bugün 482 başlık

faruk nafız çamlıbel

  1. 3 3
    1898'de doğmuş, 1973'te ölmüştür. cumhuriyet dönemi şair ve yazarlarındandır. uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapmıştır. istanbul'dan milletvekili seçilmiştir. ilk şiirlerini aruz ölçüsüyle yazıp daha sonra bes hececiler içinde yer almıştır. eserlerinde, duygu ve düşünceyi bir arada yürütür. "sanat" şiiri, memleketçi şiirimizin ilk örneği sayılır. eserlerinde çoğunlukla aşk ve memleket temalarını işlemiştir.
    #35293
  2. 5 3
    Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin,
    Sana kafir dediler, diş biledim Hak'ka bile.
    Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,
    Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile...

    Sana çirkin demedim ben, sana kafir demedim,
    Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin,
    Yaşadın beş sene kalbimde misafir demedim.
    Bu firar aklına nerden, ne zaman esti senin?

    Zülfünün yay gibi çelik tellerine
    Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek.
    Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
    Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek...
    #61193
  3. 2 2
    harika aşk şiirlerine imza atmıştır, belli bir dönem, her aşık onun dizelerini ezbere bilir ve sevgiliye söylerdi.

    Sen Nerdesin?

    Caddeden sokaklara doğru sesler elendi,
    Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi.
    Bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar,
    Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar.
    Son yolcunun gömüldü yolda son adımları,
    Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları.
    Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda:
    Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda,
    Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye,
    Yollarını bekledim görüneceksin diye.
    Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
    Resmine sürme çektim kandillerin isinden.
    Saksıda incilendi yapraklar senin için,
    Söylendi gelmez diye uzaklar senin için.
    Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle,
    Saatler son gecemin geçti cenazesiyle,
    Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü,
    Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü.

    Faruk Nafiz Çamlıbel
    #67280
  4. 0 0
    han duvarlarinı ve coban cesmesini yazan sanatçıdır.
    #195535
  5. 2 2
    en son niran unsalın söyledigi

    ''sakın bir soz söyleme yuzume bakma sakın,
    sesini duyan olur sana goz koyan olur..''die devam eden intizar şiirininde yazarıdır.
    #195548
  6. 0 0
    Faruk Nafiz Çamlıbel
    istanbul'da doğmuş (1898), ilk ve orta öğretimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meşveret idadisi'de tamamlamıştır. Daha sonra Tıp Fakültesi'ne girmiş, ancak tamamlamadan ayrılmıştır. Ati gazetesine girerek yazı işlerinde çalışmıştır. (1917 - 1918). Aynı gazetenin temsilcisi olarak Ankara'ya girmiştir (1922). Çamlıbel sonraki yıllarda Kayseri (1922 - 24), Ankara (1924) ve istanbul'da (1932 - 1946), çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

