gecenin şiiri

entry 11822 galeri 498 video 92 ses 8 iyilertrends
  1. 11799.
    "bir de bakalım leyla köşesinden
    aşkın kadın adlı penceresinden
    bırakmıştı kendini yazılmış olana
    susmak ve konuşmamak denen cana
    evlenmişti ve görünüşte mutlu
    şimdiden memnun ve gelecekten umutlu
    fakat bir eksiklik ufacık bir nokta
    kalbi kurcalıyordu hala
    mecnun ne olmuştu neredeydi
    nasıldı ne yapıyordu hali neydi
    geceleri loş gölgeler arasında
    kum tepelerinde ay yarasında
    mecnuna benzeyen hayaller olurdu
    bu anlarda sanki kalbi dururdu
    bitmiş olan bir daha mı başlayacak
    ne çare başlayan başlamamış
    bitmiş bitmemiş olacak
    gibi gelirdi ona
    ürküntü geçmiş ama erememişti huzura
    karanlık bitmiş fakat erememişti huzura"
    sezai karakoç.
    #36457242 :)
  2. 11800.
    Seni saklayacağım inan
    Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
    Şarkılarımda, sözlerimde.Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
    Ve kimseler görmeyecek seni,
    Yaşayacaksın gözlerimde.Sen göreceksin, duyacaksın
    Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
    Uyuyacak, uyanacaksın.Bakacaksın, benzemiyor
    Gelen günler geçenlere,
    Dalacaksın.Bir seviyi anlamak
    Bir yaşam harcamaktır,
    Harcayacaksın.Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
    Yaşayacağım gözlerimde;
    Gözlerimde saklayacağım.Bir gün, tam anlatmaya..
    Bakacaksın,
    Gözlerimi kapayacağım..
    Anlayacaksın.

    Özdemir Asaf: seni saklayacağım
    #36457337 :)
  3. 11801.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1407382/+
    #36457351 :)
  4. 11802.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1407415/+
    #36457744 :)
  5. 11803.
    Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam
    Sana uzun heceli bir kent vereceğim
    Girilince kapıları yitecek ve boş!

    Azizim, güzel atlar da güzel şiirler gibidirler
    Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!

    Ece Ayhan
    #36458081 :)
  6. 11804.
    bedbaht
    yine niye gelir ki bahar?
    Neden duyulur
    parkta çocuk, dalda kuş cıvıltıları.
    Kim dinler bu şen şarkıları?
    Bankta nişanlılar dillerinde gelecek planları
    masalları, hikâyeleri, mutlu sonları…
    Allah’ım bir bana mı görünür?
    acılar, sürgünler, gözyaşları.
    Bir ben mi duyarım
    ağlayan günahsız çocukları?
    Bir beni mi üşütür
    zalimin soğuk zindanları?
    Bir ben mi tutarım mazlumların yasını?
    Ahh! Bir ben mi meyusum bu alemde
    bir ben mi bedbahtım?
    Yoksa herkes mi yalancı?
    Dünyada acıdan başka şey var mı?
    mazk
    #36460544 :)
  7. 11805.
    Affet

    Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,
    Affet senden habersiz aldığım her nefesten...

    Necip fazıl Kısakürek.
    #36460589 :)
  8. 11806.
    Palyaço

    i.

    kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
    kaç kilo çekerdi yalnızlık
    kaç kere ezildim altında
    yaz yağmurlarının

    belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
    her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
    hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

    kim sevmezdi çiçekleri filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi

    bunu palyaço söyledi,
    palyaço söyledi ben yazdım
    yazdım, yazmasam ağlayacaktım

    herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
    sırf bu yüzden mi ağladım
    alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

    biraz birazdım her şeyden
    dün biraz sinirlenmiştim mesela
    yarın bir kadını seveceğim biraz
    biraz biraz kör oldum bu günlerde

    ama rakı kadehlerini boşaltmayın
    eksilmesin hiçbir şey
    hiçbir şeyden dahi olsa
    kalsın biraz

    ii.

    umursamıyorum yılgınlığımı filan
    çünkü sessizce yaşanmalı her şey
    bir devrim sessizce olmalı mesela
    ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

    bir palyaço neden yalan söylesin ki
    ben palyaço olsaydım söylemezdim
    marangoz olsaydım da söylemezdim
    ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

    hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
    kaç kilo çeker ki bir palyaço
    hem neden yüzüme vuruyorsunuz
    bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

    gocunmam ki ben, ben gocunmam
    bir palyaço ne kara gocunmazsa
    o kadar, o kadar gocunmam işte

    rakı doldurun! eksilmesin

    iii.

    bitmedi, yazacağım daha
    yazmazsam ağlayacağım çünkü
    alçakça olacak biraz

    hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
    her sokakta biraz daha eksilirdik
    bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
    bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
    ”duyamadım”, derdim, “tekrar et!”
    sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
    sokaklar daha bir puslu
    palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
    ve ben daha bir alçak olurdum
    ağlardım biraz

    hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
    hatta kuyruğuma basma diyorum
    acıyor, tırmalarım,-
    diyorum

    kahrol, kahrol!
    diyorum

    iv.

    geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
    korktum birden, kusacak gibi oldum
    ”olur öyle” dedi palyaço,
    ”herkes alçaktır biraz”
    ”otur ulan!” dedim, bağırdım ona
    ben bazen bağırırım biraz

    ”rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
    ben bazen eksilirim biraz
    aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
    bunu sonradan öğrendim

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim

    örneğin;

    geçen gün bir kadınla seviştim
    biraz değil çok seviştim

    ya işte öyle palyaço
    diyorum ki,
    bunu da yeni öğrendim
    sevişmek de eksilmekmiş biraz

    v.

    kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi
    bunu palyaço söyledi
    palyaço söyledi, ben yazdım
    yazmasam, alçak olacaktım
    hem ben roman da yazdım biraz

    bazen diyorum ki, palyaço,
    sen olmasan ben ne yaparım
    alçakça eksilirim belki biraz
    her yağmur yağışında yerin dibine girerim
    hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
    ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

    biraz biraz anlıyorum ki,
    yüzler eller, o terli vücutlar filan
    her şey plastikmiş biraz

    vi.

    haydi sirtaki yapalım palyaço
    rakı doldur, yine eksildik biraz

    meçhul
    #36466950 :)
  9. 11807.
    Cam kenarında yat bu gece n'olur
    Bütün ışıkları kapat
    Göğe bak..

    Ali lidar
    #36467356 :)
  10. 11808.
    Bir yere yaklaşıyoruz seninle
    Belki bilinmeyen bir azak şehir
    Belki o, en sakin deniz kıyısı
    Belki de bir dağ yamacı kim bilir
    O yerde her şey değişecek ansızın
    Hiç ayrılmayacak ellerimiz
    Kuşlar en yakın dostlarımız olacak
    Terk edilmiş bir kulübe evimiz
    Gün doğmadan uyanacağız seninle
    Tenimizde kırağların serinliği
    Kulaklarımızda en güzel şarkılar
    çiçeklerin, ağaçların söylediği
    Seninle mevsimler orada bambaşka
    Zaman bir suyun akışı, o yerde
    Hüzün artık unuttuğumuz bir şey
    Yalnızlıksa bizden çok ötelerde
    O yerde bütün güzellikler hayran sana
    içi gülsün diye göz bebeklerinin
    Ve döndüren başını içki değil artık
    O baygın kokusu kır çiçeklerinin

    ümit Yaşar Oğuzcan
    #36467559 :)
  11. 11809.
    Seni düşünüyorum, güneşin ışıkları denizden aksedince
    Seni düşünüyorum, ayın parıltısı kaynaklara vurunca
    Seni düşünüyorum, uzak bir yol üstünde tozlar havalanırken,
    Karanlık bir gecede, dar bir tahta köprüde bir yolcu ürperirken,
    Seni düşünüyorum, boğuk uğultularla orada yükselen dalgalar.
    Kulak kesilmek için koruluktayım, sık sık her şeyin sustuğu anlar.
    Uzakta olsan bile ben senin yanındayım, sen de yakınımdasın.
    Güneş batıyor, biraz sonra, ben ışıtacak yıldızlar!
    Ne olurdu burda, yanımda olsaydın...

    Johann Wolfgang von Goethe
    #36467573 :)
  12. 11810.
    DESEM Ki

    Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
    Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.

