eve yeni alinan esyayi daha ilk gun kiran cocuk 


kapat
  1. hiç kaçarı olmayacak bir şekilde güdümlü anne terliği ya da okkalı baba tokatı nın hedefi olacak çocuktur. ben bir tercih yapacak olsam terliği isterdim. neyse benim özelime girmeden konuya geçelim ki saçı başı dağılmasın daha fazla.

    efenim bildiğiniz üzre eve alınan yeni eşyaya bir süreliğine de olsa bir kutsaliyet yüklenir. yani dokunulması, kurcalanması gerek anne gerekse de baba tarafından sert ve tehditkar bir üslupla birlikte yasaklanır. ama işte çocuk aklı .minakoyyim. ne yapacak, gidip karıştıracak onu bir güzel. eşya elektronik ise bu geçerli tabii. yok mobilya filansa üzerinde zıplayacak, kaleci gibi kurtarışlar yapacak vs. ama o eşya her ne olursa olsun, evin çocuğunun elinden geçecek bir defa. kalite kontrol açısından yani. ama eğer çocuk birazcık cenabet bir yapıya sahipse ski tutar kesinlikle. çünkü mutlaka o yeni alınan eşyaya bir zarar verir.

    anne ve baba durumu görene kadar yapabileceği bir şey varsa emin olun yapar. yaptığı hatayı düzeltmek için çabalar ama başaramazsa... işte bu noktadan sonrası tamamen anne ve babanın olaya yaklaşımı ile ilgili.

    şu şekilde de olabilir;

    - ulan bir şeyi de sağlam kullan be! .minakoymadıın bi bu kalmıştı di mi lan ibne. hay elimi skeyim bunu alıp eve getiren.....

    şu şekilde de;

    - oğlum neden yapıyorsun bunu. daha yeni almıştık ama biliyosun dii?cık cık cık, olmadı hiç bu davranışın. (yazarken bile inanmadım .minakoyyim kaldı ki gerçek olsun).

    yani işin özü basit aslında. kurcalamayacaksın kardeşim. yani en azından bi süre. sora sııç ağzına, hiç möhüm değil.
    #2844852 (jadeh, 16.01.2008 01:43)
  2. işin en bok tarafı da bozulan veya kırılan eşyanın babanın eve gelince elini ilk atacağı şey olmasıdır. daha odaya yönelmişken babanın adımları sayılır, kalp atışı hızlanır, midenize bir düğüm atılır. babanın bozuk alete yaklaştığı her saniye bitmek bilmeyen birer ecel anlarıdır sanki.

    pekiii, ben hiç bu çocuk olmadım mı? olmam mı hiç mna koyim. her seferinde de babam okuldan -okuldan dediysem, öğrenci değil olum, koca adam, öğretmen) geldikten sonra yemez içmez bu alete koşardı. sanki adamcağız her seferinde "çalışıyor mu lan bu" diye kontrol ederdi, ben de "bakalım şunun garantisi var mıymış" diye.

    yine böyle günlerden bir gün, babam eve elinde orta boylu, turuncu bir koli ile geldi. yine bir süre oynayacağı ve bu süre zarfında benden sakınmak zorunda olacağı birşey vardı bu kolinin içinde: bir müzik seti!

    panasonic aq31bıdıdıbişiler... hem kasetçalarlı hem radyolu... üstelik, o da ne, cd bile çalıyor lan bu. ilkokula yeni başladığım seneler, cd ülkemize yeni gelmiş, sadece en seçkin mağazalarda var. babamın sırf aletten hevesini almak için aldığı (nerden bulduysa onu da) arif sağ cdsinin üstünde hala "a yüzü-b yüzü" yazıyor, o kadar eski. o zamanlar kimde var cd çalar, yok tabi kimsede. acayip forsun olacak mahallede. hele şu üst katta oturan aylinler gelsin de bir bize...

    kaset ve radyo, hadi bunları biliyorum da, lan bu cd işi ne boktur. altta iki düğmesi var, birine basıyorsun böyle bir platform çıkıyor, diğerine basıyorsun geri kapanıyor. ahaha, ne harika bişi lan bu, sanki dokunmatik (hay kafamı sikeyim, ne bok anladıysam. alt tarafı cd rom'u açıp kapıyorum" gören de mustafa topaloğlu'nun oğlunu uzaya geri gönderdim sanıcak)

    yine bu açıp kapama ayinlerinin birinde kapatıp içeri gittiğini sandığım bu platformun tam kapanmadığını gördüm. haliyle de feci halde tırstım. ve o yusufluk katsayısının verdiği bilinçsizlikle kapanmayan kısmı elimle ittirerek kapatmaya çalıştım. önce biraz direnç gösterdi, sonra gelen "çat" sesinin ardından sonuna kadar kapandı.

    hasiktir! kırdık cillop gibi aleti, iyi mi lan! oğlum daha dün alındı lan bu, peder duyarsa -ki duymaması gibi bir ihtimal de yok, ben bilmem mi malımı, eve geldiği gibi elini buraya atacak- bu sefer beni onun elinden bir allah kurtarır.

    kesim saatini bekleyen kurban gibi babamın geliş saatini beklerken bir yandan dan içimden bildiğim bütün duaları okuyordum. bildiğim bütün dualar derken, zaten yaşım 7 mi 8 mi ne, o civarda bişi. bildiğim hepi topu iki dua var, subhaneke ile kulhü; onları da sırayla okuyorum. kaç kere bu duaları okuduğumu bilmiyordum ki, kapıdan o korktuğum ses geldi:

    -ding dong!

    hasiktir! geldi lan peder eve! ne bok yicem ulan ben! va ya, yarrağa enlemesine oturdum şimdi. annemden dışarı çıkmak için izin mi istesem? yok lan, yemek masası kurulu, yemeden bırakır mı hiç annem seni...

    -hoşgeldin baba
    +hoşbulduk oğlum

    bi bahane bulamadım, bari gideyim de yemek masasına oturayım, bişi olmamış gibi yemeğimi bekleyim. bu arada içerden tıkırtılar da gelmeye başladı. biliyorum, attı elini oraya. ne olur lan bir gün de açmazsan onu? okulda arif sağ krizin mi tuttu da malum olmuş gibi geldiğin gibi açıyorsun...

    +ariaaa, gel oğlum buraya

    al işte! işte bu ana zoom yapmak istiyorum: bok var mna koyim, nolur lan bir gün de elini atmasan buraya? nolur bir gün de anneme günün nasıl geçti diye sorsan, oğlum ödevlerinde yapamadığın yer var mı diye sorsan? yok mna koyim, varsa yoksa bu zibidiçalar! sonra ben "beni hiç sevmiyorsunuz" diye evden kaçınca (evden kaçtım dediğim de, karşı apartmandaki amcamlara gitmiştim*. haliyle enselenmem çok da zor olmadı) suçlu ben oluyorum.

    -oğlum çalışmıyor bu!

    laylalaylalaaylayyy (halıdaki desenler incelenir, şirinler'in o günkü bölümü özet geçilir)

    -çalışmıyor lan bu!

    tiienymu(tamam mna koyim, çalışmıyor anladık) tantnincatöörılsss

    -noldu lan buna böyle?

    geldik mi en fitil cevaba? bu soruya verilecek cevap önemli. zira buna "ben yapmadım baba" gibi nihilist bir cevap verirsem babam birden kibarlaşır, "canım evladım" ile başlayan cümleler kurmaya başlar kli bu da bir dayak habercisidir.

    neyse ki ben ağzımı açamadan annem ağzındaki baklanın kızgın kumlardan serin sulara atlamasına izin vermeyerek ötüverir:

    +oğlum sen oynuyordun bunanla bütün gün. naptın da söyle, bari tamir ettiririz.

    yok ya? yemezler mna koyim. ben desem de demesem de nasılsa tamire gidecek bu, söyler miyim hiç.

    -sülaleni sikiyim lan senin, dün aldım lan daha, dün! kolisi dışarda lan daha, imzaladığım senedin mürekkebi kurumamıştır. hangi ara bozdun lan, nasıl becerdin.
    *tamam sakin ol bey, yarın tamirciye göndeririz olur biter.
    -ulan ömrüm bunun bozduğunu yapmakla mı geçecek? bir değil iki değil it herif! siktir git lan odana! yemek memek yok sana bugün!

    (neyse dayak yemedik ya bugün aç da yatarız sorun değil)

    sonra o müziksetine noldu bilmiyorum. ne bok yemişim de bozmuşum, onu da hatırlamıyorum. sadece tamirden geldiğinden sonra 2-3 sene daha kullanabilmiştik., onu hatırlıyorum.
    #2845113 (Aria GalaCtiCa, 16.01.2008 02:44)
  3. evde kendinden başka yeniye savaş açan çocuktur.
    #2845229 (butun sifatlari tamlarim, 16.01.2008 03:23 ~ 03:25)

© 2008 - uludağ sözlük

eve yeni alinan esyayi daha ilk gun kiran cocuk başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. eve yeni alinan esyayi daha ilk gun kiran cocuk ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu eve yeni alinan esyayi daha ilk gun kiran cocuk nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» sadakallahul azim » abi maldonado nun yaptigini bende yaparim » gozgoz » bir kufur olarak kurt » sezen aksu nun kopegi cano nun olmesi » kendini araba zanneden cocuk » ogrenci evi kullanma kilavuzu » yalnizlik » eksi sozluk » zou kai a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games