hayata dair ic burkan detaylar 


/ 20
kapat
  1. aşağıda betimlenen detaylardır.

    kizilay'dan eve dönerken kararan havaya rağmen insanlar balık istifi vaziyette gezintilerini sürdürüyorlardı...
    karanfil her zaman ki gibi bin bir farklı insan modeline sahipti,
    yol kenarında envai çeşit insan;
    akordiyon çalan bir çingene vardı, fakir gibi görünüyordu ama üzerinde son derece pahalı bir kıyafet vardı, çalıntı olabilir diye düşündüm kırmızı akordiyonun sesi kulaklarıma dolarken.
    biraz ileride yerlere tablolar sermiş bir işportacıyı süzüyordu gözlerim, güzel, meşhur kopya tablolar...
    ama 20 ytl edecek kadar güzel değillerdi !
    gözüme takılan kız kulesi resmini düşünüyordum,renklerin canlılığını filan.
    20 ytlnin çok olduğunu,
    kaç para edeceğini,
    kaç para olsa alacağımı düşünüyordum.

    elinde kutu efesi gazeteye sarılı vaziyette yudumlamaya çalışan iki sevgili
    sarmaş dolaş düşüncelerimin arasından geçiyorlardı.

    bankların, ağaçların yanından yerdeki boş su şişesine futbol topu muamelesi yaparak ilerliyordum...

    sokak lambası altında kitap okuyan ince boyunlu kadın heykelini geçerken dikkatim birisine yoğunlaştı.
    15 metre uzakta
    elektrik direğine yaslanmış
    çok kısa bir bayana...
    çok kısa diyorum
    fiziki bir rahatsızlığı mevcuttu
    boyu çok kısaydı bu nedenle,
    otuz yaşlarına daha bir kaç yılı vardı, belli oluyordu yüzünden.
    elektrik direğinin yuvarlak yüzeyine yaslanmış bir şey bekliyordu.hafif bir makyaj vardı gözlerinde, kot ceket giymişti birde,
    şirin bir insandı, ama soğuk bakıyordu etrafa.

    yaklaştıkça içimdeki burukluk daha da artıyordu.düşünüyorudum,,,
    eğer onun yerinde olsaydım hayat ne olurdu benim için,
    neler hissederdim?
    o kadar sabır var mıydı bende? yok yok ne zor şeydi bu vaziyet!!!
    birden bu hüzünlü kızı mutlu etme isteği doğdu içime, gülümsetme isteği...
    ama nasıl...

    siz çok cesur birisiniz, bu kusurunuza rağmen hayata tutunmanız, azminiz topluma rağmen yaşamaya çalışmanız sahip olmak istediğim azim ve kararlığa büyük bir örnektir,,,
    tüm kalbimle sizi kutluyorum...

    demek istedim, demek isterdim.

    ama kusurunu hatırlatmak, ya da onunla alakalı konularla yaklaşmak zor geldi, üzülebilirdi.
    birden gözlerim ayakkabılarına yoğunlaştı
    hani ilkokulda siyah iskarpin giyerler çocuklar, ortasında püskülümsü bir uzantısı olanlarından...
    büyük bir kararsızlıkla gittim yanına,

    -afedersiniz, çok güzel ayakkabılarınız var, kız arkadaşıma hediye almayı düşünüyorum aynılarını nerden bulabilirim, yardımcı olur musunuz ?
    --ankara metrosunda bir yerden aldım
    -ama cidden çok güzeller, çok yakışmış...teşekkürler, hoşçakalın

    aman allahım,,
    uzaklaşırken hüzünlü yüzünde ışıltılı bir tebessüm gördüm,,, gülüyordu.

    evet evet gülümsüyordu kendi kendine,
    beğenilmekten ötürü, takdir edilmekten ötürü, birinin yardım istemesinden veya birine yardım etmekten ötürü gülümsüyordu...

    içime büyük, içime sığmayan kocaman bir mutluluk doldu.

    biraz daha insan hissettim kendimi...

