dublaj fimlerden nefret etme sebepleri 


kapat
  1. yabancı filmlerin turkce seslendirilmesine karsı olusan gıcıklıgın nedenleri.*
    hayranı oldugunuz muthis oyuncuların o enfes oyunculuklarına can veren ses tonlarına dallama birinin kolpadan can vermesi bile bu durumdan tiksinmenin sebebidir.

    american history x i turkce izleyeniniz var mi..denemeyin bence!
    #3884591 (olurmuuu, 28.08.2008 22:17)
  2. bu nefret the prestige'i dublajlı izledikten sonra yerini sevgiye bırakacaktır.
    #3884597 (taharetmuslugu, 28.08.2008 22:18)
  3. çerezlik gençlik filmleri haricinde, onlarda sallancak filmler olmadıklarından, türkçe dublaj sik gibi olup orjinalindeki zevki vermediğinden kelli en ufak ayrıntı bile nefret etme sebebidir. gerçekçilikten uzaktır bi' kere. varolmayan bir türkçe ve ilginç tonlamalarla konuşan abiler ablalar vardır, can sıkar.
    #3884625 (spitneybears, 28.08.2008 22:24)
  4. alt yazı fetişisti olan bünyenin filmde altyazı görememesi olabilir.
    #3884725 (otherside87, 28.08.2008 22:41)
  5. "fuck you" yu "kahretsin dostum" diye çevirmeleri.
    bir de "C'moon" falan gibi bölümleri çok dandik seslendiriyorlar. eğer seyredeceğiniz film siktiriboktan gençlik komedisi değil de adam gibi bir film ise, kesinlikle altyazılı izleyin.
    #3884742 (chanson de roland, 28.08.2008 22:45)
  6. (bkz: dublajlı filmlerde repliği uzatma olayı)
    #3884743 (imperium guard, 28.08.2008 22:45)
  7. filmin ruhunu çalması.
    #3884746 (ezberi bozan katib, 28.08.2008 22:45)
  8. dublajın azerice olması.
    #3884752 (ozgurluge kosan umarsiz dana, 28.08.2008 22:46)
  9. oyuncunun ruhunu yansıtamayan dublajların neden olduğu vahim durumdur.

    (bkz: sweeney todd un dublajlı olması)

    (bkz: kara şovalye yi dublajlı izleyen adamın pişmanlığı)
    #3884828 (OnurKul, 28.08.2008 23:03 ~ 23:06)
  10. tercümeyi yapanın tercümesine muhtaç kalmaktır en büyük sebebi.

    altyazılı seyrederken bile görebiliyoruz ne kadar sıçtıklarını, dublaj yaparken de aynı salak çeviriyi yapıyorlar sonuçta. o yüzden filmi orijinalinden seyrederken farkettiğiniz hataları dublajlıda farketme şansınız da kayboluyor.

    dublajı yapan seslendirme sanatçısının oyuncunun vurgusunu yanlış vermesi.

    misal sarkastik bi laf ediyor oyuncu, beğenmediği bi şey görüyor ve "aman ne güzel" diyor mesela. adamın kastı alay etmek, sevmediğini belirtmek ama bunu "güzel" diyerek yapıyor. seslendirmecinin önündeki cümlede böyle yazdığından seslendiren kişi oyuncunun beğeni ünlemi çıkardığını sanıyor ve adama ona göre dublaj yapıyor. bu dediğim milyonda bir olan bi aksaklık değildir, her filmde en az bir defa olur.

    argoların tercüme edilmemesi.

    bütün küfürler kahretsin diye çevrilir mi lan. üstelik bi "fucking" kelimesi var ki adamlar bunu noktalama işareti gibi kullanıyorlar. tam olarak sik, sikmek manasına gelmeden kullandıkları oluyor. diyelim ki güzel bi tercüme yaptınız, yine çeviremezsiniz ki bunu. bazen uğraşıyorlar ama "siktirici" diye çevirip literatürde hiç olmayan bi küfür uydurdukları oluyor ki o daha fena.

