devrimciler 


kapat
  1. kaan arslanoğlu romanı. usançtan olsa gerek, yakın zamanlarda 'devrim için evrimsel bir sıçrama gerekir' diyen psikiyatrist arslanoğlu'nun sanırım en başarılı işi. türkiye'deki devrimci harekete özgü zaaflar, açmazlar, sekterlikle nihayetlenen marjinal tutumlar, örgütün ortalama profili dışına taşanların birey olma sancıları, geleneği sahiplenme adına türetilen dogmalar vs. vs. romanın omurgası.

    yine türk edebiyatında işkenceyi bu denli iyi anlatan roman sayısı bir elin parmağını geçmez; sayfalarca süren yoğun anlatım sahiciliği koyultuyor. bunda mesleki kavrayışı da etkilidir sanırım arslanoğlu'nun. keşkelerimi çoğaltan bir yazar olmasıyla kaan beyin edebi üretimini daha çok önemsemekteyim.
    #1166095 (zibende, 17.01.2007 04:06)
  2. her zaman için başarılı olduklarında haklı, başarısız olduklarında ise haksız olan, kahraman olmakla ölmek arasında gidip gelen, ve her zaman için birilerinin kalbinde ulaşılmaz bir yere sahipken birileri tarafından nefret edilen insanlardır...

    hayatlarını belli bir ülküye adamış olmanın mutluluğunu yaşayarak ölen insanlardır.
    #1166099 (dazzy, 17.01.2007 04:11)
  3. "...........

    dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
    onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi.
    onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. bütün ömürleri bu kavgayla geçti. ne adları vardı onların, ne ulusları, ne dinleri ne de anıtları

    ama biz onlar için ölüm fermanları hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. savaşlar açtık peşpeşe. kentleri ele geçirip vahşi birer hayvan gibi avladık onları. nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar...

    derler ki, son büyük servüvenci yaralıdır hala..."

    ahmet telli

    (cesaretten çok cüretle anlaşılabilirler diyorum ben ahmet abi.)
    #1166130 (zibende, 17.01.2007 04:30 ~ 09:57)
  4. "1969 istanbul Beyazıt Meydanı'nda 21 yasında insan güzeli Odtü'lü bir devrimciyken 2 metre 95 santim mesafeden arkadan vurularak katledildi. '68 Hareketi'nin ilk faili mechulü olarak tarihe gecti ismi yüzü anısı devrimciligi sembol oldu. dogan cocuklara ismi verildi. ne cok TAYLAN ÖZGÜR vardır aramızda....."

    leman
    #1166154 (şenlik, 17.01.2007 04:49)
  5. eric j hobsbawm'ın ünlü kitabı. avrupa solunun geçmişine bakmak isteyenlerin okuması gereken, tavsiye edilecek nitelikte bir çalışmadır.

    bilindiği üzere son yıllarda avrupa komünist partileri yeni dönemeçleri farklı dönmekteler, nedir bu avrupa komünizmi diyenler mutlaka okumalı.
    #2446747 (redfather, 09.10.2007 01:14)
  6. (bkz: eşkiyalar)
    #2446750 (cryptic, 09.10.2007 01:15)
  7. benzerleri için:
    (bkz: bir peygamberin son beş günü)
    (bkz: tahsin yücel)

    (bkz: tol)
    (bkz: murat uyurkulak)
    #2446797 (sonrabirgun, 09.10.2007 01:25)
  8. dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
    babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
    arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
    bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
    kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
    yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
    ecelsiz öldürüldük
    dövüldük, vurulduk, asıldık.
    vurulduk ey halkım, unutma bizi...

    yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
    işkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
    isteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
    mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
    yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.
    yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.
    yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
    bizleri yok etmek istediler hep.
    öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.
    yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
    direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
    tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
    taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.
    utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.
    hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...

    ölümcül hastaydık.
    bağırsaklarımız düğümlenmişti.
    hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. gelinliklerimizin
    ütüsü bozulmamıştı daha.
    cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
    vicdan sustu.
    hukuk sustu.
    insanlık sustu.
    göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
    uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
    hastaydık.
    yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
    bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
    önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
    önlerine.
    sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
    öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    giresun'daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
    ege'deki tütün işçileri, sizin için öldük.
    doğu'daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
    istanbul'daki, ankara'daki işçiler, sizin için öldük.
    adana'da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
    vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

    bağımsızlık, mustafa kemal'den armağandı bize.
    emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
    mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,
    başlarımızı ezmek
    kanlarımızı emmek istediler.
    amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
    yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi...

    yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
    ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
    kurtuluş savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
    bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
    bir kez dinlemediler bizi.
    bir kez anlamak istemediler.
    vurulduk ey halkım, unutma bizi...

    henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
    bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
    bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
    bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
    herkes tanıktır ki korkmadık. içimiz titremedi hiç.
    mezar toprağı gibi taptaze,
    mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.
    asıldık ey halkım, unutma bizi...

    bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,
    ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
    ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.
    öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
    bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.
    hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.
    batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
    korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...

    bir gün mezarlarımızda güller açacak
    ey halkım, unutma bizi.
    bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
    ey halkim unutma bizi...
    özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
    simdi hep birlikteyiz
    ey halkım, unutma bizi...
    *
    #3292042 (anelia, 19.04.2008 19:25)
  9. devrimciler halka, ''dikensiz gül bahçeleri'' vaat etmezler, sömürü-talan düzenini tüm çıplaklığıyla deşifre edip, onun alternatifine, emekçi halkın kendi iktidarına nasıl bir mücadele içinde varacaklarını anlatır, yaşamın içinde önderlik ederler. Sınıflar savaşımının zorlu yolları bizzat devleti yıkacaklarının, iyiye, güzele, topyekün mutluluğa varılacak
    yolun fedakarlıklarla örüldüğünün, can bedeli bir savaşın ürünü olacağının propagandasını yaparlar. Bedel ödemesini bilmeyen halk, insanlığın kurtuluşu yolundaki atılımı asla gerçekleştiremeyecektir.

    devrimci sol savunması.
    #3970685 (LocK, 16.09.2008 18:10)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

devrimciler başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. devrimciler ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu devrimciler nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about devrimciler. Copyrights of the articles are belong to their authors.