hurriyet in yalanlari 


kapat
  1. hürriyet gazetesinin yalanlarına verilen genel isim. bir web sayfası bile açmışlar: http://hurriyetinyalanlari.com
    #3544753 (ethembaki, 16.06.2008 11:31)
  2. fethullahçıların kurduğu site.
    #3544767 (madmadam, 16.06.2008 11:36)
  3. (bkz: hürriyet in zavallılığı)
    #3544797 (dr rocco amca, 16.06.2008 11:44)
  4. güzel bir ahmet altan yazısının adıdır.

    ------Hem gazete çıkarıp hem de gazetecilik yapmazsanız, sonunda sığınacağınız yer alçaklığın o karanlık mağarası olur.

    O mağaraya girer ve yalanlar söylemeye başlarsınız.

    Bizim gazetenin yayınlanması, birçok gazetenin aslında gazetecilik yapmadığını ortaya koydu.

    Biz, ''Paksüt-Başbuğ'' buluşmasını açıkladık.

    Hürriyet gazetesi, ''Biz de haberi öğrendik ama doğrulatamadık'' dedi.

    Taraf gazetesi olmasaydı siz o haberi hiçbir zaman Hürriyet'te okuyamayacaktınız.

    O buluşmadan haberiniz olmayacaktı.

    Ya niyetleri olmadığından ya da eksik gazetecilik yaptıklarından haberi vermeyeceklerdi.

    Peki, bizim yayınladığımız ''lahika'' haberini Hürriyet'te okuyabilir miydiniz?

    Biz olmasak Hürriyet o haberi verir miydi?

    Biz o haberi belgesiyle verdiğimiz halde bile Hürriyet meseleyi “Genelkurmay açıklaması” açısından gördü.

    Ergenekon haberleri için de aynı durum geçerli.

    Taraf gazetesi olmasa, okuyucular Hürriyet gazetesinden bu konuda ne öğrenecekler?

    Ne öğrendiler?

    Hemen hemen hiçbir şey.

    Onların saklamaya çalıştıklarını biz açığa çıkartıyoruz ve belli ki bu onların canını sıkıyor.

    Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş bir yazarları var.

    Adı Mehmet Yılmaz.

    O, bu sıkıntıyı yalanlar söyleyerek açığa vuruyor.

    Bizim gazeteyle ilgili aynen şöyle yazdı dün:

    ''Hatta bir kamu bankasından 10 trilyon lira borç istendiğini, ancak kredi talebine beklediği hızda yanıt alamayan gazete için ''yukarıdan gelen bir emir'' ile özel bir uygulama yapıldığını da biliyorum.

    Kredi talebi bankanın yönetim kurulunda beklerken bölge müdürlüğü onayıyla bir acil nakit akışı sağlanmış''

    Eğer Yılmaz'ın bir nebze haysiyeti, utanması, onuru varsa şu yazdıklarını tek tek açıklasın.

    Hangi bankadan 10 trilyon kredi istemişiz?

    ''Yukarıda'' olan kimin emriyle ''özel'' bir uygulama yapılmış?

    Hangi bölge müdürlüğünün onayıyla acil nakit akışı sağlanmış?

    O nakit akışı kaç paraymış?

    Açıklasın bunları.

    O açıklasın biz gazeteciliği bırakacağız.

    Açıklayamaz, çünkü yazdıklarının hepsi utanmazca yalan.

    Peki, açıklayamazsa Yılmaz gazeteciliği bırakacak mı?

    Bırakmayacak çünkü yalan söylemeye alışkın.

    Daha önce Milliyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni'yken de benimle ilgili böyle yalan bir haber yapmış, dokuz sütuna manşet atmıştı.

    Almanya'da yaptığım bir konuşmada hiç söylemediğim sözleri söylediğimi iddia etmişti.

    O sözleri söylemediğimi açıklamıştım.

    Yalancı şahitler bulmuştu.

    ''Bunlar böyledir, hem söyler hem de kıvırırlar'' türünden bir yazı yayınlamıştı.

    O toplantıya katılan bir okuyucumun banda kaydettiği konuşmayı Milliyet'e göndermiştim... Bant, iddia ettikleri sözleri söylemediğimi kanıtlıyordu.

    Aldırmamıştı.

    Bir hafta boyunca televizyon televizyon dolaşıp Milliyet'in yalan söylediğini anlatmıştım.