    ulan dedim aslında insan olmak o kadar da zor değilmiş be !!!
    #368530 (balyancho, 23.06.2006 12:50 ~ 15.11.2006 02:31)
  2. sokak kedileri. ne zaman görsem yağmur yağdığında ne yaptıklarını düşünür üzülürüm çocukluğumdan beri.
    (bkz: sözlük beraber çocukluğuma inelim)
    #642560 (whatawickedgametoplay, 17.09.2006 14:20)
  3. (#642490) böyle düşünen birinin olması. çünkü (#642452).
    #642563 (keserim ulan topunuzu, 17.09.2006 14:20 ~ 14:23)
  4. ramazan ayında oruç tutup saatlerce aç kaldıktan sonra kimseye hayrı dokunmadan iftar sofralarında kuşsütü barındıran zihniyete karşılık olarak eve dönerken gördüğüm çöp karıştıran insanların varlığını ve onların bir öğün karınlarını doyurmakla birşey elde edilemeyeceğini bilen aydın zihniyetin hiçbir şey yapamaması, elinin kolunun bağlı kalması..
    #642609 (sevgilioykuler, 17.09.2006 14:33)
  5. küçücük ve masum bir çocuğun annesinden elma şekeri isterkenki haykırışları, annesinin de ona elma şekeri alamayacaklarını anlatmaya çalışan dopdolu gözleriyle örtünmüş ağlamaklı yüzü, yüzün üstüne sardığı annelik korunağının altında yatan yokluğu anlamanın verdiği acı.. çocuğa standdaki en büyük elma şekerini alma isteği ve hemen ardından annenin bunu kabul etmeyeceğini, kabul etse bile kendini kötü hissedeceğini düşünüp çaresiz kalmak..
    #642630 (sevgilioykuler, 17.09.2006 14:40)
  6. hiç süphesiz africa daki insanların dramıdır. aıds, açlık, soykırım...
    #642638 (like a_ rolling stone, 17.09.2006 14:42 ~ 25.09.2006 01:17)
  7. eski sevgiliyi gıcık olduğunuz biriyle kıkırdaşırken görmek.*
    #642650 (meureate, 17.09.2006 14:45)
  8. afrikaya africa diyen insanların varlığı iç burkar da burkar.
    #642651 (nifelheim, 17.09.2006 14:46)
  9. (bkz: savaş)
    #642762 (syda, 17.09.2006 15:20)
  10. yemek seçmek. bir tarafta aç insanlar varken kolay kolay yemek beğenmememiz.
    evlerden poşetlerle çöpe atılan küflü ekmekler ve bunları çöpten alan almak zorunda kalan insanlar.
    daha bebekken annesini kaybedip, annesinin eşyalarını görünce bu annemin diyen çocuklar
    #642786 (gonulcelen, 17.09.2006 15:26)
  11. içimizde yaşadiğimiz pişmanlıklardır. yaptıklarımıza ya da yapamadıklarımıza karsi keşkelerin olmasıdır. düşündükçe içimiz burkulur, acır.
    #642795 (syda, 17.09.2006 15:27)
  12. (bkz: laz pacino nun sözlügü birakmasi)
    (bkz: 10 dakika sonra kararini geri almasi)
    (bkz: evet ben dansozum diye bagirmak)
    #642852 (chanson de roland, 17.09.2006 15:42)
  13. insanın hayal kurmaktan vazgeçemeyen bi varlık olması. birlikte yapılacakların hayali kurulur, planı yapılır. sonra o canınızın parçası yok olur birden. aslında en iç burkan, hayat karartan ölümdür ve ne yazıkki hayatın tek gerçeğidir.
    #643268 (sour cherry, 17.09.2006 18:34 ~ 25.09.2006 18:05)
  14. GÜNAH EKERiM ÖMRÜNE

    "Mecburiyetine Boyun Eğen'e"

    Uzaklaş;
    Yoksa sana dokunurum,
    Yoksa yasak tanımam,
    Günahkâr olurum, günahım olursun,
    Kaç, görme,
    Görürsen hatırlama,
    Hatırlarsan ağlama.
    Gelme.
    Yoksa sana dokunurum,
    Dudaklarına konarım
    Gözlerini esir alırım
    Kölem olursun,
    Gecelerce kölen olurum,
    Didik didik ederim hayatını,
    Benden başkasına yaşatmam seni,
    Tarihini vururum, anılarını asarım,
    Yüreğine saplarım kendimi
    Bedeninde yatıya kalırım
    Teninde beklerim geleceğimi
    Yaklaşma;
    Seni alırım,
    Senin olurum,
    Özgürlüğüm yoldaş olur yanına,
    Sensiz düşüncelerim toprak olur,
    Taparım sana, yatağına tapınak derim,
    Yüzünde güneşler beklerim,
    Gitmezsen sana dokunurum
    Sahiplenirim seni,
    Sana aşkı yaşatırım,
    Daha küçük aşklara katlanamazsın,
    Benimle ölürsün...
    "Kavuşamayan iki dağdık, aramızda güneş vardı"

    *
    #643303 (fayaka, 17.09.2006 18:48)
  15. içinizde cevap veremediğiniz sorulardır.
    #643798 (yalinlik, 17.09.2006 21:46)
  16. bir oğlum var, manevi olması onu sevmem açısından bir farklılık arz etmiyor. biraz daha rahat bir çocukluk yaşaması için, ben de bisiklet istiyorum dediğinde aynı hafta içerisinde isteğini gerçekleştirebilmek için ondan uzak bir şehirde koşulların gerektirdiği şekilde yaşıyorum. bir de ablası vardı oğlumun, o da maneviydi fakat o da kendi kardeşi gibi severdi. bir gün ablamızı yitirdik, o çok sevdiğimiz, dondurma ısmarlaması için sırnaştığımız ablamız artık bizimle değil.

    kucuk kaptan kötü bir şeyler olduğunun farkında ve huzursuz, soruyor ama beş yaşındaki bir çocuğa ölümü nasıl anlatacağımı bilemiyorum. ablan şehir dışına taşındı diyorum, benim yanıma geldi, aynı evde yaşayacağız artık. çok güzel ama ikinizi birden özleyeceğim diyor. seni ararız, sen bizi ararsın diyorum ama sesim titriyor.

    geçenlerde aradım küçük kaptanı, çoktan unutmuş olacağını düşünürken ablasını sordu, başkalarını bilmem ama bırakın içimin burkulmasını, bütün kemiklerim direncimle birlikte kırıldı sanki.
    #663175 (kaptan arka kapi, 24.09.2006 21:37)
  17. ayrilik:

    bazen bir lise çocuğu için yatılı hayata başlamak suretiyle evinden ilk defa ayrılmak,

    bazen mezun olduğu okuldan anılarını, ilk şaşkınlıklarını, dostluklarını, 17 yaşının tüm masumiyetini bırakmak,

    bazen onu çok sevmesine rağmen ağlaya ağlaya sevdiği harhangi birşeyden vazgeçmek,

    bazen bir çocuk için çok sevdiği ve uzattığı saçlarını kestirmek,

    bazen senede bir kez gelen akrabanın gitme vaktinin geldiğini hissetmek,

    bazense size ve çocukluğunuza ait olan herşeyle özdeşleştirdiğiniz büyüğünüzün naaşının toprağa verilişini seyretmektir.

    ve ayrilik hayata dair en iç burkan detaydır.*
    #663206 (dr_neo7, 24.09.2006 21:54 ~ 01.03.2008 22:25)
  18. kisın ayazında kar yağarken delik kösele ayakkabisı,eski püskü yırtık ceketi elleri titrerken ziraat bankasinın önünde emekli maaşını çekmek için sıraya girmiş dedeleri görüp birşey yapamamak
    #663303 (j butterfly, 24.09.2006 22:35)
  19. binlerce ışık içinde ışığa hasret yaşayan, onca zengin varken yoksulluğuyla gönlü zengin olan, bir şeyleri bileğinin hakkıyla kazanan, diğer yanda terlemeden kazanç sahibi olan... işte takdir sizin, görmek istedikten sonra hayatın içinden olan hadiseler..
    #663427 (Harvester of Sorrow, 24.09.2006 23:12 ~ 25.09.2006 02:33)
  20. üc yasindayken; sahile vuran dalgalarin siz yetisemeden kiyidaki kovanizi alip derinlere götürmesidir,
    yedi yasindayken; yürüyen merdivenlerin sonuna gelindiginin farkedilmemesi üzerine elindeki kocaman dondurmayla beraber yere düsmektir,
    on bes yasindayken; hayatinin matematikteki ilk zayif notunu alip haftalarca aileme nasil söyleyecegim diye düsünmektir,
    on sekiz yasindayken; üniversiteyi kazanip aileni,evini,dostlarini,sevgilini ve dogup büyüdügün sehrini arkanda birakarak hic bir seyinin olmadigi bir sehre tasinmaktir,
    yirmi yasindayken; hayatinin en büyük aski olan insandan hayatinin en büyük kazigini yemis olarak ayrilmaktir,
    yirmi üc yasindayken; geriye dönüp cocukluk hayallerine bakmak ve bu hayallerin arasinda 22 yasinda okulu bitirmek,24 yasinda evlenmek, 25 yasinda ilk cocugunu dogurmanin oldugunu hatirlamak ama 25'e merdiven dayadigin su günlerde hic birisine sahip olamadigini bir kez daha farketmektir,
    yirmi bes yasinda; 3 yasinda bir kova icin agladigini, 7 yasinda dondurma icin agladigini, 15 yasinda sacma bir not icin haftalarca uykusuz kaldigini hatirlamak , 20 yasinda aslinda degmeyen bir insan icin yillarini verdigini anlamak ve artik bir seyi farketmektir : büyüdügünü...
    #663588 (rosie dunne, 25.09.2006 00:13)
  21. ünlü türk düşünürü ve usta yorumcu sayın hande yener hanımefendinin son albümün de nasıl zor şimdi isimli parçasın da anlattığı anlardır.

    nasil zor simdi tanismak baska biriyle,
    yeniden kurmak o devrilen cumleleri,
    anlatmak kendini ilk kez anlatir gibi,
    soyletmek herseyi unutmasi zor olsun diye....
    #663592 (karpuzkabugu, 25.09.2006 00:14 ~ 00:15)
  22. "özlemeyi" özleyecek kadar duygusuzlaştığını farkettiğin zamanlar...
    #663686 (longinus, 25.09.2006 00:53)
  23. hayatınızın içinde en önemli en değerli en sevdiğiniz insanı sonsuza kadar göremeyeceğinizi bilmek..
    #664625 (paranoyasnm, 25.09.2006 13:30)
  24. yaş ilerledikçe, hayatın dayattığı sorumlulukların dizi dizi karşınıza dikilmesi.

    siz hayatı umursamadan koştururken "hala çocuğum" diye, zamanın nasıl ince ince ama derinden aktığının ve akarken de, eskiden anlamlandırdığınız ne varsa, alıp beraberinde götürdüğünün fark edilmesi...

    yıllar sonra, yetişkin biri olarak, çocukluğun geçtiği şehre gelindiğinde hatıraların canlanması..ilkokul yıllarına dönme; haftasonları sabahın köründe kalkıp çizgi film izleme; eski arkadaşlarla futbol oynama; pazar günleri, ertesi gün okul olduğu için oluşan o tuhaf karın ağrılarını tekrar yaşama isteği...

    gözlerin önünde çocukluğunuzun kare kare görüntüleri...

    bütün bunların geride kaldığı, artık koskoca adam olunduğu bünyeye zorla kabul ettirilmeye çalışılırken, o en yalansız çocukluk duygularının geri gelmeyeceği gerçeğinin benliğe attığı tamir olmaz çizikleri görmezden gelmeye çalışmak..

    ruhun taa derinlerinden gelen iki damla yaşın, "ben büyümek istemiyordum" diye gözlerden yuvarlanması..
    #680256 (timsah, 30.09.2006 14:59 ~ 15:06)
  25. güpegündüz yol ortasında bıçaklanarak yerde yatan genç bir adamın gözlerini sizin gözlerinize dikerek, gözlerinizin içine bakarak ölmesi..
    #751877 (istanbul icin efkar vakti, 18.10.2006 17:29)
/ 20
© 2008 - uludağ sözlük

hayata dair ic burkan detaylar başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. hayata dair ic burkan detaylar ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu hayata dair ic burkan detaylar nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» the juror » charles bartowski » dokunmaktan korkmayan kadinlarin sevgilisi » yanlis meslek secmek » itu sozluk » babanin yaninda kufur etmek » duzenli olarak takvim yapraklarini koparmayan kisi » entelektuel » ilk insanlarin zembille geldigi gercegi » amfoter a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci