ic savas 


kapat
  1. aynı ülkede yaşayan iki ya da daha fazla grubun birbirleri ile silahlı çatışmaya girmesi durumudur.

    ayrıca türkiye'de olmayan durumdur. türkiye'de ordu teröristlerle mücadele etmektedir. teröristlerin ülkemizle topyekün bir mücadeleye girecek gücü yoktur.
    (zaknafien, 25.07.2006 10:38 ~ 10:53)
  2. belli dönemlerde insanın halet-i ruhiyesinde meydana gelen değişiklikler neticesinde görülen büyük savaştır. insan eğer temel yapıtaşıysa onun iç savaşı dünyanın iç savaşıdır da denebilir.
    (Sargatanas, 25.07.2006 13:27)
  3. (bkz: sağcı - solcu)
    (bkz: laik _ islamcı)
    (bkz: alevi - sunni)

    ve hatta tekrar tekrar bakınız ki....komik ama...

    (bkz: galatasaray _ fenerbahce)
    (bkz: besiktaş - fenerbahce)

    bunlar bile....

    iç savaş budur...ve türkiye 'de, sayısı milyonlarla ölçülen gerizekalılar ve "bilgin" görünümlü cahiller olduğu ve yıkılmadığımız sürece bu savaş kainata kadar sürecektir..
    (MaRTyNs, 19.05.2007 00:19)
  4. bazen tek çözüm.
    (shalamar, 24.05.2007 18:44)
  5. "iç savaş dışarıdan gelen, bir yerlerden bir virüs değil, içsel bir süreçtir. her zaman bir azınlık tarafından başlatılır; her yüz kişiden birinin onu istememesi, uygarca birlikte yaşamayı olanaksızlaşırmak için yeterli olabilir"

    "iç savaş hakkındaki her tartışma bir iç savaş denemesidir"

    (hans magnus enzensberger)
    (dawsonleery, 25.06.2007 13:39 ~ 13:45)
  6. yakında türkiye'de de çıkacağını düşündüğüm savaş.
    temeli atılmak üzere..
    (4ever pvd, 22.07.2007 19:51)
  7. yavaş yavaş sürüklendiğimiz savaş. insanların arasında geri dönülemiyecek nefret tohumları ekildi, dışardan tetikliyenler ve içerden ihanet eden hainler sayesinde, dışardakiler amacına ulaşmış olurda sabrı taşan Türk milleti plağı tersine çevirirse içerdeki hainler nereye kaçıcaklar merak etmekdeyim. ondan sonra her fırsatda arkasına sığındığınız halkların kardeşliği, insan hakları bahaneleri sizi kurtarırmı bilmem.
    (ahmedinejad, 08.10.2007 19:24)
  8. türkiyede doğacak bir iç savaş türkiyenin bekası için tehdit dahi değildir.
    uzun vadede terörle iç içe yaşmaktan başka bir sonuçta getirmez.
    tek taraflı kyım olmaktan öteye geçmeyecek bir olay olur.
    bunu isteyen varsa tsk ile nerede nasıl mücadele ediceğini küçük kafalarında bir 5000 yıl daha hesaplamaları gerekir.
    (gameguru, 08.10.2007 19:30)
  9. türkiye için tam anlamıyla sınırında durulan yaşam biçimi.
    ülkeyi böldüler resmen:
    laik / antilaik
    ilerici / gerici
    turbanli / turbansiz
    gul u destekleyenler / gul u desteklemeyenler

    ...ve burnumuzun dibinde olan bütün bunların son halkası:
    turk / kurt
    (anthrax, 23.10.2007 00:53)
  10. artık en bilgisiz, en çok inkar eden, en gerizekalı insanın bile olması ihtimalini az da olsa düşündüğü etnik temeldeki savaş. esasında iç savaşın birden çok türü olsa da şu an türkiye'nin karşısına gelebilecek olan bir türk-kürt çatışmasıdır malesef. ama bir gerçek vardır ki, gerçekleşmesi sonucunda ülke telafisi mümkünsüz durumlarla karşı karşıya kalabilir. en kötüsünden bölünme gibi.. 10 sene önce kimse bunu aklına bile getirmezken, şu an devlet bile bu olasılıktan söz ediyorsa bir şeyler kötü yönde değişmiş* demektir. ne yazık ki ülke bu duruma kendi kendine gelmemiştir. bu savaşta sadece kurşun sıkan değil; savaşın devam etmesini isteyen, 23 yıldır bitmemesine rağmen hala aynı ''çözüm yolu''nda direten cenah da suçludur. her ne kadar medya gaz verip milliyetçiliği körüklese de, malesef bu; açlığı, sefaleti -kısacası gerçekleri- gizlemek amacıyla önceden tasarlanmış ve yeni yeni yaratılmaya çalışılan bir suni gündem de değildir. yani bu laik-gerici ''kutuplaşması'' gibi ''gökten'' inmemiştir. bu, düpedüz gerçektir ve hakkaten de burnumuzun dibindedir.
    (sessiz muhalif, 23.10.2007 22:07)
  11. yakında türkiye'de patlak vermesi yüksek ihtimal olan kötü hadise.

    Pkk'nın sonu getirildi, kürt sorunu da bir şekilde ince ayarla aşılacak.

    Lakin terörden çok daha büyük bir tehlike kapımızda bekliyor. Laik müslüman çatışması.

    Gelinen nokta gösteriyor ki, mevcut durumda zaten silahsız bir iç savaş var.

    Ülke üç kutba ayrılmış durumda :

    1- inançları gereği gördükleri türbanı savunanlar ve ülkedeki yaşamın bu şekilde sürmesini isteyenler.
    2- islami yaşam tarzını kesinlikle benimsemeyen, daha çok seküler çizgide fikir sistemine sahip ve laik olarak adlandırılan kesim.
    3- Her ikisine de karışmaktan çekinen, türban özgürlüğünden yana ama batıdan da kopmaya niyeti olmayan tarafsız görünümlü grup.

    ilk iki maddede bahis konusu olan kesim cephenin iki tarafı. Üçüncü maddede anılan tarafsız görünümlü kesim ise, hatlar kesin olarak belirginleştiğinde muhtemelen kendi arasında ikiye ayrılıp her bir kutba dahil olacak. Kaldı ki üçüncü grubun içinde, islami yaşam tarzını kişi hürriyeti olarak gören, ancak gerçekte bu kesimden hiç mi hiç hazetmeyen ama sesini çıkarmayanların sayısı da azımsanmayacak miktarda.

    Dinci kadroların devlet kurumları içerisinde giderek güçlenmeleri ve sayılarının da bu doğrultuda artması ortamı daha da gerecek gibi gözüküyor. Şimdilik yarım ağızla söylenen "beğenmeyen gitsin" tarzı söylevler, yakın bir zamanda yerini fiili uygulamalara bırakacak.

    Türkiye'yi karanlık günler bekliyor. Bu kesinlikle karamsarlık değil. Bu gerçeğin ta kendisi. Güneşin doğuşu ve batışı kadar gerçek.

    Benim her zaman merak ettiğim asıl konu şudur, nasıl böleceğiz?

    Enine mi boyuna mı?
    (KIZILMASKE, 28.12.2007 09:49)
  12. bazı kendini bilmezlerin türkiye'de olduğuna inandıkları savaş.
    (zulfikardarbesi, 28.12.2007 10:08)
  13. türkiye dahilinde yakında başlama ihtimali olan savaş lakin taraflardan biris yıllarca işkenceye dayanmış, her türlü baskıya karşı direnmiş bir taraf diğer taraf ise geçmişte ilk fırsatta dış destekçilerine sarılmış bir taraf.
    (ben bugun bunu gordum, 22.03.2008 12:18)
  14. en kötüsü vicdan ile yapılan iç savaştır. kazandığınız an kaybetmiş olursunuz.
    (guzunamca, 22.03.2008 12:22)
  15. türkiye'de başlatılmak istenen savaş.

    lakin taraf sayısı fazla olduğundan tarafların birbirleri ile müttefiklik kurarak mücadele edeceği savaştır.

    şöyle ki;

    ülkücüler ulusalcılarla müttefik olup kürtlere saldıracak, bunun üzerine kürtler islamcılarla müttefik olacak, aleviler de ulusalcı cenaha geçmek suretiyle bu oluşumun eli güçlenecek.

    akabinde ulusalcıların içinden ayrılan tatlı su solcuları aleviler ile ittifak yapacak ve ülkücü- ulusalcı ittifaka karşı duracaktır.

    aman ne diyorum ben ya.
    neticede kardeş kardeşi katledecek işte. zamanında böyle olmadı mı?...
    (zulfikardarbesi, 22.03.2008 12:29)
  16. #2756952 nolu entryde belirttiğim gibi adım adım gidilen savaştır.

    ancak bugün itibariyle taraflar daha da keskinleşmiş durumda.

    Bir yanda ulusalcı çeteler, diğer yanda fethullahçı kadrolar.

    Türk ülkesinde yaratılmak istenen kaosa çok fazla bir zaman kalmadı.

    Bu ülkeyi tehdit eden en büyük terör unsuru kardeş kavgasıdır. Kardeş kavgasının hiçbir ülkeye faydası olmamıştır.

    Ulusalcı çeteler, cia adlı abilerinden aldıkları feyze dayanarak laiklik elden gidiyor, atatürkçülük yok oluyor nidalarıyla planladıkları darbenin deşifre olmasından sonra teker teker etkisizleştirilmeye başlandılar. Bunların asıl amacı yıllardır hakim oldukları bürokrasinin, tabanından aldığı güçle iktidar koltuğunu ele geçiren gülen cemaati karşısında yenilmemesidir.

    Gülen cemaati de, yine aynı faktörün desteklemesiyle kendi otoritesini kurabilmek adına kıyasıya bir mücadele içindedir. Görünen durum itibariyle, devletin hemen hemen tüm kurumlarında kadrolaşan gülen cemaati maçı bir sıfır önde götürüyor.

    Bir tarafta ulusalcı çete, diğer tarafta cemaat.

    ikisi de aynı kaynaktan beslenmekte.

    Peki bu kaynak neden birbirine zıt bu iki grubu birden destekliyor?

    Cevabı gayet basit... Ülkede kargaşa çıkarabilecek tek unsur laik-dinci çatışmasıdır.

    Ve önümüzdeki dönem içerisinde ortadoğu'da yapılacak operasyonlar için güçsüz, kendi içinde karışık ve dışarıya bağımlı bir türkiye'ye ihtiyaç var.

    Mahallenin iki kötü çocuğu kendi aralarında kıyasıya kavga ederlerken, başka bir mahalleden daha da kötü bir çocuk gelip ikisini birden safdışı ederse, işte o zaman mum yakar seyrine bakarız.
    (KIZILMASKE, 22.03.2008 12:34)
  17. akp yi kapatma davası, ergenekon operasyonu ve enteresan gözaltılar, başı açık- başı kapalı kadınların ortamına göre tahrik unsuru sayılması, dün diyarbakır'da pkk'nın gövde gösterisi, bugün hakkari-van olayları. ama endişelenecek bir şey yok. korkmayın, acun size küçük açacak.
    (sol eliyle dusunen adam, 22.03.2008 12:37)
  18. Türkiye için tehlikesi ve olma olasılığı olan durumdur.
    Anadolu tarihi isyanlar,kuruluşlar ve yıkılışlarla doludur.iç savaşlara alışkın bir topluluk barındırmakta Anadolu.Fakat yaklaşan iç savaş tehlikesi dış savaş ihtimali ile bütünleşmekte olup kartopu oluşturmaktadır.Çığırtkanları olduğu kadar karşıtlarıda mevcuttur.Her zaman olduğu gibi tarafları net olarak görebilmek için para trafiklerini mercek altına almak lazımdır.En azından ip ucu verir.Kürtlerin durumuda farklı bölge ve devletleride içerdiği için sadece iç savaş tehlikesi durumuyla açıklanamaz.Bop (Büyük Ortadoğu Projesi)vb.şeylerde buna eklemlenebilir.Böylece ortaya farklı bir tablo çıkar.Ben bilmem iç yada dış,savaşlar can yakar,can alır.En çokda kadın ve çocuklar zarar görür.içini dışınıda engellemek lazım gelen bir durumdur.
    (deliormanli, 22.03.2008 12:59)
  19. iç savaş

    Cebinde paran yok, yolsuzsun, askere gideceksin. Ama boşver bu içsel çekişmeleri, hata sende, adam gibi yiyip içsen Sara'dan giyinsen her şey yolunda olacaktı.

