bugün 1948 başlık

diplomasi tarihi

  1. 00
    modern diplomasinin oluşumu 19. yüzyıldan başlatılır. ancak genel olarak diplomatik ilişkilerin tarihi insanlığın tarihi ile yaşıt gibidir.

    tarihin ilk yazılı anlaşması -kadeş anlaşması olarak da bilinen- mısır-hitit anlaşması ile yazılı diplomasi başlatılabilir. ancak ilkçağlarda kabileler arasında özellikle ekonomik ilişkileri düzenleyen anlaşmalar yapılmakta idi.

    fakat ilk çağlarda diplomatik ilişkilerden ziyade fiili ilişkiler yoğundu yani bir toplumun diğer toplumla en önemli ilişkisi savaşmaktı ki bu uzun süre devam edecektir.

    yunan şehir devletlerinin kolonizasyon sonrası hızlı yükselişinde, özellikle atina'da belirginleşen kültürel gelişip serpilme ile, edebiyat-sanat-spor zemininde bir takım diplomatik ilişkiler yapıldıysa da en büyük atılım peleponnes savaşı sonrası kurulması istenen attiko-delos birliği idi ki bu tarihin ilk ulusüstü organizasyonu olacaktı.

    daha sonra imperium romanum zamanında, yani roma şehir devletinden imparatorluğa uzanan süreçte diplomasi en çok hukuki olarak gelişti. roma hukuku yabancılarla ve barbar kavimler ile olan ilişkileri sınırlı olarak düzenlese de fiili diplomasi çok zayıftı ki roma da kendinden olmayanı denk görmüyordu.

    roma imparatorluğunun bölünmesinden sonra grek-roma olarak da görülen bizans'ın ortaya çıkması diplomaside bir dönüm daha oldu. bizans rönesans'a kadar en karmaşık diplomatik ağa sahip olmuştur. sahip olmadığı gücü sanki sahipmiş gibi göstererek caydırıcılık yapmış böylece propagandayı, göz boyamayı uygulamış; yine ajanları ile suikastler düzenlemiş, bölgedeki devletleri birbirine düşürmüş idi.

    (bkz: bizans oyunu)

    bizans'ın da hızlı gerilemesi ile doğudan gelen islam saldırıları ve islam'ın kısa yükselişi diplomaside yeni bir sayfa açacaktı. islam toplulukları diğer kavimleri tıpkı roma gibi aşağı görüyorlardı ve dünyayı ikiye bölmüşlerdi:

    dar-ül islam ile dar-ül harb.

    dar'ül islam'ın görevi dar'ül harb'ı islam'a davet etmek idi.
    yine islam toplumunda daha önce roma imparatorluğu zamanında da uygulanan diplomatik dokunulmazlık düzenlileştirildi.

    aman adı verilen bir belge ile kişiler, topluluklar, devletler dokunulmazlık kazanıyorlardı.

    islam'ın da hızla sönmesinden sonra medeniyet avrupa'da yükseldi. rönesans döneminden itibaren diplomasi hızla gelişmeye başladı. italyan şehir devletleri (milano vs.) arasında ilk mukim diplomasi faaliyetleri başladı. daha sonra mukim diplomasi anlayışı fransa'ya geçecekti.

    (bkz: güneş kral)

    bu dönemden itibaren yaşayan pek çok düşünür sayesinde teorik arka plan kazandı diplomasi:
    richelieu, machiavelli, hugo grotius gibi isimler diplomasiyi teorik olarak beslediler.

    birkaç yüzyıl içinde avrupa'yı diplomatik temsilci ağları sarmaya başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde avrupa diplomatik bir ağ ile sarılmış idi. her ne kadar dinamik bir yapıya kavuşmasa da bu ağ 20. yüzyıldan sonra daha da düzenli hale gelecek ve mükemmeleşecektir.

    birinci dünya savaşından önce hatta kırım savaşında gördüğümüz güçler koalisyonu da, avrupa konseri de diplomasinin artık vaz geçilmez olduğunun kanıtı olsa da, diplomasi esas birincilliğini post-cold war dönemi de denen soğuksavaş sonrası dönemde elde edecektir.

    soğuk savaş döneminde diplomasi aşırı derecede güvensizlik içindeydi. devletler birbirlerine ideolojik sebeplerle yaklaşıyor, güvenmiyorlardı. müzakere ancak blok içinde geçerliydi. bir sovyet diplomatına atfedilen sözde görüldüğü gibi:

    --spoiler--
    benim olan zaten benimdir. senin olan ise müzakere edilir.
    --spoiler--

    diplomasi katı bir şekilde "biz"-"siz" ayrımı içindeydi. fakat soğuk savaşın bitmesiyle diplomasi yeni bir evreye girdi. artık ezeli güvensizlikler teoride kalkmıştı ve devletler birbirlerine nispeten daha güvenle yaklaşıyorlardı.

    fakat söylemeyi unuttum, mc ve bm belki de multilateral diplomasi de dediğimiz çok taraflı diplomasinin en mükemmel örnekleri olmuş diplomatik zaferlerdir. şimdi ise sıra ab'dedir.

    küreselleşmenin en büyük sıçraması 90'lı yıllardan sonra yaşandı. iletişim öyle bir boyuta geldi ki artık diplomatik misyonların "haber iletme" ve "raporlama" yönleri iptal oldu. öyle ki türkiye, herhangi bir ülkedeki olayı o ülkedeki diplomatik temsilcisinin raporlamasından çok önce cnn-bbc gibi uluslararası kanallarla öğreniyordu çoktan...

    diplomasi yine de önemini yitirmeyecek. çünkü ne olursa olsun iki ülke arasındaki, bir ülke ile bir organizasyon arasındaki en güvenilir yoldur bence.
    #6718362