    sesteş esprilerin güme gitmesi.

    yine neredeyse her filmde örnek gösterilebilecek durumdur bu. iki ayrı objenin ismi aynı ise bunu kullanarak espri yapılması asla vazgeçilmeyen bi yoldur. e o dilde aynı kelimeyi paylaşan objelerin türkçedeki isimleri farklıdır tabii ki. üstelik bu tip espriler de çok komik olurlar ve bazen filmin dönüm noktasını bile teşkil edecek kadar önem kazanırlar. rain man'de raymond'a dili dönmediği için rain man diyen tom cruise'un çocukluk anısı rain man diye bi kahraman yarattığıdır kafasında. bunu türkçe dublajlıda seyredip anlamak mümkün değildir.

    dublaj kalitesinin yerlerde sürünmesi.

    her dublaj da özene bezene yapılmamaktadır. çoğu zaman karakterlerin konuştukları an filmin sesi tamamen kaybolur ve seslendirme sanatçılarının konuşmalarını dinleriz. arka plandaki her ses yok olmuştur ama.

    kültürel dokunuşların yok olması.

    sesteş esprilere benzer bi konudur bu da. tercümeyi yapan kişi tercümeyi yaptığı kültüre aslında yabancıdır ve karakterlerin diyalogları arasında dokundurdukları kendi kültürlerine ait noktaları es geçer. reservoir dogs'da tim roth, patron için "fantastik dörtlü'deki thing'e benziyor" der. harbiden de benziyordur. dublajlısında "bacaklarımın arasındaki şey'e benziyor" der. thing kelimesini görünce direkt şey dediğini düşünmüştür salak çevirmen çünkü.

    aksanların yok olması.

    bazı filmlerde oyuncuların aksanlı ingilizceleri onların hakkında çok fazla bilgi verir. kimisinin güneyli olduğunu, kimisinin yuppie olduğunu, kimisinin ingilizceyi sonradan öğrenmiş olduğunu ağzından çıkan iki kelime ile anlarız. ingiliz aksanı yüzünden filmlerde oynatılan adamlar bile var. misal vinnie jones. ama bunun en can acıtanı karayip korsanları'nı dublajlı seyredip johnny depp'in sesini dinlememektir. adamın oyunculuğunun yüzde sekseni o aksanı, sesi, vurgularıdır çünkü o rolde.

    filmin en az yüzde ellisini kaçırmak.

    evet bi film sadece görüntülerden ibaret değildir. senaryolarda hatta diyaloglar yüzde yetmiş gibisinden bi yer tutar. görüntüler sonra eklenir. senarist oturup filmi yazarken en fazla diyaloglar üstüne çalışır. bazen bi kelime için çaba sarfeder, fazla olmasın der, tam otursun der. dublajlı seyretmek filmi sadece görüntülerden ibaret bi şeye dönüştürür.

    dublajlı film seyredilmez. seyredilen de o film değildir zaten, başka bi şeydir.
    #3885002 (brick top, 28.08.2008 23:38)
  11. altyazı ve orjinal dilde izleme seçeneği olmaması.
    #3885031 (gilda, 28.08.2008 23:44)
  12. ses tonu ve vurgusuyla canlandırdığı karakteri uçuran oyuncunun gerçek performansını görememek ve dolayısıyla filmi bi anlamda yarım izlemiş olmak demektir. örnek vermek gerekirse:
    v for vendettada - hugo weaving. bu filmi sen türkçe dublajlı izlesen nolur izlemesen nolur.
    #3885035 (folie a deux, 28.08.2008 23:44)
  13. bu sebebi örneklendirmek için lost'tan bir bölüm örnek vereceğim ciddi spoiler içerir 3. sezon 14. bölüm expose.

