kalın kalındı adamlar
duvarlara sığmadılar
yollara sığmadılar
şehirlere sığmadılar
kalın adamların arasında
ince bir kadın
sessizlik gibi
ince
uzun
kalın adamların arasında
inceliğinden kırıldı kadın
kadını parçalarına ayırdılar
konuşma çizgisi yaptılar
cümle başlarında sustu
nezaketi ve anlayışı her şeyin önünde tutarak davranmak. her ama, her şeyin..
mantık, sabır ve en esaslısından bir yürek.. ağacın zayıf dallarına salıncak kurmamak gibidir bu, kurmaya kıyamamak gibi ya da. ve hatta, en zayıf dalınıza kurulan salıncağı görmezden gelip gülümsemek en bi naifinden. eksiklikleri yüze vurmak yerine, tamam etmek eksik olana saygıyla. güç ister. zor zanaat yani.
falan fıstık..
e tabi, illâ ince olunacak diye bi şey de yok hayatın içinde. en nihayetinde, inceliğimiz de kalınlığımız da yine kendimizi bağlar. döneriz, kendimize, yine kendimize.
detaylara gösterilen özendir. çünkü detaylar güzelse, bütünler de güzel görünür göze.
insan içinden geçirmez mi;"yani şu kadarcık şeye bile bu kadar özen göstermiş, vay be!"
"Kadınlar, bazen çocuğudur kendinin. Bu yüzden herhalde ağladıklarında ne kalpleri kırıldı diye, ne canları yakıldı diye ağlarlar. Kadınlar ağladıklarında, ekseriyetle, "Kıyamam ben sana" diye, gizlice kendilerine sarılırlar. Yalnız kadınlar, kendilerine yer yer bu hayatta, anne merhameti göstermek mecburiyetinde kalırlar.
Yalnızlıklarına, kadınlıklarına, çocukluklarına, annelerine, hayata... Hep birlikte ne varsa yani, o bütüne ağlanır. Yoksa dizdeki yara değildir ne de kalpteki kırık. Hep kırılmasına ağlanır, hep düşülmesine, hep ama hep aynı şey olmasına... Niyesine ağlanır bunların. Bir büyük trajediye. Her bir küçük yara eklendiğinde eski izlere, bütün bu yara zincirine ağlanır. Her ağlama bu zincire bir anne sarılmasıdır. "Gel bakiim sen buraya"dır o, "Nasıl kıymışlar benim güzel kızıma?"dır. Bu yüzden sebebi sorulduğu anda hikaye anlatılamayacak kadar uzundur. Kelimeleri birbirine karışmış bir eski keder. Belki de aynaya bakıp, gösterip aynadaki görüntüyü "Buna ağlıyorum işte" denmelidir, "Bunun tamamına!" ..."
diye baslayan 12 kasim 2004 tarihli ece temelkuran yazisi.
incelik de boyle bir sey sanirim.
modern zamanlarda değeri bilinmediğini her defasında acı tecrubelerle anladığınız zaman küçüklükten beri yanınızda taşıdığınız bu yol arkadaşınızı ilk durakta bırakırsınız.
incelik başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. incelik ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu incelik nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about incelik. copyrights of the articles are belong to their authors.