gozaltinda olen birtan altunbas in davasi sonlandi 


kapat
  1. Hacettepe üniversitesi son sınıf öğrencisi birtan altunbaş'ın 1991 yılında gözaltına alınması ve gözaltına alındığı çatının altında ölmesi akabinde, tüm girişimlere rağmen ancak içişleri bakanlığı'nın 1998'de açılmasına izin verdiği, yargılanan sanıkların haklarında verilen kararların dört kez bozulması ile bir türlü sonuçlandırılamayıp zaman aşımı noktasına getirilen ve nihayetinde dün yapılan son duruşma ile sonuçlanan lakin, sonucu yüreklerde açılan yaralara merhem olmaktan çok uzak olan, üstüne üstlük işkence yaparak bir insanı katletmekle suçlanan polislerin dörde düşmesi ile sanıklardan bazılarının özgür kılındığı bir mantıksızlığa bürünen, geri kalan dört sanığın aldığı 10 yıllık cezanın, sanıkların duruşmalardaki iyi hal sergilemeleri yollu, aklın ve vicdanın kabul etmeyeceği bir kararla sekiz yıla düşürülmesi neticesinde işkencenin işkenceyi yapanların yanına kar kalmasına neden olan ve akp hükümeti tarafından sıklıkla dillendirilen işkenceye sıfır toleranssözünün yalan olduğunu, bilakis işkencecilerin, neye dayanılarak verildiği anlaşılamayan iyi hal indirimi ile ödüllendirildiği, katledilen birtan altunbaş'ın kanının yerde kalmasına neden olan ve adaletin bu ülkede işlemediğini, işlese bile o adaletin; adaleti, kendi içinde var edip işkence yoluyla tesis edilmesi vazifesini yüklediği icra edicilerine işlemediği ve es geçip görmezden geldiği gerçeğini görülür kılarak adalet sistemine güveni sarsan, gözaltında ölüm sonucu açılan davanın, vicdanları kanatır bir sonla bitirilmesidir.

    Sadece altunbaş davasında görülmemektedir, suçun karşılığı olan cezanın kararlı bir duruş sergilenemeyerek verilememesi. Adalet ne hikmetse; sadece hak arayan, sorgulayıp araştıran, hakkını koruyup kollayan ve hakkını kullanmak adına bir duruş sergileyen, o duruşu düşünceleri ile şekillendiren ve o düşünceleri okur yazarlığı ile bilgiyi ve fikri içselleştirmek babında arayıp bulmak ve bulduğu vakit çekip alarak özümsemek suretiyle kişiliğini temellendiren ve bilinç kazanarak bu bilinci, bilinçli ortaya koyuşlarla insanlara aktaran bireyleri koruyup kollayamamaktadır. Bilakis onları kendi çarkları olan ve o adaleti dağıtmakla yükümlü kıldığı dişlileri arasına alarak örselemekte ve savurup, onların yok olmasını istemekte ve buna sebep olmaktadır. Haliyle, suçlunun el üstünde tutulduğu, o suçlunun suçunu; bilumum, ülke menfaatini koruma maksadıyla icra ettiği yollu türlü adilikler içeren gerekçeler ileri sürerek uyguladığını ve bunun mazur görülmesi gerektiğini ima ederek adaletin gölgesinden kendi bedenini sıyırmaya çalışmasına, bu dava münasebetiyle ilk kez karşılaşılmamıştır, ne yazık ki bu gerçek her zaman var olmuştur ve bu gidişle de hep var olacak gibi görünmektedir.

    Neticede verilen karar sadece işkencecilerin lehine olmuştur ve kazanan bir kez daha; insan hayatına kast eden insanlıkla alakası olmayan insan görünümlü mahlukatlar olmuş, kaybedenler ise; içinde yaşadığı hayatı hem kendisi için hem de diğer insanlar için dikenlerden arındırmak babında duyarlılık gösterip tüm varlığı ile insanlık için düşünen, düşünceleri ile sorunları gidermek gayesiyle o sorunlara çözümler üretmeyi hedefleyen, bunun için kendini geliştiren, aynı zamanda özgürlüğü genele yaymak isteyen ve bunun yolunun bireyleri bilinçlendirmekten geçtiğini, bu gayenin insanları düşünmeye sevk ederek olur kılınacağının bilincine varmış, ülke geleceğinin emanet edileceği bu vatanın gerçek sahipleri olmuştur ve bu olduruş, yüreklere ve zihinlere kazınır bir kararla görünür kılınmıştır.

    peşin edit: bu yazı şahsım tarafından, radikal gazetesinde okunulan bir habere istinaden, konu hakkındaki düşüncelerimin kelimelere dökülmesi yoluyla var edilmiş olup, bizzat şahsıma aittir.
    #1449593 (bluevelve, 24.03.2007 22:26)
  2. bağımsız yargının kararıdır. ne oldu, başörtülü öğretmenin sokakta başını kapatamayacağını söyleyen yargı iyiydi de, bu kararı veren yargı kötü mü oldu şimdi-bu kararı veren insanların öldürülmesini normal karşıladığımı düşünen arkadaşlara imla kılavuzu göndereceğim, atasözleri ve deyimler kılavuzu da hediyesi, çünkü var böyle lafı istediği yeriyle anlayan tipler-. yargının kararını beğenince süper yargı, beğenmeyince sanki kararı akp vermiş gibi iktidar partisine sallamak, hayır benim için sorun değil, her şekilde akp'ye laf atabilirsiniz ama tutarlı olalım lütfen, işimize gelen kararlarda bağımsız yargı işimize gelmeyen kararlarda siyasileşmiş yargı, yok ya, beğenirsem benden, beğenmezsem senden, başka isteği olan?

    başlığın konusuna gelirsek, annesini bıçaklayıp öldü diye bir yere atan ve öğretmen olan kızına defalarca tecavüz edip boğazını keserek öldürenler 8 yılda dışarı çıktı, ben o gün yitirdim ülkedeki adalet anlayışını olan güvenimi. ha kanunlar böyle söylüyor olabilir, hakimler saçma sapan nedenlerle iyi hal falan gibi katillere bile ceza indirimi yapıyor olabilir, o kadar detayına girmiyorum ama şunu kalben söyleyebilirim ki toplumun en büyük yarasıdır bu yargı sorunu, ne sadece mahkemelerin sorunudur, ne sadece siyasilerin, ne sadece suçluların, hepimizin en büyük sorunudur ve insanlar yargıya güvenemediği müddetçe herkes kendi adalet sistemini kurar, yeni moda yakalanan gaspçıyı polise emanet etmek değil hallice bir dövmek oluyor bu yüzden, çünkü polis yapabileceğim bir şey yok, biz de memnun değiliz 3 ay sonra çıkmasından diyor, bakan çıkıp kanunlar süper ne olmuş ki diye açıklama yapıyor, velhasılı kelam yazık oluyor, hepimize..

    6 aylık eğitimden sonra lise mezunu adama silah verip deli gibi yetki verirsen şeklinde başlayıp uzayıp giden bir yazı da yazabilirim ama şimdilik yeri ve zamanı değil, burası türkiye..
    #1449696 (kisinin degeri aradigi seydir, 24.03.2007 22:41)
  3. türkiyedeki kokuşmuşluğun göstergesidir. bizi korumakla görevli 4 polis işkence yaparken bir genci öldürmüştür bu çirkinlik bir yana cezalandırılmaları tam 16 yıl sürmüştür, o gün doğan çocuklar askere gidecek nerdeyse. üstüne üstlük adam öldürmelerinin karşılığı olarak 1 yıl 9 ay hapis yatacaklar. ne diyelim vatan sağolsun(!).
    #2510042 (aksak tirtil, 23.10.2007 21:34)
  4. devletin adam olduren polislerini cezalandirmakta gonulsuz olmasi ve olayi savsaklamasi nedeniyle gelecege iliskin umitlerimin daha da azalmasina neden olan davadir. onunde uzun bir gelecek olmasi beklenen gencecik adama yazik olmustur.
    #2510089 (isla morada, 23.10.2007 21:43 ~ 21:55)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

gozaltinda olen birtan altunbas in davasi sonlandi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. gozaltinda olen birtan altunbas in davasi sonlandi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu gozaltinda olen birtan altunbas in davasi sonlandi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about gozaltinda olen birtan altunbas in davasi sonlandi. Copyrights of the articles are belong to their authors.