i m not there 


kapat
  1. bob dylan ı anlatan tuhaf bir film.. ozellikle basrolde ki 6 oyuncunun her birisinin bob dylan ı canlandırması ilgimizi cekmekte.. özellikle bu oyunculardan birinin cate blanchet oldugu dusunulurse..
    #1382713 (sadettin kopek, 06.03.2007 23:07 ~ 07.03.2007 15:44)
  2. cate blanchet in performansını doruğa çıkardığından bahsedilen film.
    #2213894 (leblebi tozunun hastasiydim, 28.08.2007 08:55)
  3. filmin teaser'ını izlediğimde, cate blanchett'ın 60'ların afro dylan'ının tıpkısı olduğunu gördüm. ayrıca harika da bir afiş yapmışlar filme. (bob dylan'ın bir albümünün kapağından esinlenmişler galiba)
    #2454440 (louis cyphre, 10.10.2007 23:55)
  4. cate blanchett'ın hem kendi performansını hem de filmin performansını doruga çıkardıgı film. içinde son batmanimiz christian bale, son jokerimiz heath ledger, michelle wiliiams, julianne moore, richard gere, david cross gibi oyuncuları barındırmakta.
    #3111877 (taharetmuslugu, 08.03.2008 21:57)
  5. bob dylan külliyatına hakim olmayanların hiçbir şey anlamadan izlemesi muhtemel olan todd haynes filmi. çok uzun zamandan beri bob dylan'ı neredeyse saplantılı bir biçimde takip eden zat-ı alim içinse film boyunca dylan'la ilgili her bir ayrıntıyı izlemek ve bunların efsane değil de, somut gerçekler olduğunu görmek keyifliydi.

    --spoiler--

    yaşayan efsane dylan'ın, binbir surat bir karaktere büründürülmesi şaşırtıcı ve son derece parlak bir fikir. ben whishaw'la* cate blanchett'ın oynadığı ve dylan'ın 1965-1968 yılları arasındaki afro dönemine denk gelen karakterler kronolojik olarak biraz çakışmış. richard gere'li bölümse tek kelimeyle muhteşem. özellikle muamma kasabası ve pat garrett and billy the kid'e (bob dylan, 1973'te çekilen filmde başrollerden birinde oynar ve filmin soundtrack'i dylan'a aittir) yapılan göndermeler yerli yerinde.

    country'nin babalarından woody guthrie'nin gitarının üzerinde yazan "this machine kills fascists" yazısı da bol bol göze çarpıyor.

    christian bale, dylan'ın '62- '64 yılları arasındaki safi sübyan, folk singer hallerine pek kasıntı ve gereğinden fazla iyi görünümlü kaçmış.

    julianne moore'un joan baez'i oynaması ayrı bir güzel olmuş.

    filmin en iyisi tabii ki cate blanchett.
    #3303499 (rupert pupkin, 22.04.2008 14:00 ~ 14:01)
  6. göndermeleri bol ve yorucu belgesel/film. çünkü dört başı mamur bir sinema keyfi vermiyor. ama bob dylan hayranıysanız ve pek çok şarkısı, pek çok zamanlar hayatınızın fon müziğini teşkil ettiyse, sanki eski bir dostun hayatı gözlerinizin önünden akıp gidiyor gibi. bütün ayrıntıları yakalayabilmek için bob dylanının içinde yaşamış olmanız gerekir ki kaçırılan onca ayrıntıya rağmen, "vay be demek bu, bu yüzdenmiş," diyebiliyorsunuz. izledikten sonra ise yine sevdiğiniz onca şarkısını nota nota dinlemeye başlıyorsunuz, "bakalım posta kutumda bugün hangi süprizle karşılaşacağım" umutvarlığı içinde, bir gün de bitiyor işte. yaşlanıyorsunuz.(yaşlanıyorum)
    #3446734 (oyuncakdunya, 25.05.2008 20:11 ~ 20:20)
  7. ben whishaw in siyah beyaz arthur rimbaud karakterini canlandirdigi izlenesi film.
    #3594789 (bilmem, 29.06.2008 02:51)
  8. girişindeki onda bunda şundadır tandansına hasta olduğum film. arasıra açıp izliyorum, kendime geliyorum.
    #3891516 (tosbaa, 30.08.2008 12:55)
  9. izle-yeme-diğim en kötü biyografik filmlerden biri. yenilikçi, eleştirmenlerin seveceği cinsten ama yıllarca bob dylan dinlemiş biri olmama rağmen zerre zevk alamadığım bir sinema deneyimi oldu. neyse ki dvd player'ın ileri sarma tuşu vardı da sonunu görebildim zira kırk dakika boyunca filmin ritmi ha oturdu ha oturacak derken bir baktım öyle devam ediyor. hatta gözlerimi kapatıp sadece film muzigine odaklanmak daha keyif vericiydi. buna rağmen bir de eleştirmen gözü diye bir şey var tabii. kerem akça'nın empire'da yayınlanan yazısından bir kuple:
    ''Kuşkusuz türler ve formüller, nesiller geçtikçe yenilenme ihtiyacı hisseder. Müzikal ve melodramda devrim yaratan bağımsız ve postmodern yönetmen Todd Haynes de, bu sefer elini biyografiye atıyor. Bob Dylan'ın yaşamına odaklanan I'm Not There biyografi kalıplarını ters yüz eden yapıbozucu ve çığır açıcı bir film. Haynes için, 'Biyografi türünün kodlarını yeniden yaratıyor' diyebiliriz. Türün klasik iskeletine baktığımızda, tarihi bir kişiliğin merkezde katharsis malzemesi yapıldığını görebiliyoruz. Tabii yaşam, dönemlere ayrıldığında zaman atlamaları da algımızı bozar çoğu zaman. Ama esas olan ciddi anlamda bir baş karakter eşliğinde, insancıl kavramlarla dolu uzun bir kariyerin üzerine gidilmesidir. Yani seyirci, hikayesini anlatmak isteyen yönetmenlik yoluyla, kendine özdeşleşecek bir karakter bulur. işte Todd Haynes de bütün bu ana maddeleri bir çırpıda yıkıyor. Bunun için de ilk yaptığı Bob Dylan'ın hayatını inceleyerek; militan, isyancı ve çapkın bir kişilik olduğunu kavramak olmuş. Bu doğrultuda 6 farklı karakter yazarken, onların öykülerini 20'şer dakikalık birbirinden bağımsız kısa filmler olarak peliküle aktarıp üst üste bindirmiş. Yani filmde ne gerçek bir Bob Dylan, ne klasik bir hikaye akışı, ne yazılı tarihler, ne de belli bir kariyer görüyoruz. Gerçek anlamda bir Bob Dylan yerine, biyografi formülünü bozarak elde edilen 6 Bob Dylan'dan bir kimlik oluşturuyoruz. Böylece algı bozmayı hedefleyen belleksel bir yapı kurulmuş oluyor. Bu sayede de, biyografide cesaret edilemeyen bir şeyi, muhalif bir kişiliğin benliğinde yaparak bir anti-model yaratıyor Todd Haynes. Ruh haline göre değişerek 6 farklı stile bürünen eklektik görsel yapısı da buna destek oluyor kuşkusuz. Tabii 6 kişinin de Amerikan siyasi tarihinin kilit dönemlerinde çıkmaları, bir anlamda bu psikolojik biyografinin yönünü belirliyor. Yenilikçi bir sinema dili oturtmasına destek oluyor.''

    not: filmin Türkiye gişe Seyirci Sayısı sadece 3693 ancak siyad üyesi eleştirmenlerin 1 ila 4 arası verdikleri oyların ortalaması 3.2
    http://www.siyad.org/yildiztablosufilm.php?id=767
    ilk kez yerli eleştirmen oylarının ortalamasıyla bu kadar zıt fikirdeyim.
    #3926343 (vakur, 06.09.2008 21:19 ~ 21:24)

© 2008 - uludağ sözlük

i m not there başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. i m not there ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu i m not there nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» inciluzum » engin nursani » biravekahve » ramazan yesil » enderun sevgiler » zaman makinasini bulunca ilk gidilecek zaman » never neverland » komedi dukkani » sahin irmak » fethullah gulen e saldirmak » basortulu kizlar kasedimi almasin » 90 larin sonunda 2000 lerin basinda cocuk olmak » kurtlar vadisi pusu » hazreti muhammed » kemal belgin » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » sirf kiz kesmek icin kardesini sinava goturen abi » hayira alamet degil » sahin k » subjektif tanim » i belong to che » el camino » kim olursan ol yine gel » pakette kalan son sigara » taraf gazetesine dandik deyip yenicag okumak » super lig de anadolu takimlarinin patlamasi » terorle mucadele kararlilikla surecektir » abdullah ocalan » medyabim » ersun yanal » tadinda birakmak