    Daha sonra politikaya atılan Çamlıbel DP'de istanbul Milletvekili olarak parlamentoya girmiştir (1946). 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesine kadar aralıksız milletvekilliği yapan Çamlıbel, müdahale sonunda öteki DP milletvekilleriyle birlikte tutuklanarak Yassıada'ya gönderilmiştir. 15 ay tutuklu kaldıktan sonra suçsuz görülerek serbest bırakılmış, sonraki yıllarını Arnavutköyü'ndeki evinde geçirmiştir. Faruk Nafız Çamlıbel, bir gezi sırasında Samsun vapurunda ölmüştür (8 Kasım 1973).
    #200552
  7. 1 1
    Faruk Nafiz,1898 yılında istanbul'da doğdu. Babası Hazine-i Hassa Nezareti ser müfettişi Süleyman Nazif Bey; annesi,Fatma Ruhiye Hanım'dır.
    Faruk Nafiz ilk tahsilini Bakırköy Rüştiyesi'nde yapmış,orta tahsilini Hadika-i Meşveret idadisi'nde tamamlamıştır. Yüksek tahlil içinde bir müddet tıp fakültesine devam etmiştir.
    Daha tıp fakültesinde talebe iken neşrettiği şiirleriyle dikkati çeken şair,kısa zamanda şiir ve sanat çevrelerinde tanınmıştır. Onun ilk şiirleri Peyam-ı Edebi'de,Edebiyat-ı Umumiye mecmuasında,Yeni Mecmua'da Ümid mecmuasında,Şair,Büyük Mecmua,Nedim mecmualarında;Birinci Kitap,ikinci Kitap gibi isimlerle,sekiz kitap halinde çıkan,şiir-nesir ve hikaye kitaplarında ve Yarın mecmuasında neşrolunmuştur.1917-1918'de ileri gazetesi yazı heyetine katılan Faruk Nafiz,1922'de bu gazetenin temsilcisi olarak Ankara'ya gitmiş,aynı yıl Kayseri Lisesi edebiyat öğretmenliğine gönderilmiştir.1924'te Ankara Erkek Muallim Mektebi, 1925'de Ankara Kız Lisesi edebiyat öğretmeni olmuş,ayrıca Ankara Lisesi'nde edebiyat okutmuştur. 1932'de istanbul'da Kabataş Lisesi edebiyat öğretmenliğine atanan şair,bu lisedeki öğretmenliği sırasında ayrıca Amerikan Kız Koleji'nde yıllarca edebiyat dersi vermiştir.
    Faruk Nafiz 1946'da Demokrat Parti'den istanbul Milletvekili seçilmiş ve onun mebusluk hayatı 27 mayıs 1960 ihtilaline kadar devam etmiştir.Bu ihtilalde bütün milletvekili arkadaşlarıyla birlikte tevkif edilerek Yassıada'ya gönderilen şair, Haziran 1960'tan eylül 1961'e kadar burada kalmış ve daha sonra beraat etmiştir. Bu hadiseden sonra siyasi hayatına devam etmek istemeyen şair, sadece Yassıada'da arkadaşlarıyla birlikte maruz kaldığı acı baskıyı çok kuvvetli ve çok manalı dörtlükler halinde namzederek, vaktiyle yazdığı Han Duvarları şiirine mukabil, Zindan Duvarları adıyla yassı bir kitap halinde neşretmiştir.
    Ankara ve istanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptığı yıllarda, Güneş, Tavus, Hayat, Yedigün ve bizzat çıkardığı anayurt mecmualarından başka, Ankara ve istanbul'un çeşitli gazetelerinde şiirler, fıkralar ve makaleler neşreden Faruk Nafiz yine istanbul'da Akbaba ve Karikatür gibi mizah mecmualarına Deli Ozan ve Çamdeviren takma adlarıyla mizahi ve satirik manzumeler yazmıştır. En son şiirleri isimsiz kıt'alar başlığı altında Kubbealtı Akademi Mecmuası'nda yayınlamıştır.Faruk Nafiz 1973 yılında öldü.

    ESERLERi:

    Faruk Nafiz'in belli başlı eserleri,şiir kitapları ile,manzum ve mensur tiyatrolardır. Şairin ayrıca roman ve mizah vadisinde yazılmış ve kitap halinde neşrolunmuş eserleri de vardır.

    Şiir Kitapları: Şarkın Sultanları(1918), Gönülden Gönüle(1919), Dinle Neyden(1919), Çoban Çeşmesi(1926), Suda Halkalar (1928), Bir Ömür böyle geçti (Seçme Şiirler,1933,4 defa basılmıştır.), Elimle Seçtiklerim (1934), Akarsu(1936), Tatlı Sert(Mizahi şiirler,1938), Akıncı Türküleri(1938), Heyecan ve Sükun(1959), Zindan Duvarları(1967), Han Duvarları(1969)

    Tiyatro Eserleri: Canavar(1965),Akın(1932),Özyurt(1932),Kahraman(1933),Yayla Kartalı(1945). Şairin bundan başka ilk Göz Ağrısı isimli,bir piyes adaptasyonu vardır.

    Mektep Temsilleri: Bir Demette Beş Çiçek(1933),Yangın(1933)

    Roman: Yıldız Yağmuru(1936),Ayşe'nin Doktoru(1949).
    #527601
  8. 2 2
    han duvarları ve intizar adlı nadide şiirlerin şairi
    #595847
  9. 1 1
    seyretmede bir kafile türk ordularından
    şarkın ebedi fecrini izmir sularından.

    dizeleri ile düşmanın denize dökülüşünü ne güzel anlatmış şairdir.
    #1370954
  10. 1 1
    (bkz: ali)
    #1769457
  11. 0 0
    18 Mayıs 1889'da istanbul'da doğdu. 8 Kasım 1973'te Akdeniz'de seyreden Samsun gemisinde yaşamını yitirdi. Türk şiirinde "hecenin 5 şairi" diye bilinen şairlerden. Bir süre Tıp Fakültesi'nde öğrenim gördü. Kayseri, istanbul ve Ankara'da uzun yıllar öğretmenlik yaptı. istanbul'dan milletvekili seçildi (1946-1950). 27 Mayıs 1960'tan sonra bir süre Yassıada'da tutuklu kaldı. ilk şiirlerini aruz vezniyle yazdı. Sonra heceye ve serbest şiire döndü. Anayurt adlı bir dergi çıkardı. Yenilikçi edebiyatımızın geçiş döneminde Anadolu gerçeğine açıldı. Türkçenin gelişmesine büyük katkıları oldu.
    #2162915
  12. 0 0
    önde gelen şiirleri;

    SEN NERDESiN
    KISKANÇ
    HAN DUVARLARI
    ÇOBAN ÇEŞMESi
    ALi
    ERiYEN ADAM
    FiRARi
    SON AŞIK
    HÜSN-Ü AŞK
    #2162925
  13. 1 -1
    " akin " isimli milliyetciligi muhafaza eder bir piyes yazmistir. Lakin bu eseri kendi istegiyle degil ismarlama ve emirle meydana getirmistir. komunist egilimleri olan bir zevattir haddi zatinda. Tum hayati boyunca kandindan ve hovardaliktan bahsetmis, hatta zaman zaman isi daha ileri goturerek ahlaksizliga vardirmistir. Bakalim bu degerli bir buyugumuz! su assagidaki misralarinda ne demis ;

    Duymadim kimsede asla etinin lezzetini
    dislerim gecti de kac yuz kadinin kalcasina..

    daha fazla soyleyecek birsey birakmamistir bu misralariyla..
    #2455204
  14. 0 0
    keşke daha üretken olsaydı denilebilecek şairlerdendir.
    #2455304
  15. 1 1
    kızıma

    vücut, akan bir sudur,
    adem,bir umman, kızım.
    hayatın aslı budur,
    gayrısı yalan kızım.

    mademki bir ırmaksın,
    çağlayıp akacaksın,
    niçin derdiyle aksın,
    seni bu devran, kızım?

    gönlünü sal sevince,
    düşünme fazla ince.
    oku, vakti gelince,
    bahtına meydan, kızım.

    ömründe dört fasıl var,
    üçü kış, biri bahar.
    çalış ki görmesin kar
    sendeki nisan, kızım.

    gül mateme uzaktan,
    ne çıkar ağlamaktan?
    sen ayrılma şafaktan,
    geceler zindan, kızım.

    neş'eli ol neş'eli,
    varsın desinler deli!
    eğlenmeli, gülmeli
    her gün, her zaman, kızım.

