istanbul 


/ 81
  1. canımın en önemli parçasının şu an yaşadığı, bu yüzden benim için büyük önem arz eden güzel şehir.
    #1134795 (gonulcelen, 10.01.2007 21:08)
  2. bu gurbet ak$amında sol frame'de ismini görüp beni çok derin dü$üncelere sevkeden $ehir. allah belasını versin gurbetin. evin, yerin, yurdun gibisi yok yemin ediyorum. *
    #1134822 (dom dom bullet, 10.01.2007 21:13)
  3. sanırım istanbul'un büyülü ve mistik ruhunu, boğazın eşsiz görüntüsünü ve etkileyiciliğini en iyi betimleyen yazar ahmet hamdi tanpınar'dır.huzur romanıyla 1940ların istanbul'una mistik bir yolculuğa çıkar, ahmet hamdi tanpınar'ın kelimelere boyun eğdirmesine ve inanılmaz derecedeki duyarlığına şahid oluruz.
    #1137923 (diyonsos, 11.01.2007 16:33)
  4. mavi gözlü çocuk diye bi lakabı vardır taşı topragı altındır sözünü istanbullullar pek kabul etmez ancak ayrılınca farkederler. Duman grubu bunu çok güzel özetlemiştir

    BU ŞEHiR KANIMIZI EMER
    BU ŞEHiR iÇiN ÖLMEYE DEGER...
    #1167707 (rockstar, 17.01.2007 16:11)
  5. cihanın en nazlı kızı derler istanbul için, son olarak sultan mehmet e yar olmustur fakat fani dünya ona da bırakmamıstır bu sehri, dünya daki önemi öyle büyüktür ki fethiyle bir çağ kapanmıs yeni bir çag başlamıstır.
    #1188337 (toromanx, 22.01.2007 03:33)
  6. etimolojik kökeni incelendiğinde "şehir", "şehirdeki" "şehire" gibi anlamları olduğu ortaya çıkan gerçek anlamda bir şehir...
    #1188441 (veritas, 22.01.2007 04:32)
  7. gel, gelen gordu istanbulun cilesini,
    cek cek ki istanbullu olasin.
    dolan tasan sokaklarda binalar,
    hani nerde olan o altin olan topraklar.
    yalan, yalan olan tek sey ruya,
    ruyalarda gelen tek sey ise para.
    su istanbulun essiz bogazinda,
    ne kadar gizemli esrarengiz bir hava.
    gunesin batisindan ta ki dogusuna,
    ister asya ister avrupada dola$,
    burasi bizim iste turk topraklari,
    bak da gor atalarinin miraslarini.
    ne kadar acimasiz olsa da bu sehir,
    senelerdir burda katlandik bu olanlara.
    istanbul bizimdir bizim kalacak,
    istanbulu dinliyorum gozlerim kapali.

    majesteleri ve ekselanslari,
    nerde bizde bulusur.
    turkce rapin krali,
    istanbul bizimdir bizim kalacak,
    istanbulu dinliyorum gozlerim kapali

    istanbulda yasamak zor evet cok zor.
    saf olan adama kor evet hemde cok kor.
    baska sehir gormeden istanbulu taniyorum,
    rahati ve cilesi istanbulu dinliyorum.
    gozlerim kapali
    bazen gormek istemiyor gozlerim
    den suzulen iki damla yas
    aynada bana aglayan istanbulu hatirlatiyor
    ve istanbul agliyor.
    mavi marmaramdan o yakadan bu yakaya gecerken
    bu yaka bu yaka silah sesi duymak istemem,
    magandanin elinde istanbul'un colu arabanin kornasi
    artik biktim bunlari duymaktan gormekten
    mavi denize akan o sim siyah pislikten,
    yeter artik yeter yeter artik yeter,
    bu pisligi yapan artik sen artik sen geber!!!