    --spoiler--
    paaa lizee der kadın zar zor, bunu paulo lies olarak anlarlar olaylar gelişir meğer kadın paralized demiştir. felç durumundaki kadını canlı canlı gömerler.
    türkçe olarak ise, başta paulo yalan söylüyor diyen kadının sonra neden felç oluyorum dediğini kimse anlamaz.
    --spoiler--
    #3885039 (regulus, 28.08.2008 23:45)
  14. green street hooligans filminin tezahürat kısmı bu sebeplerden biridir. adamlar west ham a üçlü çektircek utanmasalar. hasdi bastır westham haydi saldır west ham westhaamm yunaytııııddddd. yunaytıd şıkşıkşık yunaytıd şıkşıkşık diye tezahürat mı olur lan. süper ot filmi ise dublajlı filmleri sevme nedenlerine girer. adamlar süper seslendirmişler yahu.
    #3885050 (batsheva, 28.08.2008 23:48)
  15. Bazılarında o ruh yoktur, öylesine söyler geçer. Bazısı yabancı kelime yada terimleri yanlış söyler yada dili dönmez. Kimisinin hakikatten sesi berbattır (harry potter'ı seslendiren ucube gibi).Ve en kötülerinden biri de dublaj sesinin filmin diğer ses ve efektlerini örtmesi yani içine etmesidir.Neticede bir nefret gelişir tabi. Neredesin alev sezer kalk ta gel artık ya.
    #3885080 (BeleSH, 28.08.2008 23:56)
  16. bazı filmlerde küçük ayrıntılarda olan seslerin dublajda olmaması.

    --spoiler--
    fight club'ta tyler'ın havaalanından çıktığı sahnede arkadan adam -arabamı nereye götürüyorsun-* diye bağırır fakat dublajında bu yoktur.
    --spoiler--
    #3885100 (tannis, 29.08.2008 00:00)
  17. benim gibi bir film manyağının, bu nefretten ayrı tuttuğu, dublajı muazzam olan, etkisini katlatan, süper yapım için (bkz: mad jack the pirate)
    #3885118 (regulus, 29.08.2008 00:02)
  18. karaktere uygun sesin denk getirilememesi.
    #3885167 (loversgrief, 29.08.2008 00:10)
  19. insanı gereksiz hislere yönlendirmektedirler.
    bir örnek olarak:
    uzayda geçen bir filmde araç kaza yapmıştır ve pilot, durduk yere "1 mayıs! 1 mayıs!" diye bağırmış ve hiç yoktan göğsümü kabartmıştır. kendi kendime "ulan uzaya kadar gitmişiz" demiştim. ancak o 1 mayıs lafının mayday'in yanlış çevirisi olduğunu anlamamla hayallerim sönmüş ve realiteye tekrar merhaba demişimdir.
    #3885202 (kerkaporta, 29.08.2008 00:17 ~ 00:21)
  20. (bkz: green street hooligans)
    #3885276 (mucoid, 29.08.2008 00:36)
  21. sevişme sahneleri.
    #3885510 (system error, 29.08.2008 01:17)
  22. murat senin tyler durdeni seslendirdikten sonra papatya ile karabiber * adli filmde alisan i seslendirmesi.
    #4028414 (olurmuuu, 01.10.2008 01:07)
  23. al pacino nun ''sen meni sevir misen? ben hamınızı çok sevirem'' demesi. hemen ertesinde de ''menim özüm yahşidir'' demesi bu sebeplerdendir.
    #4028435 (batsheva, 01.10.2008 01:13)
  24. chasing amy'yi izlerken bu nefret artabilir, en iyi dublaj sanatcisi bile basroldeki hatunu yeteri kadar seslendiremeyecegi icin o karakter kaybolur yerine baskasi gelir.
    #4028446 (zirvato, 01.10.2008 01:15)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

dublaj fimlerden nefret etme sebepleri başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. dublaj fimlerden nefret etme sebepleri ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dublaj fimlerden nefret etme sebepleri nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about dublaj fimlerden nefret etme sebepleri. Copyrights of the articles are belong to their authors.