    Sonunda özür dilemek zorunda kalmışlardı.

    Yalancılığı tescilli biridir.

    Aydın Doğan ve Vuslat Doğan, yalan söylediği kanıtlanan Yılmaz'ın ''yalan ve iftira performansından'' memnun oldukları için mi onu Hürriyet'e yazar yaptılar, bilmiyorum.

    Yoksa arada bir tane de rahatlıkla ''yalan'' söyleyebilen birisi mi olsun diyorlar?

    Bu tür yalanlarla, Taraf'ın bankalardan kredi almasını engellemeye mi çalışıyorlar?

    Biz, hak ettiğimiz halde hiçbir bankadan kredi alamıyoruz.

    ''Yukarıdan''gelen emirler bize kredi verilmesini değil, verilmemesini sağlıyor.

    Keşke kredi alabilsek, biraz daha rahat ederdik.

    Yılmaz, Taraf'ın kamu bankalarına olan borçlarını açıklamasını da istiyor.

    Olur.

    Biz hazırız.

    Aydın Doğan'la aynı gün karşılıklı olarak kamu bankalarından aldığımız kredileri ve borçlarımızı açıklarız.

    Var mısınız?

    Siz razı olun, hemen yarın birlikte açıklayalım.

    isterseniz karşılıklı olarak ''kaçan namerttir'' diye başlık da atalım.

    Hadi...

    Siz yalan söylüyorsunuz.

    Hürriyet gazetesinin yönetimi ya bu yalanların yazarın görüşü olduğunu ve kendisinin bunları paylaşmadığını söylemek ya da bu yalancılığı yazarıyla birlikte sırtlamak zorunda.

    işinizi yapmadığınız için başkaları da yapmasın istiyorsunuz ama yalanlar söyleyerek amacınıza ulaşamazsınız.

    Bizimle dürüstlük yarışına da giremezsiniz.

    Çünkü siz dürüst değilsiniz.

    Biz dürüstüz.

    Sizi her seferinde dizlerinizin üstüne çökertiriz.

    Bir seferinde Aydın Doğan'la bir kahve içmiştik benim Milliyet'teki odamda, o kahvenin hatırına kendisine eski bir Anadolu deyişini de hatırlatayım.

    ''Yanlış havlayan köpek sürüye kurt getirir.''----
    #3713856 (bugulu atlas, 24.07.2008 16:39 ~ 16:46)
  5. akabinde mehmet yılmaz'dan iyi bir ayarın yenmesine sebep olmuş yazıdır.

    --spoiler--

    Ahmet Altan'ın hezeyanlarına yanıt

    TARAF Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, gazetesinin mali kaynakları ile ilgili sorulan sorulara yanıt vermek yerine şunu söylemişti: Tüm medya mali durumunu açıklasın!

    Ben de yönettiğim şirketin ve Doğan Grubu'nun diğer yayın kuruluşlarının hesaplarının şeffaf olarak iMKB ve SPK kayıtlarından izlenebileceğini yazmıştım.

    Bizim şirketlerimiz halka açık. Üç ayda bir bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılan denetimlerle hazırlanan mali tabloları sözünü ettiğim kuruluşlara teslim ediliyor ve yayımlanıyor.

    Dilerim günün birinde Türkiye'deki tüm medya kuruluşları aynı şeffaflık içinde hareket ediyor olurlar.

    Gelelim Ahmet Altan'ın öfkeyle yazdığı yazıya!

    Dünkü gazetelerde Halk Bankası tarafından açılan bir kredi nedeniyle aralarında ilgili eski devlet bakanının da olduğu bir grup banka yöneticisinin yargılanacağına ilişkin bir haber vardı.

    Aradan geçen 10 küser sene bu yargılamaya engel olamıyor.

    Zaten Taraf'ın bir kamu bankasından almaya çalıştığı kredinin "takılmasının" nedeni de dürüst banka yöneticilerinin gelecekte bu tür suçlamalarla karşılaşmama isteğidir.

    Ben Taraf'ın böyle bir kamu bankasından kredi talep ettiğini ama kredinin "takıldığını" yazmıştım.

    Ahmet Altan da bunu doğruluyor. "Yukarıdan gelen emirler bize kredi verilmesini değil, verilmemesini sağlıyor" diye yazmış.

    Öte yandan "yukarıdan gelen emirler" bankanın bir bölge müdüründe etkili oldu ve 1 milyon dolara yakın bir kredi Taraf'a açıldı. 24 ayda geri ödenmesi bekleniyor. Bununla ilgili belgeleri zamanı gelince yayınlayacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bankalar Kanunu'nu ben ondan daha iyi biliyorum, bu anlaşılıyor!

    En doğrusu BDDK ya da Devlet Denetleme Kurumu'nun bu işle bir ilgilenmesi olur.

    Ahmet Altan, Taraf'a verilen kamu kredileri ile Doğan Grubu'na verilen kamu kredilerinin aynı anda açıklanmasını istiyor ki bu isteğinin gerçekleşmesi mümkün değil.

    Çünkü bizim kamu bankaları ile kredi ilişkimiz yok!

    Yönettiğim Doğan Burda Dergi'nin kamu ya da özel hiçbir banka ile kredi ilişkisi yok.

    Kredi kullanmadığım için diğer özel sektör yöneticileri beni aptal olmakla suçlayabilirler ama ben şirketimin kendi olanakları ile büyümesini hedefliyorum.

    Şirketimin büyük hissedarlarına ve borsadaki küçük ortaklarına karşı sorumluluğumun borçlanmadan büyümek olduğunu düşünüyorum. Yönetici olarak yöntemim yanlış olabilir ama ben böyle yönetiyorum. Doğan Grubu ve Burda Grubu üst yöneticileri bunu yanlış buldukları gün bana da zaten "yol görünür".

    Doğan Burda'nın iMKB internet sitesindeki bilançolarına bakanlar bunu görebilirler.

    Öte yandan Doğan Yayın Holding bünyesindeki diğer yayın kuruluşlarının da kamu bankaları ile kredi ilişkisi yok.

    Olsaydı da bir sorun olmazdı çünkü bu şirketler öz kaynakları güçlü, krediye karşılık gösterebilecek teminatlara sahip ve ödeme sıkıntısı çekmeyen şirketler. Böyle şirketlere her banka kredi vermek ister.

    Sorunumuz bankalardan kredi alınması değil, yetersiz şirketlerin siyasi baskılarla kredilendirilmesi.

    Bunun nelere mal olduğunu yakın geçmişteki finansal krizde hep birlikte yaşadık.

    Ben Ahmet Altan'a başkalarına yaptığı çağrıyı tekrarlıyorum: Mali kaynaklarınızı açıklayınız!

    Ahmet Altan, dünkü yazısında Milliyet'te kendisi ile ilgili olarak çıkan bir haber ile ilgili olarak beni yalancılıkla suçluyor.

    Bu konuyla ilgili görüşümü ve duruşumu, Milliyet'te 2 Ekim 2002'de yazdığım yazıda ve 7 Ekim 2002'de Milliyet Okur Temsilcisi ile yaptığım söyleşide belirtmiştim. Dileyenler internette Milliyet arşivinden bu yazıları okuyabilirler. Burada tekrarlamaya gerek duymuyorum.

    Yönettiğim gazetelerde birlikte çalıştığım arkadaşlarıma her zaman güvendim, yanıldığım da oldu. Ama sonra onun gereklerini yerine getirmekte de tereddüt etmedim.

    Dilerim ki son zamanlardaki yayınları için Ahmet Altan da günün birinde sorumluluğunu bilerek benim gibi davransın.

    Ahmet Altan bir çağrı yapmıştı, ben de o çağrıya yanıt verdim.

    Neden bu kadar sinirlendiğini ve kendini kaybettiğini anlamak zor değil.

    Haksız olmanın ağır baskısı altında ezilenlerin her zaman başvurdukları yönteme sığınarak bana saldırmasını anlayışla karşılıyorum.

    Ama bu anlayış, haksız hakaretlerinin hesabını yargıda sormama engel olmayacak.

    --spoiler--
    #3713916 (montajelemani, 24.07.2008 16:47 ~ 16:48)

© 2008 - uludağ sözlük

hurriyet in yalanlari başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. hurriyet in yalanlari ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu hurriyet in yalanlari nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» annem gibi » burun killarini uzatan tipler » serbest radikal » mike batiste » tuber anestezi » oluye ates etmek » my own summer » iranli kizlar » hak ve esitlik partisi » sarah palin a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games