haydi kizlar okula 


kapat
  1. meb ve unicef işbirliğinde, sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile eğitimde cinsiyetler arası eşitliğin sağlanmasını amaçlayan kampanyadır.
    #231703 (atipik, 11.05.2006 16:11)
  2. merkez koordinasyon burosu ve milli egitim bakanlıgı* tarafından ortaklasa duzenlenen, kız çocukların eğitimi, eğitim hakkından yoksun kalan çocuklar arasında kız çocuklar üzerine odaklanılarak tüm çocuklar için kaliteli eğitime erişimi temin etmek amaclı uygulanan kampanyadır.

    (bkz: x yazar olsun kampanyası)
    (bkz: bu ne ya)
    (bkz: hak edince olacaktır elbet)

    bu yazımı kotuleyen arkadasa not: x yazar olsun kampanyalarına pekiyi pek guzel ver sen bosver, devam bu zihniyetle...
    #294701 (sazan, 30.05.2006 20:16 ~ 20:24)
  3. sözlükler ve gazeteler dahil olmak üzere bu güne kadar yapılmış en mantıklı kampanyadır.
    http://www.haydikizlarokula.org/
    #294710 (haznedaroğlu, 30.05.2006 20:18)
  4. gelmiş geçmiş en güzel kampanya olmasına rağmen amacına ulaşması şüpheli olan eylem...
    #423747 (antalyalı, 14.07.2006 02:12)
  5. sezen aksu'nun destek verdiği kampanya.*
    #546674 (boş yazar, 16.08.2006 16:34)
  6. Büyük şehirleri ele geçirmekle doymayan ve hep daha fazlasını isteyen kapitalist zihniyetin henüz tam anlamıyla ele geçiremediği yarı bakir coğrafyayı(ırak halkı bizim gibi burnundan kıl aldırmayan bireylerden oluşsaydı bu kadar amerikalı nasıl havaya uçardı?)eğitme durumu; bir nevi “the wall” sendromu...
    #900005 (benden yazar olmaz, 23.11.2006 20:58)
  7. 3 kız çocuk sahibi annenin okuldan kaçma çabasında olan kızlarına serzenişidir.
    #1927584 (ecayip heyvanlara benziyirsen, 13.07.2007 21:01)
  8. güzel kampanyadır, olumludur da..bilindiği gibi doğudaki veya güneydoğudaki çocukların * okula gönderilmemesinin tek sebebi ekonomik sorunlar değildir. bunun yanında, orda bir iki tane kelime dışında türkçe bilmeyen çocuklar, yetişkinler vardır. misal, fransa'da fransızca bilmeyen bir türk çocuğunun tamamiyle fransızca eğitim veren bir okuldan bir şeyler öğrenebilmesi, anlatılanları anında kapabilmesi mümkün müdür? hırsızlığın hiçbir olumlu yanı olmadığını, çocuk yaşta çalıştırılmanın hak ihlali olduğunu bilmesi ihtimal dahilinde midir? bu gerçekler ne kadar görmezden gelinirse gelinsin, o insanların bazı şeyleri ne yasalarla ne de baskı yoluyla kabul etmeyeceğini de bilmek gerekir. işte bu yüzden keşke, anadilde eğitim hakkını da savunsaymış dedirten kampanyadır.
    #2150586 (sessiz muhalif, 17.08.2007 20:18)
  9. dtp liler tarafından, türklerin, kürtler üzerinde uyguladığı kültür emperyalizmi olarak değerlendirilen seferberlik.
    #2150639 (quexjem, 17.08.2007 20:28)
  10. nedense ''fazlaca alkışladığımız'' kampanyalardan sadece bir tanesi...
    evsiz insanlara toplaşıp ev yapmak, açlık sınırında gezen insanlara bir kaç erzak temin etmek, tv karşısında sms atıp, bu ve benzeri hareketlere yardımda bulunmak...güzel şeyler bunlar, hatta olmaması garip bu tür hareketlerin...
    yalnız, insanın temel ihtiyaçları, yardımsever bilmem kaç tane insanın inisiyatifine bırakılıyor...ne kadar da garip değil mi?..
    çok görürüz tv'lerde, yoksul bir aileye ölmeyecekleri kadar yardım yapanları, evi olmayıp, sokakta perperişan kalan insanları bir eve sokanları, etrafta ne olduğundan habersiz, korkulu gözlerle çevreyi gözleyen küçücük çocukların ayaklarına bir pantolon, üstlerine bir gömlek v.s giydirerek, okul masraflarını üstlendiğini söyleyip, kameralara ''bakın, ne güzel de yardım ediyoruz değil mi?...'' havasında olan insanları...tüm bunlar olup biterken, biz de ekran başında delicesine alkışlarız olup biteni, hatta duygusal yoğunluğa kapılıp göz yaşları döktüğümüz zamanlar bile olur. bu hareketleri yapanlar, ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar, hiç bir şey farketmez. (bu arada, allah razı olsun hepsinden.)
    insanlığın temel ihtiyaçlarının karşılanmasını ''ekstra'' bir şey olarak görmemizdeki mantık nedir acaba?
    açlıktan ölme noktasına gelmiş bir insana, bir kaç paket erzak verilmesi, bizim de delice alkışlamamız...
    bu nedir allahaşkına, ne yani, ne?...
    milyonlarla oynayan birinin, çıkıp tv'ye ''biz şirket olarak şu kadar yardımda bulunuyoruz..'' (burada alkışlar, duygu dolu dakikalar...) demesi veya tv'lerden üç beş kişinin toplaşıp ''bilmem ne kampanyası'' ''şu gün, şuradayız'' ''şu gün, şu kadar kişiyi doyurduk'' demesi. Bunların hepsi düzenin kokuşmuş eylemleri değil de ne? iyilik yapıyormuş havasına bürünüp; yoksul insanlar üzerinden prim yapmaktan başka hiç bir şey değil. sen karşındaki bireyin insanlık /vatandaşlık hakkı olan şeyleri ekstra bir şey olarak göstereceksin, sonra katkı isteyeceksin sağdan soldan, sonra reklam yapacaksın, he? yok ya? başka bir arzunuz var mı? onun bunun sırtından geçinip, onu bunu sömürüp üç beş kuruş dağıtarak yardımsever bir insan oldugunu sanıyorsan, yavaş san. kusura bakma ama böyle yardımı televoleler manşetlesin!
    iyi valla, ne güzel her şey!..
    tv'de gördüğümüz, bir kaç kurtarılmış kişiden ibaret değil hayat. milyonlarcası sürünürken açlıktan, sizin yaptığınız dalga geçmenin ötesinde bir şey değil. içlerinde ne kadar iyi niyetli samimi insanlar varsa da, böyle yardım kampanyasıyla falan anca bir kaç kişi, bir kaç gün doyar, bir kaç çocuk okur /kurtulur(?). aslında, bu tür hareketlere girenlere de kızamıyorum. onlarda, biz de, bu hareketleri ''ekstra'' bir şeymiş gibi görüp alkışladığımız, yardımda bulunduğumuz sürece yerimizde kalmaya devam edeceğiz...
    ipler ellerinde olanlar, ip atlasınlar bu arada!
    #2665760 (hogir, 05.12.2007 19:14)
  11. böyle kampanyaları görünce hep aklıma süleyman demirel gelir.