    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    Desem ki...
    inan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen,
    Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    Cahit Sıtkı TARANCI
    #36467670 :)
  13. 11811.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1408594/+
    #36467725 :)
  14. 11812.
    Eski bir hikayeden geldim sana,
    Kusura bakma;
    Üstüm başım mutsuzluk içinde.
    Görmüyor musun?
    Güzel olan her şeye biraz eksiğim.
    Al beni seninle tamamla.
    Allah biliyor,
    Adını arayan bir deliydim,
    Sana geldiğim yerde.
    Hiç kişiliğim,
    Kimse beni bilmiyor,
    Sen beni sevmeyince.
    Hadi şiiri yorma,
    Sev beni.
    Çünkü ben,
    Yer çekimi kanuna karşı gelip,
    Bel altıma düşürmeden,
    Kutsal bir kitap gibi,
    Kalp hizamda saklıyorum seni.
    #36467873 :)
  15. 11813.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1408625/+
    bilmiyorum ki usta...
    biraz cahit abi biraz nazım abi biraz attila abi, ki canımı yakıyor biraz ama olsun.
    ahmet arif son nokta ile bitirişi yapıveriyor kelamları öpülecesiler.
    #36468041 :)
  16. 11814.
    Ay çok mu gecikti nerdeyse çıkar
    Sen yalnızlığıma varır varmaz
    Az sonra yağmuru durduracaklar
    Rüzgarı değiştirdim
    Ustura ağzı poyraz
    Yok canım yıldızları unutmadık
    Mutlaka yerlerinde bulunacaklar
    Kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
    Sütlü çıplaklığını örtecek kadar
    Senin için olduğu asla bilinmeyecek
    Yapraklarını birden dökecek dutlar
    Şafak sökerken sekiz on kadar şimşek
    Balkonda işlemeli müstesna bulutlar
    Ayak bastığın an şehir de değişebilir
    Yoksa Moskova\'mı
    Belki Berlin belki Dakar
    Belki 30\'lardan mehtap yorgunluğu izmir
    Körfez\'de şerefine donatılmış vapurlar
    Nerede ne zaman kaç kere yaşadık
    Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
    Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
    Dudaklarımızda birbirimizden mısralar...
    #36468073 :)
  17. 11815.
    çizebilse idim
    bahar olacaktı yüzün...
    yazabilsem
    en uzun şiirlerler...
    okuyabilsem en uzun romanlar...
    Gezebilsem en uzun sokaklar,
    olmadı be kadın
    beceremedim
    paçoz işte
    kitap adam işte,
    e adını duvarlara yazacak çağı da çoktan geçtim
    yasak sevdamın
    gözaltı tarafı
    çaresiz...
    seni yüreğimde erittim eyvallah.
    #36474761 :)
  18. 11816.
    ya evlenin ya da evlenmeyin
    ya da her ikisi için de pişman olun.
    dünyanın aptallığına kahkahayla gülün
    pişman olun.
    onun için ağlayın
    ve yine pişman olun.
    dünyanın aptallığına kahkahayla gülün,
    ya da onun için ağlayın;
    her ikisi için de pişman olun
    dünyanın aptallığına kahkahayla gülün,
    ya da onun için ağlayın;
    her ikisi için de pişman olun.

    kendinizi asın; ve pişman olun.
    kendinizi asmayın,
    onun için de pişman olun.
    kendinizi asın ya da asmayın
    ikisi için de pişman olun
    ister asın ister asmayın,
    her ikisi için de pişman olun.
    işte sevgili dostlarım,
    tüm insan bilgeliğinin özü.

    soren kierkegaard - ya-ya da 'dan.
    #36476296 :)
  19. 11817.
    bir son sigarayı birlikte içelim,
    sen beni, ben seni çekeyim içime.
    özlemimiz buluşsun dumanlarda,
    varlığın hapsolsun ciğerlerime...
    #36478175 :)
  20. 11818.
    bazen çok korkuyorum.
    ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor
    çünkü fena halde yaraşıyor birbirine gece ve balta
    ve anneciğim derdi vardı neyin altına giysen olur bir siyah pantolonum şimdi gibi ay!
    tekhnem dolu müfsidle!
    bu da caddelerden derviş dervişegelmeme mâni değildir
    yolları ay bastı mı lambalara koşuyorum ya, bundan
    bunun için kent nesnesi o bıçakla bakunin'di deştiğim
    ki ben devletin taş kestiğini en baştan bilirdim
    isa'yı polise doğru
    lttuğum zaman.
    ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim
    de ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir
    zaten en az on iki kişiden biri haindir
    ama gözlerimi öyle yırtma annem ilkokul öğretmeniydi benim!

    sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum
    gazinolardan
    inanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor
    bir yanım asaf halet söylüyor diğer yanım fabrika
    bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana
    bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum
    ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk
    örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair
    arabca akdeniz diyor ben
    aynadan dönüyorum ayna
    benden dönmüyor.

    çok sihirli bir kabri söndürüyorum
    bir havari morfin gibi anne söylüyor
    ağlıyorum bak bir çocuk bak bir çocuk bak
    bak bir çocuk çok kötü bir gömlek kuruyor.
    belki de yangın çıksa ve ikna edilmiş olurum
    torbamı topluyorum ve annem şarkı dinlemiş olur
    korkuyorum çobanım yok metal nazlı pim aktif
    çözmüyorum çözersem kın fena halde kalınlaşıyor.
    manchesterden geliyorlar ve liverpooldan geldiler
    birazdan padişah mı öldürecekler dedim
    bir milyon kadardılar ah atları vardı
    artık seni bir çiçek yerine kopartmak
    istiyorum sevgilim.
    işte sahneden indim ve öpüyorum ağzından
    annem meç yaptırmazsa iftara geç gelir haz
    ey sıkıntının sevdiğim aritmetiği
    söyle banabana söyle; bir kere daha kabz?

    `inanmışım kaybetmek esrarıdır esrarın
    çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum`
    ipimden kurtulmuşum kaybediyorum
    birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
    tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
    helvetius haklı devlet şaşkın piyanist kara
    memleket sana rağmen ket vururken yarama
    şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
    -ve emir ‘kun’ diyor, doğruluyorum-
    bu ülke'den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
    `ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!
    çünkü bu,
    seni seviyorum içine nal salmak demektir.
    ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur.
    oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
    ve gitmen beni dile indirger sevgilim.`

    zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av
    yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine
    kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor
    gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun
    bir tekkenin ortasına sirk treni devriliyor.
    ki hala çocuk övmeye duruyorsam bu
    'şehrin en uzak yerinden gelen o'nunla
    ve izmit'le ve fargo'yla ve horasan'la
    ve hafıs'ın beni eve götürdüğü kınla ilgili bir matkabı
    girdiği çene kemiğiyle birlikte söküp
    şu karşıki düğün salonuna ilave edemememdendir.
    yoksa orospular ve ortaokul öğretmenleri giremesinler diye
    babam ve bilhassa dedem
    mahallemize yeterinde toplu polis gönderilmesi konusunda
    gerekli telefonları etmiş durumdalar sevgilim!

    ama yine de sırf sen sürdürebil diye ayın alnında melekçe
    ve şüpheye düşmeden kelebek besleyebilsin diye bir padişah açıkça
    benim alıp kını
    öte yana geçmem gerektir
    içinden memleketi çekeyim diye.
    hem düşünsene;
    bu bizi nasıl imparatorlaştırır!
    yoo, hayır! omzunu açma. omzun ideoloji taşır.
    ve fakat 'dil'e rağmen bütün bunlar sevgilim
    ayaklarına beyaz çoraplar giydirmek istemediğim anlamına gelmeyebilir.

    çünkü bak süleyman bu sayfadan henüz geçmiş gibi gül lekesi
    ve apaçık kudüsmüş bir zebrayım ben uzun menzilli şiirlere şikar!
    elbet bir gün batar, kuşlar döner, çarmıh baştan düzenlenir
    ve bana tertemiz eller verir cezayirli o tüccar.
    o vakit sana bakıyorum kadar büyür akdeniz
    cumhuriyetin tersinden tertib ettiği çarşılar gibi
    sonra uzun süre bir takibediliyormuşum hissi…
    siz hiç yahudi bir minibüs şöförü düşlediniz mi?

    Ah Muhsin Ünlü
    #36478222 :)
  21. 11819.
    i.

    kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
    kaç kilo çekerdi yalnızlık
    kaç kere ezildim altında
    yaz yağmurlarının

    belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
    her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
    hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

    kim sevmezdi çiçekleri filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi

    bunu palyaço söyledi,
    palyaço söyledi ben yazdım
    yazdım, yazmasam ağlayacaktım

    herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
    sırf bu yüzden mi ağladım
    alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

    biraz birazdım her şeyden
    dün biraz sinirlenmiştim mesela
    yarın bir kadını seveceğim biraz
    biraz biraz kör oldum bügünlerde

    ama rakı kadehlerini boşaltmayın
    eksilmesin hiçbir şey
    hiçbir şeyden dahi olsa
    kalsın biraz

    ii.

    umursamıyorum yılgınlığımı filan
    çünkü sessizce yaşanmalı her şey
    bir devrim sesszce olmalı mesela
    ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

    bir palyaço neden yalan söylesin ki
    ben palyaço olsaydım söylemezdim
    marangoz olsaydım da söylemezdim
    ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

    hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
    kaç kilo çeker ki bir palyaço
    hem neden yüzüme vuruyorsunuz
    bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

    gocunmam ki ben, ben gocunmam
    bir palyaço ne kara gocunmazsa
    o kadar, o kadar gocunmam işte

    rakı doldurun! eksilmesin

    iii.

    bitmedi, yazacağım daha
    yazmazsam ağlayacağım çünkü
    alçakça olacak biraz

    hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
    her sokakta biraz daha eksilirdik 
    bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
    bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
    ”duyamadım”, derdim, “tekrar et!”
    sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
    sokaklar daha bir puslu
    palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
    ve ben daha bir alçak olurdum
    ağlardım biraz

    hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
    hatta kuyruğuma basma diyorum
    acıyor, tırmalarım,-
    diyorum

    kahrol, kahrol!
    diyorum

    iv. 

    geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
    korktum birden, kusacak gibi oldum
    ”olur öyle” dedi palyaço,
    ”herkes alçaktır biraz”
    ”otur ulan!” dedim, bağırdım ona
    ben bazen bağırırım biraz

    ”rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
    ben bazen eksilirim biraz
    aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
    bunu sonradan öğrendim

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim

    örneğin;

    geçen gün bir kadınla seviştim
    biraz değil çok seviştim

    ya işte öyle palyaço
    diyorum ki,
    bunu da yeni öğrendim
    sevişmek de eksilmekmiş biraz

    v.

    kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan”
    dedi
    bunu palyaço söyledi
    palyaço söyledi, ben yazdım
    yazmasam, alçak olacaktım
    hem ben roman da yazdım biraz

    bazen diyorum ki, palyaço,
    sen olmasan ben ne yaparım
    alçakça eksilirim belki biraz
    her yağmur yağışında yerindi dibine girerim
    hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
    ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

    biraz biraz anlıyorum ki,
    yüzler eller, o terli vücutlar filan
    her şey plastikmiş biraz

    vi.

    haydi sirtaki yapalım palyaço
    rakı doldur, yine eksildik biraz
    #36478269 :)
  22. 11820.
    "yaşamak güzel şey doğrusu
    üstelik hava da güzelse
    hele gücün kuvvetin yerindeyse
    elin ekmek tutmuşsa bir de
    hele tertemizse gönlün
    hele kar gibiyse alnın
    yani kendinden korkmuyorsan
    kimseden korkmuyorsan dünyada
    dostuna güveniyorsan
    iyi günler bekliyorsan hele
    iyi günlere inanıyorsan
    üstelik hava da güzelse
    yaşamak güzel şey
    çok güzel şey doğrusu."
    #36478357 :)
  23. 11821.
    Arkadaslar
    lütfen şiirleri kısa tutun. mesela o şiirde en sevdiğiniz bir kaç dizeyi yazın, daha güzel. böyle uzun kopyala yapıştır yapıyorsunuz, ama biz okumuyoruz.
    #36478370 :)
  24. 11822.
    Yaşamaya dair

    (i)

    YASAMAK SAKAYA GELMEZ,
    BÜYÜK BiR CiDDiYETLE YASAYACAKSIN
    BiR SiNCAP GiBi MESELA,
    YANI, YASAMIN DIŞINDA VE ÖTESiNDE HiÇBiR ŞEY BEKLEMEDEN
    YANI, BÜTÜN iŞiN GÜCÜN YASAMAK OLACAK.

    YAŞAMAYI CiDDiYE ALACAKSIN,
    YANI, O DERECEDE, ÖYLESiNE Ki,
    MESELA, KOLLARIN BAĞLI ARKADAN, SIRTIN DUVARDA,
    YAHUT, KOCAMAN GÖZLÜKLERiN,
    BEYAZ GÖMLEĞiNLE BiR LABORATUARDA
    iNSANLAR iÇiN ÖLEBiLECEKSiN,
    HEM DE YÜZÜNÜ BiLE GÖRMEDiĞiN iNSANLAR iÇiN,
    HEM DE HiÇ KiMSE SENi BUNA ZORLAMAMIŞKEN,
    HEM DE EN GÜZEL,
    EN GERÇEK ŞEYiN YASAMAK OLDUĞUNU BiLDiĞiN HALDE.

    YANI, ÖYLESiNE CiDDiYE ALACAKSIN Ki YASAMAYI,
    YETMiŞiNDE BiLE, MESELA, ZEYTiN DiKECEKSiN,
    HEM DE ÖYLE ÇOCUKLARA FALAN KALIR DiYE DEĞiL,
    ÖLMEKTEN KORKTUĞUN HALDE ÖLÜME iNANMADIĞIN iÇiN,
    YASAMAK, YANi AĞIR BASTIĞINDAN.
    1947

    (ii)

    DiYELiM Ki, AĞIR AMELiYATLIK HASTAYIZ,
    YANI, BEYAZ MASADAN
    BiR DAHA KALKMAMAK iHTiMALi DE VAR
    DUYMAMAK MÜMKÜN DEĞiLSE DE BiRAZ ERKEN GiTMENiN KEDERiNi
    BiZ YiNE DE GÜLECEĞiZ ANLATMAN BEKTAŞi FIKRASINA,
    HAVA YAĞMURLU MU, DiYE BAKACAĞIZ PENCEREDEN,
    YAHUT DA YiNE SABIRSIZLIKLA BEKLEYECEĞiZ
    EN SON AJANS HABERLERiNi.

    DiYELiM Ki, DÖVÜŞÜLMEYE DEĞER BiR ŞEYLER iÇiN,
    DiYELiM Ki, CEPHEDEYiZ.
    DAHA ORDA iLK HÜCUMDA, DAHA O GÜN
    YÜZÜKOYUN KAPAKLANIP ÖLMEK DE MÜMKÜN.
    TUHAF BiR HINÇLA BiLECEĞiZ BUNU,
    FAKAT YiNE DE ÇILDIRASIYA MERAK EDECEĞiZ
    BELKi YILLARCA SÜRECEK OLAN SAVASIN SONUNU

    DiYELiM Ki, HAPiSTEYiZ,
    YASIMIZ DA ELLiYE YAKIN,
    DAHA DA ON SEKiZ SENE OLSUN AÇILMASINA DEMiR KAPININ.
    YiNE DE DIŞARIYLA BERABER YASAYACAĞIZ,
    iNSANLARI, HAYVANLARI, KAVGASI VE RÜZGARIYLA
    YANI, DUVARIN ARKASINDAKi DIŞARIYLA.

    YANi, NASIL VE NERDE OLURSAK OLALIM
    HiÇ ÖLÜNMEYECEKMiŞ GiBi YAŞANACAK...
    1948

    (iii)

    BU DÜNYA SOĞUYACAK,
    YILDIZLARIN ARASINDA BiR YILDIZ,
    HEM DE EN UFACIKLARINDAN,
    MAVi KADiFEDE BiR YILDIZ ZERRESi YANI,
    YANI, BU KOSKOCAMAN DÜNYAMIZ.

    BU DÜNYA SOĞUYACAK GÜNÜN BiRiNDE,
    HATTA BiR BUZ YIĞINI
    YAHUT ÖLÜ BiR BULUT GiBi DE DEĞiL,
    BOŞ BiR CEViZ GiBi YUVARLANACAK
    ZiFiRi KARANLIKTA UÇSUZ BUCAKSIZ.

    ŞiMDiDEN ÇEKiLECEK ACISI BUNUN,
    DUYULACAK MAHZUNLUĞU ŞiMDiDEN.
    BÖYLESiNE SEViLECEK BU DÜNYA
    "YAŞADIM" DiYEBiLMEN iÇiN...

    Nazım Hikmet Ran

    Bir de genco Erkal'dan fazıl say eşliğinde dinleyelim:
    http://youtu.be/SEbsNaWA7-I
    #36478397 :)