    majesteleri ve ekselanslari,
    nerde bizde bulusur turkce rapin krali,
    istanbul bizimdir bizim kalacak,
    istanbulu dinliyorum gozlerim kapali

    iskeleden uzaklasan bir gemi,
    hatirlatir bana mazide kalan gunlerimi.
    gordugum su mavi deniz ufkumu aydinlatir,
    ucun giden bir marti yitirdiklerimi.
    bu bos sokaklar kimisinin dostu oldu,
    kimisi de buldu ayni sokakta sonunu.
    sokak cocuklari kapanmaz yara,
    her yerde dolu oldu her yer kara.
    nerede sultanahmet, ortakoy, beykoz,
    uskudar, emirgan camlica halic?
    anlat bir zamaninda neyi istedigimi,
    kapali gozlerini orhan veli.
    ugruna gemiler yuruturdu karadan,
    bosuna mi yatiyor altinda suheda?
    hazirlamissindir benim kara topragimi,
    istanbulu dinliyorum gozlerim kapali.

    majesteleri ve ekselanslari,
    nerde bizde bulusur turkce rapin krali,
    istanbul bizimdir bizim kalacak,
    istanbulu dinliyorum gozlerim kapali

    turkce rap - nefret - istanbul
    #1189014 (LocK, 22.01.2007 12:30 ~ 13:00)
  8. müptelası olunduğu zaman başka bir şehirde yaşamak artık imkansızdır.
    #1234841 (diyonsos, 30.01.2007 23:12)
  9. sıcağının da, soğuğunun da, güne$inin de, yağmurunun da bir ba$ka yapıda olduğu; kendine, kaldırım ta$larına bile kurban olunabilecek bir bağlanma yaratabilen, sonsuz büyük $ehir. *
    #1235919 (dom dom bullet, 31.01.2007 02:29)
  10. benim senden gidiyor olmam senin bende bittiğin anlamına gelmez, asıl hikaye şimdi başlıyor sözlerini bana söyleten şehir.
    #1239920 (aangelicaa, 31.01.2007 23:05)
  11. hayallerin başkenti. nufüsu 70 milyon olan şehir. dünyanın neresinde bir şehre bu kadar duygusal yaklaşılabilir ki?
    (bkz: istanbulda yaşamak ayrı istanbulu yaşamak ayrı)
    #1242889 (goruntuvarsesyok, 01.02.2007 16:55)
  12. kavgamızın şehri.
    #1242906 (gnydgn, 01.02.2007 16:58)
  13. kavgamız.
    #1242907 (yasakani, 01.02.2007 16:59)
  14. sırf içine eden insanlardan dolayı nefret edilecek halde olan şehir.Tüm güzelliğini hala bize göstermeye çalışıyor ama nereye kadar tabi...ben bile güzel bursamı bırakıp geldim diğerleri başka yerlerden gelir tabi...
    #1266515 (commodore64, 06.02.2007 17:19)
  15. orhan durgut tarafından çok güzel bir fotoğrafı çekilmiş olan şehir.

    http://img401.imageshack....g401/1354/istanbulia1.jpg +
    #1270318 (salca, 07.02.2007 14:04)
  16. kaliteli yazar entryleri ile ilgi alanları ile dikkatimi çeken can-ı gönülden kutladığım yazar kardesimiz.. **
    #1280014 (bilgehan, 09.02.2007 11:59)
  17. 'betonize maganda tümeni' kışlasına dönen; fatih fevzi paşa gibi bir yerde bile akşam 22.00'den sonra gezmenin höt ister hale geldiği şehir.
    #1287752 (abra kadavra, 11.02.2007 01:00)
  18. kız arkadaşınızla birlikte dolaşırken deliye döneceğiniz şehirdir. çiçek satan çingeneler, işportacı kürtler, ayakkabı boyacıları, mendil satanlar dadanır ve gününüzü zehrederler.
    #1294781 (diyonsos, 12.02.2007 18:22)
  19. suyuna yazı yazılan şehir.
    #1295935 (without_a_trace, 12.02.2007 21:55)
  20. "...Kurucusunun adını taşıyor; Bizans, Daha sonra, 330 yılında imparator Konstantinus, Roma imparatorluğu'nun başkentini buraya taşıyınca, "Secunda Roma" ya da "Nova Roma" adını alıyor. "ikinci Roma" ve "Yeni Roma" demektir. Fakat Kontstantinopolis adı daha çok tutuyor; ancak yine de "Roma imparatorluğu olarak adlandırılıyor ve halkına "Romani" ya da "Romaie" deniliyor. "Rum", Romani, Romalı, sözcüğünün Arapçasıdır; Türkçe'ye de yerleşiyor.

    Haliç'ten Marmara'ya kadar yayılan bir üçgen üzerindedir. Büyük surlar içindedir. Halic'in Elence adı, Keros ya da Boynuz'dur ve "Alün" sözcüğü kentin zenginliği ve parlaklığı yüzünden sonradan ekleniyor. Kadıköy ve Moda'nın adı ise "Körler Kenti" oluyor; Halic'in güzelliği karşısında ancak körlerin buraya yerleşebileceğini anlatıyor.
    Çok ismi var, en güzeli slav dillerindedir; "Cari Gerod" deniyor, kentler sultanı anlamına geliyor ve Varna'da bugün bile bu adla biliniyor. Parlak bir kenttir ve Elenler bazan "Parlak Kent" anlamında "Antusa" diyorlar. Eski tarihlerde bile adı "Şehir" olarak geçiyor; Araplar zaman zaman ayırdeden anlamında "Farik" de diyorlar.
    istanbul adı Elence'den, is-Tin-Pelis, nitelemesinden çıkıyor; "şehre" veya "şehirden" anlamını veriyor. Orta Çağ boyunca en büyük cazibe merkezidir; pek çok fetih denemesine karşı koyabiliyor. Zaptedilemez olduğu düşünülüyor; zaptedildiği zaman dünyanın sonunun geldiğine inanılıyor. ikinci Mehmet'in zaptının, çağdaşları üzerinde "kıyamet" etkisi bıraktığı anlaşılıyor; bir zamanın sonu bir zamanın başlangıcıdır.
    istanbul iki kez zaptediliyor; ilki, 1204 yılında ve Latinler tarafından ele geçiriliyor. Batılılar, Latinler, şehri görülmemiş bir yağmaya tabi tutuyorlar; yine de Fatih'in askerlerine çok büyük zenginlikler kalıyor.

    Galata, başından beri istanbul'un dışındadır. istanbul bir Roma öykünmesidir ve daha sonra pek çok kent istanbul'a öykünüyor. Roma türünden yedi tepe üzerinde kuruluyor; ancak çok zaman yanlışlarla sanıldığı gibi bunlar arasında Çamlıca bulunmuyor. Bütün tepeler eski istanbul'dadır, eğer tepe sayılırsa, Topkapı sarayının bulunduğu yer ya da Bayezıt Meydanı istanbul'un iki tepesidir.

    Hep yiyicidir. Hep kavga kaçkınıdır. Kavgalarının hepsi oyundur. Ölümleri bile oyun biliyorlar ve bugün Dolmabahçe'deki ölümcül oyunlar, Roma zamanında bugünkü Sultanahmet yakını olan Et Meydanı'ndaki ölümcül sporları hatırlatıyor. Tarihten beri istanbullu için ölüm hep yabancıdır ve hep başkalarının ölümüne ağlıyor veya oynuyor.

    Onbeş-onaltı Haziran bir kenara bırakılacak olursa modern istanbul hiç bir devrimci gelişmenin tanığı olamıyor. Patrona Halil, Kabakçı ya da Otuz bir Mart ayaklanmaları istanbul'un tarihidir; kurtarıcıları ya Selanik'ten ya da Anadolu'dan geliyor.
    Nasıl yaşadıklarını bilmek zordur ve sevişmeyi bile sonradan öğrendikleri kesindir. istanbullu için esas sevişme türü erkeğin erkekle ve kadının kadınla sevişmesidir; pek çok erkek tarafından yazılmış divan erkeklere olan aşk üzerinedir. Kadınların kadınlara aşkı da öyle gizlenecek bir durum değildir; bazı kadınlara aşık kadınların bunu anlaşılır hale getirmek için beyaz tülbentten boyun bağı takmaları ve tülbentin görünen bir yerine de "ah ah" diye yazmaları usûldendir.

    istanbullunun karşı cinsi sevmesinde Kırım Savaşı önemli bir yer tutuyor; savaşta yaralı ingiliz subaylarına hastabakıcılık yapmak ve güzel vakit geçirmelerini sağlamak için ingiliz asil kızları, hemşireciliğin kurucusu Florance Nightingale de bunlar arasındadır, istanbul'a akın ediyorlar. istanbullu bunların aşklarını görüyor ve kadın ile erkek arasındaki aşkları taklit etmeye başlıyor. Kırım Savaşı'nın hemen arkasından daha önce kapitalize olan Mısır'ın prens ve prensesleri istanbul'a akın ediyor; istanbul'da sahilhane, yalı, satın alıyor ve Pera'da arabalarda mendil düşürmeyi ve göz süzmeyi yaygınlaştınyor. Boğazdaki bütün önemli yalıların Mısırlı Prenslere ait oluşu, bu dönemden kalmadır; "istanbulin" giymeye başlayan istanbul erkekleri, Mısırlı prens ve prensesler arasındaki aşklarda çıraklık ediyorlar.

    Cihangir ilk modem müslüman mahallesidir ve istanbullu için eşi bulunmaz bir yeri simgeliyor. Hem Pera'nın içindedir ve hem de bir yolla ayrılıyor; hem içinde olmak ve hem de ayrılma, tstanbul aydınının kimliğidir ve bu zamandan geliyor. Cihangir'den Kabataş'a yürüyerek iniliyor; Kabataş, istanbul'un ilk aydınlarını, vapurla, Bab-ı Ali'ye ve istanbullu için çok önemli olan Üsküdar'a ve Boğaz'a bağlıyor. Nakliyat açısından da fevkalede elverişli bir konumu çiziyor.

    Benim istanbul'da öğrenci olduğum yıllarda en pahalı kadın fahişelerin yeri olmaya başlamıştı. Şimdi erkek fahişelerle en modern aydınlara konut sağlıyor.

    Cihangir'i Taksim'den büyük oteller ve binalar ayırıyor.
    Mehmet, istanbul'u fethe karar verdiğinde buralar bağdır. Gemilerini stadyumun arkasından, belki de şimdiki Hilton Oteli ile Divan Oteli'nin arasından, bağların içinden geçiriyor ve Kasım Paşa deresinden Halic'e indiriyor..."

    Alıntı: Yalçın Küçük – Emperyalist Türkiye, sayfa: 254-257. (Başak Yayınları - 1992)
    #1345653 (bilgistan, 25.02.2007 04:03)
  21. iyi bir sözlük yazarı olduğuna kani olduğum kişi.
    #1345658 (abra kadavra, 25.02.2007 04:05)
  22. milliyet gazetesinde hakkında birkaç acı gerçeğe değinilen şehir.

    içerisinde bulunan yaklaşık 1.6 milyon binanın "yarısının" kaçak ya da kısmen kaçak olduğu belirlenmiş. bu binaların yapımında kullanılan malzemenin kalitesi de bilinmemekte. yasadışı oldukları için depreme karşı güçlendirme izni alınamamakta.

    en çok kaçak binaların olduğu yerler ise ümraniye, beyoğlu ve maltepe olarak sıralanmış.

    insanın aklına ilk rant kelimesi geliyor.
    #1351987 (gothic evil, 26.02.2007 20:02)
  23. sukut-u hayal.
    #1360696 (endless, 01.03.2007 04:46)
  24. gerek hava kirliliğiyle gerek gürültüsüyle ne kadar şikayet etsekte kesinlikle kestirip atılamıcak bağımlılık yapan bir yar, bir memleket. en güzel örneğiyle bir sezen aksu şarkısı "ah istanbul"
    #1364269 (wolverine, 02.03.2007 03:18)
  25. yaşanmış ama yaşananlar yazılmamış bir şehirdir, istanbul.
    #1366421 (Bohemian Rhapsody, 02.03.2007 19:41)
«önceki1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 ...76 77 78 79 80 81 sonraki»

/ 81
Copyright © 2012 - uludağ sözlük

istanbul başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. istanbul ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu istanbul nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about istanbul. copyrights of the articles are belong to their authors.