    (bkz: memlekette okul vardıda çocuklar mı gitmedi?)
    #2665764 (Poizer, 05.12.2007 19:16)
  12. diğer kampanyalardan en büyük farkı adını fazlaca duyurabilme imkanına sahip olması * olan yararlı fakat çok geniş alanlara yayılamayan bir kampanyadır kanımca. ama ne de olsa güzel örnektir ufak tefek pürüzlere rağmen. bi de herşeyi geyik sanan kutsalı olmayan insanların değiştirip değiştirip kullanacağı bir söz öbeği olma işine yaramış kampanyadır.

    eğitim kampanyaları genelde 23 nisan zamanında hatırlanır, geri kalan zamanlarda çoğu kesim tarafından unutulur. bunu o tarihlerde çeşitli kanallarda yapılan yardım programlarından anlayabiliriz. dileğimiz en az ayda bir hatırlanmasıdır ama çok meşgul olan medya ülkemizin en büyük sorunu olan bu eğitime nedense yılda sadece bir gününü ayırabilmektedir. geri kalan zamanlarda abbas güçlü programları tarzında eğitimden anlamadığına inandığım taraflı, reyting alan ve sorunun temeline* inemeyen programlarla içini rahatlatmaktadır medyamız ve övünmeyi kendilerine bir borç bilirler.

    burdaki temel sorun da okula göndersem yoldan çıkar, dine yakışmaz falan filan değildir. o görüş sadece arkasına saklanılan hava atılan bir şey olmuştur artık ailelerce. ki o da çoğu ailede aşılmıştır. ama malesef çoğu baba "kızım okusa noolcak gitcek elin adamına bakcak" "o okula gitse benim kadın yalnız kalır kim bakar çocuklara ekmeği kim pişirir" "kız okula gitse tarlaya kim bakcak" "kız okula gitse bi de ona mı para veriyim"* demektedir. yani parayı tam sağlasan sırtını rahatça dayayacağı bi yer bulsa çoğu kişi kızını göndermeye razı. yani bunun bir adı da tembellik. bizde tek maaşa 3 kişi üniv okuduk desteksiz.öyle kaçmakla olmaz desen de en çok düşünülen genelde kolaya kaçmak oluyor.

    bir de bu kampanyalar sadece doğuya ağırlık verdiği için yanlış yapmaktadır. ankara nın sınır ili yozgat ta doğru dürüst yatılı kız pansiyonu olmadığı için ailesi okutmaya can attığı halde öğrenci başarılı olduğu halde okuyamayan yüzlerce öğrenci vardır. su azdır toprak verimsizdir. aile köyünü bırakıp ilçe de ev tutamaz ya. işte yanlış buradadır. önce okumaya okutmaya çok istekli olanlara yönelmeli sonra zorla olacak işlere girişilmelidir. orda çocukla anası ağlıyor noolur beni okula yerleştirin diye sen burda gelmiş yalvarıyosun noolur kızını okula gönder diye. tamam ikisi birden yapılabiliyorsa yapılsın ama olmuyorsa da önce isteyene fırsat tanınsın.

    bilen bilir doğu yatılı okullarla yibo * pio *larla doludur. küçücük bitliste bile 16 adet yibo vardır. ama çoğu tam kapasite çalışmaz çünkü çocukların köyde yapacak çok işleri vardır. yani yeme içme yatma kalkma her sene eşofman mont bot gibi yardımlar yapılsa da yani tamamen bedava olsa da tercih edilmez bazı arsızlar tarafından hatta burs istenir buna ek olarak. hem çocuğunun her bakımı yapılsın hem bide üstüne para verilsin. her şeye rağmen mükemmel aileler de her yerde olduğu gibi burada da mevcuttur. hatta şahit olduğum genelde içlerinde en fakir olanın çocuğunun hiçbir şeyini eksik etmediğidir. öyle babalara tüm kampanyalar kurban olsun. ve gariptir ki genelde öylelerine denk gelmez bu kampanyalar bir türlü.

    kampanya güzel de desek şikayetçi olunabilecek çok yönü vardır. baba beni okula gönder kampanyasıyla birlikte okula giden kız çocuğu sayısının artışını sadece kendilerine bağlayıp övünerek eğitim çalışanlarının ve diğer emektarlarının kalbini kırmaktadır. halbuki yine doğuda olan bitlisin bir çok kesimine ulaşmamıştır bu kampanya. sadece broşürler dağıtılmış vaat edilen kız öğrenci bursları çevremizde kimseye ulaşmamıştır. burada sitem milli eğitime diildir. çünkü o bilindiğinin aksine yeterince para akıtmaktadır zaten buralara. her ne kadar doğru yerlere ulaştıramasa da..
    * köylüsü öğretmeni herkes her şeyi devletten bekleyerek büyük hataya düşerler. tabi ki devletten de bekleyecektir ama bireysel sorumluluklar göz ardı edilmeden.

    doğuda imamlar, müftüler, müdürler, öğretmen kurulları seferber olmuş köy köy öğrenci toplamaya çabalamaktadırlar. ve gayet güzel sonuçlar elde edilir. çünkü ortamda müftü elbetteki unicef yetkilisinden daha etkilidir. ama işte bu şekilde okula kazandırılan kız öğrenciler, bilmeyen kesime haydi kızlar okula kampanyası şu kadar kız kazandırdı şöyle işe yaradı böyle işe yaradı diye lanse edilmektedir. tamam kimin kazandırdığı önemli değil denebilir fakat denmemesi daha iyidir, çünkü önemlidir. millet, unicef oraya buraya şu kadar para veriyo gibisinden bir izlenime kapılmamalıdır. sezarın hakkı sezara verilmelidir. işi yapana atıfta bulunarak destek verilmelidir.

    yıllarca derse başlamadan önce soba yakmakla uğraşan, farklı ortamlardan gelip sosyal ortam bunalımları yaşasa da öğrencisini delice seven köy öğretmenleri, kız çocuklarını okula gönderin dediğinde çevre tarafından ne kadar yadırganacağını sevilmeyeceğini şaşırmış bu hoca dediğine bak hele deneceğini bile bile hiçbir mecburiyeti olmadan kapı kapı gezip iknaya uğraşan imamlar, müftüler unutulmamalı artan sayı sadece bir kampanyaya mal edilmemelidir.

    sorarlar kampanyaya koca şehirde hiç mi duymayız adını
    derler bırak broşürü mroşürü nerde burslarımız...

    nasılsa kampanyalar var denerek halkın gözü boyanmamalı, içi rahatlatılmamalı, zaten üşenen toplumumuza yetersiz olduğu hatırlatılarak hava yapmaktan vazgeçilmelidir. ve tüm gören duyan tepkisiz kalmamalıdır.

    maalesef olan her zaman ki gibi masum çocuklarımıza olmaktadır...
    #2738209 (twilightismyrobe, 24.12.2007 02:33)

© 2008 - uludağ sözlük

haydi kizlar okula başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. haydi kizlar okula ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu haydi kizlar okula nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» insanin icinde uyanan kan dokme istegi » uludag sozluk » albert streit » hakikat ve hurafe » a drinking song » pall mall » divxevi com » suheyl uygur » ask boyleyse sevmeyin beni » kerameti kendinden sanan eksi sozluk yazari a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci