dumur olaylar 


/ 5
kapat
  1. ülkemizde canlı canlı ve heyecanlı yasanmıs olaylar buyrun seyredelim.

    Dumurlar :

    Kalp ameliyatı oldum. 4 ay rapor aldım ve bu 4 ayın
    sonunda rapor paramı almak için Fatih SSK'ya gittim.
    Klasik bir şekilde eksik evrakları parti parti söyledikleri için 3 gün
    uğraştım ve büyük gün geldi. Param hesaplanıyor.

    Bankodayım, sorular geldi.
    - Hastanede yattın mı?
    - Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyatı yapamıyorlarmış.
    Hiç yorum yapmadı ve 2. soruya geçti.
    - Çıktın mı peki? Ve ben dumur...
    - Hayır, hala akşamları işten sonra yatmaya hastaneye
    gidiyorum. Ve kafamı duvarlara vurduracak soru geldi.
    Espri bile anlamaktan aciz bu adam sordu:

    - istanbul'da kimsen yok mu yav.
    Niye hastanede kaliyorsun ki hala?

    ********

    Geçen gün akşam vakti dolmuşta gidiyorum,
    arkadan teyzenin biri bağırdı: "Evladım şu sarı kamyonetin yanında
    indiriver." Dolmuş şoförü dumur olmuş bir vaziyette:
    - iyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde
    duracağını nerden bileyim...

    ******

    Geçen sene Hava Harb Okulunun Sınavı'na gitmek için
    Bursa Terminali'nde otobüsümü bekliyodum. Bu arada ilginç bi
    olayatanık oldum. Adamın teki karısını istanbul'a yollamak
    için bi otobüs firmasından bilet almıştı. Fakat otobüs firması
    adama ayırdığı bileti başkasına satmış. Adamda bu
    sinirle gişede görevli olan memura şu şekilde bağırıyodu: 'Karımı s...
    s... götüreceksiniz istanbulaaaaaa...

    ******

    Şimdi arkadaşımla Taksim'de takılıyoruz. Bi adam
    ağlayan çocuğunu susturmaya çalışıyor. Yanında da
    bi polis var; sonra adam çocuğa dedi ki: "Sus yoksa seni
    polise veririm." Yandaki polis de bi dellendi:
    "Lan gerizekalı, biz adam mı yiyoruz da bize veriyon çocuğu?

    *****

    Bir gün izmir' de belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaşlarla.
    Bizim arkadaş boş yer buldu ve oturdu.
    Sonraki durakta da eli bastonlu yaşlı bi amca geldi.
    Arkadaş da kıllığına adama yer vermedi. Adam o
    arkadaşın oturduğu koltuğun yanına geldi ve ayakta arkadaşın yer
    vermesini bekliyor. Fakat arkadaş yerini vermedi.
    Neyse adamcağızın da yazık, bastonu otobüs hareket ettikçe bi
    o tarafa bi bu tarafa kayıyo. Arkadaş dayanamadı ve yaşlı amcaya:
    'Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz'dedi.
    Adam şöyle baktı, sonra 'o lastiği zamanında baban taksaydı
    şimdi sen olmazdın, ben de orda oturuyo olurdum' deyince
    bütün otobüs koptu.
    Arkadaş o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.

    *****

    Bu komik olayı arkadaşım anlattı. Arkadaşım, okulun
    ingilizce hazırlık bölümünde gereken "More Reading Power" adlı
    kitabı almak için okulun yakınına tezgah açan kitapçıya gitmiş.
    Kitapçıya kitabın ismini söylediğinde adam ona üzerinde yalnızca
    "Reading Power" yazan mor renkli bir kitap uzatmış.
    Arkadaş doğal olarak kitabın o kitap olmadığını, "More
    Reading Power" adlı kitabı istediğini yinelemiş. Adam
    ise şu cevabı vermiş:
    - Kardeşim bu mor ya işte.
    Alacaksan al şunu, almıyosan tezgahın önünü kapama!

    *****

    Bir kız arkadaşım ve ablası beraber Zeki Triko'ya
    gidiyolar mayo bakmaya. Neyse bi bayan ilgileniyo,
    arkadaşımın ablası bi mayo beğeniyo, bayan diyo
    ki "aa çok güzel bi tercih yaptınız, zaten onun
    çizimini Zeki Bey'le ikimiz yaptık, ben Zeki Bey'in
    yeğeniyim."
    Ablamız "aa sizin de mi soyadınız triko"
    deyince, arkadaşım arkasına bakmadan olay
    mahallinden uzaklaşıyo.

    *****

    Bir gün böle 3-4 arkadaş Ankara'da Ankara Metrosu
    istasyonundayız; bekliyoruz metroyu.
    Tam da okulların çıkış saati filan, etraf hınca
    hınç dolu. Neyse 2-3 dk. sonra metro geldi herkes
    hücum etti; biz baktık "tren çok doldu bi
    sonrakine binelim" dedik ve gittik ordaki
    banklardan birine oturduk. Daha tren gitmemiş bir
    ding-dong ve anons:
    "istasyonlarimizda gereksiz bekleme yapmak yasaktır."
    Biz sallamadık, nolcak filan derken bir ding-dong daha
    ve ikinci anons: "Hişt gençler size söylüyorum binin lan trene!

    ******

    işhanımızın kapıcısı ismet Abi'ye bir gün laf olsun diye
    "ismet Abi binada dinozor görmüşler.
    ilaçlamazsan çogalırlar, hastalık yaparlar"
    dedim. O da, "Ula dinozor ne ki?" diye sordu.
    Yemi yuttuğunu görünce sıraladım:
    "Küçük, fare gibi bir hayvan, çabuk ürer." Bir süre
    detaylı attım.
    Hepsine inandı. Yarım saat sonra:
    "ismet Abi, sana şaka yaptım,
    dinozor filan yok burada," dedim.
    Cevabı yüzünden iki dakika kendime gelemedim:
    "Ben biliyordum zaten.
    Hayvanat bahçesinde hiç mi dinozor görmedim ki!"

    *****

    Bir arkadaşım küçük bir firmanın otobüsüne biniyor.
    Otobüs hareket ettikten kısa süre sonra şoför
    mikrofonu eline alıyor ve şunları söylüyor:
    "Hostes bacımız iki gündür uyumuyor. Muavin de
    amcasının cenazesinden geldi.
    Bugünlük su filan içmeyin.
    Elleşmeyin gariplere."

    ******

    Bi gün arkadaşla dolmuş bekliyoruz. Üst geçit
    var ama kendi halinde bir kadıncağız
    yayaya kırmızı yanarken caddeden geçmeye çalışıyo.
    Üst geçitin altında beklemekte olan polis otosundan şöyle
    bir anons yapılıyo:
    - Hanım nireeee, hanım nireee?
    Teyzeden cevap:
    - Eltimgileee, beyimin haberi var. Sana ne kiii.
    #117942 (karpuzkabugu, 16.03.2006 23:16)
  2. sadece türkiyede olmasına sasılmıyacak durumlardır aynı zamanda.
    #135603 (karpuzkabugu, 28.03.2006 00:05)
  3. (#174594)
    (bkz: yok böyle bir anket)
    #174596 (salca, 17.04.2006 01:20)
  4. Melih gökçek'in konuk olduğu bir televizyon programında yayına bağlanan bir hayat kadınının sözleri:"melih bey iyigünler, biz bizim keranede 100 tane orospu senin gibi bitane orospu çocuğu doğuramadık" demesi.
    #659151 (personanongrata, 23.09.2006 12:58)
  5. babanınızın msn den size titreşim spamlaması
    #704980 (normaldegilimben, 07.10.2006 13:35)
  6. pazar da tezgaha konulmuş vitrin mankenlerinin üstünde sırasıyla sibel kekilli, gamze özçelik ve sibel can yazması.
    (bkz: fantezinin böylesi)
    #763054 (FIGHTorDIE, 22.10.2006 11:52)
  7. bir x kentinin y devlet hastanesinde rapor almışım onu kaşeleyecekler. kaşeleyecek doktor bahçede çayını içtiği için rapor koçanını bize verir odasını tarif eder ve aralarında başhekimin de kaşesinin olduğu 20 küsür çeşit kaşeyle bizi yalnız bırakarak bize doğru kaşeyi arattırır.
    *
    #763103 (kutupsal form, 22.10.2006 12:35)
  8. ankara üniversitesi Ord. Prof. Dr. Ş. Aziz Kansu Binası'nın yemekhanesinden lavaboya giden kızların eşyalarını da toparlayarak çıkarız, merdivenlerde oturup onları beklerken, elinde bir montla cranium arkadaşımız gelir:

    - abi bu mont da kalmış kimin montuydu bu?
    +* ne bilelim abi.
    - ya ben kokladım bu parfümü tanımıyom ben..
    + manyak mısın abi sen ne kokluyon. tamam ver , aslı'nındır o.

    5 dakika boyunca no witzki arkadaşımız monta sarılmış vaziyette oturur, arkadaşlar gelmeden hemen önce yemekhaneden panik halinde tanımadığımız bir kız çıkar.

    * pardon montumu alabilir miyim?????
    + aa sizin miydi. pardon!!

    *

    çoook sonra gelen edit: ulan bu adamlar yazar oldular şimdi. kızmasınlar... *
    #871853 (kutupsal form, 17.11.2006 15:11 ~ 11.01.2007 15:46)
  9. öğlen dersinden çıkan anadolu üniversitesi öğrencisi zemberek yılanı yemekhanenin yolunu tutmuştur. o gün yemekte ne olduğunu düşünerek sabırsızlanmaktadır. yemekhanede geçen yaklaşık 45 dakikalık bekleyişin ardından yemeğine kavuşur ve büyük bir iştahla yemeye başlar. derken gözüne birşey takılır salatasının içinde bakar bu nedir diye birde ne görsün "salyangoz" midesi bulanır ve bunu aşçıya göstermeye gider ve durumu anlatır.

    aşçının tepkisi: "şu yan tarafa döküver yemeği"

    üstüne siniri bozulan zemberek yılanı idareye doğru yola koyulur ilk engeli aşmış idarenin kapısına ulaşmıştır yetkili ile görüşmek istiyorum der ve elindeki tabldotu gören beyefendinin bir tanesi buyrun ne vardı diye cevap verir. üstüne durumu ikinci kez anlatan zemberek yılanı verilecek mükemmel cevabı beklemeye koyulur ve en sonunda gelir.

    "siz onu şu kenara bırakın aşağıdan yenisini alın"

    bunun üstüne sinirleri hepten bozulan zemberek yılanı tüm içtenliğiyle teşekkür ederek odadan ayrılır ve güzel başlayan günü bu şekilde boka sararak devam eder gider. ayrıca anadolu üniversitesinin yemekhanesinde yapılan yemeklerin içerisinden herşey çıkabileceği birkez daha görülmüş olur.
    #1001919 (zemberek yılanı, 15.12.2006 16:40 ~ 16:42)
  10. şu an internet ortamlarından isim verip te rencide etmek istemedigim, yarın bireysel olarak gidip küfürlerimi iletecegim bir pastaneyle geçti bu olay.

    olay bayramın son gününden bir gün sonra olan bugün geçmekte ve pastanemiz bayram boyunca sürdürdügü promosyonu bir hafta daha uzatma kararı almış, binalara afiş asmış. bir tepsi kadayıf 15 ytl.
    anasını satayım bu fırsat kaçmaz, normalde zaten kilosu 10 lira civarında kadayıfın. neyse açıkgözlü at kuyruk hemen aradı tabi pastaneyi, tamam efendim yarım saate kadar elinizde olacak dedi.
    amınakoyim meger elinizde olacak degil, elinize vericez çatır çatır yiyeceksiniz demiş te ben anlamamışım o heyecanla.

    tepsi dedigin nedir? şöyle en kötü 5 kilo bir şeyler alır degil mi? dikdörtgendir. en önemli özelligi ise büyüktür. bakın büyük olmasına dikkatleri çekmek istiyorum. tabi ben de sizin gibi çılgın bir tepsi bekliyorum, çılgın olmasa da bildigimiz tepsilerden. bu tepsiyi de her seferinde oldugu gibi bir romancı edasıyla betimlemek istiyorum: şöyle normal bir roman boyuna 10cm, enine de 5cm daha ekleyin. heh işte gelen tepsi budur.
    amınakoyim sen tepsi göndermedin ki tabak gönderdin lan. bildigin pasta tabagı bu. bir de gitmiş para verip tepsi yaptırmış şerefsizin evladı. ulan nerden aklına geldi? nerede gittin yaptırdın bu tepsileri?
    bakalım milleti sikecek başka daha ne yollar bulacaksınız?
    ama bekleyin şunları yiyim geliyorum birazdan kafanızı gözünüzü yarıcam sizin.
    #1104989 (at kuyruk, 04.01.2007 17:02 ~ 17:13)
  11. az önce başımdan geçen bir olaydır efendim;

    kutupsal insanı sakin sakin oturmuş bilgisayarında iken, kapı çalar.

    *
    buraya kadar herşey normal, ancak bundan sonra yaşadığım o bir kaç saniye tam bir dumur..
    kapı açılır*, kapı açıldığı anda biri dalar eve, böyle yelekli melekli*, kutupsal insanı anlamaz 'kim bu, ne bu?' sorularıyla kıvranırken karşı da koymaz, çünkü bir an aklından 'lan yoksa polis mi bastı evi?' diye geçirmiştir, zira aynı binada 3 ü gayet tanınmış 4 siyasi partinin ilçe teşkilatı vardır, ama bu saniyeler içinde de bir anda karşılık vermeye yeltenir, yabancı, 'pardon ben yanlış girdim galiba' der ve çeker gider....
    #1124950 (kutupsal form, 08.01.2007 18:07)
  12. deu da anlatılan efsanelerden biridir. gerçeklik payı yüksektir.

    malum dersleri geçemeyen ya da geçirilmeyen öğrenciler paralarını bayılıp yaz okuluna kayıt olurlar cehennem sıcağında izmirde derse gidilir. hoca girer ders başlar falan muhabbet ders dışına yaz okulu olayına gelir ve hoca bombayı patlatır. pencereden dışarıdaki son model sıfır arabayı göstererek sarf ettiği cümle: "çocuklar bu sizin eseriniz"
    #1167731 (baracuda, 17.01.2007 16:15)
  13. cumartesi sabahı çok erken kalkılır ve kahvaltı etmek için mutfağa doğru gidilir, anneye seslenilir fakat yanıt gelmez, anne ekmek almak için dışarı çıkmıştır ancak dış kapıyı tamamen kapatmayı unutmuştur, apartmanda da tadilat vardır, bu arada sabah rehavetinin etkisiyle gevşeme ve esneme hareketleri yapılırken işçilerden birinin ayağı kayar evin içine dalar, dehşetli bir bakışma yaşanır.

    işçi - pardon abla yanlış yere düşmüşüm. *
    #1167806 (yeselaa, 17.01.2007 16:32 ~ 12.05.2007 18:45)
  14. annenin gece saat 3 te antibiyotik içmesi gerekmektedir, bunun için saati kurmuştur. saat çalar, kutupsal odaya dalar uyandırma amaçlı, anne uyandırılır. anne insanı, yatağın yanındaki konsoldan* ilacını alır ve düşürür. işte bu saniyeden sonra sırasıyla, anne ilacı aramaya başlar, kutupsal'a ışık açtırılır, anne yatağın içinde yorganın altında dört dönerek kapsül arar, bulamaz, ensonunda "aman be son ilaçtı zaten" diyerek uykuya devam etme kararı alır, kutupsal ışığı kapatıp çıkacakken, anne " ahan da buldum, yastığın altına kaçmış" der..*
    #1264437 (kutupsal form, 06.02.2007 03:18 ~ 03:21)
  15. (#237056 )
    #1264444 (yasakani, 06.02.2007 03:21)
  16. doğu ekspresi ile eskişehir'e gidilmektedir.

    a:ark.
    b:ben
    70yat:70 yaşlarındaki aşmış teyze

    bilecik dolaylarında:

    a: ne biçim şehir bura ya resmen köy aq
    b: öle deme olm şimdi böle olabilir ama osmanlı bu civarda kuruldu.
    a: yaw yeme beni
    70yat: evet doğru söylüyor osmanlı 1299'da burada daha doğrusu söğüt'te kuruldu.
    arkadaş a doğru yumruk üzerine vurulan şaplak efekti yapılır.

    teyze'nin bombaları devam etmektedir

    (arkadaş singapur'a gidecektir)

    a: ee ne getireyim sana ordan
    b: laptop hardiski getir
    a: oha
    b: öle deme lan orda 100, 200$ dan gidio laptop'un kendisi.
    a: hadi be kendime alırım o zaman
    b: almazsan ayıp
    70yat: yeni çıkan mp3ler çok güzel, çok ucuz orda onlardan alırdım yerinde olsam.
    b,a: blue screen

    not: mevzu bahis teyze gazetemin bulmaca ekini istemiştir. fakat 3 dk içnde çok kolaymış diye çözülmüş halde geri vermiştir. "o kesmediyse burada gayet zorları var" denilerek cep sudoku kitapçığı verilmiştir ve bilecikten eskişehir'e kadar kitapçığın yarısı teyze tarafından bitirilmiştir.

    (bkz: vay anasını sayın seyirciler)
    #1443011 (eppur si muove, 23.03.2007 03:14)
  17. sozluk okurken, gozun ekranin sagina kayması ve eski sevgilinin isyerinin reklaminin gorulmesi.
    #1657371 (luna, 18.05.2007 10:58)
  18. gıcık olduğumuz komşunun fiat bis marka arabasını gece vakti 6 genç olaraktan kaldırıp apartman kapısının önüne koymak süretiyle sabah olayı görünce onun geçirdiği dumur krizi. çok gülmüştük...
    #1667231 (baracuda, 20.05.2007 23:10 ~ 23:11)
  19. üzerine giydiği "deep throat" tişörtüyle, elinde dondurma olduğu halde yürümekte olan şeker mi şeker, tatlı mı tatlı 1,50 boyundaki liseli kız.
    #1727391 (beyazyelkenli, 05.06.2007 07:06)
  20. hatun kişisi sigortaya gitmiştir bir de duysun ki içeride kıyamet kopuyor. dayanamaz ve dalar içeri. bir bakar ki müşteri avaz avaz bağrıyor, masada bir sürü kağıt (belli ki önemli) ve devrik bir çay fincanı. anlaşılan görevli çayı dökmüş malum kağıtlara. tüm masa çay...
    herkes adamı sakinleştirmeye çalışıyor. lakin kimsenin aklına (panikten dolayı olsa gerek) kağıtları çekmek gelmiyor. halbuki çay yayılmaktadır. neyse efendim. hatunumuz kağıtları çekiverir ve adama dönerekten ' belli önemli kağıtlar ama tek yapacağımız kağıdın nemini alıp dahada yayılmasını önlemek' der.
    adam aptallaşır ve bakar. keşke sadece adam olsa... çünkü bu da neyin nesiyse hatun kişisi çantadan mavi kaplı orkidi çıkararak tüm masayı silmeye başlar... bir anda herkes susmuş büyük bir hayret içerisinde hatun kişisini izlemektedir. olacak iş değil. son sözü de hatun söylemiştir:
    ' kusura bakmayın peçete istedim ama karşılık alamadım... ama bakın gerçekten çok emici...'
    evet o gün asla unutulamaz... ve kimsede o kadar dumur olmamıştır sanıyorum ki...
    #1741847 (aither, 08.06.2007 21:37)
  21. arkadaşım web cam ı açtığında konuşmaya başlamıştık. sonra kakara kikiri yaparkene bir de baktım arkadan iç çamaşırıyla bir kız. gayet rahat bir şekilde kameraya el sallamıştı. ben de selam söyle demiştim ama kız ve arkadaşımın rahatlığı beni çok şaşırtmıştı. ben rahatsız oldum kız nerdeyse fazlalığı da çıkartcaktı. neyse seviyeli bir ilişkileri var. *
    #1782642 (kacak kelebek, 17.06.2007 23:36)
  22. hocanın sınavda karanlık oda mikroskobu niye karanlıkta kullanılır sorusuna çünkü aydınlıkta görünmüyor diye yazmıştım. cevabı hoca sınıf içinde okuyup dalga geçmişti. o gün o kişi olduğumu ben ve hocadan başkası bilmiyordu. kimseye söylemedim çok utanmıştım. hala söylemiyorum ya.
    #1782648 (kacak kelebek, 17.06.2007 23:38)
  23. turkuaz yaşından oldukça küçük göstermektedir, arkadaşı da öyledir. birbirlerini gaza getirir ve karanfil de* bir banka oturup elma şekeri yemeye karar verirler. (ne zorun var halbuki al şekerini eve git ye.) şeker bitmiştir. tam kalkacakken, mendilci çocuk gelir. (mendilci çocuk:mç, turkuaz:t, arkadaş:a)
    mç: abla alsana.
    a: hayır. gerek yok.
    mç: al! (çocuğun tipi zaten potansiyel bir seri katil gibidir. tırsan turkuaz sempatik görünmeye çalışır.)
    t: hayır canım, sağol.
    mç: bana lan deme!! (çocuk bunu bağırarak söyledi.)
    t: ben kaçayım.
    hızlı adımlarla olay yerinden uzaklaşılır, bir daha elma şekeri yenmez.
    #1902434 (turkuaz, 10.07.2007 18:49)
  24. mhp'nin bundan onceki koalisyon hukumetinde kendi imza attigi***** konularda, su anda secim propagandasi olarak varolan hukumete "siz yaptiniz, hiirr" gibi bindirmeler yaparak oy toplamaya calismasi.*

    (bkz: ecevit in yaninda kabadayi mi olsaydim)*
    #1902571 (kani ronik, 10.07.2007 19:08 ~ 19:15)
  25. ismail yk'ya dizi yaptırılması *
    #1902656 (victoriassecrete, 10.07.2007 19:17)
/ 5
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

dumur olaylar başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. dumur olaylar ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dumur olaylar nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about dumur olaylar. Copyrights of the articles are belong to their authors.