    gençlik tutulmaz elle,
    geçirme boş emelle.
    sen bunu böyle belle,
    güzel kızım, can kızım.
    1927
    #2697922
  16. 0 0
    Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
    Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
    Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
    Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.
    #2862968
  17. 1 1
    onuncu yıl marşının sözlerini, behcet kemal çağlar ile birlikte yazmışlardır...
    #3208102
  18. 1 1
    pendik ilçesinde adını verdiği her sene öss'de 0 çeken serseri yuvası okul.
    #3208201
  19. 0 0
    şairiyle adaş bir de mimardır. ytü eski proflarındandır.
    #3208217
  20. 0 0
    beş hececilerden biridir ,şairliğinin ilk yıllarında aruzla şiir yazan şairin mazlum tiyatro eserleridir mevcuttur
    veraset adlı şiiri güzel eserlerinden birisidir:

    Ninem beşyüz altına satılmış bir esirdi,
    Dedem beşyüz altını sayan bir derebeyi:
    Köpek kanı, kurt kanı biri birine girdi,
    ikisinden meydana çıktı bir kurt köpeği.

    iki zıt cevheri var nabzımda vuran kanın,
    Biri elpençe duran, öteki durduranın.
    Duygum sana taparken düşüncem bir hayvanın,
    Sırtında bir kadınla aşar karşı tepeyi.

    Ben ninemden muhabbet, dedemden kin almışım,
    Çini bir kase kadar başkadır içim, dışım.
    Elini öpmek için yalvarsa da bakışım,
    Isır diye tepinir gözlerimin bebeği...
    #3972114
  21. 0 0
    "Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin,
    Sana kafir dediler, diş biledim Hak'ka bile.
    Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,
    Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile..." *
    #3999564
  22. 0 0
    haşmetmeaplarının emriyle adı fazıl hüsnü dağlarca olarak değiştirilecek şair.
    ya da sanat adlı şiiri bundan sonra dağlarca külliyatında geçecek.
    #4128447
  23. 0 0
    yapraklarla dökülen acı bir güz yağmuru
    beni gözyaşı içmiş çevrem kadar ıslattı
    sensin diye inledim kim gelse bana doğru
    kim gitse sensin diye yüreğim hızla attı

    bütün bir gün bekledim sığınıp bir serviye
    esen rüzgarlarla döndü yarı yoldan dileğim
    son geçen yolcu sordu: beklediğin kim? diye
    beklediğim mi? ben ah onu nerden bileyim

    bir kaldırım taşını bağrına basıp yatan
    çıplak adam soğuğu nasıl içten duyarsa
    nasıl aç yavrusuna binbir masal anlatan
    dul ananın içinde dinmez bir ağrı varsa

    benim de ufkum geniş benim de kollarım dar
    çekiyorum varılmaz güneşlerin yarısını
    çekiyorum aç kadar çıplak kadar
    gönüllüsü olmayan bir gönül sıtmasını.

    faruk nafiz in en beğendiğim şiiridir.
    #4831581
  24. 0 0
    beşikten mezara kadar şiiri:

    Seni istikbal için önce gelmek cihana,
    Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni.
    Bir nefes dinlemeden yıllarca koşmak sana
    Aramak her tarafta...Bulmamak asla seni.

    Suda, rüzgarda, kışta senin sedanı duyup
    Seni beyaz çiçekli dallar içinde sanmak.
    Vuslatın rüyasını görmek üzre uyuyup
    Hasretin azabına ermek için uyanmak

    Başka bir şekle koymak hergün güzel yüzünü
    Boyamak gözlerini bir siyah, bir maviye,
    Tek seni hayal için süzerek batan günü
    Gece mehtaba dalmak, sen de dalmışsın diye.

    Seni anlatmak üzre yazıp her gün bir gazel
    Geçirmek ömrü yalnız sana dâir eserle.
    Saçlarını çözerek hülya dizinde tel tel
    Bugün güllerle örmek, yarın menekşelerle...

    Tesadüf ümidinin butiği müthiş anda
    Dudağa kanla çizmek yeniden tebessümü:
    Seni istikbal için artık öbür cihanda
    Dosta el sallar gibi davet etmek ölümü.
    #6262715
  25. 0 0
    nasıl bir şairdir sorusuna
    Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
    Resmine sürme çektim kandillerin isinden
    mısrasını okumak olacaktır...
    #6655416