evlilik kurumu 


kapat
  1. kadınlar için geliştirilmiş kurum.

    yine bir kadın olan simone de beauvoir'un kabullendiği gibi "evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmus tek gelecektir. bir çok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmistir, ya da evli olmadigi için acı çekiyordur. evlilik bu bağlamda kadınlar için sosyal bir güvence olurken diğer taraftan tam bir erkek istismarıdır.

    insanların kararlarını ihtiyaçları belirler. erkeklerin evlilik kurumuna ne gibi bir ihtiyaçları vardır ki bu istismarı kabullenirler. kendi söküklerini mi dikemiyorlar, bi omlet yapması çok mu zor, ya da evlendikleri kadını kıçlarını toparlayacak anne olarak mı görüyolar. hangisi? ya da evlenmeden çocuk sahibi olunamayacağını sanıyorlar. şimdi diyeceksinizki "kendi kendimizimi sikecez", bre kardeşim ömrünü ortaya koyduğuna göre sadece seks için yapıldığı düşünülemeyecek kadar derin bir eylem olmalı bu. öyle olması gerekir. ayrıca kendi kendinizi sikmeniz gerekmez, kadınlar her yerde sokakta, barda, okulda, kütüphanede... ayrıca ucuz ve kolay ulaşılabilir.
    #3259787 (azerbaycan yarrakli kuvvetleri, 12.04.2008 02:01 ~ 02:03)
  2. erkekler için geliştirilmiş kurum.

    salt erkek egemenliği şeklindedir. erkek her nedenle evlenmiş olursa olsun kadından faydalanabileceği en yüksek derecede faydalanmak ister. faydalanır.

    simone de beauvoir.. sözlüğümüzde ismi geçiyor. ne büyük mutluluk.

    bir de anlamaya çalışalım. geleneksellikten bahsetmiş. yani esasında kabullendigi gibi denilmesi saçma, onlara başkaldırıyor.

    dünya üzerinde bütün kadınlar akılları ermeye başladığından itibaren, gelinlik giymeyi, anne olmayı hayal eder, kendilerini buna hazırlarlar. 5-6 yaşlarındaki kızlara sorun büyüyünce ne olacaksın diye; ya gelin derler, ya anne.
    yüzyıllar boyunca kadınlar evlerinde oturan, eğitimsiz, kendini geliştiremeyen, her zaman erkeklerin yanında ikinci cins olmaya mahkum varlıklardı. zihin kapakları açılmıyor, derinliği merak edilmiyor, et yığını, aşağılık birer yaratık oldukları düşünülüyordu. nedendi peki bu? toplumsal bir ahlak bozuklugudur, karmaşadır bunun altında yatan. kadını anne olmaya iten sebep sahip oldugu içgüdülerden ziyade, toplumsal yönlendirme. toplumsal güdüler. toplumun kadına açtığı alan, seçtiği yol bu. kadının en başında seçme şansı olsaydı emin olun, bir erkeğe hizmet etmeyi, hayvan gibi durmadan doğurmayı, dünyaya kendi gibi ikinci sınıf varlıklar getirmeyi göze almazdı.

    hala da kadını ezen o iğrenç bakışlar değişmiş sayılmaz. yüzlerce şair, yazar, müzisyen, akademisyen çıktı bu kadın ırkı içinden. o karanlık çağların üzerinden yıllar geçti, yüzyıllar.. fakat beyinler hala fakir, düşünceler bir o kadar sığ ve paylaşılamayacak kadar çirkin.

    "kadınlar her yerde sokakta, barda, okulda, kütüphanede... ayrıca ucuz ve kolay ulaşılabilir."

    tam bir karanlık. tam bir zihin bulanıklığı. geri bir zekanın bile olmayışının hazin sonu.
    yıl 2008. kadın ; ucuz ve kolay ulaşılabilir bir mal olarak görülüyor. kadın istismarının suçlusu gene kim?
    ataerkil düzen sadece ezmekte değil kadınları, bir de satmakta.

    şaşırmıyoruz. insanların kararları ihtiyaçlarını belirler. ya kafası yoksa adamın? ya kuşbeyinsize? tam teşekküllü bir beyne ve düşünme kapasitesine de ucuz ve kolay yollardan ulaşılabiliyor mu?
    #3259991 (ruya icinde ruya, 12.04.2008 03:54 ~ 03:56)
  3. resmi nikah ile tescillenir . evlilik cuzdani ile ispatlanır . alyans ile belirtilir .
    #3259997 (kamil, 12.04.2008 03:57)
  4. her kurum gibi içinde yaşanılan toplumun kültüründen çok etkilenen kurum. günümüzde yürümeyen evlilikler daha çabuk sona eriyor. boşananlar da yeniden evleniyor. sürekli tüketildiğine göre evlenme de boşanma da ihtiyaç duyan için iyi bir şey olmalı.
    #3260040 (fotokopini cektir git, 12.04.2008 04:38)
  5. durup düşünülesi. Nemi;
    şu; eğer evlilik kurumu olmasaydı ve yaptığımız evliliklerin yasalar önünde hiçbir hükmü kalmasaydı bundan daha çok hangi taraf muzdarip olurdu. Karşı çıkardı.

    Öncelikle kabullenmek başkaldırabilmenin ön şartıdır. simone de beauvoir bunu biliyor olmalı.

    ...dünya üzerinde bütün kadınlar akılları ermeye başladığından itibaren, gelinlik giymeyi, anne olmayı hayal eder, kendilerini buna hazırlarlar. 5-6 yaşlarındaki kızlara sorun büyüyünce ne olacaksın diye; ya gelin derler, ya anne.

    Doğrudur. Hayat insanlara seçenekler sunar. Bu seçenekleri ya maddesel, hayvansal bir varoluş ya da manevi bir var oluş biçiminde bütün insanlar için genelleyebiliriz. işte erkek bunlardan çoğunlukla ikinci yolu seçerken kadınlar ilkini seçecek ve fiziksel refahı öne çıkaracaktır.genç yaşlarda en geç 12 yaşına kadar, kendileri için, bir erkek seçip bütün işi onun yapmasını sağlamaktan oluşan bir gelecek tasarlamışlardır. Ya da başka bir deyişle kadınların çoğu küçük yaşlarda fahişe olmaya karar vermiştir ve bu fahişeliği evlilik denilen bir kurum altında, yasal olarak icra ederler.

    ... yüzyıllar boyunca kadınlar evlerinde oturan, eğitimsiz, kendini geliştiremeyen, her zaman erkeklerin yanında ikinci cins olmaya mahkum varlıklardı. zihin kapakları açılmıyor, derinliği merak edilmiyor, et yığını, aşağılık birer yaratık oldukları düşünülüyordu.

    Kesinlikle doğru, böyle düşünülmesi ise sanılanın aksine kadınların her zaman işine gelir. Çünkü onlar zihinsel kapasitelerini kullanmazlar. yaşamlarını sürdürmeleri için zihinsel kapasiteleri vazgeçilmez değildir. Bunu bilerek yaparlar.

    ...toplumun kadına açtığı alan, seçtiği yol bu. kadının en başında seçme şansı olsaydı emin olun, bir erkeğe hizmet etmeyi, hayvan gibi durmadan doğurmayı, dünyaya kendi gibi ikinci sınıf varlıklar getirmeyi göze almazdı

    kadının en baştan seçme hakkı olsa mıydı. Baştan okumaya başlayalım istersen. Kadının en başından beri seçme hakkı vardı ve bu onu kullanmıştı. Küçük yaşlarda hayalini kurmuştu. Değil mi.

    erkeğin tekrar tekrar yaptığı en büyük hatalardan birisi, kadını kendi eşiti olarak görmesi, yani eşit zihinsel ve coşkusal kapasiteye sahip bir insan olarak değerlendirmesidir. Ve kadının kendini geliştirmesi için her şeyi yapmıştır. Tarih şahittir. Ama her nedense geri tepmiştir hep bu çabalar. bir erkek bir kadının yemek pişirme, bulaşık yıkama ve temizlik işlerinde saatler harcadığını gördüğü zaman, bu işlerin onu belki de mutlu ettiği, çünkü tam da onun zeka seviyesine uygun işler olduğu hiç aklına getirmez. Kadınlar elbette çeşitli dereceler ve diplomalar alabilir. bunlar onların erkeklerin gözündeki piyasa değerini arttırır. Dedik ya, onlar seçimlerini en baştan yapmıştır, erkek sömürüsüne dayalı asalakça bir yaşam seçmiştir, ve bu sömürünün karşılığında da erkeğin belli zamanlarda vajinalarını kullanmasına müsaade ederler

    ... hala da kadını ezen o iğrenç bakışlar değişmiş sayılmaz. yüzlerce şair, yazar, müzisyen, akademisyen çıktı bu kadın ırkı içinden. o karanlık çağların üzerinden yıllar geçti, yüzyıllar.. fakat beyinler hala fakir, düşünceler bir o kadar sığ ve paylaşılamayacak kadar çirkin.