    Aldırmam, hiç aldırmadım. beyaz çorapları, tesbihleri, buruşuk takım elbiseleri eleştirenleri hep güldüm. insana bakarım, insanın gözlerinin içine...

    Her şey bitti diyordum kendi kendime, param olmadığı için bakkala uğrayacak, hesabıma sigara ve gıda malzemesi yazdıracaktım. gerisi hikayeydi. tüm anlaşmazlıklar, çözülürdü bir şekilde, elde silah birbirimizin üstüne koşacak değildik ya!

    Bakkala uğradım. Yazdırdım alacak borçlarımı. Kime ne!

    Sigara dumanımla havayı kirleterek yolda geliyorum. Kızlarmış, peh. Aşkla uğraşacak yaşı geçmişim. Beni seven varsa gelir, modundayım.

    Ama bir omuz darbesi her şeyi alt üst ediyor. Planladığım tüm zevklerin çöpte.

    - Ooo teco ne haber?

    Karşımdaki adam, olmuş, ermiş, alkol fışkırıyor gözlerinden.

    - iyidir deli, senden ne haber?

    Elimdeki poşeti 'delinin' yanındaki saldırıyor.

    - Teco almış nevaleleri, eve gidiyor.

    - Sarı, halen yaşıyon mu sen? Ölmüştür diye düşünüyordum?

    Deli hırsız gibi atlıyor;

    - içmeye mi gidiyon teco?

    - Yok adamım, nerde içmek! Para pul yok mına koyayım, içmiş olsam burda mı olurdum?

    - Hahaha valla, içince kayboluyon mına koyayım.

    - Yetenek işte be deli, ben senin deliliğine laf söylüyor muyum?

    Sarı sıratarak;

    - içmek ister misin?

    - isterim ama para yok be dostlar. size afiyet olsun.

    Sazı bu sefer deli eline alıyor.

    - Para soran mı var, içcen mi içmicen mi?

    Mazlumca 'içcem' diyorum.

    Deli;

    - Tamam, hadi gidiyoruz, diyor.

    Duraklıyorum.

    - Nerede içeceksiniz?

    - Eğitim sen, diyor. Konuşan sarı.

    Duraksız tamam diyorum. Neyse hikayeyi hızlandıralım biraz. Tasvire gerek yok, bir jeans bayinin önünden hızla ayrılıyoruz. Koluma girmiş iki deli! Onlar beni deli sanıyor ya neyse!

    ...

    Eğitim senden içeri adımımızı atıyoruz. iç güdüsel olarak içeriye bir göz gezdiriyorum. Duvarlarda 'özgürlük' kelimesini anlatan pankartlar. Otuz kadar erkek ve üç kız halay çekmekte salonda. Tahta sandalyeler bir köşeye çekilmiş. Birisi gitar çalıyor, birisi saz. Türkü ise kürtçe.

    iki üç kişiyle göz göze geliyoruz. Aldırmıyorum, delilerin gösterdiği bir boşluğa oturuyorum. Sağ yanımda bir deli, sol yanımda ötekisi. Ama seviyorum ikisini de, yalanları dolanları yok. Sol görüşlüler, ama soldan haberleri yok! Yaşamak için uğraşan iki insan ve dostlarım. Geçmişte bir ara beraber dolaşmışız. Esprilerime gülmüşler, onların esprilerine gülmüşüm! Yani beraber oturup yemiş içmişliğimiz var.

    Neyse oturuyoruz. Delinin biri ne içersin diye soruyor. 'Bira' diye yanıtlıyorum. 'illa rakı içeceksin söyliyelim ayıp ediyorsun' diyor, o an anlıyorum ki paraları yok. 'Bira' diye yineliyorum, aslında vazgeçmek isterdim, ama bir şekilde ortama girmişiz işte.

    Biralar geliyor. bizim deli biraderler, gözleriyle kızları yiyor. Yesinler, çok umurumda değil. en azından ne yapmak istedikleri belli. Otuz erkeğin otuzu da aynı şeyi düşünüyor aslında, gözlerinden anlıyorum. Geldiğime bin pişmanım.

    Pişmanlıkla kıvranırken birisi gelip masaya oturuyor. Delilerin tanıdığıymış. Gözleri benim üstümde, delilerle konuşurken. Ses çıkar mıyım? ama kaçış yok, tanışıyoruz. Adam anlatmaya başlıyor, sendikalıların sağ olamayacağını falan söylüyor, doğru diye cevap veriyorum. Kimseyle uğraşacak halim kalmamış. Ama devam ediyor, bu sefer memleketiminden dem vuruyor. Köyümü söylüyorum, 'orada yemek yenmez' diyor. Şimdi dövsen yaşlı ve sarhoş olan bir adamı dövdüğün için suç. Askerlikte var mına koyayım. 'Valla köyümde çok rahat yemek yiyorum, damak tadı farklıdır!' diye alttan alıyorum.

    Gece epey etmiş. Öfkemi dizginlemeliyim!.

    Adam tasdikler tarzında bir şeyler söylüyor, sosyallikten, demokratlıktan girip Lenin'den çıkıyor.

    - ideolojilere inanmam, diye cevap veriyorum.

    Ama, adam bir kere gözüne kestirmiş. Yüklendikçe yükleniyor anasını satayım. Bir yandan kürtçe parçalar çalıp, söylüyor gençler. müzik güzel. kulağım orada. Ama adam halen konuşuyor. Cevap vermiyorum. Sadece bakıyorum, baktıkça delleniyor sanki! Konuştukça, konuşuyor. Özeleştiri yapmaya başlıyor bu sefer. Bir ton ıvır zıvır işte. Dünya görüşü farklılığı yok aslında. ideolojilere inanmam, sistemlere inanmam deyişimle din'e de inanmam demişim bir kere. Ama anlamıyor. Ses çıkarmıyorum. Adam kendisi de dahil, önüne geleni laf söyledikten sonra gidiyor.

    Kürtçe şarkılar halen çalmakta. deliler bir yandan alkışlayıp bir yandan da kulağıma eğilip;

    - bir şey anlamıyom amına koyayım, diye yakınıyor.

    'Müzik evrenseldir' diye derinliği olan bir cümle söylesem, bir bok anlamayacaklar. içmişler, tıpkı masamızı misafir olan adam gibi.

    - Gerek yok alkışla. Ne için alkışlıyorsun?

    - Şu siyahlının varya kalçaları çok güzel!
    - Az değilsin mına koyayım!

    Dumura falan uğradığım yok. Kimin ne için bir şeyler yapmaya çalıştığını anlayacak kadar zekiyim.

    - Yakışır adamım.

    - var ya, şuradaki otuz erkeği de yıkarım, diyor.

    Yalanı yok. Yapar.

    - Ya adamım sen beni tanımıyorsun mına koyayım, ya onların arasında olsaydım, yine de cesaret eder miydin?

    Adam gibi otur yerinde demek istiyorum aslında. Başıyla onaylıyor. Sarı konuşuyor bu sefer;

    - şu siyahlıya beğendim, diyor.

    Saf, arındırılmış bir cümle. Yalan dolan yok içinde. Hani siyahlı da beğense bir ömür boyu beraber olurlar şerefsizim. Kızı kandırmak için gereksiz terimler için bulaşmazlar. Bu yüzden utanıyorum, az önce diğerine söylediklerim için.

    - Yakışır adamım, diyorum.
    Yaşamak, bir kere yanlış öğretilmiş. Yargılamıyorum, onların bildikleri şekilde yaşamak bana keyif veriyor.

    Dğer deli benden onay almış gibi ayağa fırlıyor. Syahlının yanına varıyor. Bğıra bağıra, ama sarhoş olduğunu belli eden kelime yutmasıyla 'ey özgürlük' parçasını söylemelerini, çalmalarını istiyor. ilk başta ayağa kalkıp durdurmak istiyorum sonra vazgeçiyorum. Çok akıllılarsa kendileri durdururlar. Kız akıllı çıkıyor, 'ey özgürlük' diye bağırdıktan sonra, 'her şeyi bizden istemeyin, gerisini de siz söyleyin!' diye cevap veriyor. Bizimki sus pus, utanmış. Otuz erkeği yıkacak güçte olan adam bir kadının cümlesiyle tarumar olmuş. Gülümsüyorum. Siyahlı kız öfkeyle bana bakıyor. Sanki tüm suç bende mına koyayım! Sözümü dinleseler de onların içten geleni yapmalarını nasıl engel olabilirim? Misafirim, hem onları engelleyebilmenin tek yolu sakin olmak. Eğer yönlendirmeyi kalkarsan dellenirler.

    Deli geri dönüp masaya oturuyor. Bardaklara bakıyor, biralar bitmiş. 'içiyor musun' diye soruyor. 'Yok' diye cevap veriyorum. O inatla, işletme sahibini çağırıyor ' Faruk abi biraları tazele' diyor. Faruk'a 'hayır' diye ısrarla söylüyorum. Ama o bilmem nettiğim adamı, sırf para kazanmak için biraları doldurup getiriyor.

    işte o andan sonra teraziyi bırakıyorum. işletme sahibi 'para kazanmak' istiyorsa hakkıyla kazansın diyorum içimden. Dengeler alt üst olmaya yakın.

    Benimle konuşup giden adam öfkeyle arada bir bana bakıp duruyor. Yine de ses çıkarmıyorum. Dengeler bozulacaksa benim yüzünden bozulmasın diyorum. ama deli 'siyahlının' peşinde. Sarı ise uçmuş, kime baktığı belli değil!

    Siyahlının yanında biten deliye izliyorum. Bir şeyler söylüyor. siyahlı, hoşnutsuz tavırla bir şeyler söylüyor. Birisi gelip 'deliye' bir yumruk atıyor.

    Sevdiklerim hatalı olsa da savunmak zorundayım. Kardeşim istediği kadar hata yapsın, adaletli olamam. Adaletli olmak için de çırpınmışım. Bir an önce mekandan gitmek istemişim. acayip bir cıngar kopuyor. Artık savaş başlamış, geri dönüşü yok.

    ...

    işletme sahibi iki bira fazla sattı. Bizi daha gelir gelmez oradan kovmak isteyen şahıs, 'gördünüz mü işte, ben dediydim' dedi. Olan iki üç delikanlıya oldu. Zira kavga başladıktan sonra kavgayı tetikleyenlerden kimse kalmamıştı! ama tüm bunlara rağmen, yine kazandılar. çünkü 'ağzımızla içmiyoruz' damgasını vurdular.
    Sanırım tüm savaşlar buna benzer menfaat çatışmaları yüzünden başladı. Sözde mına koyayım herkes bu iki deliye yardım etmek istiyor, ama kimse sohbet etmiyor. Dışlanmış birisine nasıl yardım edebilirsiniz? Sevince olur, yardım etmeye gerek yok!
    (keoma15, 08.05.2008 01:42)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» waltz of the butterfly » degil hediye bir cicek bile almayan sevgili » orospu cocugu » tepesersemi » kimyasal silahlar sozlesmesi » pembe boklu kizlardan beklenmeyen hareket gelmesi » ardi ardina bkz veren ibne » cenk isler » tanri nin cinsiyeti » limon sozluk » yikin heykellerimi » azrail ile satranc oynamak » yaran msn diyaloglari » celine dion » montajelemani » dogubeyazit in tarihi eserleri » osmanli devleti duraklama devri » bursa nin tarihi eserleri » kursun gecirmez slip don » hammer of the gods » ask » stevemcqueen » what you got » unlu filmlerden ilginc sozler » guguda » uc buyuk yok tek buyuk var » 13 mayis erisim bayrami » gurel » 12 mayis 2008 cin depremi a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa