçim kaynağı; diğer köylerde de olduğu gibi sanayi bölgelerine çalışmaya giden genç nüfüstur. diğer köylerden ziyade çatalca ve hadımköye çalışmaya giden köylüler mevcuttur. mevsimsel olarak da balıkçılıkla uğraşan köylüler arasında devamlı devlet işinde çalışan orta yaşlı bir kesim de mevcuttur. köyde 30-40 civarı bir personel ile çalışan, kiyi emniyeti ve gemi kurtarma mudurlugu ne bağlı bir tahlisiye faaliyet göstermektedir. tahlisiye bahçesinde bulunan deniz feneri ise köyün simgesi haline gelmiştir. kara yolu ile terkos üzerinden ulaşılabilen köye ancak özel imkanlar ile deniz yoluyla ulaşılabilir. geniş bir sahil şeridi olan köy sahil yolu ile de yenikoy adlı köye bağlanmaktadır. sahili temizleme çalışmaları sürse de, deli deniz karadeniz, imkansızlıklar yüzünden kontrol altına alınmayan sahilde; deniz, heryıl onlarca cana mezar olmaktadır. yeniliğe açık kültürel yapısı ile köy değişen bir trend izlemekte ve daha geniş bir kesimi barındırmaktadır; ama, imkanların azlığı ile egiğimsizliğin birleşmesi sonucu giderek yozlaşan genç kitlesi ile üzücüdür.
    #2389309 (sEtU, 27.09.2007 16:45)
  10. izmirin güzel bir ilçesi. yolda kusmadıysanız tadını çıkartın. inanılmaz güzel bir denizi ve doğal güzellikleri vardır. bir kere gelen kesin oralı olurmuş diye bir de rivayet var.
    #2637400 (gasgano, 27.11.2007 21:41 ~ 28.11.2007 13:12)
  11. yol boyunca sunduğu muhteşem manzarasıyla sanki virajlı yolları için sizden özür diler. dışarıdan insan pek olmaz gördüğünüz herkesin evi barkı vardır. sabah erken kalkıp yürüyüşe çıktığınızda ıpod u kapmış sahilde oturup denizi izleyen insanları görebilirsiniz. en popüler plajı bodrumdur. ayrıca akşam burası herkesin toplanma mekanıdır. haftasonları gece saat onikiye kadar burada vakit geçirildikten sonra ya iskeleye ya da astoria discoya gidilir. aşırı bir şey göremeyeceğiniz eğlencenin de huzurun da bir arada olduğu herşeyin kararında yapıldığı yerdir.
    #2731727 (rianne zoete, 22.12.2007 22:23)
  12. sokak futbolu jargonunda topa ayağın ucuyla sert ve acımasız bir şekilde vurmaya denir...abanma kavramı ile birlikte yapılırsa sakatlama,yaralama ve kufur gibi ögeleri beraberinde sürükler...
    #3377930 (naif, 10.05.2008 01:22)
  13. dar ve aşırı virajlı tehlikeli bir yolu olmasından ötürü bakir kalabilmiş, devlet hava meydanları işletmesi karaburun kampını, adını hatırlayamadığım o minik şirin oteli barındıran yerlerinin daha da bi güzel olduğu, iskelesiylede pek bir şirin olan izmirin bir ilçesi. kendine has mor bir çiçeği vardır buranın çok güzeldir. özletir kendisini her sene.
    #3577634 (peachy rouge, 24.06.2008 16:45)
  14. yunan radyoları çeker ve cep telefonunuz otomatik roaming'e girer, dikkat!
    #3577640 (HicbirSeyGorunduguGibiDegildir, 24.06.2008 16:47)
  15. yolu ebe s*ken virajlarla dolu ama doğal güzellikleriyle büyüleyen izmir ilçesi. düne kadar telefon çekmiyordu o ayrı.
    #3618898 (kronik kuzu, 04.07.2008 15:18)
  16. öyle çok vurdulu kırdılı tatil istemeyenlerin mekanı bir izmir ilçesi.

    çeşme otobanından girilen, uzun, virajlı yolu ile yaklaşık 2.5 saatte ulaşılabiliyor.

    geçmiş yıllarda nerdeyse kuş uçmaz kervan geçmez denilebilecek seviyede sakin iken, bu sene oldukça kalabalıklaşmıştır. **
    çoğu koyunda mavi bayrak bulunur. yarımadanın kuzeybatı yakasında bulunan büyük ada görülmeye değerdir.

    istenirse sahilden kano kiralanarak, istenirse yüzülerek ulaşılabilir.
    #3787733 (cok kastim 29 karakter rumuza, 08.08.2008 12:35 ~ 09.08.2008 14:28)
  17. (bkz: karaburunda çarpışan bedreddin yiğitleriyiz)
    #3787816 (libertiy, 08.08.2008 12:58)

© 2008 - uludağ sözlük

karaburun başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. karaburun ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu karaburun nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» kecilerin prezervatif kullanmasi » gecee » arapca olan her metni kuran sanmak » miles davis » asosyal metalci cocuk » hayirli bir koca bulmanin 1000 yolu » kor savasci » christina aguilera » sevval orucu » photofunia com » anna politkovskaya » ispat » aliceinchains » 6 ekim 2008 besiktas hacettepe maci » tutunup kendime » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » facebook ta hicbir eski arkadasi bulamamak » forever young » is gorusmesi sorularina alternatif cevaplar » lgbtt » hayatin ne kadar ibne oldugunun anlasildigi anlar » fatih tekke » edit yapmaktan utanan yazar psikolojisi » early bird » concon sevgiliye muslum gurses kaseti hediye etmek » joneca » pkk kamplari bizim icin bbg evi » olympiakos » galatasaray cafe crown » necaset » burt young