    Evet sığ ve paylaşılamayacak kadar çirkin düşünceler, bakışlar var. elbette bu bakışlar edebiyat, sanat, politika ve entelektüel başarı özlemine yabancı olan kadını rahatsız eder. Çünkü onlar olaylara belli bir mesafeden bakma yetisinden yoksundurlar. Dedik ya maddi, konformist ve asalakçadır ruh dünyaları. Onun için en büyük erdem dış görünüşü üzerine odaklanmaktır. Edebiyat, sanat, politika anlayışları bu eksende döner durur. kadınların yaşam beklentileri hep maddeci olacaktır.

    nietzche ye göre sanatçının, yaratıcılığın gökyüzünde uçmasını sağlayan kanatlarını elinden alandır kadın. halbuki tam tersi değil midir? kadın değil midir bütün sanatçı erkeklerin ilham perisi? hiç olmadı sanat yapmalarının nedeni? Söyleseniz e kadın denilen odun ne anlar sanattan?

    Düşünün devrime giden ilk adımları hiçbir zaman asla kadınlar atmamıştır. Bu kendi iyilikleri için olsa bile... Kadını kendi eşiti olarak gören erkek, kadının yaşam biçiminin boşunalığını kavradığı zaman bunun erkeğin hatası olduğunu düşünür, kadına özgürleşmesi için her türlü fırsatı tanır ve bunca olandan sonra eğer hâlâ zincirlerini kırmamışsa, bundan tek sonuç çıkar aslında kırılacak bir zincir yoktur. Çünkü kadınlar için sığınabilecekleri ev ve yuvalar, özgürlük ve eşitlik arayışları kadar asla çağdışı değildir

    Bu bağlamda kadının hissedebileceği en son şey baskı altında olmaktır. Kadınlar gerçekten bağımlı ve kelepçeli olsaydı, elbette tarihin bu en elverişli döneminde kelepçelerini çoktan kırmış olmazlar mıydı?

    Kadın erkeğe bağımlılığı bir terzinin iğne ve ipliğe olan bağımlılığı gibidir, erkeğin aksine manevi değil nesnel, maddi, fiziksel bir bağımlılıktır. Bu tür bir ilişkide kadın için can sıkıcı bir şey olamaz.

    Kadınlar yabancı bir gezegenden hayat enerjimizi emmeye gelmiş parazitler gibidir. Evet bu parazitler her yerde sokakta, barda, okulda, kütüphanede... ayrıca düşünülenin aksine ucuz ve kolay ulaşılabilirler."
    #3260644 (azerbaycan yarrakli kuvvetleri, 12.04.2008 12:12 ~ 12:26)
  6. toplum dayatması.
    #3260735 (chronicle, 12.04.2008 12:39)
  7. insan fıtratının dayatması.
    kadınları parazit olarak görenlere erkekleri tavsiye edebilirim, olmadı at eşek falan. hem atlar pahalı ve zor ulaşılabilir de.
    gerçi atla evlilik yapılabilen bir ülke yok hali hazırda ama idare ediverin.
    #3260777 (lumpiya, 12.04.2008 12:52)
  8. batıda çökmüş kurum.
    #3522432 (suruko, 11.06.2008 00:44)
  9. cok saygı duyulan kurumdur.evlenmeyi düsünmeyen kisilerden sık sık duyulur:"ama,evlilik kurumuna saygım var."
    #3522590 (Yasak Kadin, 11.06.2008 01:33)
  10. (bkz: bekarlari evlendirme cabasi)
    #3602033 (arabam var, 30.06.2008 21:05)

© 2008 - uludağ sözlük

evlilik kurumu başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. evlilik kurumu ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu evlilik kurumu nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» the number 23 » isletme ogrencisi olmak » kucuk beyoglu » genclerin kendilerini cok ozgun sanmasi » entrye mesaj demek » yilmaz ozdil » yeni silinmis cama konan sinek » pantolonunu omuzuna kadar ceken tipler » thomas brezina » zekeriya oz a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci