eger 


kapat
  1. Şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime, sayet. *
    (can, 12.05.2006 00:30)
  2. ing. if
    (can, 12.05.2006 00:32)
  3. can yucel'e ait mükemmel şiir.

    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eger.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eger.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eger.

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eger.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eger.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı egerr.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eger.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eger.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eger.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eger.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eger.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eger.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eger.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eger.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eger.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eger.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eger.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eger.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eger.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eger.

    inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eger.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eger.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eger.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse...

    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eger!!
    (can, 12.05.2006 00:36 ~ 14.05.2006 14:13)
  4. Eğer ;

    O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...

    sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

    ve O, her durduğunuz yerde duruyor,

    her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,

    hüzünlendikçe ağlıyorsa...

    dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu

    bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...

    hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,

    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

    her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...

    her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...

    bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez

    özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

    iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

    iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

    eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın

    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

    kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...

    özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...

    hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,

    vuslat sehere denkse...

    gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;

    bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...

    uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

    dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

    bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...

    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,

    sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

    ...o halde bugün sizin gününüz!..

    "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

    Can Dündar
    (pink_floyd, 17.06.2006 14:52)
  5. "egerler ile olsaydi paris siseye girerdi"
    diye bir fransiz atasozu varmis.

    (bkz: fransizca bilmiyorum)
    (habis, 20.06.2006 20:22)
  6. eğer

    herkes kendini kaybedip seni suçladığı zaman,
    sen soğukkanlılığını koruyabilirsen

    eğer

    herkes senden kuşkulandığında
    sen kendine güvenip,tüm şüpheleri hoş görüyle karşılayabilirsen

    eğer

    sabırla bekleyebilirsen ve beklemekten yorulmazsan,
    ya da iftiraya uğradığında yalana yalanla karşılık vermezsen,kin tutana kin tutmazsan

    eğer

    düşlere kapılmadan düş kurabilirsen,düşünebildiğin halde düşüncelerinin kölesi olmazsan,aynı zamanda ne çok uysal olup ne de çok akıllıca bir tavırla konuşmazsan

    eğer

    ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir ikisini de karşılayıp yüzleşebilirsen
    ömür verdiğin şeylerin yıkılışını seyredebilir ve yılmadan onu yine kurmaya çalışırsan

    eğer

    iş işten geçtikten sonra da yüreğini ve bedenini bütün direncinle seferber edip,herkesin vazgeçtiği noktada sen amacına yönelebilirsen

    eğer

    herkesle birlikte olur da,erdemli olabilirsen
    ya da krallarla dolaşıp durduğunda gururlanıp benliğini ve dostlarını unutmazsan

    eğer

    ne sevgili dostların ne de düşmanların seni incitemezse ve kimseyi hem küçümsemez hem de onlara bağımlı olmamayı başarabilirsen

    eğer

    her günün her saatini,her dakikanın her saniyesini iç rahatlığıyla yaşayabilirsen işte o zaman ''adam'' olduğunu düşünebilirsin..

    *
    (sadakatsiz, 11.07.2006 20:10)
  7. stanislavski oyunculuğunda kullanılan sihirli sözcük...
    (alem, 11.07.2006 20:13)
  8. ing.if
    fr.si
    (pafküf, 11.07.2006 20:14)
  9. can yücel in en en en güzel şiiri.okuyunuz,okutunuz !
    (lilith, 02.09.2006 13:58)
  10. ucunda birden fazla olasılık bulunan bir kelime. fransızcası ve ispanyolcası " si , "ingilizcesi " if " , almancası "wenn " italyancası "se " olan kelime.
    (yenibena, 29.09.2006 14:35)
  11. bunu "eyer" şeklinde yazanlar var, katil olma sebebi.
    (kelly, 13.11.2006 13:40)
  12. herşey çok güzel olabilirdi
    yollar gözümüzü korkutup
    sevmekten vazgeçmeseydik eger
    (gonulcelen, 13.11.2006 13:52)
  13. can yücel'in en güzel şiirlerinden birinde geçen hoş, anlamlı ve düşündüren bir söz.
    (pinkbaby, 12.01.2007 19:24)
  14. bulent ecevit'in kendine has türkçesi ile yaptığı çevirinin kulağa ve beyne masaj yaptığı rudyard kipling şiiri.

    çevrende herkes şaşırsa ve bunu da senden bilse,
    sen aklı başında kalabilirsen eğer,
    herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
    hem de kendine güvenebilirsen eğer,

    bekleyebilirsen usanmadan,
    yalanla karşılık vermezsen yalana,
    kendini evliya sanmadan
    kin tutmayabilirsen kin tutana,

    düşlere kapılmadan düş kurabilir,
    yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
    ne kazandım diye sevinir,
    ne yıkıldım diye yerinir,
    ikisine de vermeyebilirsen değer,

    söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
    kandırabilir diye safları dert etmezsen,
    ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
    koyulabilirsen işe yeniden,

    döküp ortaya varını yoğunu
    bir yazı turada yitirsen bile
    yitirdiklerini dolamaksızın diline
    baştan tutabilirsen yolunu,

    yüregine, sinirine "dayan" diyecek,
    direncinden başka şeyin kalmasa da,
    herkesin bırakıp gittiği noktada
    sen dayanabilirsen tek,

    herkesle düşer kalkar erdemli kalabilirsen,
    unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
    dost da düşman da incitmezse seni,
    ne küçümser ne de büyültürsen çevreni,

    bir saatin her dakikasına emeğini katarsan hakçasına,
    böylece dünyalar önüne serilir,
    üstelik oğlum adam oldun demektir.
    (tuogalen, 24.04.2007 18:35)
  15. can yucel'in en güzel şiirlerinden biri.
    (deatly, 09.11.2007 12:50)
  16. farsça şart edatı, kısaltılmış şekli "ger"dir. türkçede eski dönemlerden beri kendi bünyesinden çıkardığı şart eki (-sa) bulunduğundan, kelime veya cümlenin başına şart ifade eden eğer edatının getirilmesi gereksizdir fakat dilimize yerleşmiş olarak (eğer ...+sa) şeklinde kullanılır.
    (sosyalpenguen, 15.01.2008 17:19)

© 2008 - uludağ sözlük

eger başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» arkan in kaplanlari » imf » igrenc basliklar » rumpelstiltskin » ngc » jumbo catal bicak seti » tiroit bezi » suha turizm » eyy uhnem eyy uhnem » kot » halicioglu askerlik subesi » heroin » ikinci abbas » kiz oglan kadin erkek karmasasi » ahmet turk » mimetik arzu » dal tasak » bu sehir girdap gulum » en guzel nickli yazar » vaclav sverkos » merve terim » mac izlerken dusunulen soruyu cevaplayan spiker » sen soyle hayat » korsan cd saticisiyla diyaloglar » kezban hatemi » fb tv » kablosuz ag problemi » baslik entry ve nick uyumu » boss in motion » ditty » musluman olmak » salcano » yaratici msn iletileri » sopho khalvashi » cesitlemeli korku » bertug cemil » bir insana guvenmek » kaybolani bulmaya yonelik onlenemez isteklerimiz » remisyon » basil zaharoff » icini dokememek » gidiyom gidemiyom » ben aslinda hic boyle degildim » uyku » yuksek ates » dort kadinla evlenmeyi ibadet sanan erkek » hafta sonu okul uniformasiyla dolasan cocuk » anto » deathcrush » aslinda bir konu var a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa